Kadızade-i Rumi
Semerkant'ta Uluğ Bey'in medresesinde hocalık yapan, gözlemevini yöneten ve 1 derecenin sinüsünü çok yüksek doğrulukla hesaplayan Bursalı Osmanlı matematikçi ve gökbilimci.
- Doğum tarihi
- 1364
- Ülke
- Osmanlı Devleti ve Timurlular (bugünkü Türkiye ve Özbekistan)
- Görevi
- Matematikçi ve gökbilimci
- Kurum
- Uluğ Bey Medresesi; Semerkant Gözlemevi
- Rolü
- Bilim insanı
- Ölüm tarihi
- 1436
Kadızade-i Rumi (asıl adı Selahaddin Musa), 14. ve 15. yüzyılda yaşamış Bursalı bir matematikçi ve gökbilimcidir. Hayatının ikinci yarısını Semerkant'ta geçirdi; Uluğ Bey'in kurduğu medresede ders verdi ve Semerkant Gözlemevi'nin çalışmalarında başrol oynadı. Bu gözlemevinde hazırlanan Zic-i Uluğ Bey, Orta Çağ'ın en kapsamlı yıldız kataloglarından biridir. Öğrencisi Ali Kuşçu aracılığıyla Semerkant'ın bilim birikimi Osmanlı topraklarına taşındı.
Erken yaşamı ve eğitimi
Kadızade 1364 dolaylarında Bursa'da doğdu. “Kadızade” lakabı “kadının oğlu” anlamına gelir: Babası Mehmed Efendi de, “Koca Kadı” diye anılan dedesi Mahmud Çelebi de Bursa kadısıydı. “Rumi” sözü ise o dönemde Anadolu'ya verilen “Rum” adından gelir ve onun Anadolulu olduğunu gösterir. Kaynaklar onu Türk matematikçi ve gökbilimci olarak tanıtır. 18. yüzyılda Fransız bilim tarihçisi Montucla onun Müslüman olmuş bir Rum olduğunu ileri sürmüştü; Türk bilim tarihçisi Hamit Dilgan, bu iddianın “Rumi” sözünün yanlış yorumlanmasından doğduğunu gösterir.
Babasını erken yaşta kaybedince dedesinin yanında büyüdü. Bursa'da Molla Fenari'den fıkıh, astronomi ve matematik okudu; Türkçe kaynaklara göre Konya'da da Müneccim Feyzullah'tan astronomi dersleri aldı. Daha 1383'te Bursa'dayken aritmetik, cebir ve ölçme hesapları üzerine bir eser yazmıştı; bu eser günümüze ulaşmıştır. Hocası Molla Fenari, onun yeteneğini görerek Horasan ya da Maveraünnehir'deki büyük matematikçilerin yanına gitmesini öğütledi.
Semerkant'a yolculuk
Bilgisini derinleştirmek için Horasan'a gitti ve dönemin tanınmış bilgini Seyyid Şerif Cürcani'nin derslerine katıldı. Ancak Cürcani'nin Mevakıf adlı eseri üzerine çıkan bir anlaşmazlık bu ilişkiyi bitirdi. Kadızade bunun üzerine Buhara'ya, oradan da Semerkant'a geçti ve 1410'da bu kente ulaştı.
Semerkant'ta Timurlu hükümdar ailesinden Uluğ Bey'le tanışması hayatının dönüm noktası oldu. Babası Şahruh 1409'da başkenti Herat'a taşıyıp Semerkant'ı oğluna bırakmıştı; Kadızade 1410'da onunla tanıştığında Uluğ Bey 17 yaşındaydı. Kadızade onun hocası oldu, Semerkant'ta evlendi ve hayatının geri kalanını bu kentte geçirdi.
Uluğ Bey'in Registan Meydanı'nda 1417'de yaptırmaya başladığı ve 1420'de tamamlanan medrese bir yükseköğretim merkezi oldu. Uluğ Bey burada Kadızade, el-Kaşi ve altmış kadar bilgini ders vermekle görevlendirdi. Uluğ Bey'in başkanlık ettiği bilimsel toplantılarda en zor astronomi sorularını çoğunlukla yalnız el-Kaşi ile Kadızade çözebiliyordu. El-Kaşi, Kaşan'daki babasına yazdığı mektuplarda Uluğ Bey'in ve Kadızade'nin matematik yeteneğini över, ötekileri onların gerisinde görür.
Semerkant Gözlemevi ve Zic-i Uluğ Bey
Uluğ Bey'in kurduğu gözlemevi, Kadızade'nin Semerkant yıllarındaki başlıca çalışma alanı oldu. Gözlemevinin yapımına 1424'te başlandı. Kadızade burada Uluğ Bey, Gıyaseddin Cemşid el-Kaşi ve başka gökbilimcilerle birlikte çalıştı. El-Kaşi'nin ölümünden sonra gözlemevinin yönetimini üstlendiği aktarılır.
Bu ekibin ortak ürünü olan Zic-i Sultani (Zic-i Uluğ Bey), yaklaşık iki yüzyıl önce Nasirüddin Tusi'nin Meraga Gözlemevi'nde hazırlanan Zic-i İlhani'den bu yana yapılmış ilk kapsamlı yıldız kataloğu sayılır ve 992 yıldızın konumunu içerir. Bu katalog 17. yüzyıla kadar alanında ölçü kabul edildi; takvim hesapları ve trigonometri sonuçları da içerir. Yayımlanma tarihi kaynaklarda farklı aktarılır: Bir görüşe göre Kadızade'nin ölümünden bir yıl sonra, 1437'de tamamlandı; Türkçe kaynaklar ise Uluğ Bey'in ölümünden sonraki yıl yayımlandığını yazar. Zic, gök cisimlerinin konumlarını hesaplamaya yarayan tablolar ve bunların kullanımını anlatan açıklamalardan oluşan astronomi el kitabıdır.
Matematiğe katkısı
Astronomi tablolarının doğruluğu, trigonometrik değerlerin ne kadar hassas hesaplandığına bağlıdır. Kadızade, el-Kaşi'nin 1 derecelik açının sinüsünü bulmak için geliştirdiği cebirsel yöntemi genişletip sadeleştirdi; böylece istenen doğruluğa birkaç adımda ulaşmayı sağladı. İngilizce kaynaklara göre bu değeri 10⁻¹² düzeyinde, yani virgülden sonra yaklaşık on iki basamaklık bir doğrulukla hesapladı.
Eserleri
- Şerhu'l-Mülahhas fi'l-Hey'e: Çağmini'nin astronomiye giriş kitabı el-Mülahhas üzerine 1412-13'te yazdığı şerh (açıklama).
- Şerhu Eşkâli't-Te'sîs: Semerkandi'nin geometri ve aritmetik üzerine kısa eserine yazdığı şerh.
- Risale fî İstihrâci Ceyb Derece-i Vâhide: 1 derecenin sinüsünü bulma yöntemini anlatan risale.
- Muhtasar fi'l-Hisâb: Aritmetik üzerine bir özet.
- Nasirüddin Tusi'nin bir astronomi eserine yazdığı yarım kalmış bir şerh ve kıble yönünün bulunması üzerine günümüze ulaşmış bir risale.
Uzay ve astronomiye etkisi
Kadızade, Anadolu'da başlayan eğitimini Semerkant'taki gözlemevinde sürdürerek iki bilim çevresi arasında köprü kurdu. Öğrencilerini Osmanlı topraklarına gitmeye teşvik ettiği aktarılır; Ali Kuşçu ve Fethullah Şirvani bu öğüdü izleyerek Semerkant'ın matematik ve astronomi birikimini Anadolu'ya taşıdı. Bu çizgi, 16. yüzyılda İstanbul'da gözlemevi kuran Takiyüddin'e kadar uzanan bir geleneğin parçasıdır.
Mirası
Kadızade, kaynaklarda 1436'da Semerkant'ta öldüğü bilgisiyle geçer. Semerkant'taki Şah-ı Zinde türbeler topluluğunda onun adıyla anılan bir türbe bulunur. Torunlarının soyundan gelen Mirim Çelebi, 15. ve 16. yüzyılın önde gelen Osmanlı matematikçi ve gökbilimcilerinden biri oldu.
Bilmeye değer
- Asıl adı Selahaddin Musa'dır; “Kadızade” bir lakaptır.
- Semerkant'a 1410'da, kırklı yaşlarındayken ulaştı.
- Zic-i Uluğ Bey'deki katalog 992 yıldızın konumunu verir.
- Ali Kuşçu'nun ve Uluğ Bey'in hocasıdır.
- El-Kaşi, mektuplarında onun matematik yeteneğini överdi.
Ayrıca bakınız: Türk astronomlar kimlerdir? İlk Türk gökbilimcilerden bugüne


















