9 Ekim 2026, CumaAra

Fırlatmalar, gök olayları, uzay görevleri ve uzay bilimine dair Türkçe güncel haberler

Planetaryum

Kubbe biçimli bir perdeye yıldızları, gezegenleri ve gök olaylarını yansıtarak gece gökyüzünü canlandıran, eğitim ve gösteri amaçlı salon.

İngilizce karşılığı
Planetarium
İlgili alan
Gözlem

Planetaryum, kubbe biçimli bir perdeye yıldızları, gezegenleri ve diğer gök cisimlerini yansıtarak gece gökyüzünü gerçekçi biçimde canlandıran, eğitim ve gösteri amaçlı salondur. Sistem, gökyüzünü geçmişte ya da gelecekte herhangi bir tarihte ve Dünya'nın herhangi bir enleminden görüldüğü gibi gösterecek şekilde ayarlanabilir. Gökyüzünde yön bulma eğitimi için de kullanılır.

Nasıl işler?

Geleneksel planetaryum makinesi "yıldız küresi" denen bir aygıttır. İçinde güçlü bir ışık bulunan içi boş bir kürenin üzerinde her yıldız için minik bir delik açılır; Sirius ya da Vega gibi parlak yıldızlarda delik o kadar büyük olmalıdır ki içine küçük bir mercek yerleştirilir. Küre bir bütün olarak döndürülerek Dünya'nın günlük dönüşü, eğilerek de gözlemcinin enlemi değiştirilir. Bazı makinelerde ekinoksların kayması, yani presesyon da canlandırılabilir. Güneş, Ay ve gezegenler ayrı projektörlerle yansıtılır ve dişli sistemleriyle hareket ettirilir.

Bugün birçok salonda bilgisayar grafikleriyle çalışan dijital projektörler ve tüm kubbeyi kaplayan "fulldome" görüntü sistemleri kullanılır. Bunlar yalnızca Dünya'dan görünen göğü değil, Güneş Sistemi içinde ya da galaksiler arasında yapılan sanal yolculukları da gösterebilir.

Kubbe de en az projektör kadar önemlidir. Modern kubbelerin çoğu ince alüminyum levhalardan yapılır ve binlerce küçük delikle delinir; bu delikler sesin izleyiciye geri yansımasını azaltır ve hoparlörlerin perdenin arkasına yerleştirilmesine izin verir. Eskiden kubbeler gerçek ufka benzesin diye yatay yapılırdı; günümüzde daha rahat izleme için 5 ile 30 derece arasında eğik kubbeler giderek yaygınlaşıyor.

Örnekler

Planetaryumlar, insanların yere oturduğu 3 metrelik şişme taşınabilir kubbelerden Rusya'nın St. Petersburg kentindeki 37 metrelik kubbeye kadar çok farklı boyutlarda yapılır. Hindistan'daki Kalküta Birla Planetaryumu 630 koltukla oturma kapasitesi en büyük salondur. New York'taki Hayden Planetaryumu 423 koltukla Kuzey Amerika'nın en kalabalık salonudur. Okulları dolaşan şişme kubbeler dakikalar içinde kurulabilir.

Batı Yarıküre'nin en büyük planetaryumu, kubbe çapı 27 metre olan New Jersey'deki Jennifer Chalsty Planetaryumu'dur. Japonya 1960'larda Goto ve Minolta firmalarıyla planetaryum üretimine girdi. 1970'lerde OmniMax (bugünkü IMAX Dome) film sistemi planetaryum kubbelerinde gösterim için geliştirildi; 1977'de ilk kolay taşınabilir planetaryum piyasaya çıktı. Bugün birçok salon kendini yalnızca gökyüzü gösterileri değil, belgesel ve lazer gösterileri de sunan "kubbe tiyatrosu" olarak tanıtıyor.

Tarihçe

Antik Yunan bilgini Arşimet'in Güneş, Ay ve gezegenlerin hareketlerini gösteren bir aygıt yaptığı aktarılır; Antikythera düzeneğinin bulunması bu tür aygıtların antik çağda gerçekten var olduğunu kanıtladı. Hâlâ çalışan en eski planetaryum, Hollanda'nın Franeker kentinde Eise Eisinga'nın kendi evinin oturma odasına yedi yılda kurduğu ve 1781'de tamamladığı mekanik düzenektir.

Modern planetaryum Almanya'da doğdu. Carl Zeiss şirketinde Walther Bauersfeld'in fikirleri üzerine geliştirilen ilk Zeiss projektörü, Ağustos 1923'te şirketin Jena'daki çatısında 16 metrelik bir kubbeye ilk gökyüzünü yansıttı. İlk resmî halka açık gösteri 21 Ekim 1923'te Münih'teki Deutsches Museum'da yapıldı. Ardından Roma (1928), Chicago (1930) ve Osaka (1937) gibi kentlerde Zeiss planetaryumları açıldı. 1983'te ABD'nin Salt Lake City kentinde bilgisayar grafiği gösteren ilk dijital planetaryum projektörü kuruldu.

İlgili terimler

  • Gök küresi
  • Takımyıldız
  • Gözlemevi
  • Amatör astronomi
  • Presesyon

İlgili terimlerTümü →

UFO ve UAP (tanımlanamayan hava olayları)Unidentified flying object (UFO) / Unidentified anomalous phenomena (UAP)Gökyüzünde görülen ama gözlem anında ne olduğu belirlenemeyen cisim ya da olay. UAP, ABD resmî kurumlarının bugün kullandığı daha yansız terimdir; 'tanımlanamayan', 'dünya dışı' demek değildir.Amatör astronomiAmateur astronomyGökyüzünü çıplak göz, dürbün ya da teleskopla hobi olarak gözlemleme ve görüntüleme etkinliği; meraklılar değişen yıldız ve kuyruklu yıldız gözlemleriyle bilime de katkı verir.Gözlemevi (rasathane)ObservatoryGök cisimlerini ve olaylarını gözlemlemek için teleskop ve ölçüm aletleriyle donatılmış yer; yerde, havada ya da uzayda bulunabilir.Kızılötesi astronomiInfrared astronomyGök cisimlerini kızılötesi ışıkla inceleyen gökbilim dalı. Toz bulutlarının ardını ve çok uzak, soğuk cisimleri görmeyi sağlar.Uyarlanabilir optikAdaptive opticsAtmosferin görüntüyü bulandırmasını, şekli saniyede yüzlerce kez değişen esnek bir aynayla anlık düzelterek yer teleskoplarını keskinleştiren teknik.İnterferometriInterferometryBirden çok teleskobun ya da antenin aldığı dalgaları birleştirerek tek bir çok büyük teleskop gibi keskin görüntü elde etme yöntemi.Radyo teleskobuRadio telescopeGök cisimlerinin yaydığı radyo dalgalarını toplayan büyük bir anten ve alıcı sistemi. Görünür ışıkta saklı kalan olayları ortaya çıkarır.Kırıcı ve yansıtıcı teleskopRefracting and reflecting telescopeKırıcı teleskop ışığı mercekle, yansıtıcı teleskop ayna ile toplar. Bugün büyük araştırma teleskoplarının hemen hepsi yansıtıcıdır.
Yukarı çık

Ziyaret istatistikleri ve reklamlar için çerez kullanmak istiyoruz. İzin vermezseniz yalnız zorunlu çerezler kullanılır. Ayrıntılar