Beyaz cüce
Güneş benzeri bir yıldızın yakıtı bitince geride kalan, Dünya büyüklüğünde ama Güneş kütlesinde sıcak ve yoğun çekirdektir.
- İngilizce karşılığı
- White dwarf
- İlgili alan
- Astrofizik
Beyaz cüce, Güneş benzeri bir yıldızın nükleer yakıtı tükendikten ve dış katmanları uzaya saçıldıktan sonra geriye kalan, Dünya boyutunda ama Güneş kütlesine yakın kütleli, sıcak ve çok yoğun bir yıldız kalıntısıdır.
Nasıl işler?
Beyaz cücenin içinde füzyon olmaz; yıldız yalnızca depoladığı ısıyı yavaş yavaş uzaya verir. Çökmesini engelleyen şey ise sıcaklık değil, elektronların kuantum fiziğinden doğan basıncıdır. Buna elektron dejenere basıncı denir: elektronlar aynı enerji durumunda üst üste yığılamaz, bu yüzden yıldızı destekleyen bir direnç oluşur. İlginç bir sonuç, beyaz cücenin kütlesi arttıkça küçülmesidir.
Bu direncin bir sınırı vardır. Subrahmanyan Chandrasekhar 1930-1931 yıllarında böyle bir sınırın var olduğunu hesapladı; bugün kabul edilen değer yaklaşık 1,44 Güneş kütlesidir ve buna Chandrasekhar sınırı denir. Bu kütlenin üzerinde elektron basıncı çekime yenilir. Bir beyaz cücenin ortalama yoğunluğu santimetreküp başına yaklaşık bir ton mertebesindedir. Güneş'in ömrünün sonunda kırmızı dev evresinden sonra gezegenimsi bulutsusunu saçacak ve geriye yaklaşık yarım Güneş kütleli bir beyaz cüce bırakacaktır.
Beyaz cüceler zamanla soğur, sönükleşir ve çok uzun bir sürenin sonunda, kuramsal olarak, soğuk "kara cüce"lere dönüşür. Evren henüz bu kadar yaşlı olmadığı için kara cüce bulunmaz.
Örnekler
Bilinen en ünlü beyaz cüce, gökyüzünün en parlak yıldızı Sirius'un sönük eşi Sirius B'dir. Yaklaşık 8,6 ışık yılı uzaktadır, kütlesi Güneş'inkine yakındır ve yüzey sıcaklığı Güneş'ten çok daha yüksektir. Sirius B'yi 1862'de Alvan Graham Clark teleskop denemesi sırasında fark etti; yıldızın varlığı ise Friedrich Bessel'in 1844'te Sirius'un hareketindeki dalgalanmayı yorumlamasıyla önceden tahmin edilmişti. Bir diğer örnek 40 Eridani B'dir.
Beyaz cüceler yalnız yaşamaz: bir çift yıldız sisteminde eşinden madde çekebilir. Madde birikip bir yüzey patlaması yaparsa nova, kütle Chandrasekhar sınırına yaklaşırsa Ia türü süpernova meydana gelir. Bu patlamaların neredeyse aynı parlaklıkta olması, onları evrendeki uzaklıkları ölçmek için "standart mum" yapar ve evrenin hızlanarak genişlediğinin bulunmasını sağlamıştır.
Neden önemli?
Samanyolu'ndaki yıldızların büyük çoğunluğu sonunda beyaz cüce olur. Bu nedenle bu nesneler, galaksimizin ve yıldız kümelerinin yaşını belirlemek için kullanılır: en soğuk beyaz cücelerin ne kadar süredir soğuduğu hesaplanarak bulunduğu bölgenin en az ne kadar yaşlı olduğu anlaşılır. Bazı beyaz cücelerin atmosferinde ağır elementlerin bulunması, parçalanmış gezegen kalıntılarının yıldıza yağdığını da gösterir. Böylece beyaz cüceler, ölü gezegen sistemlerinin kimyasını okumamızı sağlar.
Beyaz cücelerin gelecekleri de ilginçtir. Soğuyan bir beyaz cücenin içindeki karbon ve oksijen çekirdekleri, yıldız yeterince soğuyunca kristalleşmeye başlar; bu süreç gizli ısı salar ve soğumayı yavaşlatır. Gaia verileri ise bazı beyaz cücelerin beklenenden yavaş soğuduğunu gösterdi. Daha kütleli bazı beyaz cücelerin çekirdeği ise karbon ve oksijen yerine oksijen, neon ve magnezyumdan oluşur. Bu cisimlerin yaşını ve soğuma hızını ayrıntılı çıkarmak, Samanyolu'nun ilk yıldızlarının ne zaman doğduğunu göstermesi bakımından önem taşıyor. Bu nedenle beyaz cüceler, sönük görünmelerine rağmen galaksimizin geçmişini okumak için en güvenilir kozmik saatlerden biri sayılır. Bu konudaki araştırmalar, yeni nesil teleskoplar ve daha duyarlı dedektörlerle her yıl biraz daha derinleşiyor ve bildiklerimizi sürekli sınıyor; bu da konuyu bilimin en canlı alanlarından biri hâline getiriyor.
İlgili terimler
- Gezegenimsi bulutsu
- Kırmızı dev
- Süpernova
- Nötron yıldızı
- Chandrasekhar sınırı
















