13 Ekim 2026, SalıAra

Uzay haberleri: fırlatmalar, gök olayları, uzay görevleri ve uzay bilimine dair Türkçe güncel gelişmeler

Abbas Vesim Efendi

Uluğ Bey'in zicini Türkçeye çevirip şerh eden, hilalin görülmesi üzerine risale yazan ve İstanbul'da kırk yıl hekimlik yapan 18. yüzyıl Osmanlı hekimi ve gökbilimcisi.

Doğum tarihi
1689
Ülke
Osmanlı İmparatorluğu (bugünkü Türkiye)
Görevi
Hekim ve gökbilimci
Rolü
Bilim insanı

Abbas Vesim Efendi, 18. yüzyılda yaşamış bir Osmanlı hekimi ve gökbilimcisidir. Halk arasında “Kambur Vesim” (Arapça kaynaklarda el-Ahdeb) diye tanınırdı. Gökbilimdeki en önemli eseri, 15. yüzyılda Semerkant'ta hazırlanan Uluğ Bey zicinin Türkçe çevirisi ve şerhidir; bu çalışma Osmanlı gökbilimcileri ve vakit hesabı yapan muvakkitler için başvuru kaynağı oldu. Hilalin görülmesi üzerine de bir risale yazdı. Bir yandan da İstanbul'daki muayenehanesinde yıllarca hasta baktı ve tıp kitapları yazdı.

Erken yaşamı ve eğitimi

Türkçe kaynaklara göre Abbas Vesim 1689'da Bursa'da doğdu. TDV İslâm Ansiklopedisi, onun Bursalı hekim Ömer Şifâî'nin oğlu olduğunun tahmin edildiğini ve Farsçayı da tıbbı da muhtemelen babasından öğrendiğini yazar.

Tıp derslerini Bursalı Tabip Ali Efendi ve Kâtipzâde Mehmed Refî Efendi'den aldı. Hey'et, yani astronomi derslerini Ahmed-i Mısrî'den, felsefe ve fizik anlamına gelen hikmet derslerini de Yanyalı Esad Efendi'den okudu. Galata'da yaşayan Batılı hekimlerle tanışarak Latince ve Fransızca öğrendiği, İtalyanca tıp metinlerini de Türkçeye çevirttiği aktarılır. Şam ve Mısır'a gitti, hacca giderek Mekke ve Medine'yi ziyaret etti.

Gökbilim çalışmaları

Zic, gök cisimlerinin konumlarını hesaplamaya yarayan tablolar ve bu tabloların nasıl kullanılacağını anlatan açıklamalardan oluşan astronomi el kitabıdır. Uluğ Bey'in Semerkant'taki gözlemevinde 1437-1440 yıllarında hazırlandığı kabul edilen Zic-i Uluğ Bey, Semerkant ekibinin ortak ürünüydü. Bu zic, 992 yıldızın konumunu veren kataloğuyla Uluğ Bey, Kadızade-i Rumi ve el-Kaşi'nin ortak eseriydi. Abbas Vesim, Nehcü'l-bulûğ fî şerhi Zîci Uluğ adlı eserinde bu zici Türkçeye çevirdi ve açıkladı. Türkçe kaynaklar eserin 1745'te yazıldığını belirtir.

Bu çalışmanın önemi, Farsça olan zici Türkçe okuyan hesapçılara açmasıdır. Abbas Vesim'in çeviri ve şerhleri, kaynaklara göre Osmanlı gökbilimcileri ve vakit hesabı yapan muvakkitler tarafından kullanıldı; Güneş'in ve Ay'ın konumlarını hesaplamak, namaz vakitlerini ve takvimi belirlemenin temelidir.

Abbas Vesim ayrıca rü'yet-i hilâl, yani yeni ayın ilk ince hilalinin gökyüzünde görülmesi üzerine bir risale yazdı. Hilal, Ay'ın Güneş'le aynı doğrultudan geçtiği yeni ay evresinden sonra, akşam gökyüzünde batı ufkunun üstünde görülen ince bir ışık şerididir. Hicri takvimde ayların başlangıcı bu hilalin görülmesine bağlı olduğundan, ne zaman görülebileceğini hesaplamak gökbilimin önemli uygulama alanlarından biriydi. Yeni ayın hilali, Güneş battıktan kısa süre sonra ve ufka çok yakın bir yerde, alacakaranlığın parlaklığı içinde belirdiği için çıplak gözle seçilmesi zordur; görülüp görülmeyeceği, Ay ile Güneş arasındaki açıya ve Ay'ın ufuktan yüksekliğine bağlıdır. Bu risalenin bir nüshası bugün Kandilli Rasathanesi kütüphanesinde bulunur. Türkçe kaynaklar, onun Ay ve Güneş tutulmaları üzerine de çalıştığını belirtir.

Hekimliği

Abbas Vesim, İstanbul'da Fatih'teki Sultan Selim Çarşısı'nda bir muayenehane ve eczane açtı ve yaklaşık kırk yıl hasta baktı. Tıp ve eczacılık üzerine kitaplar yazdı ve çevirdi. TDV İslâm Ansiklopedisi, onun verem hakkındaki görüşlerinin ve bu hastalığın mikrobunu tarif edişinin zamanına göre ileri bir düzeyde kabul edildiğini belirtir.

Eserleri

  • Nehcü'l-bulûğ fî şerhi Zîci Uluğ: Uluğ Bey zicinin Türkçe çevirisi ve şerhi.
  • Rü'yet-i hilâl risalesi: Hilalin görülmesi üzerine.
  • Düstûru Vesîm fi't-tıbbi'l-cedîd ve'l-kadîm: Eski ve yeni tıbbı karşılaştıran büyük tıp kitabı; basılmadı, yazma nüshaları Beyazıt Devlet ve Râgıb Paşa kütüphanelerindedir.
  • Tıbb-ı Cedîd-i Kimyevî: Kimyaya dayalı yeni tıp üzerine.
  • Vesîletü'l-metâlib fî ilmi't-terâkib: Bir farmakoloji kitabının çevirisi.
  • Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'nde bulunan bir şiir divanı.

Uzay ve astronomiye etkisi

Abbas Vesim, 15. yüzyılda Semerkant'ta biçimlenen gözlem geleneğinin 18. yüzyıl İstanbul'una taşınmasında rol oynayan isimlerden biridir. Uluğ Bey zicini Türkçeye kazandırması, Ali Kuşçu ile başlayan ve Takiyüddin'in gözlemevine uzanan Osmanlı gökbilim birikiminin pratik hesaplarda yaşamasına katkı sağladı.

Mirası

Ölüm tarihi kaynaklarda 1760 ve 1761-62 (H. 1175) olarak farklı geçer. Gökbilim ile hekimliği bir arada yürütmesi, Osmanlı'da bu iki alanın aynı kişilerde buluştuğu uzun geleneğin 18. yüzyıldaki örneklerinden biridir.

Bilmeye değer

  • Halk arasında “Kambur Vesim” diye anılırdı.
  • Galata'daki Batılı hekimlerden Latince ve Fransızca öğrendiği aktarılır.
  • Hilal risalesinin bir nüshası Kandilli Rasathanesi'nde korunur.
  • Şiirlerini topladığı bir divanı da vardır.

Ayrıca bakınız: Türk astronomlar kimlerdir? İlk Türk gökbilimcilerden bugüne

Aynı alandan isimlerTümü →

Yukarı çık

Ziyaret istatistikleri ve reklamlar için çerez kullanmak istiyoruz. İzin vermezseniz yalnız zorunlu çerezler kullanılır. Ayrıntılar