Gündönümü
Gündönümü, Güneş'in gök ekvatorundan en uzak olduğu andır; yılın en uzun ya da en kısa gündüzünü doğurur.
- İngilizce karşılığı
- Solstice
- İlgili alan
- Astronomi
Gündönümü, Güneş'in gök ekvatorunun en fazla kuzeyine ya da güneyine ulaştığı andır. Yılda iki kez yaşanır: 20-21 Haziran'da kuzey yarım kürede en uzun gündüz, 21-22 Aralık'ta ise en kısa gündüz yaşanır.
Nasıl işler?
Dünya'nın ekseni yaklaşık 23,4 derece eğik olduğu için Güneş, gökyüzünde bir yıl boyunca kuzey ile güney arasında gidip gelir. Güneş'in gök ekvatoruna göre açısal konumuna dik açıklığı (deklinasyon) denir. Haziran gündönümünde bu değer +23,4°'ye ulaşır ve Güneş, öğleyin Yengeç Dönencesi üzerinde tam tepeye çıkar. Aralıkta ise −23,4°'ye iner ve Güneş Oğlak Dönencesi üzerinde tam tepede olur.
Güneş en uç noktasına yaklaşınca birkaç gün boyunca yüksekliği neredeyse değişmez gibi görünür. Latince "solstitium", "güneşin durması" anlamına gelir. Bu durmanın ardından Güneş yön değiştirir.
Kuzey yarım küre Haziran gündönümünde Güneş'e doğru eğimlidir. Güneş ışınları daha dik gelir ve gündüz uzun olur. İstanbul'da gündüz bu tarihte yaklaşık 15 saattir; Aralık gündönümünde ise yaklaşık 9 saat 20 dakikadır. Kuzey Kutup Dairesi'nin ötesinde Haziran'da Güneş batmaz (kutup günü), Aralık'ta doğmaz (kutup gecesi). Güney yarım kürede mevsimler tersidir.
Burada sık düşülen bir yanılgı vardır: yazın sıcak olması Dünya'nın Güneş'e daha yakın olmasından kaynaklanmaz. Dünya Güneş'e en yakın noktasından (günberi) Ocak başında geçer, en uzak noktasından (günöte) Temmuz başında. Mevsimleri belirleyen eksen eğikliğidir.
Örnekler
Yılın en erken gün doğumu ile en geç gün batımı gündönümü tarihine denk gelmez; zaman denklemi nedeniyle en erken gün doğumu gündönümünden birkaç gün önce, en geç gün batımı ise birkaç gün sonra olur. Mekke'de (enlem 21,4°K) Güneş, yılda iki kez, yaklaşık 27-28 Mayıs ve 15-16 Temmuz'da tam tepeye gelir; bu, Haziran gündönümünden önce ve sonra Güneş'in o enleme uğramasından kaynaklanır.
İngiltere'deki Stonehenge, Haziran gündönümünde doğan Güneş ile hizalıdır. Eski toplumların birçoğu bu günü şenlikle karşıladı. Yalda gecesi gibi kış gündönümü kutlamaları, uzun gecenin sonunda ışığın yeniden artışını simgeler.
Tarihçe
Gündönümleri tarih öncesi toplumlar için takvimin temel işaretçileriydi. Gökbilimciler kuzey ve güney sınırlarını ölçerek eksen eğikliğini hesaplayabildi; Eratosthenes'in MÖ 3. yüzyılda bu değeri yaklaşık 23°51′ (kabaca 24°) bulduğu aktarılır.
Neden önemli?
Gündönümü, mevsimlerin astronomik başlangıcını belirler: Haziran gündönümü kuzeyde yazın, Aralık gündönümü kışın başlangıcıdır. Güneş enerjisi panellerinin yerleştirilmesinden mimarideki gölge hesaplarına kadar birçok uygulamada Güneş'in en yüksek ve en alçak konumları bilinmelidir.
Bilmeye değer ayrıntılar
Gündönümü tek bir an olarak tanımlanır: Güneş'in ekliptik boylamının 90 ya da 270 derece olduğu an. Bu an saniyesine kadar hesaplanır ve takvimdeki tarihi her yıl 20 ile 22 arasında değişebilir; çünkü Dünya'nın yörünge süresi takvim yılının tam katı değildir ve artık yıllarla bu fark telafi edilir. Mevsimlerin gerçek ısınması ise gündönümünden haftalar sonra zirve yapar; okyanus ve kara kitlesi ısıyı depoladığı için en sıcak günler Temmuz sonuna, en soğuk günler Ocak sonuna doğru görülür. Buna "mevsimsel gecikme" denir. Gündönümünde Güneş'in öğle yüksekliği de uçlara ulaşır: İstanbul'da Haziran'da yaklaşık 72, Aralık'ta yaklaşık 26 derecedir. Bu fark, yazın gölgelerin kısa, kışın uzun olmasının ve güneş panellerinin eğiminin neden mevsime göre ayarlandığının asıl nedenidir.









