Suddenly, Tomorrow Came (Henry C. Dethloff): Houston'ın, JSC'nin tarihi ve özeti
Henry C. Dethloff'un 1993'te NASA için yazdığı Suddenly, Tomorrow Came, Mercury'den Uzay Mekiği'ne Amerikan insanlı uzay programını yöneten Johnson Uzay Merkezi'nin, yani Görev Kontrol'ün evi Houston'ın otuz yılını anlatıyor.
- Tür
- İnceleme / belgesel
- Yazar
- Henry C. Dethloff
- İlk yayın yılı
- 1993
- Sayfa
- 409
- Ücretsiz ve yasal oku
- www.nasa.gov/wp-content/uploads/2023/03/sp-4307.pdf
"Suddenly, Tomorrow Came...": A History of the Johnson Space Center (Ve yarın birden geldi: Johnson Uzay Merkezi'nin tarihi), Texas A&M Üniversitesi tarihçisi Henry C. Dethloff'un 1993'te NASA Tarih Serisi'nde "NASA SP-4307" numarasıyla yayımladığı kitaptır. Konusu, dünyaya "Houston" adıyla tanınan merkezin, yani NASA'nın insanlı uzay uçuşu merkezinin 1957'den 1990'ların başına uzanan tarihidir. Kitap, Mercury'den Uzay Mekiği'ne ve uzay istasyonu planlarına kadar Amerikan insanlı uzay programını, bu programı yöneten merkezin gözünden anlatır. ABD hükümeti yayını olduğu için NASA'nın sitesinde ücretsiz okunabilir.
Kitap ne anlatıyor?
Bugün Johnson Uzay Merkezi (JSC) adını taşıyan kurum, 1958'de Virginia'daki Langley laboratuvarında kurulan küçük bir mühendis ekibiyle, Uzay Görev Grubu (STG) ile başladı. Önsözü yazan Mercury astronotlarından Donald K. "Deke" Slayton, bu çekirdeği eski NACA çalışanları ile Kanadalı mühendislerden oluşan yaklaşık 300 kişilik yetenekli bir kadro olarak anar. Apollo'nun zirvesinde aynı kurum binlerce kişiyi istihdam ediyordu. Dethloff bu büyümenin hem teknik hem de insani öyküsünü anlatır: merkezin neden Teksas'ta kurulduğunu, nasıl örgütlendiğini, astronotların ve uçuş kontrolörlerinin nasıl yetiştiğini, yüklenici şirketlerle ilişkilerin nasıl yürüdüğünü ve Apollo sonrasında kurumun nasıl yön aradığını.
Yazarın önsözdeki amacı açıktır. Uzay programını televizyondan izleyen milyonlar sonuçları görmüştü ama bu sonuçların nasıl ortaya çıktığını görememişti. Dethloff kitabı, işin içindekilerden çok bu "uzak çevredeki" okur için yazdığını söyler. Kitabın adı da önsözdeki bir düşünceye dayanır: Yazar, H. G. Wells'in 1902'de insanlığın geleceğine dair söylediği iyimser sözlerden yola çıkarak, uzay programıyla birlikte "yeni bir yarının aniden" geldiğini yazar.
Kitap 17 bölüm ve bir sonsözden oluşur. Ekinde merkezin yöneticilerinin listesi, örgüt şemaları, bütçe tabloları, astronot seçimleri ve mekik uçuşlarının özetleri yer alır.

Verileri göster
| 4 Ekim 1957 | Sputnik 1 fırlatıldı |
|---|---|
| 19 Eylül 1961 | Yeni merkezin Houston'da kurulacağı… |
| 1962 baharı | 751 çalışan Langley'den Houston'a… |
| Haziran 1965 | Görev Kontrol Merkezi Gemini 4'le tam… |
| 20 Temmuz 1969 | Apollo 11 Ay'a indi |
| 19 Şubat 1973 | Merkezin adı Lyndon B. Johnson oldu |
| 12 Nisan 1981 | İlk mekik uçuşu (STS-1) |
| 28 Ocak 1986 | Challenger kazası |
Kitabın özeti
Bu bölüm kitabın sonunu da anlatır. Kitabın ana fikirleri bölüm gruplarına göre şöyle özetlenebilir.
- Başlangıç (1-3. bölümler): Sputnik'in ABD'de yarattığı şok, Dethloff'a göre Pearl Harbor haberinin etkisine benzer. Senatör Lyndon B. Johnson'ın öncülüğünde Kongre harekete geçer. STG, NACA'nın insansız uçak araştırma bölümünden, Huntsville'deki Alman roket ekibinden ve iptal edilen bir savaş uçağı projesi yüzünden işsiz kalan Kanadalı mühendislerden beslenir. Yeni merkez için su yoluyla büyük mavnaların ulaşabilmesi, ılıman iklim, her mevsim jet uçuşu imkânı ve yakında bir üniversite bulunması gibi ölçütler konur. 23 aday yer incelenir ve Rice Üniversitesi'ne bağışlanan Houston yakınındaki arazi seçilir.
- Kuruluş ve Gemini (4-5. bölümler): 1962 baharında 751 çalışan Langley'den Houston'a taşınır, temmuza kadar 689 kişi daha işe alınır. Kalıcı merkez inşa edilirken Mercury, Gemini ve Apollo aynı anda yürür. Gilruth'un adıyla anılan katılımcı yönetim tarzı bu yıllarda yerleşir. Gemini, sistem yönetimi ve uçuş kontrolü açısından Apollo'nun okulu olur.
- Apollo (6-9. bölümler): NASA merkezlerinin birbirinden çok farklı kültürleri, yükleniciler ve astronotlar anlatılır. Apollo 1 yangını kurum için ağır bir sarsıntıdır. Ardından Görev Kontrol Merkezi'nin yönettiği Ay uçuşları gelir.
- Apollo'dan sonra (10-13. bölümler): Ay inişinin zirvesinde bile kamuoyunun ilgisi düşer, bütçeler kısılır. Merkez Skylab'i, Apollo-Soyuz'u ve Uzay Mekiği'ni yönetir. 1970-1974 arasında çalışanlarının dörtte birini kaybeder ama mekik programında "öncü merkez" olur. Merkezin Houston ve Teksas ekonomisine etkisi ayrı bir bölümde incelenir.
- Mekik dönemi ve sonrası (14-17. bölümler): Mekik, 1981'deki ilk uçuştan sonra işler hâle gelir. 1986'daki Challenger kazası ve ardından uçuşların yeniden başlamasına kadar geçen 32 ay, merkezin en zor dönemidir. Merkezler arasındaki ilişkiler gerilir, kurumun eski özgüveni sarsılır. Aynı yıl Thomas Paine başkanlığındaki Ulusal Uzay Komisyonu, gelecek 50 yılın uzay vizyonunu anlatan raporunu Challenger ekibine ithaf ederek yayımlar. Kitap, uzay istasyonu çalışmaları ve Ay'a, Mars'a dönüş planlarıyla kapanır. Sonsöz, merkezin kültürünün Gilruth'un mirasını taşıdığını vurgular.
Yazar ve yazıldığı dönem
Henry C. Dethloff (1934-2019), Louisiana'da büyümüş, Texas A&M Üniversitesi'nde görev yapmış bir Amerikan tarihçisidir. Önsözde, Sputnik'in fırlatıldığı yıllarda Jacksonville'deki Deniz Hava Üssü'nde görevli olduğunu, Ordu'nun Redstone roketini denediği Cape Canaveral'dan kalkan askerî nakliye uçaklarıyla birçok uçuş yaptığını ve Sputnik'i kendi gözüyle gördüğünü anlatır. Bu yüzden kitabı "bir katılım duygusuyla" yazdığını kabul eder.
Kitap JSC'nin tarih ofisiyle birlikte hazırlandı. Dethloff, yazım sürecinde hiçbir NASA yöneticisinin içeriğe karışmadığını ve tam bir mesleki bağımsızlıkla çalıştığını vurgular. Taslak bölümler, merkezin emektarlarından oluşan bir danışma kurulunun ve NASA tarihçileri Sylvia Fries ile Roger D. Launius'un denetiminden geçti. Yazar ayrıca Chris Kraft ve Max Faget gibi merkezin kurucu isimleriyle söyleşiler yaptı.
Kitap 1993'te, mekiğin düzenli uçtuğu, Soğuk Savaş'ın yeni bittiği ve Freedom uzay istasyonunun tasarım aşamasında olduğu bir dönemde çıktı. Slayton'ın önsözü bu havayı yansıtır: Eskiden rakip olan Sovyet ülkesindeki uzay yetkilileri, Apollo-Soyuz örneğine dayanan ortak Mars görevlerinden söz etmektedir. Kitaptaki listeye göre merkezin yöneticileri Robert Gilruth (1962-1972), Christopher Kraft (1972-1982), Gerald Griffin (1982-1986), Jesse W. Moore (1986) ve Aaron Cohen'di (1986'dan kitabın yayımına kadar).
Kitaptaki bilim: yerden uçuş yönetmek
Kitabın bilim ve mühendislik açısından en ilgi çekici yanı, bir uzay uçuşunun aslında yerden yönetildiğini göstermesidir. Kitapta anılan bir uçuş direktörünün benzetmesine göre Apollo'yu uçurmak çok büyük ve karmaşık bir savaş gemisini yönetmeye benziyordu. Farkı, gemiyi çalıştıran binlerce kişinin gemide değil yerde olmasıydı. Bu kişiler Ay'daki üç astronota Görev Kontrol Merkezi'nin bilgisayarları ve iletişim ağıyla bağlanıyordu. Yeni Görev Kontrol Merkezi, Mercury'nin Cape Canaveral'daki kontrol odası manevra yapabilen Gemini ve Apollo araçları için yetersiz kalacağı için kuruldu. Gemini 2 ve Gemini 3 sırasında denendi, Haziran 1965'teki Gemini 4 uçuşuyla da tam olarak devreye girdi. O günden beri NASA'nın bütün insanlı uçuşları Houston'dan yönetiliyor. Görev Kontrol'ün Apollo yıllarını anlatan Mission Control: The Unsung Heroes of Apollo belgeseli ve uçuş direktörü Gene Kranz'ın hayatı bu bölümleri tamamlar.
Kitap merkezin öteki teknik altyapısını da tanıtır. Astronotlar ve araçlar, uzayın boşluğunu ve sıcaklık farklarını yerde taklit eden büyük vakum odalarında sınandı. Ay'dan dönen ilk astronotlar ve getirdikleri kayalar, olası bir bulaşma riskine karşı Ay Örnekleri Alım Laboratuvarı'nda karantinaya alındı. Ay örneklerinin büyük kısmı bugün de bu merkezde saklanıyor. Kapsüllerin denize indirilmesi kararı da kitapta açıklanır: Su daha yumuşak bir iniş sağlıyordu ve Dünya'nın yüzeyinin çoğu zaten denizdi. Kurtarma işi de bu yüzden NASA ile Savunma Bakanlığı'nın ortak işine dönüştü.
Apollo sonrası bölümler insanın uzayda uzun süre kalmasına geçer. Skylab'e 1973-1974'te giden üç ekip istasyonda 28, 59 ve 84 gün kaldı. Bu uçuşlarla merkez, astronotları ilk kez aylarca süren görevlere hazırlamak ve uzaktan desteklemek zorunda kaldı. Skylab'in ayrıntılı NASA tarihi Living and Working in Space'te, Apollo-Soyuz kenetlenmesi The Partnership'te anlatılıyor. Mekik bölümleri ise maliyet baskısının aracın tasarımını, sözleşmeleri ve uçuş takvimini nasıl biçimlendirdiğini gösterir. Bu tartışmanın politik arka planı için The Space Shuttle Decision okunabilir.
Etkisi ve ödülleri
Kitabın aldığı bir ödüle dair doğrulanmış bir bilgi yoktur. Ama Johnson Uzay Merkezi'nin tarihi için başvurulan temel kaynaklardan biridir. Örneğin merkezin Houston'da kurulma kararının ayrıntıları, aday yerlerin listesi ve arazinin nasıl edinildiği gibi bilgiler genel ansiklopedi maddelerinde de bu kitaba dayanarak aktarılır. Kitabın belirgin bir yanı, merkezi yalnızca teknik bir kurum olarak değil, Houston'ın ve Teksas'ın ekonomisini değiştiren bir güç olarak da ele almasıdır. Dethloff'a göre uzay programı, petrol fiyatlarının düştüğü 1980'lerde bölgenin yeni sanayi alanları aramasında önemli rol oynadı.
Uyarlamaları
Kitabın film ya da dizi uyarlaması yoktur. Kitabın anlattığı Houston'ı beyazperdede en iyi gösteren yapımlardan biri Apollo 13 filmidir. Görev Kontrol'ün o krizdeki rolü, NASA'nın Houston, We've Got a Problem kitapçığında da özetlenir.
Kimlere uygun, nereden başlanır?
Kitap geniş bir dönemi kapsadığı için ayrıntıdan çok genel bakış sunar. Örgüt şemaları ve bütçe tabloları yer yer yoğundur, ama anlatım akademik bir monografiden daha rahattır. İnsanlı uzay programını bir bütün olarak, tek bir kurumun gözünden izlemek isteyenler için uygundur.
- Hızlı başlangıç: 3. bölüm (Houston'ın seçilmesi), 9. bölüm (Apollo uçuşları) ve sonsöz.
- Mercury ve Gemini meraklıları: 2., 4. ve 5. bölümler. Ayrıntı için This New Ocean ve On the Shoulders of Titans okunabilir.
- Apollo'nun araçlarını merak edenler: 7-9. bölümlerden sonra Chariots for Apollo doğal devam kitabıdır.
- Mekik dönemini izleyenler: 11-16. bölümler, mekiğin tasarımından Challenger sonrasına kadar merkezin içinden bir bakış sunar.




















