The Jesus Incident (Herbert, Ransom): konusu, bilimi ve okuma rehberi
Frank Herbert ile Bill Ransom'ın 1979 romanı: Pandora gezegeninde yapay tanrı Gemi'nin kolonistleri sınaması. Konusu, bilimi ve Pandora Dizisi'nde okuma sırası.
- Tür
- Roman
- Yazar
- Frank Herbert
- İlk yayın yılı
- 1979
The Jesus Incident, Pandora Dizisi'nin ikinci romanıdır ve Frank Herbert ile şair-yazar Bill Ransom'ın birlikte yazdığı ilk kitaptır. Mayıs 1979'da G. P. Putnam's Sons tarafından yayımlandı. Kapak resmi Paul Alexander'a aittir.
Roman, bir önceki kitapta (Destination: Void, 1966) yaratılan yapay bilincin, yani ‘Gemi’nin, kolonistleri Pandora adlı bir gezegene taşımasıyla başlar. Burada yapay zekâ bir araca olmaktan çıkar ve insanlardan kendisine ‘ibadet etmeyi’ (WorShip) öğrenmelerini ister. Din, bilim, yaratıcılık ve iktidar bu kitapta tek bir çatışmanın içinde bir araya gelir.
Kitap ne anlatıyor?
Hikâye iki yerde geçer: Gemi'nin içinde ve Pandora gezegeninin yüzeyindeki yerleşimlerde. Pandora, yüzeyinin yaklaşık yüzde 80'i okyanus olan, kendi içinde bilinçli görünen bir yosun örtüsüyle kaplı ve karada ölümcül yırtıcıların yaşadığı bir dünyadır. Koloniciler bu yırtıcılardan korunmak için yeraltında kale benzeri yerleşimlerde yaşar.
Kitap, böyle bir dünyada insan toplumunun nasıl bir düzen kuracağını sorar: Kaynaklar kimin olacak? Gezegene uyum sağlamak için genetik mühendisliğiyle yaratılmış klonlar insan sayılacak mı? Ve ‘Gemi’ bir tanrı mıdır, yoksa yalnızca insanın kendi yarattığı bir güç mü? Roman bu soruların hiçbirine tek bir cevap vermez; karakterleri farklı cevapların peşine takar.
Kitabın özeti
Bu bölüm kitabın sonunu da anlatır.
Yolculuğun sonunda uyandırılan hekim-papaz Raja Flattery, ‘Raja Thomas’ kimliğiyle toplumun yeni bir inanç ilişkisi kurmasına yardım etmek üzere görevlendirilir. Gemi, insanlardan kendisine nasıl ‘WorShip’ edeceklerini bulmalarını ister; bu bir ibadet kadar bir sınavdır. İnsanların bunu nasıl yorumlayacağı kitabın dinsel çatışmasını oluşturur.
Gemi'nin istediği sınavın ölçüsü başta belirsizdir: insanlar bu ‘ibadet’in tapınma mı, bir iş birliği mi, yoksa bir yaratıcıya hesap vermek mi olduğunu yorumlamak zorundadır. Raja Thomas'ın rolü, bu yorumları dinsel şiddete dönüşmeden yönlendirmektir. Pandora'da yaşam kolay değildir. Yerleşimin yönetimi, kaynakları paylaştırma ve riskli işleri kimin yapacağı konusunda gerilim yaşar. Yönetimin başında olan Morgan Oakes bu çatışmaların bir kışkırtıcısıdır. Biyomühendis Jesus Lewis'in yönettiği ‘Lab One’ iki iş yürütür: gezegenin yırtıcılarına dayanabilecek insan klonları geliştirmek ve okyanustan yararlanmayı engelleyen yosunu yok edecek bir araç üretmek. Şair Kerro Panille, Gemi ile alışılmadık bir yakınlık kurar; Legata Hamill ise verileri çözümleyen yönetici yardımcısıdır.
Doğal doğmuş insanlarla mühendislikle üretilmiş klonlar arasındaki eşitsizlik zamanla köle isyanlarına dönüşür. Aynı sırada gezegenin yosunu ve diğer canlıların bir bütün olarak ortak bir bilince, ‘Avata’ya, bağlı olduğu anlaşılır. Böylece kitap, gezegenin sahibinin kim olduğu sorusunu da gündeme getirir: İnsanın mı, Gemi'nin mi, yoksa Pandora'nın kendisinin mi?
Çatışma yükseldikçe kitap yalnızca bir toplumsal çöküşü değil, Gemi'nin tanrılık iddiasının sınanmasını da anlatır. Dizinin üçüncü romanı The Lazarus Effect'in özetinden anlaşıldığı kadarıyla bu kitabın sonunda insan ve yosundan oluşan bir melez, Vata, ortaya çıkar; yosun ise çöker ve bu melez sonraki romana kadar uykuda kalır. Üçüncü kitap, bu olaylardan yüzyıllar sonra geçer. Kitabın final bölümlerinin ayrıntılarını burada vermiyorum; çünkü doğrulayabildiğimiz bilgi bu noktada genel çerçeveyle sınırlı. Şunu söyleyebiliriz: bu roman bir çözüm değil, geçiş kitabıdır ve hikâyeyi, yaratıcılarıyla yarattıkları arasındaki ilişkinin yeni bir aşamasına taşır.
Yazarlar ve yazıldığı dönem
Frank Herbert (1920-1986) Dune ile tanınan ABD'li yazardır; Dune 1965'te Nebula Ödülü'nü kazandı, 1966'da Hugo'yu Roger Zelazny ile paylaştı. Bill Ransom ise 1945'te Puyallup'ta (Washington) doğdu; altı roman ve altı şiir kitabı yayımladı. 1973 tarihli şiir kitabı Finding True North & Critter hem Pulitzer hem de National Book Award'a aday gösterildi. Ransom daha sonra Olympia'daki Evergreen State College'da müfredat dekanlığı yaptı.
The Jesus Incident, Herbert'in 1966'daki Destination: Void'inden 13 yıl sonra yazıldı; bu arada Herbert, Dune dizisinin ilk üç romanını yayımlamıştı. Dizinin sonraki iki kitabı da Ransom ile yazıldı. İki yazarın görev paylaşımı konusunda doğrulanabilir bir ayrıntı yok; kitap ortak yazım olarak sunulur.
Kitaptaki bilim
Okyanus dünyası: Pandora benzeri bir gezegen mümkün mü?
Pandora yüzeyinin yaklaşık yüzde 80'i denizdir. Gerçek bilimde ‘okyanus dünyası’, yüzeyinde ya da yüzeyin altında önemli miktarda sıvı su okyanusu barındıran gök cismidir. Dünya da böyledir; karalar yüzeyin yaklaşık yüzde 29'unu kaplar. Güneş Sistemi'nde NASA'nın okyanus dünyası saydığı cisimler arasında Jüpiter'in uydusu Europa, Satürn'ün uydusu Enceladus, Jüpiter'in uydusu Ganymede ve Satürn'ün uydusu Titan sayılır; bunların hepsinde yüzeyin altında okyanus bulunduğu düşünülür. Ötegezegenlerde de su bakımından zengin adaylar (örneğin TOI-1452 b, Kepler-138 c ve d ile LHS 1140 b) var; 2020'de NASA bilim insanları, matematiksel modellemeye dayanarak okyanuslu ötegezegenlerin Samanyolu'nda yaygın olabileceğini bildirdi. Ancak bu gezegenlerin yüzeyinde sıvı su olup olmadığını bugünkü teknolojiyle doğrudan gözlemleyemiyoruz.
Kitabın Pandora'sı kurgudur. Yine de NASA'nın Kepler görevi, Güneş benzeri bir yıldızın yaşanabilir kuşağında doğruladığı ilk gezegen olarak Kepler-22b'yi duyurdu (Aralık 2011); bu sayfadaki kapak görseli, o gezegenin NASA tarafından hazırlanmış sanatçı çizimidir. Sıvı suyun var olabileceği bölge, Pandora gibi bir dünya hayal etmenin bilimsel çıkış noktasıdır, ama su bulunduğu anlamına gelmez.
Yosun: bitki değil
Pandora'nın ‘kelp’i, yani deniz yosunu, ortak bilinçle bağlı bir ağ olarak kurgulanır. Gerçek kelp ise Laminariales takımına ait büyük kahverengi alglerdir; bitki değil, stramenopil grubundandır, ama bitki gibi fotosentez yapar. Bazı türler (Macrocystis ve Nereocystis) günde yarım metreye kadar uzayabilir ve 30-80 metreye ulaşabilir. Besin bakımından zengin, 6-14 °C arasındaki sularda yetişir. Kelp ormanları yoğun biyoçeşitlilik barındırır: gelişmiş ormanlarda metrekare başına 100.000'den fazla hareketli omurgasız bulunabilir. Bu canlıların kolektif bir bilinç oluşturduğuna dair bilimsel bir kanıt yoktur; ‘Avata’ yazarların kurgusudur.
Klonlar ve yaratıcı sorumluluğu
Kitap klonlama ve genetik mühendisliğini hem teknik hem de toplumsal bir mesele olarak ele alır. Gerçek dünyada yetişkin bir hücrenin çekirdeğinin nakliyle klonlanan koyun Dolly 5 Temmuz 1996'da İskoçya'daki Roslin Enstitüsü'nde doğdu ve 2003'te öldü. Kitaptaki gibi, bir gezegenin koşullarına göre insan ‘tasarlamak’ ise bugün yapılabilen bir şey değildir ve etik açıdan da ağır sorular getirir. Roman, bu sorunları insanın kendi yarattığına karşı sorumluluğu üzerinden Mary Shelley'nin Frankenstein'ına bağlar: yaratan, yarattığının gücünü üstlenmek zorundadır.
Yapay zekâya ‘ibadet’ etmek
Romanın tanrı gibi davranan yapay zekâsı, bugünkü ‘yapay bilinç’ tartışmasına da ışık tutar. Şu anki yapay zekâ sistemlerinin bilinçli olduğuna dair bilimsel bir uzlaşı yoktur; 2022'de bir sohbet botunun duyarlı olduğu iddiası, bilim topluluğunca bilinçten çok insan davranışının taklidi olarak değerlendirildi. Filozof David Chalmers, büyük dil modellerinin muhtemelen henüz bilinçli olmadığını savunur. Kitabın Gemi'si ise bilinçli olduğu kesin kabul edilen bir varlıktır ve soru, ona nasıl davranılacağıdır. Bu yüzden roman bir bilim tahmini sunmaz; yapay zekâ ile insan arasındaki güç ilişkisini düşünmek için bir düşünce deneyi sunar.
Etkisi ve ödülleri
Kitabın tarihsel önemi, Herbert'in yapay zekâ ve din üzerine düşüncelerini bir diziye taşıması ve Pandora Dizisi'ni dört kitaba çıkarmasıdır. Doğrulayabildiğimiz kadarıyla bu kitap için kayda geçmiş bir ödül yok. Kitabın ele aldığı temalar (yapay zekâ, tanrılık, güç ve açgözlülük eleştirisi, kaynak paylaşımı, dinsel şiddet, klonlama ve genetik mühendisliğinin ırkçılığa benzetilmesi) yazarların bilimkurguyu salt teknoloji hikâyesi olarak görmediğini gösterir.
Uyarlamaları
Doğrulayabildiğimiz kadarıyla kitabın film, dizi ya da çizgi roman uyarlaması yok. Frank Herbert'in uyarlanmış eseri olarak Dune ve Denis Villeneuve'ün Dune: Çöl Gezegeni filmi ayrı bir giriş noktası olabilir.
Pandora Dizisi: okuma sırası
Dizi dört romandan oluşur: Destination: Void (1966, yalnızca Herbert), The Jesus Incident (1979), The Lazarus Effect (1983) ve The Ascension Factor (1988) (üçü de Herbert ve Ransom). Bu yazıdaki kitap serinin ikincisidir. Her roman öncekinin devamı olduğundan en doğru okuma yolu yayın sırasıdır; The Jesus Incident doğrudan Destination: Void'in sonunu varsayar.
Kimlere uygun, nereden başlanır?
Din ile bilim arasındaki gerilimi, yapay zekânın tanrılaşma ihtimalini ve insanın yarattığı şeye karşı sorumluluğunu sorgulayan bilimkurguyu sevenler için uygundur. Dune'un siyasi entrikalarını sevmiş ama daha felsefi bir okuma arayanlar da burada tanıdık bir ton bulacaktır. Buna karşılık seriyi bilmeyen biri doğrudan bu kitaptan başlarsa Gemi'nin nasıl ortaya çıktığını bilemez; önce Destination: Void'i okumak gerekir. Dune evrenine yeni başlayacaklar için ise önerilen sıra ayrı: Dune okuma sırası.
Yazarın diğer kitaplarıTümü →
Destination: Void (Frank Herbert): konusu, bilimi ve okuma rehberiFrank HerbertRoman
Dune Rahibeler Meclisi (Frank Herbert): konusu, bilimi ve okuma rehberiFrank HerbertRoman
Dune Sapkınları (Heretics of Dune, Frank Herbert): konusu ve okuma rehberiFrank HerbertRoman
Dune Tanrı İmparatoru (Frank Herbert): konusu, bilimi ve okuma rehberiFrank HerbertRoman
Dune Çocukları (Frank Herbert): konusu, bilimi ve okuma rehberiFrank HerbertRoman
Dune Mesihi (Frank Herbert): konusu, bilimi ve okuma rehberiFrank HerbertRoman














