Üçgen Gökadası M33: Yerel Grup'un üçüncü büyüğü ve kozmik cetvel
Yüzünü bize dönmüş sarmal gökada M33, Andromeda ve Samanyolu'ndan sonra Yerel Grup'un üçüncü büyük üyesi. Değişen yıldızları, evrendeki uzaklıkları ölçmede yüz yıldır kilit rol oynuyor.

Kuzey göğünün küçük takımyıldızlarından Üçgen'de, bize yüzünü tam olarak dönmüş görkemli bir sarmal gökada duruyor: Messier 33, nam-ı diğer Üçgen Gökadası. Astrofotoğrafçı George Chatzifrantzis'in çektiği ve 18 Eylül'de NASA'nın Günün Astronomi Fotoğrafı olarak seçilen keskin görüntü, gökadanın gevşek sarılmış kollarını, mavi yıldız kümelerini ve pembe renkli yıldız doğum bölgelerini ayrıntısıyla gösteriyor. Görüntünün ardında ise gökbilim tarihinin en önemli sorularından birine yanıt olmuş bir gökada var.
Yerel Grup'un üçüncü büyüğü
Samanyolu, Andromeda Gökadası (M31) ve onlarca küçük gökadanın oluşturduğu topluluğa Yerel Grup deniyor. M33, 50 bin ışık yılını aşan çapıyla bu grubun Andromeda ve Samanyolu'ndan sonraki üçüncü büyük üyesi. Uzaklığı için verilen değerler 2,73 milyon ile 3 milyon ışık yılı arasında değişiyor. Gökbilimciler M33'ün, kütleçekimiyle Andromeda'ya bağlı bir eşlikçi gökada olabileceğini düşünüyor. İki gökada birbirine o kadar yakın ki, birinin gezegenlerinden bakan bir gözlemcinin diğerinin sarmal yapısını gökyüzünde muhteşem bir manzara olarak görebileceği tahmin ediliyor.
M33 aynı zamanda çıplak gözün sınırını zorlayan bir hedef. Işık kirliliğinden tamamen uzak, olağanüstü karanlık bir gökyüzü altında keskin gözlü gözlemciler onu soluk bir leke olarak seçebiliyor. Bu da onu, insanların teleskopsuz görebildiği en uzak cisimlerden biri yapıyor. Fransız gökbilimci Charles Messier gökadayı 1764'te ünlü kataloğuna 33 numarayla ekledi.
Gökadaların ayrı dünyalar olduğunu kanıtlayan yıldızlar
Yirminci yüzyılın başında gökbilimciler arasında büyük bir tartışma vardı: Teleskoplarda görülen sarmal "bulutsular", Samanyolu'nun içindeki gaz bulutları mıydı, yoksa kendi başına birer gökada mı? Bu soruyu yanıtlayan anahtar, parlaklığı düzenli olarak artıp azalan Sefeid türü değişen yıldızlar oldu. Bu yıldızların parlaklık değişim süresi ile gerçek parlaklıkları arasında sıkı bir ilişki bulunuyor. Böylece bir Sefeid'in ne kadar sürede yanıp söndüğü ölçülerek gerçek parlaklığı, ardından da gökyüzündeki sönüklüğüyle karşılaştırılarak uzaklığı hesaplanabiliyor.
Edwin Hubble 1926'da M33'teki 35 yıldızın klasik Sefeid olduğunu gösterdi ve bunlardan gökadanın uzaklığını hesapladı. Sonuç, sarmal bulutsuların Samanyolu'nun parçası olamayacak kadar uzakta duran bağımsız yıldız sistemleri olduğu görüşünü güçlendirdi. M31 ile birlikte M33, evrenin gerçek boyutlarının anlaşılmasında temel taşlardan biri oldu.
Bugün de M33'ün iyi ölçülmüş değişen yıldızları, gökbilimcilerin "kozmik uzaklık merdiveni" dediği yöntem zincirinin basamaklarından biri olarak kullanılıyor. Yakın gökadalarda yapılan bu hassas ölçümler, çok daha uzaktaki gökadaların uzaklıklarını ve sonuçta evrenin genişleme hızını belirleyen hesapların zeminini oluşturuyor.
NGC 604: Samanyolu'nda eşi olmayan bir yıldız fabrikası
Görüntüdeki pembe bölgelerin en parlağı, gökadanın merkezinden bakıldığında yaklaşık saat 5 yönünde duran NGC 604. Yaklaşık 1.300 ışık yılı boyunca uzanan bu dev yıldız oluşum bölgesinin yaşı 3,5 milyon yıl dolayında. İçinde, en sıcak ve en büyük kütleli yıldız türleri olan O ve B tipinden 200'ü aşkın genç yıldız barınıyor. Bu yıldızların bir kısmı Güneş'in 100 katından fazla kütleye sahip olabiliyor. Yakın evrende bu kadar yoğun bir topluluğa pek rastlanmıyor; Samanyolu'nda benzer bir bölge bilinmiyor.
James Webb Uzay Teleskobu, Mart 2024'te yayımlanan kızılötesi görüntülerinde NGC 604'ün içindeki dev kabarcıkları ve gerilmiş gaz iplikçiklerini daha önce hiç görülmemiş ayrıntıda göstermişti. Genç yıldızların rüzgârları ve ışınımı, çevrelerindeki gazı oyarak bu kabarcıkları şişiriyor.
Neden önemli?
M33, uzaklığı, bize dönük duruşu ve yoğun yıldız oluşumu sayesinde gökbilimcilerin en sevdiği laboratuvarlardan biri. Kendi gökadamızı içeriden incelemek zorunda olduğumuz için Samanyolu'nun bütününü görmemiz mümkün değil; M33 ise sarmal bir gökadanın tamamını, kollarıyla, kümeleriyle ve doğum bölgeleriyle tek bakışta sunuyor. Andromeda'dan daha küçük ve daha az eğik durduğu için de yıldız oluşumunun gökada boyunca nasıl dağıldığını izlemek için elverişli.
Sonbahar ve kış akşamları kuzey yarımkürede gökyüzünde yüksekte duran M33, küçük bir dürbün ya da teleskopla karanlık bir yerden bakan amatör gökbilimciler için de güzel bir hedef. Ancak yüzey parlaklığı düşük olduğu için şehir ışıklarından uzaklaşmak şart.
Kısaca
- M33, Üçgen takımyıldızında yüzü bize dönük bir sarmal gökada.
- Çapı 50 bin ışık yılını aşıyor; Yerel Grup'un üçüncü büyük üyesi.
- Uzaklığı yaklaşık 2,7-3 milyon ışık yılı; Andromeda'nın eşlikçisi olabilir.
- Hubble 1926'da buradaki Sefeid yıldızlarıyla gökadanın uzaklığını hesapladı.
- En parlak doğum bölgesi NGC 604, 200'den fazla dev yıldız barındırıyor.
Bu haberi nasıl buldunuz?
İlk oyu siz verin



















