Güneş Sistemi
Güneş ile onun çevresinde dolanan sekiz gezegen, cüce gezegenler, uydular, asteroitler ve kuyruklu yıldızlardan oluşan, kütleçekimiyle bağlı sistem.
- İngilizce karşılığı
- Solar System
- İlgili alan
- Gezegen bilimi
Güneş Sistemi, Güneş'ten ve onun kütleçekimiyle çevresinde dolanan cisimlerden oluşan sistemdir. Bu cisimlerin başında Dünya'nın da aralarında bulunduğu sekiz gezegen gelir; bunlara cüce gezegenler, uydular, asteroitler, kuyruklu yıldızlar ve gezegenlerarası toz eşlik eder. Sistem, Samanyolu Galaksisi içinde tek yıldızlı bir gezegen sistemidir.
Nasıl oluştu?
Güneş Sistemi yaklaşık 4,6 milyar yıl önce, dev bir moleküler bulutun bir bölgesinin kendi kütleçekimiyle çökmesiyle oluştu. Çöken bulut, açısal momentumun korunması nedeniyle giderek hızlı dönmeye ve yassılaşmaya başladı. Kütlenin çoğunun toplandığı merkez Güneş'e, çevresindeki dönen disk ise gezegenlerin doğduğu ön-gezegen diskine dönüştü.
Güneş'e yakın bölgede yalnızca metaller ve silikatlar katı kalabildi; bu yüzden içeride kayalık gezegenler oluştu. Kar çizgisi denen sınırın ötesinde ise buzlar da katı kalabildiği için çok daha fazla malzeme vardı; dev gezegenler burada büyüdü. Bugün Güneş, sistemin toplam kütlesinin yüzde 99,86'sını tek başına taşır. Geriye kalan kütlenin yaklaşık yüzde 99'u dört dev gezegendedir.
Örnekler
Güneş'e yakından uzağa doğru ilk dört gezegen, Merkür, Venüs, Dünya ve Mars, karasal gezegenlerdir. Mars ile Jüpiter arasındaki asteroit kuşağında, çapı yaklaşık 940 kilometre olan cüce gezegen Ceres bulunur. Yaklaşık 5 astronomi biriminin ötesinde iki gaz devi, Jüpiter ve Satürn, ile iki buz devi, Uranüs ve Neptün, yer alır. Jüpiter ile Satürn, Güneş dışındaki kütlenin yaklaşık yüzde 90'ını oluşturur.
Neptün'ün ötesinde, Güneş'ten 30 ile 50 astronomi birimi arasında uzanan ve çoğunlukla buzlu cisimlerden oluşan Kuiper kuşağı başlar. Plüton, Haumea ve Makemake bu kuşaktadır. Uluslararası Astronomi Birliği'nin Küçük Gezegen Merkezi Ceres, Plüton, Eris, Makemake ve Haumea'yı cüce gezegen olarak listeler. Daha da uzakta, kuramsal olarak birkaç bin astronomi biriminden 200.000 astronomi birimine kadar uzanabilecek Oort bulutu, uzun dönemli kuyruklu yıldızların kaynağı kabul edilir. Güneş rüzgârı ise yaklaşık 70-90 astronomi biriminde yıldızlararası ortamla karşılaşıp durur; bu sınıra heliyopoz denir.
Tarihçe
Antik Yunan filozofu Sisamlı Aristarkus Güneş merkezli bir düzen önermişti, ancak Rönesans'a kadar Dünya'nın evrenin merkezinde durduğu düşünüldü. Kopernik, matematiksel olarak öngörü yapabilen ilk Güneş merkezli sistemi geliştirdi. Kepler, Tycho Brahe'nin gözlemlerini kullanarak eliptik yörüngelerle bu modeli geliştirdi. Galileo ve Simon Marius, Jüpiter'in dört uydusunu birbirinden bağımsız olarak keşfetti. Newton 1687'de, yerde ve gökte aynı hareket ve kütleçekim yasalarının geçerli olduğunu gösterdi. "Güneş Sistemi" terimi İngilizceye 1704 dolaylarında girdi.
Uranüs 1783'e kadar Satürn'ün ötesinde bir gezegen olarak tanındı; Neptün ise 1846'da, Uranüs'ün yörüngesindeki sapmalardan yola çıkılarak bulundu. 1989'a gelindiğinde sekiz gezegenin hepsi uzay araçlarınca ziyaret edilmişti. 2006'da gezegen tanımı yeniden yapıldı ve Plüton cüce gezegen sınıfına alındı.
1705'te Edmond Halley, farklı zamanlarda görülen bir kuyruklu yıldızın 75-76 yılda bir dönen aynı cisim olduğunu anladı; bu, gezegenler dışında bir cismin de Güneş'in çevresinde düzenli dolandığının ilk kanıtıydı. 1769'daki Venüs geçişinin gözlemleri, Dünya ile Güneş arasındaki ortalama uzaklığın bugünkü değerden yalnızca yüzde 0,8 farkla hesaplanmasını sağladı. Güneş Sistemi bütün olarak Samanyolu'nun merkezinden yaklaşık 26.660 ışık yılı uzakta, neredeyse dairesel bir yörüngede dolanır.
İlgili terimler
- Güneş
- Gezegen
- Cüce gezegen
- Kuiper kuşağı
- Oort bulutu
- Asteroit kuşağı














