Doppler etkisi
Bir dalganın frekansının, kaynak ile gözlemci birbirine yaklaştıkça artması, uzaklaştıkça azalması. Gökbilimde yıldız ve galaksilerin hızını maviye ve kırmızıya kaymayla ölçer.
- İngilizce karşılığı
- Doppler effect
- İlgili alan
- Astrofizik
Doppler etkisi, dalga kaynağı ile gözlemci birbirine göre hareket ettiğinde, algılanan dalga frekansının değişmesidir. Adını olguyu 1842'de tanımlayan fizikçi Christian Doppler'den alır. En tanıdık örneği, yanımızdan geçen bir ambulansın sireninin yaklaşırken tiz, uzaklaşırken pes duyulmasıdır.
Nasıl işler?
Kaynak gözlemciye yaklaşırken her yeni dalga tepesini bir öncekinden daha yakın bir noktadan yayar. Tepeler arasındaki aralık kısalır, gözlemciye ulaşan frekans artar. Kaynak uzaklaşırken tersi olur: aralık uzar, frekans düşer. Sesin havada yayılması gibi ortam gerektiren dalgalarda kaynağın, gözlemcinin ve ortamın hareketi ayrı ayrı hesaba katılır. Işık gibi boşlukta yayılan dalgalarda ise yalnızca kaynakla gözlemcinin birbirine göre hızı önemlidir.
Işıkta frekans değişimi renk değişimi demektir. Bize yaklaşan bir yıldızın tayf çizgileri daha kısa dalga boylarına, yani maviye doğru kayar; uzaklaşan bir yıldızınkiler ise kırmızıya doğru. Bu kaymalar genellikle çıplak gözle fark edilemeyecek kadar küçüktür, ama tayfölçüm ile hassas biçimde ölçülebilir.
Örnekler
Doppler'in 1842 tarihli çalışması, aslında çift yıldızların renkli ışığı üzerineydi. Kuramı ses dalgalarıyla ilk kez 1845'te Buys Ballot sınadı; Fransız fizikçi Hippolyte Fizeau ise 1848'de aynı olguyu elektromanyetik dalgalar için bağımsız olarak buldu. Bu yüzden Fransa'da olguya bazen Doppler-Fizeau etkisi denir.
Gökbilimde Doppler etkisi, yıldızların ve galaksilerin bize yaklaşma ya da bizden uzaklaşma hızını ölçmenin temel yoludur. Tek gibi görünen bir yıldızın aslında yakın bir çift olduğu, yıldızların ve galaksilerin ne hızla döndüğü bu yöntemle anlaşılır. Dikine hız yöntemi de bir gezegenin çekimiyle hafifçe yalpalayan yıldızın ışığındaki küçük Doppler kaymalarını arar. Bu yolla 1995'te Michel Mayor ve Didier Queloz, Güneş benzeri bir yıldızın çevresindeki ilk ötegezegen olan 51 Pegasi b'yi buldu; keşif 2019 Nobel Fizik Ödülü'ne konu oldu. Dünya'da ise trafik radarları ve tıptaki ultrason incelemeleri, hareketli hedeflerin hızını aynı ilkeyle ölçer.
Gündelik örnekler de ölçeği gösterir. 24,15 gigahertzte çalışan bir polis radarı, saatte 108 kilometreyle giden bir aracın yansıttığı dalgada yaklaşık 4,83 kilohertzlik bir Doppler kayması ölçer. Kalp ultrasonunda kan akışının yönü ve hızı da bu yolla belirlenir. Sirenin sesinin kayarak değişmesi de bir ayrıntıdan kaynaklanır: araç bizi değil yanımızı geçtiği için, bize doğru olan hız bileşeni geçiş boyunca sürekli değişir.
51 Pegasi b yaklaşık 50 ışık yılı uzakta, Kanatlı At (Pegasus) takımyıldızındadır. Kütlesi Jüpiter'inkinin yaklaşık yarısı olduğu için 2015'te Latincede "yarım" anlamına gelen Dimidium adını aldı. Bu tür ölçümlerin en tanınmış araçlarından biri, Şili'deki La Silla Gözlemevi'nde ESO'nun 3,6 metrelik teleskobuna bağlı HARPS tayfölçeridir.
Neden önemli?
Doppler etkisi, uzaktaki bir cisme dokunmadan onun bize göre hızını ölçmemizi sağlar. Ötegezegenlerin kütlelerinden galaksilerin dönüşüne kadar birçok bilgi bu ölçümlere dayanır. Önemli bir ayrıntı şudur: uzak galaksilerin ışığındaki kırmızıya kayma, kozmolojide galaksilerin uzayda koşmasından değil, uzayın kendisinin genişlemesinden kaynaklanan ayrı bir etki olarak ele alınır. Galaksilerin kendi yerel hareketleri ise bu kaymaya küçük Doppler katkıları ekler.
İlgili terimler
- Kırmızıya kayma
- Maviye kayma
- Dikine hız yöntemi
- Tayfölçüm
- Hubble yasası












