Kırmızıya kayma
Bir gök cisminden gelen ışığın dalga boyunun uzun (kırmızı) uçlara kayması. Cismin uzaklaştığını ya da uzayın genişlediğini gösterir.
- İngilizce karşılığı
- Redshift
- İlgili alan
- Kozmoloji
Kırmızıya kayma, bir gök cisminden gelen ışığın dalga boyunun, cisim laboratuvarda ölçülen değerine göre uzun dalga boylarına (spektrumda kırmızı uca) kaymasıdır. Cismin uzaklaştığının ya da ışığın genişleyen uzayda yol aldığının işaretidir.
Nasıl oluşur?
Işığı oluşturan atomlar belirli dalga boylarında soğurma ya da salma çizgileri bırakır. Hidrojenin H-alfa çizgisi laboratuvarda 656,3 nm'dedir. Bir galaksinin spektrumunda bu çizgi daha uzun dalga boyunda görülürse, kayma miktarı z = (λgözlenen − λsalınan) / λsalınan oranıyla ölçülür. z = 1 ise dalga boyu iki katına çıkmıştır.
Üç ana neden vardır. Doppler kayması: kaynak bizden uzaklaşırken ışığın dalgaları gerilir. Hız ışık hızından çok küçükse z ≈ v/c olur. Kozmolojik kayma: ışık yolculuğu sırasında uzayın kendisi genişler ve dalga boyu da onunla gerilir; gözlenen dalga boyu, genişleme çarpanı oranında uzar. Kütleçekimsel kayma: güçlü bir çekim alanından çıkan ışık enerji kaybeder; bu da dalga boyunu uzatır. Uzak galaksilerde baskın olan kozmolojik kaymadır.
Kozmolojik kaymayı bir gerilen lastiğin üstüne çizilmiş dalgaya benzetebilirsiniz. Işık ne kadar uzun süre yol almışsa uzay o kadar çok genişlemiştir. Bu yüzden z, yalnızca uzaklığın değil, ışığın emisyon zamanındaki evrenin boyutunun da ölçüsüdür: 1 + z, evrenin o zamandan bu yana genişleme çarpanıdır.
Örnekler
- 3C 273: 1963'te Maarten Schmidt'in z = 0,158 ile tanımladığı ilk kuasarlardan biri.
- Samanyolu çevresindeki yakın galaksilerin kayması çok küçüktür; Virgo Kümesi'nde z yaklaşık 0,004'tür.
- Kozmik mikrodalga arka plan ışıması: z ≈ 1100.
- James Webb Uzay Teleskobu ile 2025'te duyurulan MoM-z14 (z = 14,44), doğrulanmış en uzak galaksidir ve Büyük Patlama'dan yaklaşık 280 milyon yıl sonraki hâliyle görülür; önceki rekortmen JADES-GS-z14-0'ın kayması z = 14,32 ölçülmüştü. Işığı kırmızı ötesine kaydığı için Webb'in kızılötesi gözleri gerekir.
Tarihçe
Christian Doppler dalga kayması ilkesini 1842'de önerdi; Hippolyte Fizeau 1848'de tayf çizgilerindeki kaymanın yıldız hareketini ölçmekte kullanılabileceğini ileri sürdü. 1912'den itibaren Vesto Slipher önce Andromeda'nın mavikaydığını, ardından spiral bulutsuların çoğunun kırmızıya kaydığını buldu. Georges Lemaître 1927'de, Edwin Hubble 1929'da kayma ile uzaklık arasında doğrusal ilişki olduğunu gösterdi; bu da evrenin genişlediğinin ilk gözlemsel kanıtıydı.
Bugün kırmızıya kayma, uzak cisimlerin uzaklığını ve yaşını ölçmenin temel aracıdır; galaksi katalogları, karanlık enerji araştırmaları ve ilk yıldızların aranması ona dayanır.
Sık yapılan yanlışlar
Kırmızıya kayma yalnızca "uzaklaşan cisimler" ile ilgili sanılır. Oysa en uzak galaksilerin kayması Doppler hareketi değil, uzayın genişlemesidir. Bu iki açıklama z küçük olduğunda neredeyse aynıdır, büyük z için ayrılır; z = 14 olan bir galaksinin "ışık hızını aşan bir hızla uzaklaştığını" söylemek sezgisel ama yanıltıcıdır. Genişleyen uzay görelilik yasasını çiğnemez, çünkü hiçbir şey uzayda ışıktan hızlı hareket etmez; uzayın kendisi genişler.
Bir başka yanlış, her gök cisminin kırmızıya kaydığıdır. Yakın galaksiler, evrendeki yerel hareketler yüzünden mavi de kayabilir.
Rengin kendisi de önemlidir: kırmızıya kayma, cismin kırmızı göründüğü anlamına gelmez; tüm tayf kaymıştır. Mor ötesi ışık görünür aralığa, görünür ışık kızılötesine geçer. Uzak galaksileri JWST bu yüzden kızılötesi ile gözler.
İlgili terimler
- Mavikayma
- Doppler etkisi
- Hubble sabiti
- Genişleyen evren
- Kozmik mikrodalga arka plan ışıması
















