William Herschel
Uranüs'ü keşfeden, kızılötesi ışınımı bulan ve Samanyolu'nun yapısını incelemeye çalışan Alman asıllı İngiliz gökbilimci.
- Doğum tarihi
- 15 Kasım 1738
- Ülke
- Birleşik Krallık (Almanya doğumlu)
- Görevi
- Gökbilimci ve besteci
- Kurum
- Kraliyet Cemiyeti; Kraliyet Gökbilim Topluluğu
- Rolü
- Bilim insanı
- Ölüm tarihi
- 25 Ağustos 1822
William Herschel (Friedrich Wilhelm Herschel), 1781'de Uranüs gezegenini keşfederek Güneş Sistemi'nin bilinen sınırlarını bir anda iki katına çıkaran Alman asıllı İngiliz gökbilimcidir. Müzisyen olarak başladığı yaşamında gökbilime yönelen bu bilgin, kendi yaptığı büyük teleskoplarla binlerce bulutsu ve yıldız kümesi buldu, Samanyolu'nun yapısını anlamaya çalıştı ve kızılötesi ışınımı ortaya çıkardı.
Hayatı
Herschel, 15 Kasım 1738'de, o dönemde Hannover Seçmenliği'ne bağlı olan Hannover'de doğdu. Babası Isaac, ordunun müzik bandosunda oboa çalıyordu ve çocuklarını da müzikle yetiştirdi. William da gençken bandoya katıldı. Yedi Yıl Savaşları sırasında savaşın getirdiği karışıklıklardan uzaklaşmak için 1757'de İngiltere'ye göç etti. Önce müzik kopyacılığı ve öğretmenlikle geçindi, sonra orgcu olarak çalıştı; Halifax'ta ve ardından Bath'taki Octagon Chapel'de görev yaptı. Müzik üzerine bestelediği çok sayıda eser vardır; senfoniler, konçertolar ve dinî müzik besteledi.
1772'de kız kardeşi Caroline'i Bath'a getirdi. Caroline önce evin işlerinde ve müzik çalışmalarında William'a yardımcı oldu, ardından gökbilim çalışmalarının ayrılmaz bir ortağı hâline geldi. Matematik ve optik kitaplarına duyduğu ilgi, William'ı astronomiye yöneltti. Gökyüzünü gözlemlemek için satın alabileceği teleskoplar çok pahalı olduğundan, kendi aynalarını döküp parlatarak kendi teleskoplarını yapmaya başladı. Zamanla ürettiği aletler, dönemin en iyileri arasına girdi.
13 Mart 1781 gecesi Bath'taki bahçesinden yıldızları tararken, Boğa takımyıldızında bulanık bir disk gibi görünen bir cisim fark etti. Önce bunu kuyruklu yıldız sandı. Ancak yörünge hesapları, cismin Satürn'ün ötesinde, Güneş çevresinde neredeyse dairesel bir yörüngede döndüğünü ve yeni bir gezegen olduğunu gösterdi. Antik çağdan beri bilinen gezegenlere ilk kez bir yenisi eklenmişti. Herschel gezegene Kral III. George'un onuruna "Georgium Sidus" adını önerdi; ancak bu ad tutmadı ve gezegen sonunda Uranüs olarak adlandırıldı.
Keşif onu bir gecede ünlü yaptı: Kraliyet Cemiyeti üyeliğine seçildi, Copley Madalyası aldı ve Kral III. George onu saray gökbilimcisi yaptı. 1782'de Bath'tan ayrılıp Windsor yakınlarına, daha sonra 1786'da Slough'a taşındı. 1788'de varlıklı dul Mary Pitt (kızlık soyadı Baldwin) ile evlendi; çiftin tek çocuğu, ileride önemli bir gökbilimci olacak olan John Herschel'dir. 1816'da şövalyelik unvanı aldı. 1820'de kurulan Kraliyet Gökbilim Topluluğu'nun ilk başkanı seçildi. 25 Ağustos 1822'de Slough'da öldü.
Çalışmaları
Herschel, gökyüzünü sistemli biçimde tarayan bir gözlemciydi. Aynalı teleskoplarının çapını büyüttükçe daha sönük cisimleri görebildi. Bunların en ünlüsü, 1789'da tamamlanan ve ağzı 1,2 metre çapında, tüpü yaklaşık 12 metre uzunluğunda olan "40 fitlik" teleskoptur; bu alet, yıllarca dünyanın en büyük teleskopu oldu. Bu teleskopla Satürn'ün iki uydusu Enceladus ve Mimas keşfedildi. Daha önce, 1787'de, Uranüs'ün iki büyük uydusu Titania ve Oberon'u bulmuştu.
Bulutsu ve yıldız kümeleri konusunda yaptığı tarama, çalışmalarının en büyük bölümüdür. Kız kardeşi Caroline'in yardımıyla gökyüzünü bölüm bölüm tarayarak 2.400'den fazla derin gökyüzü cismini kataloğa geçirdi. Bu kataloglar, sonraki yıllarda oğlu John Herschel tarafından genişletildi ve günümüzde kullanılan NGC kataloğunun temelini oluşturdu. Ayrıca çift yıldızları sistematik şekilde inceledi ve bazılarının birbirinin çevresinde döndüğünü göstererek, kütle çekiminin Güneş Sistemi dışında da geçerli olduğunu ortaya koydu.
Herschel, Samanyolu'nun şeklini belirlemeye çalışan ilk kişilerden biridir. Gökyüzünün farklı bölgelerinde yıldız sayımı yaparak galaksimizin yassı, disk benzeri bir yapı olduğu sonucuna vardı. Ayrıca Güneş'in de uzayda hareket ettiğini ve Herkül takımyıldızı yönünde ilerlediğini ileri sürdü.
1800'de, Güneş ışığını prizmayla renklerine ayırıp her rengin sıcaklığını ölçerken, kırmızının ötesindeki, gözle görülmeyen bölgede sıcaklığın en yüksek değere ulaştığını fark etti. Böylece kızılötesi ışınımı keşfetmiş oldu. Bu bulgu, görünür ışığın dışında da ışınım türleri olduğunu gösterdi ve elektromanyetik tayfın anlaşılmasında önemli bir basamak oldu.
Caroline Herschel de kendi başına önemli bir gökbilimciydi. Kuyruklu yıldızlar keşfetti, kardeşinin gözlemlerini düzenli kayıtlara dönüştürdü ve bu çalışmaları nedeniyle Kral III. George'dan bir maaş aldı; bu, bir kadına verilmiş erken bir bilimsel maaş örneğidir. William'ın başarısının arkasında bu ortaklık yatar.
Mirası
Herschel'in adı bugün de uzay biliminde yaşıyor. Avrupa Uzay Ajansı'nın kızılötesi uzay teleskobu, 2009'da fırlatılan Herschel Uzay Gözlemevi, onun adını taşır ve 2013'e kadar çalıştı. Ay'da ve Mars'ta, ayrıca Satürn'ün uydusu Mimas üzerinde, onun adını taşıyan yapılar vardır.
Gökyüzüne bakışı da yenilikçiydi: gökyüzünü yalnızca yıldızların konumlarını ölçülecek bir levha olarak değil, zamanla değişen ve evrilen bir yapı olarak ele aldı. Bulutsuları ve kümeleri farklı biçim ve yoğunluklarda sınıflandırması, evrenin bir tarihi olduğu fikrini güçlendirdi. Herschel'in öyküsü, bir amatörün de, merakı ve sabrıyla bilimin ilerleyişini değiştirebileceğini gösterir. Gece boyunca teleskop başında geçirdiği saatler, Caroline'in titizliğiyle birleşince gökyüzünün resmi baştan çizildi.
Kısaca
- 15 Kasım 1738'de Hannover'de doğdu, 25 Ağustos 1822'de Slough'da öldü.
- Müzisyen olarak İngiltere'ye göç etti; sonra kendi teleskoplarını yapan gökbilimci oldu.
- 13 Mart 1781'de Uranüs'ü keşfetti; Titania, Oberon, Enceladus ve Mimas uydularını buldu.
- 1800'de kızılötesi ışınımı keşfetti.
- Kız kardeşi Caroline ile çalıştı; oğlu John Herschel de ünlü bir gökbilimci oldu.
Fotoğraf: Lemuel Francis Abbott · Public domain · Wikimedia Commons





















