En iyi uzay animasyon filmleri hangileri? Fantastic Planet'ten WALL-E'ye 9 film
1973 yapımı La Planète sauvage'dan Pixar'ın VOL-İ'sine, Japon animesinden Disney'e: uzayı çizgiyle anlatan dokuz animasyon filmi ve her birindeki uzay fikrinin gerçek bilimdeki karşılığı.

Uzay animasyonu deyince akla önce çocuk filmleri gelir; oysa bu türün en iddialı örneklerinin bir kısmı yetişkin seyirci için yapılmıştır. 1970'lerin Avrupa sanat sinemasından Japon animesine, Disney ve Pixar'ın büyük yapımlarından tek kişinin bilgisayarında doğmuş kısa filmlere kadar uzayı çizgiyle anlatan filmler, canlı çekimin göze alamayacağı fikirleri perdeye taşıyabildi. Aşağıdaki dokuz yapımı yayın yılına göre sıraladık; her birinin yanına filmdeki uzay fikrinin gerçek bilimdeki karşılığını anlatan kısa bir not ekledik.
Küçük çocuklar için yaş grubuna göre hazırlanmış bir liste arıyorsanız çocuklar için uzay çizgi filmleri yazımıza bakabilirsiniz. Bu listedeki yapımların bir kısmı küçük yaşlar için ağır sahneler içerir; izlemeden önce yaş sınırına bakmakta yarar var.
1. La Planète sauvage (Fantastic Planet), 1973
René Laloux'nun yönettiği La Planète sauvage, Fransız yazar Stefan Wul'un 1957 tarihli Oms en série romanından uyarlandı. Ygam adlı gezegende dev, mavi tenli Draag'lar, Dünya'dan getirilmiş insanları (filmdeki adıyla Om'ları) hayvan gibi görür. Fransa ile Çekoslovakya'nın ortak yapımı olan film Prag'daki Jiří Trnka Stüdyosu'nda çizildi; görsel tasarım, senaryoyu Laloux ile birlikte yazan Roland Topor'a ait. 1963'te başlayan yapım ancak on yıl sonra tamamlandı ve 1973 Cannes Film Festivali'nde jüri özel ödülünü aldı. Gerçeküstü görüntüleri ve sömürü üzerine alegorisiyle hâlâ yetişkin animasyonunun başyapıtları arasında sayılıyor.
Bilim notu: Draag'lar insanlardan kat kat büyüktür. Galileo 1638'de yayımladığı İki Yeni Bilim kitabında boyutların neden sınırsız büyüyemeyeceğini anlatmıştı: Bir canlının boyu iki katına çıkınca kemiklerinin taşıma gücü kesit alanıyla, yani yaklaşık dört kat artar; ama ağırlığı hacimle, yani sekiz kat artar. Bu yüzden dev bir canlı, aynı malzemeden yapılmışsa orantısız kalın kemiklere ihtiyaç duyar. Bugün kare-küp yasası denen bu ilke, filmlerdeki devlerin neden gerçekte o kadar zarif olamayacağını açıklar.
2. Galaxy Express 999, 1979
Leiji Matsumoto'nun manga ve televizyon dizisinden uyarlanan, Rintaro'nun yönettiği Galaxy Express 999, uzayda raylar üzerinde gider gibi yol alan bir trenin hikâyesidir. Genç Tetsuro, gizemli Maetel'in yanında, makine bir beden edinmeyi umarak Andromeda Gökadası'na giden trene biner. Yolculuğun duraklarından biri, filmde soluk alınabilir havaya kavuşturulmuş olarak gösterilen Satürn'ün uydusu Titan'dır. Ölümsüzlük için insanlığından vazgeçmek üzerine kurulu hikâyesiyle Japon uzay animesinin klasikleri arasında yer alır.
Bilim notu: NASA'ya göre gerçek Titan, Güneş Sistemi'nde kalın atmosferi olan tek uydudur; atmosferin yüzde 95 kadarı azot, yüzde 5 kadarı metandır ve yüzeydeki basınç Dünya'dakinden yaklaşık yüzde 60 fazladır. Ama yüzey sıcaklığı yaklaşık eksi 179 °C'dir; orada su buzu kaya gibi davranır, göller ise sıvı metan ve etanla doludur. Trenin varış noktası Andromeda Gökadası da bize yaklaşık 2,5 milyon ışık yılı uzaklıktadır.
3. Royal Space Force: The Wings of Honnêamise, 1987
Gainax stüdyosunun ilk filmi olan The Wings of Honnêamise'i Hiroyuki Yamaga yazıp yönetti, müziğini Ryuichi Sakamoto besteledi. Film, bizimkine benzeyen ama farklı bir dünyada geçer: Amaçsız bir genç olan Shirotsugh, idealist bir genç kadın olan Riquinni'den etkilenerek ülkesinin ilk astronotu olmaya gönüllü olur. Fırlatma, iki ülke arasındaki savaşın gölgesinde, silahsızlandırılmış bir bölgede yapılır; hükümet roketi siyasi bir koz olarak görür. Uzay yarışının siyasi yanını bir gencin iç yolculuğuyla birlikte anlatan bir film.
Bilim notu: Gerçek dünyada bu ilk adımı Yuri Gagarin attı: NASA'nın kayıtlarına göre Vostok 1, 12 Nisan 1961'de saatte 27.400 kilometre hızla Dünya'nın çevresinde bir tur attı ve uçuş 108 dakika sürdü. Gagarin kapsülün içinde inmedi; araçtan fırlatılıp paraşütle yere indi.
4. Titan A.E., 2000
Don Bluth ile Gary Goldman'ın yönettiği Titan A.E., Dünya'nın Drej adlı uzaylılar tarafından yok edilmesiyle açılır; adındaki A.E. "Dünya'dan sonra" anlamına gelir. Genç Cale, insanlığa yeni bir yuva kurabilecek Titan gemisini aramaya çıkar. Elle çizilmiş animasyonu bilgisayar görüntüleriyle harmanlayan film, 75-90 milyon dolarlık bütçesine karşın gişede yaklaşık 36,8 milyon dolarda kaldı; ama uzay sahnelerinin görselliğiyle bugün hâlâ hatırlanıyor.
Bilim notu: Filmde Titan gemisi, Tigrin'in Buz Halkaları denen dev bir buz alanında saklanır. Gerçek buz halkalarının en bilineni Satürn'ünkilerdir. NASA'ya göre bu halkalar milyarlarca buz ve kaya parçasından oluşur; parçaların çoğu toz tanesi boyundan ev büyüklüğüne kadar değişir, yalnızca birkaçı dağ büyüklüğündedir.
5. Cowboy Bebop: The Movie, 2001
Sevilen anime dizisinin yönetmeni Shinichirō Watanabe ve bestecisi Yoko Kanno, Cowboy Bebop: The Movie için yeniden bir araya geldi. Dizinin 22. ve 23. bölümleri arasında geçen hikâyede Bebop gemisinin ödül avcısı ekibi, Mars'taki insanları bir virüsle yok etmeye hazırlanan gizemli bir saldırganın peşine düşer. Hikâye kendi içinde tamamlandığı için diziyi izlememiş olanlar da tek başına izleyebilir.
Bilim notu: Filmde Mars, kalabalık bir insan nüfusunun yaşadığı bir yerdir; saldırı da Cadılar Bayramı öncesindeki günlerde orada geçer. Gerçek Mars'ta yüzey çekimi Dünya'nınkinin yalnızca yüzde 38'i kadardır; NASA verilerine göre yüzeydeki hava basıncı Dünya ortalamasının yüzde 1'inin altındadır. Yani bugünkü Mars'ta bir kent ancak kapalı, basınçlandırılmış yaşam alanlarıyla kurulabilir.
6. Yıldızın Sesi (Voices of a Distant Star), 2002
Makoto Shinkai'nin adını duyuran 25 dakikalık Yıldızın Sesi, neredeyse tek kişilik bir yapımdır: Shinkai filmi kendi Power Mac G4 bilgisayarında yazdı, yönetti ve çizdi. Hikâyede 15 yaşındaki Mikako, uzaylılara karşı savaşmak üzere uzaya gönderilir ve okul arkadaşı Noboru'yla cep telefonu mesajlarıyla yazışır. Mikako Dünya'dan uzaklaştıkça mesajlar giderek daha geç ulaşır; Sirius'tan yolladığı bir mesaj Noboru'ya ancak sekiz yıl sonra varır.
Bilim notu: Filmin dayandığı fikir sağlamdır: Hiçbir sinyal ışıktan hızlı gidemez. NASA'ya göre Sirius bize yaklaşık 8,6 ışık yılı uzaklıkta; yani oradan ışık hızıyla gönderilen bir mesaj da Dünya'ya ancak sekiz buçuk yılı aşkın bir sürede ulaşır. Film, yıllar süren bu gecikmeyi bir ayrılık hikâyesine dönüştürür.
7. Define Gezegeni (Treasure Planet), 2002
Ron Clements ile John Musker'ın yönettiği Define Gezegeni, Robert Louis Stevenson'ın Define Adası romanını uzaya taşır. Gemiler 18. yüzyıl yelkenlilerine benzer ve güneş yelkenleriyle ilerler. Normal salonlarla IMAX salonlarında aynı anda gösterime giren ilk film olan yapım, gişede bütçesini karşılayamadı ama en iyi animasyon filmi dalında Oscar'a aday gösterildi ve zamanla sadık bir hayran kitlesi kazandı.
Bilim notu: Filmdeki bir sahnede patlayan bir yıldız kara deliğe dönüşür. Gerçekte bu ancak çok kütleli yıldızlarda olur: NASA'ya göre bir kara delik, en az 15-20 Güneş kütlesindeki bir yıldızdan doğar. Güneş gibi bir yıldız ise ömrünün sonunda patlamaz; yeni enerji üretmeyen, çok yoğun bir beyaz cüceye dönüşür.
8. VOL-İ (WALL-E), 2008
Andrew Stanton'ın yönettiği Pixar yapımı VOL-İ, 2805 yılında, insanların terk ettiği ve yaşanmaz hâle gelen Dünya'da çöpleri toplayan yalnız bir robotu anlatır. Axiom adlı yolcu gemisinden gelen EVE adlı robotun peşinden uzaya çıkan VOL-İ, yüzyıllardır gemide yaşayan ve robotlara bağımlı hâle gelmiş insanlarla karşılaşır. İlk bölümü neredeyse hiç diyalog içermeyen film, en iyi animasyon filmi Oscar'ını kazandı ve 2021'de ABD Kongre Kütüphanesi'nin Ulusal Film Arşivi'ne seçildi.
Bilim notu: Axiom yolcularının hareketsizleşmesi abartılı bir hiciv, ama uzun süreli ağırlıksızlığın bedene etkisi gerçek. NASA'ya göre astronotların yük taşıyan kemikleri uzayda her ay ortalama yüzde 1 ile 1,5 arasında mineral yoğunluğu kaybeder. Uluslararası Uzay İstasyonu'nda bu kayıp, direnç egzersizi programı ve beslenme önlemleriyle sınırlanmaya çalışılıyor.
9. Apollo 10½: A Space Age Childhood, 2022
Richard Linklater'ın kendi çocukluğundan esinlenerek yazıp yönettiği Apollo 10½, 1969 yazında Houston'da büyüyen bir dördüncü sınıf öğrencisinin hayal dünyasını anlatır: Çocuk, Apollo 11'den önce gizlice Ay'a gönderilen ilk insan olduğunu hayal eder. Film önce oyuncularla çekildi, ardından Linklater'ın Waking Life ve A Scanner Darkly filmlerinde kullandığı rotoskopiye benzer bir teknikle animasyona dönüştürüldü. İlk gösterimi Mart 2022'de South by Southwest festivalinde yapıldı.
Bilim notu: Filmin adı gerçek bir göreve göndermedir. Apollo 10, Mayıs 1969'da Ay'a inişin genel provasıydı: NASA'ya göre Thomas Stafford ile Eugene Cernan, Snoopy adlı Ay modülüyle Ay yüzeyinin 47.000 fit (yaklaşık 14 kilometre) yakınına kadar alçaldı; John Young ise Charlie Brown adlı komuta modülünde yörüngede kaldı. İniş, iki ay sonra Apollo 11'e kaldı.
Hangisinden başlamalı?
- Ailece izlemek için: VOL-İ ve Define Gezegeni.
- Anime merak edenler için: Yıldızın Sesi kısa olduğu için iyi bir giriş; ardından The Wings of Honnêamise ve Galaxy Express 999.
- Sanat sineması sevenler için: La Planète sauvage.
- Uzay tarihi sevenler için: Apollo 10½ ve The Wings of Honnêamise.
Bu filmlerin ortak yanı, animasyonun özgürlüğünü kullanarak uzayı bir fon olmaktan çıkarıp hikâyenin parçası yapmaları. Bilimsel olarak kusursuz değiller; ama ışık hızının sınırından kütleçekiminin bedene etkisine kadar, merak eden seyirciyi gerçek bilime götürecek kapılar bırakıyorlar.
Bu haberi nasıl buldunuz?
İlk oyu siz verin





















