2 Kasım 2026, PazartesiAra

Uzay haberleri: fırlatmalar, gök olayları, uzay görevleri ve uzay bilimine dair Türkçe güncel gelişmeler

Bugün uzayda, Sıradaki fırlatma: Electron fırlatması: The Sea God Surveys (iQPS Launch 9)2 Kasım 2026, 19:41

Royal Space Force: The Wings of Honnêamise

Alternatif bir dünyada, itibarsız bir uzay programının ilk astronotu olmaya gönüllü olan hedefsiz bir genç. Gainax'ın 1987 tarihli ilk filmi, uzaya çıkışı bir mühendislik ve büyüme hikâyesi olarak anlatıyor.

Tür
Animasyon
Yıl
1987
Yönetmen / yaratıcı
Hiroyuki Yamaga
Oyuncular
Leo Morimoto, Mitsuki Yayoi, Aya Murata, Minoru Uchida, Chikao Ōtsuka
Süre / sezon
119 dk

Royal Space Force: The Wings of Honnêamise, 1987'de Japonya'da gösterime giren ve uzaya çıkan ilk insanı anlatan bir anime filmi. Hiroyuki Yamaga'nın yazıp yönettiği yapım, sonradan Neon Genesis Evangelion ile tanınacak Gainax stüdyosunun ilk işi ve Bandai'nin ürettiği ilk anime. Film, robotlar ve süper kahramanlar yerine bir uzay programının gündelik telaşını, başarısızlıklarını ve insanlarını anlatmasıyla dönemin animelerinden keskin biçimde ayrılıyor.

Konusu

Hikâye, Dünya'nın alternatif bir sürümünde, Honnêamise Krallığı'nda geçiyor. Shirotsugh Lhadatt bir zamanlar savaş pilotu olmayı hayal etmiş, ama sonunda ülkesinin küçük ve itibarsız uzay programı olan Kraliyet Uzay Kuvvetleri'ne katılmış, hedefsiz bir genç. Program art arda gelen başarısızlıklarla moralini yitirmiş, kimse onu ciddiye almıyor. Bir eğitim kazasında bir arkadaşını kaybettikten sonra Shirotsugh, sokakta inancını anlatan genç bir kadınla, Riquinni Nonderaiko ile tanışıyor. Riquinni'nin onun işine gösterdiği saygı, Shirotsugh'u programın son girişiminde, dünyanın ilk insanlı yörünge uçuşunda astronot olmaya gönüllü olmaya itiyor.

Film bundan sonra, astronot eğitiminin bir gencin büyüme hikâyesiyle iç içe geçtiği uzun bir yolculuğu izliyor. Teknik sorunlar, kamuoyunun alaycı ilgisi, yoksulluk içindeki bir ülkede böyle bir harcamanın anlamı üzerine tartışmalar ve hükümetin rokete biçmeye çalıştığı siyasi rol, fırlatma gününe giden yolu gittikçe karmaşıklaştırıyor.

Yapım

Proje, Yamaga ile Toshio Okada'nın Eylül 1984'te Bandai'den Shigeru Watanabe'ye sunduğu bir öneriyle başladı. İkisi de Osaka'daki amatör film topluluğu Daicon Film'den geliyordu ve öneride, animenin seyircisiyle kapalı bir döngüye sıkıştığını, şirin karakterler ve havalı makinelerle yetindiğini savunuyorlardı. Amaçları seyirciye gerçek dünyanın sandığından daha ilginç olduğunu hissettirmekti. Bandai'nin başkanı Makoto Yamashina öneriyi okuyunca, ne olduğunu tam anlamadığını ama tam da bu yüzden sevdiğini söyledi.

Önce dört dakikalık bir deneme filmi hazırlandı; Hayao Miyazaki ve Mamoru Oshii bu denemeyi görüp projeye destek verdi. Ekip Ağustos 1985'te Amerika'ya bir araştırma gezisi yaptı, havacılık ve uzay müzelerini gezdi, Saturn V roketinin F-1 motorlarını inceledi ve Space Shuttle Discovery'nin fırlatılışını yerinde izledi. Yamaga bu fırlatmada hissettiği ışık ve ses yoğunluğunu sonradan sık sık anlattı. Mekanik tasarımdaki katkısıyla öne çıkan Hideaki Anno da NASA'da gördüklerinin filme çok yardımı olduğunu söyledi.

Space Shuttle Discovery 27 Ağustos 1985'te STS-51-I görevi için fırlatılıyor; filmin ekibi bu fırlatmayı yerinde izledi
NASA

Dünyanın her ayrıntısı, paradan giysilere kadar baştan tasarlandı; bilinçli tek istisna roketti. Roket gerçek bir Sovyet modelinden uyarlandı. Miyazaki, parasının biçimine kadar her şeyi değiştiren bir filmin roketi neden bu kadar tanıdık bıraktığını eleştirdi; Yamaga ise seyircinin hikâyeyi kendisiyle ilgisiz bir masal sanmaması için finalin gerçeklikten beslenen bir roketle bitmesi gerektiğini savundu. Müzikleri, ertesi yıl Son İmparator ile Oscar kazanacak olan Ryuichi Sakamoto yönetti.

800 milyon yenlik bütçesiyle film, o güne kadarki en pahalı anime oldu. Yatırımcılar adına "kanatlar" sözcüğünün girmesini istedi, tanıtım ise filmi olduğundan farklı, masalsı bir yapım gibi gösterdi. 14 Mart 1987'de Japonya'da gösterime giren film gişede maliyetini çıkaramadı ama ev videosuyla zamanla kâra geçti. 1988'de Japonya'nın en eski bilimkurgu ödülü olan Seiun Ödülü'nü aldı.

Bilim ne diyor?

Filmin en güçlü yanı, uzaya çıkmanın bir kahramanlık sahnesinden çok yıllarca süren, pahalı ve tehlikeli bir mühendislik süreci olduğunu göstermesi. Honnêamise'nin uzay programı, gerçek tarihteki erken dönem roket programlarını hatırlatıyor: Motor testlerinde yaşanan kazalar, bütçe tartışmaları ve projeye askerî bir anlam yüklemeye çalışan siyasetçiler. Gerçek dünyada uzaya çıkan ilk insan Sovyet kozmonot Yuri Gagarin'di; 12 Nisan 1961'de Vostok 1 ile yaklaşık 108 dakika süren bir uçuşta Dünya'nın çevresinde tam bir tur attı. Filmdeki fırlatmanın da bir soğuk savaş gerginliğinin gölgesinde yapılması, bu dönemin havasını iyi yakalıyor.

Saturn V roketinin ilk kademesinde kullanılan F-1 motoru; filmin ekibi bu motorları 1985'teki gezisinde inceledi
NASA

Rokete gelince, NASA'nın verilerine göre Saturn V'nin ilk kademesindeki beş F-1 motorunun her biri yaklaşık 1,5 milyon libre itki üretiyor, kademe saniyede 15 ton sıvı oksijen ve gazyağı yakıyordu. Filmin fırlatma sahnesinde kalkışta roketten dökülen buz parçacıkları da gerçek bir ayrıntı: Kriyojenik yakıt tanklarının dış yüzeyinde biriken buz, fırlatma anında kopup düşer. Bu sahnedeki buz taneleri, bilgisayar efekti sanılsa da Anno'nun yönetiminde tamamen elle çizildi.

Filmin yörünge bölümü ise daha şiirsel bir dil seçiyor. Kapsülün yörüngede dönüşü, film için bilgisayar desteğiyle canlandırılan az sayıdaki hareketten biri. Gezegeni dışarıdan görmek, gerçek astronotların da sık sık anlattığı bir duygu değişimine yol açıyor; film bu deneyimi bir dua ve bir hatıralar dizisiyle anlatmayı tercih ediyor.

Etkisi

Film ilk gösterimde bölünmüş tepkiler aldı, ama zamanla animenin sanat olarak kabul edilmesinde dönüm noktalarından biri sayıldı. Bilimkurgu yazarı Ted Chiang, filmi kurgu dünyası inşasının en etkileyici örneği olarak andı. Gişe başarısızlığının Hideaki Anno'yu derinden etkilediği, onun sonraki yapımlarını biçimlendirdiği biliniyor. Gerçek bir uzay programının insanlarını anlatan Ekim Düşü ve ilk insanlı uçuşu anlatan Gagarin: Uzaydaki İlk İnsan ile birlikte izlemek, kurguyla gerçek arasındaki benzerlikleri görmek için iyi bir yol.

Film İngilizce olarak ancak 1994'te, Manga Entertainment aracılığıyla ticari gösterime çıktı; İngilizce seslendirilmiş 35 mm kopyalar Kuzey Amerika ve İngiltere'de sinemaları dolaştı. Eleştiriler yine ikiye bölündü: Kimi yazarlar filmi ağır ve dağınık bulurken Roger Ebert dört üzerinden üç yıldız verip Yamaga'nın görsel hayal gücünü övdü. 1999'da Time dergisinde Richard Corliss, anime tarihini özetlerken 1987'yi "animenin resmen bir sanat dalı olduğu yıl" diye andı. Gainax 1992-93'te Anno'nun yöneteceği Aoki Uru adlı bir devam filmi üzerinde çalıştı; ama bütçesi güvence altına alınmadan başlayan proje Temmuz 1993'te askıya alındı ve stüdyo bunun yerine Neon Genesis Evangelion'a yöneldi.

Kısaca

  • Yıl: 1987
  • Yönetmen ve senarist: Hiroyuki Yamaga
  • Stüdyo: Gainax
  • Süre: 119 dakika
  • Müzik: Ryuichi Sakamoto ve ekibi
  • Ödül: 1988 Seiun Ödülü

Bunları da izleyinTümü →

Yukarı çık

Ziyaret istatistikleri ve reklamlar için çerez kullanmak istiyoruz. İzin vermezseniz yalnız zorunlu çerezler kullanılır. Ayrıntılar