Google'ın Suncatcher uydusu yörüngeden ilk yanıtını gönderdi: TPU'da yazılan bir haiku
Google, Project Suncatcher prototip uydusundaki veri merkezi sınıfı TPU'nun yörüngede ilk yapay zekâ yanıtını ürettiğini açıkladı. Gemma 4 modelinin yazdığı haiku Svalbard üzerinden indirildi.

Google, uzayda yapay zekâ hesaplaması fikrini sınamak için 1 Ekim'de yörüngeye gönderdiği Project Suncatcher prototip uydusundan ilk yapay zekâ yanıtını aldığını duyurdu. Şirketin 30 Ekim'de yayımladığı açıklamaya göre bir yer istasyonu geçişi sırasında uyduya komut gönderildi ve uydudaki Gemma 4 açık modelinden uzayda olmak üzerine bir haiku yazması istendi. Uydu Norveç'e bağlı Svalbard takımadalarının yakınından geçerken yere indirilen şiir, denemenin başarılı olduğunu doğruladı.
Google bu adımı, programcıların yeni bir sistemde çalıştırdığı ilk deneme koduna gönderme yaparak "Hello World" aşaması diye adlandırıyor. Şirkete göre bu, yörüngede veri merkezi sınıfı bir Tensör İşlem Birimi'nden (TPU) alınan ilk yapay zekâ yanıtı. TPU, Google'ın makine öğrenmesi hesaplamaları için kendi tasarladığı ve yeryüzündeki veri merkezlerinde kullandığı özel işlemci türü. Uydunun fırlatılışını ve projenin arka planını daha önce ayrıntılı olarak aktarmıştık.
Üç dizelik ilk mesaj
Model, Japon şiirinin üç dizelik kısa biçimine uygun olarak şu dizeleri üretti: "Blue marble below / Data streams in silent grace / Starlight feeds my core." Türkçesiyle: "Aşağıda mavi bilye / Veri akar sessiz zarafetle / Yıldız ışığı besler çekirdeğimi." İlk dize, Dünya'nın uzaydan görünüşüne verilen ve 1972'de Apollo 17 ekibinin çektiği fotoğrafla yaygınlaşan "mavi bilye" adını anıyor. Son dize ise projenin çıkış noktasına, hesaplamanın güneş enerjisiyle beslenmesine denk düşüyor.
Google'ın aktardığına göre ilk çıktının ardından ekip, uzay temalı limerikler (beş dizelik mizahi şiirler) ve yük sistemlerinin teknik durumunu bildiren telemetri komutları da denedi. Açıklamada bu denemelere ait performans ölçümü ya da hata oranı gibi sayısal bir veri paylaşılmadı. Dolayısıyla şimdilik bilinen, çipin yörüngede çalıştığı ve anlamlı bir çıktı üretebildiği.
Devreye alma haftaları
Şirkete göre fırlatmadan bu yana geçen haftalarda ekip devreye alma listesini tamamladı: ana bilgisayar ve TPU tepsilerine güç verildi, ilk makine öğrenmesi testleri başarıyla çalıştırıldı. Prototip, Google'ın uydu şirketi Planet ile ortaklaşa geliştirdiği bir araç ve SpaceX'in Transporter-18 paylaşımlı fırlatma göreviyle yörüngeye çıkmıştı.
Haiku teknik açıdan küçük bir iş; asıl önemi, yeryüzü için tasarlanmış bir çipin fırlatmanın sarsıntısından sağlam çıkıp uzayda bir dil modelini çalıştırabildiğini göstermesi. Google'ın Eylül'de yayımladığı bilgilendirme yazısına göre alçak Dünya yörüngesine çıkış yaklaşık 10 dakika sürüyor ve araç bu sırada yer çekiminin 10 katına varan ivmelere maruz kalıyor; çip gibi tek tek bileşenler 50 ila 100 g'ye kadar zorlanabiliyor. Ekip bu yüzden uyduyu fırlatmadan önce üç eksende titreşim testinden geçirmişti.
Sırada radyasyon ve ısı sınavı var
Google, sonraki aşamada TPU'ların yörüngede ısıl gerilim ve radyasyon altında nasıl çalıştığını ölçecek bir dizi test yapacağını belirtiyor. Bu iki konu, uzayda veri merkezi fikrinin önündeki başlıca engeller arasında. Güneş olayları ve kozmik ışınlar elektronikte bit dönmesi gibi hatalara, yani bellekteki bir bitin kendiliğinden 0'dan 1'e ya da tersine değişmesine yol açabiliyor. Şirket fırlatmadan önce Trillium TPU'larını Kaliforniya Üniversitesi Davis'teki Crocker Nükleer Laboratuvarı'nda yapay zekâ iş yükleri çalışırken proton demetine tutmuştu. Google'ın açıkladığı ilk sonuçlara göre çipler, beş yıllık bir uzay görevinde alacaklarından daha yüksek toplam iyonlaştırıcı radyasyon dozunu atlatabiliyor. Ancak şirketin kendi ifadesiyle bazı şeyler yalnızca uzayda sınanabiliyor.
Soğutma da benzer bir bilinmeyen. TPU'lar küçük bir alanda yoğun ısı üretiyor; vakumda hava akışı olmadığı için bu ısı yalnızca radyatörler aracılığıyla ışınım yoluyla uzaya atılabiliyor. Google ısı boruları ve radyatörlerden oluşan bir soğutma düzenini uzay koşullarını taklit eden ısıl vakum odasında denediğini, düzeneğin yörüngedeki davranışına göre tasarımı geliştireceğini söylüyor.
2027'de lazerle bağlı ikiz uydular
Şirket, TPU'ların uzayda iş yüklerini güvenilir biçimde çalıştırabildiğinin doğrulanmasının bir sonraki kilometre taşına, 2027'de birbirine bağlı ikiz uydulara zemin hazırlayacağını belirtiyor. Google'ın uzun vadeli tasarımında her biri onlarca TPU taşıyan uydular kümeler hâlinde uçacak ve birbirleriyle lazer bağlantılarıyla haberleşecek. Bugünkü uzay lazer sistemleri çoğunlukla uzak mesafede düşük bant genişliği için tasarlandığından, kısa mesafede çok yüksek bant genişliği isteyen bu bağlantılar ayrı bir mühendislik sorunu. Projenin dayanağı ise enerji: Google'a göre alçak Dünya yörüngesindeki uydular neredeyse sürekli güneş ışığı alabiliyor ve yeryüzündekinin sekiz katına kadar güneş enerjisi üretebiliyor.
İlk yanıt, projenin yalnızca ilk adımı. Çiplerin aylar boyunca biriken radyasyona ve ısınıp soğuma döngülerine nasıl dayanacağı, uzaydaki hesaplamanın maliyet açısından yeryüzündeki veri merkezleriyle yarışıp yarışamayacağı henüz yanıtsız. Google da Suncatcher'ı uzun vadeli bir araştırma projesi olarak tanımlıyor ve önümüzdeki testlerden öğrendiklerini paylaşacağını söylüyor.
Bu haberi nasıl buldunuz?
İlk oyu siz verin





















