13 Ekim 2026, SalıAra

Uzay haberleri: fırlatmalar, gök olayları, uzay görevleri ve uzay bilimine dair Türkçe güncel gelişmeler

Fatin Gökmen

1909'da tahrip edilen Rasathane-i Âmire'yi Kandilli'de yeniden kurup bugünkü Kandilli Rasathanesi'nin temelini atan, eski Türk takvimi üzerine kitaplar yazan Türk gökbilimci.

Doğum tarihi
1877
Ülke
Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye
Görevi
Gökbilimci ve akademisyen
Kurum
Kandilli Rasathanesi; Darülfünun
Rolü
Bilim insanı
Ölüm tarihi
1955

Fatin Gökmen (Mehmet Fatin Gökmen, “Fatin Hoca”), Türkiye'de modern gözlemevi geleneğinin kurucularından sayılan gökbilimcidir. 1909'daki 31 Mart Vakası'nda tahrip edilen Rasathane-i Âmire'nin başına 1910'da getirildi ve kurumu İstanbul'da Kandilli sırtlarında astronomi, meteoroloji ve deprem gözlemlerini bir araya getiren bir merkeze dönüştürdü. Bugünkü Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü bu temel üzerinde yükseldi. Darülfünun'da yaklaşık çeyrek yüzyıl astronomi okuttu, Türk takvim tarihi üzerine kitaplar yazdı ve iki dönem milletvekilliği yaptı.

Erken yaşamı ve eğitimi

Fatin Gökmen 1877'de doğdu; doğum yeri kaynaklarda Rumeli ve Antalya'nın Akseki ilçesi olarak farklı geçer. Ailesi Akseki'liydi, babası kadılık yapan bir din âlimiydi. İlköğrenimini Akseki ve Alanya'da, ortaöğrenimini İzmir'in Bayındır ilçesinde gördü. İstanbul'da Hüseyin Hilmi Efendi'den astronomi ve takvim hesabı öğrendi. 1901'de Riyaziyat Medresesi'ne girdi ve 1904'te birincilikle mezun oldu.

Kariyeri

Çeşitli okullarda matematik öğretmenliği yaptıktan sonra 1909'da Darülfünun Fen Fakültesi'nde astronomi ve olasılık hesabı profesörü oldu; bu görevi 1933'e kadar sürdü ve bir süre fakültenin dekanlığını da yaptı.

Asıl iz bıraktığı alan ise rasathaneydi. Rasathane-i Âmire 1868'de, hava tahminlerinin telgrafla öteki merkezlere iletilmesini amaçlayan bir girişim olarak Fransız hükümetinin desteğiyle İstanbul'da kurulmuştu. Pera'da 74 metre yükseklikteki bir tepeye yerleşen kurumun ilk müdürü Aristide Coumbary idi; önceliği meteoroloji olan bu kurum zamanla astronomi ve deprem gözlemlerini de üstlendi. Nisan 1909'daki 31 Mart Vakası sırasında bir çatışmada tahrip edildi ve Maçka'ya taşındı. Matematikçi Salih Zeki Bey'in önerisiyle 21 Haziran 1910'da müdürlüğe Fatin Hoca getirildi.

Kandilli Rasathanesi'nin kuruluşu

Fatin Gökmen, rasathane için Boğaziçi'nin Anadolu yakasında, Kandilli'deki İcadiye tepesini seçti. Fransa ve İngiltere'den alet getirtildi; yaklaşık iki yıl kapalı kalan kurum 1 Temmuz 1911'de yeniden çalışmaya başladı ve meteoroloji kayıtları bu tarihte başladı. Fatin Hoca, rasathanenin Belçika'nın Uccle kentindeki Belçika Kraliyet Gözlemevi örneğinde astronomi, jeofizik ve sismolojiyi bir arada yürütmesini istiyordu.

Eski bir teleskobu onartarak 1914'teki tam Güneş tutulmasını Trabzon'dan gözlemeye hazırlandı; ancak Birinci Dünya Savaşı'nın başlaması bu girişimi yarıda bıraktı. 1935'te rasathaneye Zeiss marka bir teleskop yerleştirildi. 1936'da ekibiyle birlikte Uludağ'da bir Güneş tutulmasını gözledi; bu, ülkedeki ilk astronomik saha araştırması sayılır.

Takvim çalışmaları

Fatin Hoca'nın gençliğinde Hüseyin Hilmi Efendi'den öğrendiği takvim hesabı, ileride rasathanenin resmî görevlerinden biri oldu. 1925'te çıkan bir kanunla Hicri ayların başlangıcını hesaplama görevi Kandilli'ye verildi. Hicri takvim Ay'ın evrelerine dayanır; her ay, yeni ay evresinden sonra batı ufkunda ilk ince hilalin görülmesiyle başlar. Bu nedenle ayın başlangıcını önceden bilmek, Ay'ın ve Güneş'in konumlarını hassas biçimde hesaplamayı gerektirir.

Fatin Gökmen'in takvime ilgisi tarih araştırmalarına da yansıdı. Eski Türklerin ve Çinlilerin (Hitay) kullandığı takvimleri inceleyen kitaplar yazdı; İslam astronomisinin tarihi üzerine çalışmaları, onu Springer'in Biographical Encyclopedia of Astronomers adlı başvuru eserine de taşıdı. Rubu tahtası üzerine yazdığı kitaptan yaklaşık kırk yıl sonra, Kandilli'nin 1970'teki müdürü Muammer Dizer de Hasan Denker'le birlikte bu alet üzerine bir kitap yayımladı.

Eserleri

Fatin Gökmen, Türk ve İslam astronomi tarihi ile takvim üzerine yazdı. Başlıca kitapları şunlardır:

  • Türk Takvimi (1936)
  • Eski Hitay Takvimi (1936)
  • Eski Türklerde Hey'et ve Takvim (1937)
  • Rubu Tahtası, Nazariyâtı ve Tersimi (1948): Gök cisimlerinin yüksekliğini ölçmeye ve zaman hesabına yarayan çeyrek daire biçimli bir alet olan rubu tahtasının kuramı ve çizimi üzerine.

Siyasi hayatı

Cumhuriyet döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 7. ve 8. dönemlerinde Konya milletvekili olarak görev yaptı; milletvekilliği 1950'de sona erdi.

Uzay ve astronomiye etkisi

Fatin Gökmen, Osmanlı'nın son döneminde yıkılan bir kurumu yeniden ayağa kaldırıp Cumhuriyet'e çalışan bir gözlemevi bırakan kişidir. Kandilli bugün yer manyetizması, meteoroloji ve deprem çalışmalarının yanında astronomi laboratuvarı ve Güneş kulesiyle de çalışmalarını sürdürür. 1943'te Fatin Hoca emekli olduğunda kurumu öğrencileri Kemal Erkman ve Osman Necip Sipahioğlu devraldı ve yaklaşık otuz yıl yönetti. 1970'te müdür olan Muammer Dizer döneminde ise Güneş lekesi ve parlama gözlemleriyle astronomi yeniden öne çıktı. Rasathane 1982'de Boğaziçi Üniversitesi'ne bağlandı ve Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü adını aldı.

Mirası

Fatin Gökmen 1955'te İstanbul'da öldü ve Kandilli Küçüksu Mezarlığı'na gömüldü. Kişisel kütüphanesi Süleymaniye Kütüphanesi'ne devredildi. Ölümünden sonra, 1973'te TÜBİTAK Hizmet Ödülü'ne layık görüldü. İstanbul Beykoz'da bir ilkokul ve Darüşşafaka'nın Maslak yerleşkesinde 2010'da açılan planetaryum onun adını taşır.

Bilmeye değer

  • “Fatin Hoca” adıyla da anılır.
  • Riyaziyat Medresesi'ni 1904'te birincilikle bitirdi.
  • 1914 Güneş tutulması için Trabzon'a gitme planı savaş yüzünden gerçekleşmedi.
  • Kandilli'deki ilk meteoroloji kayıtları 1 Temmuz 1911'de başladı.
  • Adını taşıyan bir planetaryum Darüşşafaka'da bulunur.

Ayrıca bakınız: Türk astronomlar kimlerdir? İlk Türk gökbilimcilerden bugüne

Fotoğraf: Elmacenderesi · CC BY-SA 3.0 · Wikimedia Commons

Aynı alandan isimlerTümü →

Yukarı çık

Ziyaret istatistikleri ve reklamlar için çerez kullanmak istiyoruz. İzin vermezseniz yalnız zorunlu çerezler kullanılır. Ayrıntılar