Rusya'nın Ay'da nükleer santral hedefi: Lavochkin sözleşmesi ve 2036 takvimi
Roscosmos, Ay'da kurulacak bir nükleer enerji santrali için Lavochkin ile sözleşme imzaladı. Proje, Çin ile birlikte planlanan Uluslararası Ay Araştırma İstasyonu'nun enerji ihtiyacını hedefliyor.

Rusya, Ay'daki kalıcı varlık planlarının en kritik parçalarından birini, enerjiyi, nükleer bir çözüme bağlamaya hazırlanıyor. Rus uzay ajansı Roscosmos, Aralık 2025'te köklü uzay aracı üreticisi NPO Lavochkin'e Ay için bir nükleer enerji santrali geliştirme sözleşmesi verdi. Hedef, 2030'ların ortasında Ay yüzeyinde işleyen bir güç kaynağı kurmak. Proje, Rusya'nın Çin ile birlikte planladığı ortak Ay üssünün enerji omurgası olarak tasarlanıyor ve ABD ile başlayan yeni bir "Ay'da reaktör yarışının" parçası olarak izleniyor.
Neden nükleer?
Ay'da enerji üretmek, Dünya'daki kadar kolay değil. Ay'ın ekvator bölgelerinde bir gece yaklaşık 14 Dünya günü sürüyor ve bu süre boyunca güneş panelleri hiç enerji üretemiyor. Gece sıcaklıkları eksi 170 santigrat derecenin altına inebiliyor; bu da hem insanların hem de donanımın hayatta kalması için sürekli enerji gerektiriyor. Su buzu barındırdığı düşünülen kutup bölgelerindeki kalıcı gölgeli kraterler ise neredeyse hiç güneş ışığı almıyor.
Bu koşullarda güneşten bağımsız, kesintisiz güç sağlayabilen küçük nükleer reaktörler, uzun süreli insanlı varlık için en güçlü seçeneklerden biri olarak görülüyor. Yaşam desteği, iletişim ve Ay yüzeyindeki buzu çıkarıp suya, oksijene ve yakıta dönüştürecek ekipmanlar, sürekli ve yüksek miktarda enerji ihtiyacı doğuruyor.
Çin ile ortak bir üs
Rusya'nın Ay planları, tek başına değil, Çin ile birlikte şekilleniyor. Roscosmos ve Çin Ulusal Uzay İdaresi, Mart 2021'de Uluslararası Ay Araştırma İstasyonu adlı ortak bir Ay üssü için mutabakat imzaladı. İki kurum, Mayıs 2025'te de Ay'daki nükleer santralin geliştirilmesi için ayrı bir iş birliği mutabakatı imzaladı. Mayıs 2024'te ise Rusya'nın üssün enerji ihtiyacını nükleer enerjiyle karşılamayı değerlendirdiği haberleri gündeme gelmişti. Planlamada üssün kullanım aşamasının 2036'da başlaması öngörülüyor.
Rusya'nın kendi robotik Ay programı Luna-Glob da bu takvime bağlı. Şubat 2026 itibarıyla planlanan fırlatmalar şöyle:
- Luna 26 yörünge aracı: 2028
- Luna 27 iniş aracı: 2029-2030
- Luna 29: 2032
- Luna 28 örnek getirme görevi: 2034
- Luna 30: 2036
Planlara göre üs başlangıçta en fazla dört kişiye ev sahipliği yapacak, bu sayı zamanla on ikiye kadar çıkacak. Ancak Rusya'nın Ay'daki son girişimi pek iç açıcı değil: 2023'te fırlatılan Luna 25 iniş aracı Ay yüzeyine çakılmıştı. Bu, Sovyetler Birliği'nin 1976'daki Luna 24 görevinden bu yana ülkenin Ay'a gönderdiği ilk araçtı.
ABD'nin karşı hamlesi
Rusya-Çin planı, Washington'da da yakından izleniyor. NASA'nın o dönemki vekil başkanı Sean Duffy'nin imzasını taşıyan 31 Temmuz 2025 tarihli bir yönergede, Çin ve Rusya'nın Mart 2024'ten bu yana en az üç kez 2030'ların ortasına kadar Ay'a bir reaktör yerleştirme hedefini açıkladığı vurgulanıyordu. Yönerge, bir nükleer enerji sorumlusu atanmasını ve altı ay içinde iki ticari önerinin seçilmesini öngörüyor, ilk sistemin on yılın sonuna kadar fırlatılmasını hedefliyordu.
NASA'nın önceki çalışmaları 40 kilovatlık sistemlere odaklanmıştı; bu, otuz haneyi on yıl boyunca kesintisiz besleyebilecek bir güç. Sektörün geri bildirimlerine göre ise yerinde kaynak kullanımı da dahil uzun süreli insanlı operasyonlar için en az 100 kilovatlık bir yüzey gücü gerekiyor.
Çin de kendi takvimini hızla ilerletiyor. Ülke 2030 için ilk insanlı Ay inişini hedefliyor ve son yıllarda uzay programındaki hedef tarihlere büyük ölçüde uymasıyla dikkat çekiyor. Bu da Ay'da enerji altyapısının, kimin ilk kalıcı üssü kuracağı sorusunun merkezine oturduğunu gösteriyor.
Önündeki engeller
Ay'a nükleer bir santral kurmak, teknik açıdan olduğu kadar güvenlik ve hukuk açısından da zorlu bir iş. Reaktörün fırlatma sırasında olası bir kazaya karşı güvenli biçimde paketlenmesi, Ay'ın tozlu ve aşırı sıcaklık değişimli ortamında uzun yıllar çalışabilmesi ve ısısını boşlukta etkin biçimde atabilmesi gerekiyor. Uzayda nükleer güç kaynaklarının kullanımı, Birleşmiş Milletler'in 1992'de kabul ettiği ilkelerle de düzenleniyor.
Rusya'nın uzayda nükleer güç konusunda Sovyet döneminden kalan bir birikimi var; Sovyetler Birliği, yörüngede nükleer reaktörle çalışan çok sayıda uydu işletmişti. Ancak bu deneyimi Ay yüzeyinde çalışan bir santrale dönüştürmek, Luna programındaki gecikmeler ve kısıtlı bütçeler düşünüldüğünde iddialı bir hedef. 2036 takvimine uyulup uyulamayacağı, büyük ölçüde önümüzdeki on yıldaki robotik görevlerin başarısına bağlı.
Bu haberi nasıl buldunuz?
İlk oyu siz verin



















