Küçük kırmızı noktaların yakın akrabası bulundu: Saguaro galaksisinin örtülü çekirdeği
Webb'in erken evrende yakaladığı gizemli küçük kırmızı noktalara benzeyen bir çekirdek, çok daha yakındaki sarmal Saguaro galaksisinin merkezinde bulundu; bu cisimler kaybolmamış, galaksilerin içine gömülmüş olabilir.

James Webb Uzay Teleskobu'nun ilk derin gözlemleri, gökbilimcilerin karşısına beklenmedik bir nesne grubu çıkardı: evrenin ilk birkaç milyar yılına ait, son derece küçük, yoğun ve kırmızı renkli ışık kaynakları. "Küçük kırmızı noktalar" (little red dots, LRD) adı verilen bu cisimlerin ne olduğu ve daha sonra nereye kaybolduğu, son yılların en canlı tartışmalarından biri. Arizona Üniversitesi Steward Gözlemevi'nden Pierluigi Rinaldi'nin yönettiği uluslararası ekip, The Astrophysical Journal'da 29 Temmuz 2026'da yayımlanan çalışmada, bu tartışmaya çok daha yakından bir örnekle katkı sundu: Merkezinde küçük kırmızı nokta özellikleri taşıyan bir çekirdek bulunan, Saguaro adlı bir sarmal galaksi.
Erken evrenin bilmecesi
Küçük kırmızı noktalar, Webb'in yakın kızılötesi kameralarıyla alınan derin alan görüntülerinde ilk kez 2023'te sistematik olarak fark edildi. Bu cisimler son derece kompakt; tayflarında ise bir yandan yıldız oluşumunu, diğer yandan büyüyen bir kara deliği çağrıştıran özellikler bir arada görülüyor. Işık dağılımları kızılötesinde kırmızı, morötesinde mavi olan alışılmadık bir "V" biçimi çiziyor. En dikkat çekici özelliklerinden biri ise X-ışınında beklenenden çok sönük olmaları; oysa madde yutan kara deliklerin genellikle güçlü X-ışını kaynakları olması beklenir.
Bir başka bilmece de bu cisimlerin evrenin belirli bir döneminde bol miktarda bulunup daha sonraki dönemlerde neredeyse ortadan kaybolması. Bu durum, ya çok kısa ömürlü bir evreyi temsil ettiklerini ya da zamanla başka bir şeye dönüştüklerini düşündürüyor. Önerilen açıklamalar arasında yoğun gazla örtülü büyüyen kara delikler, aşırı yoğun yıldız kümeleri ve kara deliği saran kalın bir gaz zarfından oluşan "kara delik yıldızı" modelleri bulunuyor.
Kaktüse benzeyen galaksi
Rinaldi ve ekibi, sorunun yanıtını erken evren yerine çok daha yakın bir yerde aradı. İncelenen galaksi, ışığının bize ulaşması yaklaşık 3,3 milyar yıl süren, yani evrenin bugünkü yaşına oldukça yakın bir döneminde gördüğümüz bir sarmal. Katalogda WISEA J123635.56+621424.2 olarak kayıtlı galaksiye, kolları ABD'nin güneybatı çöllerinde yetişen dev saguaro kaktüsünü andırdığı için bu ad verildi. Merkezdeki kompakt ve kırmızı kaynak ise kaktüsün kırmızı meyvesine benzetiliyor.
Ekip, Webb ve Hubble'ın arşiv verilerini bir araya getirerek bu çekirdeğin hem morötesinde hem de kızılötesinde parlak olduğunu, yani küçük kırmızı noktaların karakteristik "V" biçimli ışık dağılımını taşıdığını gösterdi. Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi'nden Fabio Pacucci, Saguaro'nun düşük kırmızıya kaymaya sahip az sayıdaki küçük kırmızı nokta örneğinden biri olduğunu ve bu cisimlerin kozmik zaman boyunca nasıl evrildiğini anlamak için kritik bir araç sunduğunu vurguluyor.
Chandra'nın yakaladığı zayıf X-ışını
Çalışmanın en önemli bulgusu, NASA'nın Chandra X-ışını Gözlemevi verilerinden geldi. Saguaro'nun merkezi, zayıf da olsa X-ışını yayıyor. Cape Town Üniversitesi'nden yüksek lisans öğrencisi Carys Gilbert'e göre bu, galaksinin merkezinde kalın gaz ve tozla örtülü, etkin bir süper kütleli kara delik bulunduğunu gösteriyor. Örtünün yoğunluğu, X-ışınlarının büyük bölümünü soğurarak kaynağın neden bu kadar sönük göründüğünü açıklayabilir. Bu da erken evrendeki küçük kırmızı noktaların X-ışınındaki sessizliğine dair doğrudan bir ipucu sunuyor.
Araştırmacılar yine de dikkatli: Bu çekirdeklerin davranışı, yakın evrende alışık olunan aktif galaksi çekirdeklerinden bazı yönleriyle ayrılıyor. Saguaro'nun gösterdiği şey, küçük kırmızı nokta benzeri bir yapının büyük, düzenli bir sarmal galaksinin içinde var olabildiği.
Kaybolmadılar, gömüldüler
Ekibin vardığı yorum, küçük kırmızı noktaların ayrı ve kısa ömürlü bir galaksi türü olmadığı yönünde. Bunun yerine, büyüyen galaksilerin merkezindeki örtülü kara delik evresini temsil ediyor olabilirler. Erken evrende bu çekirdekleri çevreleyen galaksiler sönük ve küçük olduğu için yalnızca parlak merkez görünüyor. Zamanla galaksi büyüdükçe çekirdek, çevresindeki yıldız ışığının içinde kayboluyor ve araştırmalarda ayrı bir nokta olarak seçilemiyor. Bu açıdan bakıldığında sayılarındaki düşüşün bir kısmı gerçek bir yok oluştan değil, gözlemsel bir yanılsamadan kaynaklanıyor.
Arizona Üniversitesi'nden kıdemli gökbilimci George Rieke, erken evrende oluşan her şeyin zamanla çevremizde gördüğümüz nesnelere evrilmesi gerektiğini hatırlatıyor ve bu sonuçların küçük kırmızı noktaların soyunu izlemeye imkân verdiğini söylüyor. Ekip şimdi Saguaro benzeri başka yakın örnekler aramayı planlıyor. Bu tür örneklerin sayısının artması, Webb'in erken evrende gördüğü gizemli noktaların, bugün Samanyolu gibi galaksilerin merkezinde sessizce duran süper kütleli kara deliklerin ilk büyüme evresi olup olmadığını netleştirebilir.
Bu haberi nasıl buldunuz?
İlk oyu siz verin



















