XRISM bir kuazarın rüzgârını tarttı: Galaksinin sınırlarını aşan devasa çalkantı
XRISM'in hassas X-ışını ölçümleri, H1821+643 kuazarının çevresindeki sıcak gazın yaklaşık 300 bin ışık yılı boyunca çalkalandığını ve bu hareketin taşıdığı enerjinin beklenenden çok büyük olduğunu gösterdi.

Süperkütleli kara delikler genellikle her şeyi yutan kozmik canavarlar olarak anılır. Oysa yuttukları kadar dışarı da atarlar ve bu dışa akışlar, içinde bulundukları galaksiyi hatta galaksi kümesini derinden etkileyebilir. Tohoku Üniversitesi'nden Satoshi Yamada'nın öncülük ettiği uluslararası bir ekip, Japonya Uzay Ajansı JAXA'nın NASA ve ESA ortaklığıyla işlettiği XRISM X-ışını teleskobunun verileriyle bu etkinin ölçeğini ortaya koydu. Ekibin Nature Astronomy'de yayımlanan sonuçlarına göre H1821+643 adlı kuazarın çevresindeki sıcak gaz, yaklaşık 300 bin ışık yılına yayılan bir bölgede şiddetle çalkalanıyor ve bu çalkantının enerjisi önceki tahminlerin yaklaşık yüz katına ulaşıyor.
H1821+643, Ejderha takımyıldızı yönünde, bizden yaklaşık 3,4 milyar ışık yılı uzakta bulunan, son derece parlak bir kuazar. Kuazarlar, merkezlerindeki süperkütleli kara deliğin çevresinden hızla madde çektiği aktif galaksi çekirdekleri; kara deliğe doğru sarmal çizerek düşen gaz, milyonlarca derece ısınarak tüm galaksiden daha parlak ışıyabiliyor. H1821+643'ün özelliği, aynı zamanda yoğun ve sıcak gazla dolu bir galaksi kümesinin merkezinde yer alması. Bu da kara deliğin çevresine nasıl enerji aktardığını incelemek için ideal bir laboratuvar sunuyor.
XRISM'in farkı: Gazın hızını okumak
XRISM, Eylül 2023'te Japonya'nın Tanegaşima Uzay Merkezi'nden bir H-IIA roketiyle fırlatıldı. Teleskobun kalbinde Resolve adlı bir mikrokalorimetre spektrometresi var. Mutlak sıfırın yalnızca birkaç yüzde bir derece üzerine kadar soğutulan bu cihaz, her bir X-ışını fotonunun enerjisini, ona çarptığında yarattığı minik sıcaklık artışından ölçüyor. Sonuç, önceki X-ışını teleskoplarından çok daha keskin bir spektrum.
Bu keskinlik, gazın hareketini doğrudan ölçmeye imkân veriyor. Yamada ve ekibi, çok sıcak gazdaki demir iyonlarının yaydığı X-ışını çizgilerini inceledi. Gaz gözlemciye yaklaşıyor ya da uzaklaşıyorsa çizgiler Doppler etkisiyle kayıyor; gaz düzensiz biçimde çalkalanıyorsa çizgiler genişliyor. Bu kayma ve genişlemeler, gazın hızını ve hareketinin ne kadar türbülanslı olduğunu ele veriyor.
XRISM'in bu yeteneği, aslında yıllardır beklenen bir şeydi. Aynı teknolojiyi taşıyan Hitomi teleskobu 2016'da fırlatıldıktan birkaç hafta sonra yörüngede parçalanmış ve X-ışını astronomisinde büyük bir boşluk bırakmıştı. XRISM, bu kaybı telafi etmek amacıyla geliştirildi.
Milyarlarca süpernovaya denk enerji
Ölçümler, kuazarın çevresindeki aşırı sıcak gazın durgun olmadığını, aksine güçlü bir türbülans içinde bulunduğunu gösterdi. Bu çalkantı, galaksinin görünür sınırlarının çok ötesine, yaklaşık 300 bin ışık yılı uzaklığa kadar uzanıyor. Karşılaştırma için Samanyolu'nun yıldız diskinin çapı yaklaşık 100 bin ışık yılı. Ekibin hesabına göre bu hareketin taşıdığı enerji, birkaç milyar süpernova patlamasının toplamına eşdeğer.
Yamada, kara deliklerin genellikle maddeyi yutmalarıyla bilindiğini, ancak aynı zamanda son derece güçlü rüzgârlar şeklinde gaz da fırlatabildiklerini hatırlatıyor. Ona göre bulgular, bu rüzgârların galaksinin sınırlarını aşacak kadar güçlü olabildiğini gösteriyor.
Kara delik geri bildirimi neden önemli?
Gökbilimciler on yıllardır "kara delik geri bildirimi" denen bir sürecin varlığından söz ediyor. Buna göre süperkütleli kara delikler, yaydıkları ışınım, jetler ve rüzgârlarla çevrelerindeki gazı ısıtıyor ya da dışarı itiyor. Soğuyup yoğunlaşamayan gaz yeni yıldızlara dönüşemiyor; böylece kara delik, ev sahibi galaksinin yıldız üretimini frenliyor. Bu mekanizma, en büyük galaksilerin neden beklenenden az yıldız içerdiğini ve neden galaksi kümelerinin merkezindeki gazın tahmin edildiği kadar hızlı soğumadığını açıklamak için öne sürülüyor.
Ancak bu sürecin ne kadar etkili olduğunu doğrudan ölçmek zordu. Önceki varsayım, kara delik rüzgârlarının büyük ölçüde galaksinin içinde kalacağı ve etkilerinin yerel olacağı yönündeydi. XRISM'in ölçtüğü enerji ve erişim mesafesi ise bu rüzgârların galaksinin ötesine, küme ölçeğindeki gaza kadar enerji taşıyabildiğini gösteriyor. Bu, galaksilerin evrimi, yıldız oluşum hızları ve galaksi kümelerinin ısı dengesi üzerine kurulan modellerin yeniden ayarlanması gerekebileceği anlamına geliyor.
Sırada ne var?
Tek bir kuazar, tüm kara deliklerin aynı şekilde davrandığını kanıtlamaya yetmiyor. Bu tür gözlemlerin güçlüğü, sinyalin son derece ince olmasından kaynaklanıyor; X-ışını çizgisindeki birkaç elektronvoltluk genişleme bile ancak Resolve gibi bir cihazla güvenilir biçimde ölçülebiliyor. Araştırmacılar, farklı türdeki galaksilerde ve farklı evrim aşamalarındaki kara deliklerde benzer ölçümler yapmayı hedefliyor. XRISM'in yörüngedeki ömrü boyunca toplayacağı veriler, kara deliklerin kozmik ölçekte "termostat" görevi görüp görmediği sorusuna daha kapsamlı bir yanıt verecek. Avrupa'nın 2030'ların sonunda fırlatmayı planladığı daha büyük X-ışını gözlemevi NewAthena da aynı soruyu çok daha uzak ve sönük nesnelerde sorabilecek.
Bu haberi nasıl buldunuz?
İlk oyu siz verin



















