13 Ekim 2026, SalıAra

Uzay haberleri: fırlatmalar, gök olayları, uzay görevleri ve uzay bilimine dair Türkçe güncel gelişmeler

Bilgelik Evi (Beytülhikme)

Abbasi Bağdat'ındaki Bilgelik Evi, Yunan ve Hint astronomisinin Arapçaya aktarıldığı çeviri hareketiyle anılır; ama ünlü akademi tasvirinin bir kısmı bugün tartışmalıdır.

Ülke
Abbasi Halifeliği (bugünkü Irak, Bağdat)

Bilgelik Evi (Arapça Beytü'l-Hikme, Türkçede Beytülhikme), Abbasiler döneminde Bağdat'ta bulunan saray kütüphanesi ve bilim merkezidir. Yunanca, Süryanice, Farsça ve Sanskritçe eserlerin Arapçaya aktarıldığı büyük çeviri hareketiyle özdeşleşmiştir. Astronomi açısından önemi, Batlamyus'un Almagest'i gibi temel eserlerin Arapçaya kazandırıldığı ve Halife Memun döneminde gözlemlerle sınandığı bir çevrenin merkezinde yer almasıdır. 1258'deki Moğol kuşatmasında yok oldu. Ancak bu kurum hakkında anlatılanların hepsi aynı ölçüde belgelenmiş değildir; bazı tarihçiler, bugün yaygın olan "Orta Çağ üniversitesi" tasvirinin sonradan oluştuğunu savunur.

Tarihçe

Abbasi halifesi Mansur 762'de Bağdat'ı kurup başkent yaptı. Sasani geleneğini izleyerek bir saray kütüphanesi oluşturdu ve Hindistan'dan gelen bilginleri matematik ve astronomi bilgilerini paylaşmaları için sarayına davet etti. Kurumun kökeni konusunda iki görüş vardır: Mansur'un özel koleksiyonu ya da Harun Reşid'in (hükümdarlığı 786-809) kütüphanesi. Bu kütüphane kaynaklarda Hizanetü'l-Hikme ("Bilgelik Hazinesi") adıyla da geçer.

Kurum en parlak dönemini Halife Memun (hükümdarlığı 813-833) zamanında yaşadı. Memun bilim insanlarını destekledi, Bizans'tan el yazmaları getirtti. Bizans'la yaptığı bir barış antlaşmasında Almagest'in bir nüshasını istediği anlatılır. Kurum, halefleri Mutasım ve Vasık döneminde de canlılığını korudu, Mütevekkil (hükümdarlığı 847-861) zamanında ise geriledi. 13 Şubat 1258'de Hülagü'nün ordusu Bağdat'a girdi; kentin öteki kütüphaneleri gibi Bilgelik Evi de yok edildi.

Aletler ve çalışmalar

Bilgelik Evi'nin kendisine ait bir gözlem binası olduğu bilinmiyor; ama çevresindeki bilginler İslam dünyasının ilk sistemli gözlem çalışmalarını yürüttü. Kaynaklara göre Memun 828'de Bağdat'ın Şemmasiye semtinde bir gözlemevi kurulmasını emretti. Çalışmaları kıdemli gökbilimci Yahya bin Ebi Mansur ile genç meslektaşı Sind bin Ali yönetti. Güneş, Ay ve gezegenler üzerine ilk gözlemlerin ardından Şam yakınlarındaki Kasiyun Dağı'nda ikinci bir gözlem yeri kuruldu. Sonuçlar ez-Zîcü'l-Mümtehan ("Sınanmış Cetveller") adlı eserde toplandı. Böylece Batlamyus'tan devralınan veriler doğrudan gözlemle denetlenmiş oldu.

Memun yaklaşık 830'da bir grup bilim insanına Tedmür (Palmira) ile Rakka arasında bir meridyen yayı ölçtürdü; amaç bir derecelik enlem farkına karşılık gelen uzaklığı bulup Dünya'nın çevresini hesaplamaktı. Sonucun derece başına 66⅔ Arap mili olarak bulunduğu aktarılır. Bilgelik Evi bilginleri dünyanın haritasını çıkarma ve Almagest'teki verileri doğrulama gibi, halifenin finanse ettiği büyük ekip çalışmalarında da görev aldı; bunlar devlet destekli büyük araştırma projelerinin ilk örnekleri arasında sayılır. Kaynaklara göre bu bilginler aynı zamanda büyük yapı işlerinde mühendis ve mimar olarak çalışıyor, resmî takvimleri tutuyordu. Ölçüme katılanlar arasında, Batı'da Alfraganus adıyla tanınan Fergani de vardı. Fergani'nin Almagest'i özetleyip güncellediği astronomi kitabı Latinceye çevrildi ve Avrupa'da uzun süre okundu.

Önemli başarılar

  • Cebirin kurucularından sayılan Harezmi, Memun'un Bilgelik Evi'nde çalıştı.
  • Sind bin Ali, Hint astronomi cetvellerinin Arapçaya aktarılıp yeniden düzenlenmesiyle oluşan Zîcü's-Sindhind geleneğinde rol oynadı.
  • Sabit bin Kurra, Apollonius, Arşimet, Öklid ve Batlamyus'un eserlerini çevirdi; Batlamyus sistemi üzerine özgün çalışmalar da yaptı.
  • Yahya bin Ebi Mansur'un öğrencileri arasında sayılan Benu Musa kardeşler, Memun döneminde Bağdat'taki gözlem çalışmalarına katkıda bulundu ve Bizans'tan el yazmaları satın aldı.
  • Almagest adı da bu çeviri sürecinin izini taşır: eserin Yunanca adı Megale Syntaxis idi, bugünkü ad Arapça çevirisinden gelir.

Efsane ve belgelenmiş olan

Bilgelik Evi'ne ilişkin bilgilerin önemli bir kısmı 8. ile 13. yüzyıllar arasında yazılmış kaynaklara, en başta İbnü'n-Nedim'in (ölümü 995) el-Fihrist'ine dayanır. Bağdat'ta büyük bir saray kütüphanesinin bulunduğu, halifelerin çeviriyi ve astronomi gözlemlerini desteklediği güçlü biçimde belgelenmiştir. Buna karşılık bölümleri olan, düzenli bilimsel tartışmalar yapılan, üniversiteye benzer bir akademi tasviri tartışmalıdır. Yale Üniversitesi'nden Arapça uzmanı Dimitri Gutas, 1998'de yayımladığı kitabında bu tasvirin büyük ölçüde 19. ve 20. yüzyıl yorumlarının ürünü olduğunu ileri sürdü. Gutas'a göre dönemin çevirmenlerinin hiçbiri, örneğin en verimli çevirmen Huneyn bin İshak, eserlerinde Bilgelik Evi'nden söz etmez. Çeviri faaliyetinin tek merkezi Bilgelik Evi de değildi; başka kentlerde de çeviriler yapılıyordu.

Moğol yıkımına dair anlatılar da dikkatle okunmalıdır. Dicle'ye atılan kitapların mürekkebinin nehri kararttığı ya da kitaplardan atlı geçebilecek bir köprü oluştuğu anlatılır. Tarihçi Michal Biran, bu tür ifadelerin Bağdat kuşatmasını anlatan metinlerde Moğol vahşetini büyüten edebî kalıplar olduğuna dikkat çeker.

Bugün

Abbasi dönemindeki Bilgelik Evi'nden bugüne bilinen bir yapı kalıntısı ulaşmadı. Bağdat'ta bugün aynı adı taşıyan bir araştırma kurumu bulunuyor; bu kurumun yerleşkesi 13. yüzyıldan kalma bir medreseyi içerir, ama Orta Çağ'daki Bilgelik Evi ile aynı yapı değildir ve 2003'teki Irak işgali sırasında hasar gördü. Kapaktaki minyatür, 13. yüzyılda el-Vasıti'nin resimlediği bir el yazmasından bir İslam kütüphanesini gösterir; Bilgelik Evi'nin kendisini değil, dönemin kütüphane ortamını yansıtır.

Bilmeye değer

  • Memun'un bilim sevgisini, rüyasında Aristoteles'i gördüğü yönündeki bir anlatıya bağlayan rivayet yaygındır; bunun tarihsel bir kayıt değil, bir rivayet olduğu unutulmamalıdır.
  • Halife Memun'un çevirmenlerin başına getirdiği Huneyn bin İshak, Galenos ve Hipokrat'ın eserleri dahil Yunan tıp kitaplarını Arapçaya çevirdi; kendisine 116 eser atfedilir.
  • Kahire'deki Fatımi kurumu Darü'l-Hikme gibi başka şehirlerde de "Bilgelik Evi" adını taşıyan kurumlar vardı; bunlar Bağdat'takiyle karıştırılmamalıdır.
  • Fergani'nin derece ölçümünden türeyen değerleri, Kristof Kolomb yolculuklarını planlarken kullandı; ancak Arap milini Roma mili sanarak yanlış yorumladı.

Benzer kurumlarTümü →

Yukarı çık

Ziyaret istatistikleri ve reklamlar için çerez kullanmak istiyoruz. İzin vermezseniz yalnız zorunlu çerezler kullanılır. Ayrıntılar