Demirkazık ve Altın Kazık: Türk gökyüzünün sabit yıldızı
Bütün gökyüzü onun çevresinde döner gibi görünür. Yakutlar Demir Kazık, Uygurlar Altın Kazık dedi; Kazaklar ona bağlı iki atın hikâyesini anlattı. Kutup Yıldızı'nın efsaneleri ve gerçek yüzü.

Açık bir gecede uzun pozlama yapılmış bir fotoğrafa bakın: yıldızlar gökyüzünde iç içe halkalar çizer, halkaların tam ortasında ise neredeyse kıpırdamayan tek bir ışık durur. Bu ışık Kutup Yıldızı'dır. Türkçede Demirkazık adıyla da bilinir; Türk Dil Kurumu sözlüğü de Demirkazık'ı Kutup Yıldızı'na yönlendirir. Adın kendisi, yıldızın bozkır insanının gözünde ne anlama geldiğini özetler: gök çadırının ortasına çakılmış sağlam bir kazık.
Göğün göbeği
Altay, Yakut ve Uygur Türklerinin geleneksel inanışlarında evren üç katlı düşünülürdü: insanların yaşadığı yer, ölülerin göçtüğü yeraltı ve kutsal gök. Bu üç âlemi merkezlerinden geçen bir eksenin birbirine bağladığına inanılırdı. Eksenin yeryüzündeki ucu "yerin göbeği", gökteki ucu ise "göğün göbeği" diye anılırdı. Bu göbek, gökte bir yıldız olarak görülürdü: Yakutlarda Demir Kazık, Uygurlarda Altın Kazık (Altun Kazuk). Benzer bir "göğün merkezi" düşüncesine Moğol, Buryat, Fin ve Laponların yanı sıra Maya ve Dogon geleneklerinde de rastlandığı aktarılır.
Orta Asya şamanizminde bu yıldızın göğün direği olduğuna ve üzerine Tanrı'nın elçisi bir kartalın tünediğine inanılırdı. Bazı tasvirlerde kartal çift başlıdır; bunun her yönü görebilen, hem bu dünyayı hem öteki âlemi algılayan bir bakışı simgelediği yorumu yapılır. Usta bir şamanın trans sırasındaki göksel yolculuğunda göğün göbeğine ulaşmak için bütün gök katlarını aşması gerektiği anlatılır.
İki at ve yedi hırsız
Kazakların anlattığı efsane, Kutup Yıldızı'nı komşu takımyıldızlarla birlikte canlı bir sahneye dönüştürür. Kazakça adı Temirkazık olan yıldıza, Tengri'nin iki atını, Akboz'u ve Kökboz'u bağladığına inanılırdı. Bu iki at, Kutup Yıldızı'nın yakınında görülen yıldızlardır. Büyükayı'nın yedi parlak yıldızı ise Kazakça "yedi haydut" anlamına gelen Jetikarakşı'dır. Haydutlar atları çalmak ister ve bu yüzden bütün gece kazığın çevresinde dönüp dururlar. Göçebe toplulukların yön bulmak için Temirkazık'ı kullandığı ve gökyüzü gözlemine büyük önem verdiği de aynı kaynaklarda vurgulanır.
Yıldızın sabitliği başka kültürlerde de "çivi" ya da "perçin" benzetmeleri doğurmuştur. Eski Fin dünya görüşünde Kutup Yıldızı'na "çivi yıldızı" anlamında naulatähti denirdi; gök kubbeyi yerinde tutan bir bağlantı noktası gibi düşünülürdü. Kuzey Avrupa'nın Sami halkı ise ona "perçin" anlamına gelen Boahji adını verir. Sami anlatısında büyük avcı Fávdna her gece yayını germeye hazırdır ama okunun perçini vurmasından korkar; çünkü perçin kırılırsa gök çöker ve dünyanın sonu gelir.
Sabitlik sembolü
Yıldızın değişmezlik sembolü olması Batı edebiyatında da güçlüdür. Shakespeare'in yaklaşık 1599'da yazdığı Julius Caesar oyununda Sezar kendini "kuzey yıldızı kadar sabit" diye tanımlar. İşin ironik yanı, Sezar'ın yaşadığı dönemde gök kutbunda böyle sabit bir yıldız yoktu. Eski İngilizcede yıldıza "gemi yıldızı" anlamında scip-steorra denmesi de denizcilikteki rolünü gösterir. Kristof Kolomb 1492'deki ilk Atlas Okyanusu yolculuğunda, Kutup Yıldızı'nın gök kutbu çevresinde çizdiği küçük daireyi hesaba katmak zorunda kalmıştı.
Aslında yıldızın bu ünü görece yenidir. MÖ 320 civarında Yunan denizci Pytheas, gök kutbunu yıldızsız bir boşluk olarak tarif etmişti. Antik çağda yön bulmak için tek bir yıldız değil, bütün Küçükayı takımyıldızı kullanılırdı. 5. yüzyılda Stobaios'un "her zaman görünen" diye andığı, "kandil" benzetmesiyle de tarif edilen Polaris, ancak Orta Çağ'dan itibaren düzenli olarak "kutup yıldızı" diye anılmaya başlandı.
Bilim ne diyor?
Kutup Yıldızı'nın bilimsel adı Polaris, katalog adı ise Alfa Ursae Minoris'tir; Küçükayı takımyıldızının en parlak yıldızıdır. Popüler bir yanılgının aksine gökyüzünün en parlak yıldızı değildir: yaklaşık 2 kadirlik parlaklığıyla ancak 47. sıradadır. Onu özel kılan parlaklığı değil, konumudur.
Yıldız, Dünya'nın dönme ekseninin gökyüzünde işaret ettiği kuzey gök kutbuna çok yakındır; 2018'de aradaki açı yaklaşık 0,66 dereceydi. Bu yüzden diğer yıldızlar gece boyunca geniş yaylar çizerken Kutup Yıldızı yalnızca küçük bir çember çizer. Gösterdiği yön manyetik kuzey değil, coğrafi kuzeydir. Ufuktan yüksekliği de gözlemcinin enlemini yaklaşık olarak verir; İstanbul'dan bakıldığında yıldız ufkun yaklaşık 41 derece üzerindedir. Bulmanın en kolay yolu, Büyükayı'nın kepçesinin ön kenarındaki iki yıldızı birleştiren çizgiyi, aralarındaki mesafenin yaklaşık beş katı uzatmaktır.
Polaris çıplak gözle tek bir yıldız gibi görünse de üçlü bir sistemdir. Ana bileşeni, Güneş'ten çok daha büyük, sarı bir süperdevdir ve parlaklığı yaklaşık dört günlük bir dönemle hafifçe değişen bir Sefe değişenidir. Dünya'ya en yakın Sefe değişeni olduğu için evrendeki uzaklıkları ölçmekte kullanılan kozmik mesafe merdiveninin kalibrasyonunda kilit bir rol oynar. Gaia verilerine göre sistem yaklaşık 446 ışık yılı uzaklıktadır. Hubble Uzay Teleskobu, ana yıldıza çok yakın olan küçük eşini 2006'da doğrudan görüntülemiştir.
Efsanelerdeki "sonsuza dek çakılı kazık" fikri ise gökbilim açısından yalnızca geçicidir. Dünya'nın ekseni bir topacınki gibi yaklaşık 26 bin yıllık bir döngüyle yavaşça yalpalar. Bu nedenle kutup yıldızı unvanı el değiştirir: yaklaşık MÖ 2750'de bu konumda Ejderha takımyıldızındaki Thuban vardı. Polaris gök kutbuna 2100 civarında en çok yaklaşacak, ardından uzaklaşmaya başlayacak. Binlerce yıl sonra Vega bu konuma yaklaşacak. Bozkırın Demir Kazığı da, tıpkı onu anlatan efsaneler gibi, uzun bir zaman çizelgesinin yalnızca bir anına aittir.
Bu haberi nasıl buldunuz?
İlk oyu siz verin



















