Apollo 13 filmi gerçek görevden ne kadar sapıyor? Kayıtlar ve sahneler
Ron Howard'ın Apollo 13 filmi, NASA kayıtlarına şaşırtıcı ölçüde sadık. Ama en ünlü iki replik değiştirilmiş, bir kahramanın rolü büyütülmüş, bazı kurtarma adımları sıkıştırılmış.

Nisan 1970'te Ay'a giderken oksijen tankı patlayan Apollo 13, uzay tarihinin en ünlü kurtarma operasyonu. Ron Howard'ın 1995 yapımı Apollo 13 filmi, görevin komutanı Jim Lovell'in Jeffrey Kluger ile yazdığı Lost Moon kitabına dayanıyor ve "en doğru uzay filmi" listelerinin başında sık sık yer alıyor. NASA'nın Apollo Uçuş Günlüğü'ndeki dakika dakika kayıtlarla karşılaştırınca bu ünün büyük ölçüde hak edilmiş olduğu görülüyor; ama film birkaç yerde bilerek ayrılıyor.
Film ne gösteriyor?
Film; Lovell, Fred Haise ve son anda ekibe giren Jack Swigert'in Ay yolculuğunu, patlamayı, Ay modülü Aquarius'un cankurtaran sandalı gibi kullanılmasını, karbondioksit filtresi krizini, elle yapılan rota düzeltmesini ve atmosfere girişteki uzun telsiz sessizliğini anlatıyor. Ağırlıksızlık sahneleri, NASA'nın parabolik uçuşlar yapan KC-135 uçağında, her biri yaklaşık 25 saniye süren kısa çekimlerle kaydedildi.
Gerçekte ne oldu?
Apollo 13, 11 Nisan 1970'te fırlatıldı. Uçuş günlüğüne göre 2 numaralı oksijen tankı görev saatiyle 55 saat 54 dakika 53 saniyede patladı. Kaza inceleme kurulunun bulgularına göre tankın içindeki ısıtıcıyı koruyan termostat anahtarları 28 voltluk sisteme göre tasarlanmıştı; ısıtıcıların gücü 65 volta çıkarıldığında anahtarlar değiştirilmedi. Fırlatmadan önceki yer testlerinde tank normal yoldan boşaltılamayınca oksijen ısıtıcıyla saatlerce kaynatıldı; anahtarlar kaynayıp kapalı kaldı ve iç kablolardaki Teflon yalıtım ağır hasar gördü. Patlamaya giden zincir, uçuştan haftalar önce yerde başlamıştı.
Ünlü cümle aslında öyle söylenmedi
Kayıtlarda Swigert önce "Houston, we've had a problem here" diyor; birkaç saniye sonra Lovell aynı cümleyi tekrarlıyor ve ana elektrik barasında gerilim düşüşü olduğunu bildiriyor. Yani cümle geçmiş zamanda: "Bir sorunumuz oldu." Filmdeki "Houston, we have a problem" hâli, Apollo Uçuş Günlüğü'ne göre yapımcıların seyircinin beklediği ifade olduğu için bilerek seçtiği bir değişiklik; bugün en çok bilinen hâli de bu.
Uçuş müdürünün sloganı da senaryodan
Filmde uçuş müdürü Gene Kranz'a söyletilen ve sonradan efsaneleşen "başarısızlık bir seçenek değil" sözü görev sırasında söylenmedi. Kranz'ın kendisi bu cümleyi film yapımcılarının bulduğunu söylüyor. İfade, uçuş dinamiği sorumlusu Jerry Bostick'in senaristlerle yaptığı bir görüşmede ekibin kriz anlarındaki tavrını anlatırken kurduğu daha uzun bir cümleden kısaltıldı. Kranz daha sonra bu ifadeyi 2000'de yayımlanan anı kitabının adı yaptı.
Karbondioksit filtresi: Kare tıpa, yuvarlak delik
Filmin en akılda kalan sahnelerinden biri gerçeğe çok yakın. NASA'nın anlatımıyla komuta modülünün kare biçimli lityum hidroksit kartuşları, Ay modülündeki yuvarlak yuvalara uymuyordu. Üç kişinin nefesiyle Aquarius'ta karbondioksit yükseliyordu. Houston'daki mühendisler, gemide bulunan malzemelerle bir bağlantı düzeneği tasarladı.
Uçuş günlüğü kullanılan malzemeyi tek tek sayıyor: iki kartuş, bir rulo gri bant, sıvı soğutmalı giysilerin plastik torbaları, yaklaşık 28'e 15 santimetrelik karton bir prosedür kartı ve bir giysi hortumu. Kapsül iletişimcisi Joe Kerwin talimatları adım adım okudu, Swigert her adımı tekrarlayarak düzeneği kurdu. Kayıtlara göre ilk kartuş görev saatiyle yaklaşık 90. ve 91. saatler arasında bağlandı. Film, düzeneğin Dünya'da bir masaya dökülen malzemelerden tasarlanmasını dramatik biçimde gösteriyor; uzaydaki kurulumun ise yaklaşık bir saat süren, sakin ve okuma-tekrar düzeninde ilerleyen bir iş olduğu kayıtlardan anlaşılıyor.
Dönüş yörüngesi: Üç ateşleme
Apollo 13, Fra Mauro'ya iniş için Ay'a giden hibrit bir yörüngedeydi; hiçbir şey yapılmasa Ay'ın çevresinden dolaşıp Dünya'yı ıskalayacaktı. Servis modülünün hasarı bilinmediği için ana motor kullanılmadı, bütün düzeltmeler Ay modülünün iniş motoruyla yapıldı:
- Serbest dönüş ateşlemesi: Görev saatiyle 61 saat 29 dakikada, yaklaşık 31 saniye. Aracı, Ay'ın çevresinden dolanıp kendiliğinden Dünya'ya dönen yörüngeye soktu.
- PC+2 ateşlemesi: Ay'a en yakın geçişten iki saat sonra, 79 saat 27 dakikada, 4 dakika 24 saniye sürdü ve hızı saniyede yaklaşık 263 metre artırdı. Dönüşü yaklaşık 10 saat kısalttı ve inişi Hint Okyanusu yerine Pasifik'e taşıdı.
- Elle rota düzeltmesi: 105. saatte, yaklaşık 15 saniyelik kısa bir ateşleme. Mürettebat aracı, pencereden Dünya'nın gece-gündüz sınırına ve Güneş'e bakarak elle hizaladı. Filmdeki bu sahnenin özü gerçek.
Uçuş günlüğü küçük bir replik değişikliğini de not ediyor: PC+2 ateşlemesinden sonra filmde Lovell'e söyletilen Isaac Newton'lu cümle gerçek kayıtlarda yok; Apollo 8'de Bill Anders'ın Newton'a dair benzer bir yorumunu çağrıştırıyor.
Ken Mattingly gerçekten simülatörde mi kurtardı?
Asıl komuta modülü pilotu Ken Mattingly, fırlatmadan birkaç gün önce kızamıkçığa maruz kaldığı gerekçesiyle ekipten çıkarıldı. Hastalığa hiç yakalanmadı. Filmde Mattingly, komuta modülünü az enerjiyle yeniden çalıştırma prosedürünü simülatörde neredeyse tek başına geliştiren kişi olarak görünüyor. Mattingly 2001'de NASA'nın sözlü tarih projesine verdiği röportajda yedek ekip üyesi olarak resmî bir kurtarma görevinin olmadığını, pek çok ekipte çalıştığını, NASA'nın elinde önceden simüle edilmiş bir cankurtaran prosedürü bulunduğunu ve filmin "pek çok şeyi icat etmişiz" gibi gösterdiğini anlattı. Yeniden çalıştırma prosedürü, uçuş kontrolcüsü John Aaron'un öncülük ettiği bir ekibin belgeler ve veriler üzerinde yürüttüğü yöntemli bir çalışmaydı; simülatör, yazılan adımları denemek için kullanıldı. Filmdeki Mattingly, aslında birçok astronot ve mühendisin emeğinin tek kişide toplanmış hâli.
Uzun sessizlik gerçekti
Filmde gerilimin doruğa çıktığı telsiz kesintisi abartı değil. Uçuş günlüğüne göre atmosfere girişte öngörülen kesinti yaklaşık 3 dakika 19 saniyeydi; ekiple temas, öngörülen sürenin yaklaşık 1 dakika 44 saniye ötesinde yeniden kuruldu. Kapsül 17 Nisan 1970'te Samoa yakınlarında Pasifik'e indi ve USS Iwo Jima tarafından alındı.
Nerede haklı, nerede değil?
- Doğru: Patlama, Ay modülünün cankurtaran olarak kullanılması, kare-yuvarlak kartuş sorunu ve bantla yapılan düzenek.
- Doğru: İniş motoruyla yapılan dönüş ateşlemeleri ve Dünya'ya bakılarak yapılan elle düzeltme.
- Doğru: Mattingly'nin son anda çıkarılması ve dönüşteki uzayan telsiz kesintisi.
- Değiştirilmiş: "We've had a problem" cümlesi şimdiki zamana çevrildi.
- Uydurma: "Başarısızlık bir seçenek değil" sözü görevde söylenmedi.
- Sıkıştırılmış: Yerdeki çalışma birkaç karakterin kahramanlığına indirgendi.
Sonuç
Apollo 13, bir tarih filminin dramatik serbestlikle doğruluk arasında nasıl denge kurabileceğinin iyi bir örneği. Değişiklikler çoğunlukla repliklerde ve kişilerin rollerinde; teknik krizin kendisi ve çözüm yolları kayıtlara sadık. Görevin gerçek sesini merak edenler için NASA'nın uçuş günlüğü, filmin neredeyse her sahnesinin dayandığı kaynağı dakika dakika sunuyor.
Bu haberi nasıl buldunuz?
İlk oyu siz verin





















