Roman'ın 300 megapiksellik kamerası sınavı geçti, optiği beklentiyi aştı
NASA, 30 Ağustos'ta fırlatılan Roman Uzay Teleskobu'nun ana kamerasını eylülden bu yana sınadı. Aynalardaki son ayarlardan sonra görüntü keskinliği, görevin kendi şartının yüzde 30 üzerinde çıktı.

NASA, 30 Ağustos 2026'da yola çıkan Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu'nun ana bilim aleti Geniş Alan Aleti'ni (Wide Field Instrument) devreye alma sınavlarını tamamladı. Goddard Uzay Uçuş Merkezi'nin 14 Ekim'de yayımladığı duruma göre alet rutin kullanıma hazır ve teleskobun optik keskinliği, görev için konulan şartın belirgin biçimde üzerinde.
Geniş Alan Aleti, 300 megapiksellik bir kızılötesi kamera. Roman'ın karanlık madde ve karanlık enerji üzerine kurulu geniş gökyüzü taramaları bu kameraya bağlı; alet çalışmazsa görevin ana hedeflerinin büyük bölümü de yapılamaz. Aletin sistem mühendislerinden Dave Hickey, taramaların tümünün bu kameraya dayandığını, dolayısıyla iyi çalıştığını görmenin aynı anda hem heyecan hem rahatlama verdiğini söylüyor.
Eylülden bu yana süren sınav listesi
NASA'nın anlatımına göre alet eylül ayında etkinleştirildi, ardından parçalarını tek tek ve birlikte çalıştıran bir sınav dizisinden geçirildi. Ekip ilk olarak 18 dedektörü ve bunların elektroniğini denetledi. Sonra sıra, belirli dalga boylarını dedektörlere geçiren filtreleri ve ışığı renklerine ayıran öğeleri taşıyan eleman çarkına geldi.
Üçüncü adımda kalibrasyon sisteminin iç LED'leri yakıldı. Bunlar yerden parlaklığı hassas biçimde ayarlanabilen çeşitli renklerde ışıklar; dedektörlerin farklı ışık düzeylerine nasıl yanıt verdiğini ölçmek ve duyarlılık farklarını düzeltmek için kullanılıyor. Hizalama mekanizması sınandıktan sonra, fırlatma için odak dışında kilitlenmiş konumdan çıkarılıp hesaplanan en iyi odak noktasına açıldı. Son adım, aletin parçalarını doğru sıcaklıkta tutacak ısıl sistemin denenmesi oldu.
İnsan saçının on altıda biri kadar bir kaydırma
Bu sırada ikinci bir ekip teleskobun odağıyla uğraştı. Roman'ın optik sistemler lideri Matthew Bolcar'a göre fırlatma öncesinde Goddard'da ve yüklenici firmalar L3Harris ile BAE Space and Mission Systems'te yapılan hazırlık o kadar iyiydi ki yörüngede yapılacak düzeltme payı çok küçük kaldı. Kıdemli optik mühendisi Alden Jurling'in verdiği ölçüye göre ikincil ayna, bir insan saçı kalınlığının yaklaşık on altıda biri kadar oynatıldı; bu kaydırma aynanın birincil ayna üzerindeki yüksekliğini değiştirdi.
Bu kadar küçük bir düzeltmeyle yetinilebilmesi önemli, çünkü bir teleskobun parçalarının fırlatma sarsıntısında ve uzayda nasıl kayacağını önceden kestirmek kolay değil. Bolcar, yer sınavlarının uzay koşullarını birebir üretemediğini belirtiyor: yer çekiminin yokluğu, sıcaklık dalgalanmaları ve nem farkları laboratuvarda tam olarak taklit edilemiyor. Buna karşın NASA'ya göre iki alet de öngörülen performansı ya tutturdu ya aştı.
90 nanometre şartı, 63 nanometre sonuç
Kozmik ışık teleskoba girdikten sonra aynalar ve diğer optik öğeler arasında sekerek iki alete yönlendiriliyor; ışığın odaklanması için bu öğelerin son derece hassas hizalanması gerekiyor. Görüntü kalitesi için konulan şart yaklaşık 90 nanometre RMS'lik (karekök ortalama) sapmaydı — yani optik yüzeyler kusursuz biçimden en çok 90 nanometre ayrılacaktı. NASA bu ölçünün insan saçından yaklaşık bin kat ince olduğunu belirtiyor.
Düzeltmelerden sonra ölçülen değer 63 nanometre RMS çıktı. Bu, Geniş Alan Aleti'nin ekibin öngördüğünden yaklaşık yüzde 30 iyi çalıştığı anlamına geliyor. Jurling'in deyişiyle, Roman'ın tarama görüntülerinin tümü beklenenden daha keskin olacak. Keskinlik, karanlık enerji araştırmalarında doğrudan karşılığı olan bir kazanç: uzak galaksilerin biçimlerindeki küçük bozulmaların ölçülmesi, yani kütleçekimsel mercek etkisinin zayıf izinin yakalanması, görüntü kalitesine birebir bağlı.
Sırada ne var
İkinci alet olan Koronagraf Aleti'nin görüntüleri başlangıçta hafifçe odak dışıydı; NASA'ya göre bu sapma ekibin öngördüğü kadar büyük değildi ve düzeltmesi görece kolay oldu. Alet artık beklenen performansta çalışıyor. Koronagraf ekibi şimdi kamera ayarlarını ve şekil verilebilir aynaların en uygun ayarlarını belirliyor; aletin bir yıldızın ışığını perdeleme yeteneğinin gösterimi önümüzdeki haftalarda denenecek. Bu yetenek, parlak yıldızının yanında kaybolan ötegezegenlerin doğrudan görüntülenmesi için belirleyici olacak.
Bu haberi nasıl buldunuz?
İlk oyu siz verin





















