9 Ekim 2026, CumaAra

Fırlatmalar, gök olayları, uzay görevleri ve uzay bilimine dair Türkçe güncel haberler

Solaris (Solyaris)

Tarkovski'nin bilim kurgu başyapıtı: düşünen bir okyanusla kaplı gezegenin yörüngesindeki istasyonda bir psikolog, kendi hafızasıyla yüzleşiyor.

Tür
Film
Yıl
1972
Yönetmen / yaratıcı
Andrey Tarkovski
Oyuncular
Donatas Banionis, Natalya Bondarçuk, Jüri Järvet, Anatoli Solonitsin, Vladislav Dvorjetski
Süre / sezon
166 dk

Bilim kurgu denince akla çoğunlukla hızlı uzay gemileri, çarpışan filolar ve parlak teknolojiler gelir. Andrey Tarkovski'nin 1972 tarihli Solaris'i ise bunların neredeyse hiçbirini sunmuyor; onun yerine insanı, hafızayı, suçluluğu ve bilinmeyeni anlama çabasının sınırlarını sorguluyor. Polonyalı yazar Stanisław Lem'in 1961 tarihli romanından uyarlanan film, Cannes Film Festivali'nde Jüri Büyük Ödülü'nü kazandı ve bugün sinema tarihinin en önemli bilim kurgu filmleri arasında anılıyor.

Tarkovski, dönemin Batı bilim kurgusunu, özellikle de 2001: Bir Uzay Destanı'nı teknolojiye fazla odaklandığı için soğuk bulduğunu söylemişti. Solaris, onun bu türe duygusal bir derinlik kazandırma denemesi. Sonuç, sabırla izlenmesi gereken ama izleyeni uzun süre bırakmayan, ağır ve şiirsel bir yapıt.

Konusu

Psikolog Kris Kelvin, onlarca yıldır Solaris adlı gizemli gezegenin yörüngesinde bulunan araştırma istasyonuna gönderilmek üzeredir. Solaris'in yüzeyi tamamen bir okyanusla kaplıdır ve bilim insanları bu okyanusun bir tür bilinç taşıyıp taşımadığını uzun zamandır tartışmaktadır. İstasyondaki çalışmalar tıkanmıştır; geride kalan üç kişilik ekipten tuhaf raporlar gelmektedir. Kelvin'in görevi, araştırmanın sürdürülüp sürdürülmeyeceğine karar vermektir.

Dünya'daki son gününü babasının evinde geçiren Kelvin, yıllar önce Solaris'te garip şeyler gördüğünü anlatan eski bir pilotu dinler. İstasyona vardığında ise her şeyin karmakarışık olduğunu, ekibin ruh hâlinin bozulduğunu görür. Kısa süre sonra kendisi de açıklanamayan bir olayla karşılaşır: geçmişinden, çoktan kaybettiği biri karşısına çıkar. Film bundan sonra bilim kurgudan çok bir yas ve vicdan hikâyesine dönüşüyor.

Yapım ve oyuncular

Tarkovski, Lem'in eserine duyduğu hayranlıkla 1968'de uyarlama fikrini ortaya attı; yazar ile yönetmen proje boyunca görüş alışverişinde bulundu, ancak Lem'in filmin Dünya'ya ayırdığı uzun bölümlerden pek hoşnut olmadığı biliniyor. Mosfilm stüdyolarında çekilen yapımda Litvanyalı oyuncu Donatas Banionis Kelvin'i, Natalya Bondarçuk ise hikâyenin merkezindeki kadın karakteri canlandırıyor. Eduard Artemyev'in elektronik müziği ve ana tema olarak kullanılan Johann Sebastian Bach eseri filmin atmosferini belirliyor. Fütüristik şehir görüntüsü için Tokyo'nun otoyolları kullanıldı; uzun ve kesintisiz araba yolculuğu sahnesi filmin en tartışılan bölümlerinden.

Film 166 dakika sürüyor. 2002'de Steven Soderbergh'in yönettiği, George Clooney'nin başrolde olduğu Amerikan bir uyarlama da çekildi; ancak çoğu eleştirmen Tarkovski versiyonunu esas alıyor.

Filmin görsel dili, bilim kurguya alışık izleyiciyi şaşırtabilir. Tarkovski, istasyonun içini parlak teknolojik yüzeyler yerine kitaplar, tablolar ve eski eşyalarla doldurdu; böylece uzay istasyonu adeta bir hafıza odasına dönüştü. Okyanusun kıpırdayan yüzeyi için ise kimyasal sıvılar, boyalar ve dumanla elde edilen pratik efektler kullanıldı. Yönetmen, Dünya'daki sahneleri uzun ve sakin planlarla çekerek doğayı, yağmuru ve suyu filmin ana imgeleri hâline getirdi. Solaris, Sovyetler Birliği'nde de büyük ilgi gördü ve milyonlarca seyirciye ulaştı. Tarkovski'nin bu filmde dile getirdiği bazı fikirler, 1979 tarihli Stalker'da daha da derinleşti.

Bilim ne diyor?

Filmin merkezindeki fikir, bütün bir gezegeni kaplayan ve belki de düşünen bir okyanus. Bugünkü bilgimizle böyle bir canlı tanımıyoruz; ama "okyanus dünyaları" gezegen biliminin en heyecanlı konularından biri hâline geldi. Jüpiter'in uydusu Europa'nın ve Satürn'ün uydusu Enceladus'un buz kabuklarının altında sıvı su okyanusları bulunduğuna dair güçlü kanıtlar var. Cassini sondası Enceladus'un güney kutbundan fışkıran su buharı jetlerinin içinden geçerek tuz ve organik moleküller saptadı. NASA'nın Europa Clipper ve Avrupa Uzay Ajansı'nın JUICE görevleri bu okyanusların yaşama elverişli olup olmadığını araştırmak üzere yolda. Ötegezegenler arasında da yüzeyi tamamen suyla kaplı olabilecek adaylar tartışılıyor.

Filmin asıl bilimsel sorusu ise biyolojiden çok iletişimle ilgili: gerçekten yabancı bir zekâyla karşılaşsak onu tanıyabilir miydik? Lem, insanların başka bir aklı hep kendi aynasında aradığını, büsbütün farklı bir varlığı anlamanın belki de imkânsız olduğunu savunuyordu. Bu soru, bugün dünya dışı zekâ arayışı yapan araştırmacıların da tartıştığı bir konu. İstasyondaki ekibin yaşadığı psikolojik çözülme ise uzun süreli yalıtılmış görevlerin gerçek bir riski; Antarktika üsleri ve uzay istasyonlarında yapılan araştırmalar kapalı ortamların insan ruhu üzerindeki etkisini ciddiyetle inceliyor.

Neden izlemeli?

Solaris aceleye gelmeyen, izleyicisinden zaman ve dikkat isteyen bir film. Karşılığında ise bilim kurgunun ne kadar derin ve kişisel olabileceğini gösteriyor. Uzayın uçsuz bucaksızlığında insanın aslında hep kendi geçmişiyle karşılaştığı fikri, Interstellar'dan Arrival'a pek çok yeni filmi etkiledi. Sinema tarihinin önemli eserlerini merak eden herkesin listesinde olmalı.

Kısaca

  • Yıl: 1972
  • Yönetmen: Andrey Tarkovski
  • Süre: 166 dakika
  • Ödül: Cannes Film Festivali Jüri Büyük Ödülü
  • Uyarlandığı eser: Stanisław Lem, Solaris (1961)

Bunları da izleyinTümü →

Yukarı çık

Ziyaret istatistikleri ve reklamlar için çerez kullanmak istiyoruz. İzin vermezseniz yalnız zorunlu çerezler kullanılır. Ayrıntılar