Ay'a gerçekten gidildi mi? Komplo iddiaları ve kanıtlar ne diyor?
Dalgalanan bayrak, yıldızsız gökyüzü, Kubrick söylentisi... Apollo inişlerinin sahte olduğu iddiaları neden tutmuyor ve 382 kilogram Ay taşı ile hâlâ çalışan lazer aynaları ne kanıtlıyor?

Kısa cevap: Evet. 1969-1972 arasında altı Apollo görevi Ay'a indi ve 12 astronot Ay yüzeyinde yürüdü. Bu yalnızca NASA'nın sözüne dayanmıyor. Getirilen 382 kilogram Ay örneği bugün de dünyanın dört bir yanındaki laboratuvarlarda inceleniyor. Astronotların bıraktığı aynalara gözlemevleri hâlâ lazer gönderiyor. ABD dışındaki ülkelerin uzay araçları da iniş alanlarını yörüngeden gördü. Komplo iddialarının neredeyse tamamı fotoğrafçılık ve fizik bilgisi eksikliğinden doğuyor.
"Ay'a gidilmedi" iddiası nereden çıktı?
İddianın bilinen ilk derli toplu hâli, Rocketdyne'da teknik yazar olarak çalışmış eski deniz subayı Bill Kaysing'in 1976'da kendi imkânlarıyla bastığı We Never Went to the Moon (Ay'a Hiç Gitmedik) adlı kitap. Ardından sinema devreye girdi. Peter Hyams'ın yazıp yönettiği Capricorn One 1978'de ABD'de vizyona girdi. Filmde Mars'a gönderildiği ilan edilen astronotlar çöldeki bir üsse götürülüyor ve inişi bir stüdyo setinde canlandırmaya zorlanıyor. Roket ise boş fırlatılıyor. Hyams, fikri CBS'in Apollo yayınlarında çalışırken bulmuş. Ona göre Apollo 11 inişi, son derece önemli olduğu hâlde neredeyse hiç tanığı olmayan bir olaydı. Halk bilimci Linda Dégh, filmin sahtecilik iddiasının yayılmasına katkı yaptığını öne sürüyor. İşin ironik yanı, yapımcılar NASA'dan destek aldı ve çekimlerde bir Apollo Ay modülü prototipi bile kullanıldı.
Kamuoyu yoklamalarına göre iddia küçük ama kalıcı bir kitleye ulaştı. Gallup'un 1999 anketinde Amerikalıların yüzde 6'sı inişlerden şüphe ettiğini söyledi. 1994-2009 arasındaki farklı anketlerde bu oran ABD'de yüzde 6 ile 20, İngiltere'de yüzde 25, Rusya'da yüzde 28 olarak ölçüldü.
Kubrick efsanesi: Ay'ı Stanley Kubrick mi çekti?
En inatçı söylentilerden biri, inişlerin 2001: Bir Uzay Destanı'nın yönetmeni Stanley Kubrick tarafından stüdyoda çekildiği. İddia 1980'de Düz Dünya Derneği'nin ortaya attığı bir senaryoyla dolaşıma girdi. Bu senaryoya göre inişler Walt Disney'in desteğiyle, Arthur C. Clarke'ın metniyle Hollywood'da sahnelenmiş, kamerayı da Kubrick yönetmişti. 2002'de Fransız Arte kanalında yayımlanan, William Karel imzalı Opération Lune (İngilizce adıyla Dark Side of the Moon) ise bu söylentiyle dalga geçen sahte bir belgeseldi. Film kurgu röportajlarla komplo kuramlarının mantığını hicvediyordu. Yine de bazı izleyiciler onu hâlâ gerçek bir ifşa sanıyor.
İddia bazen şiddete de dönüştü. 9 Eylül 2002'de komplo kuramcısı Bart Sibrel, Beverly Hills'teki bir otelde Buzz Aldrin'in yolunu kesti, İncil üzerine yemin etmesini istedi ve onu "korkak, yalancı ve hırsız" diye suçladı. Aldrin Sibrel'in çenesine bir yumruk attı. Savcılık Aldrin hakkında dava açmadı ve Sibrel'in kışkırttığını belirtti.
Bayrak neden dalgalanıyor gibi görünüyor?
Havası olmayan bir yerde bayrağın dalgalanmaması gerektiği doğru. Zaten dalgalanmıyor. Bayrak, üst kenarındaki bir cebe geçirilmiş yatay bir çubuğa asılmıştı. Böylece sarkmadan açık duracaktı. Kumaş paketlenirken katlandığı için üzerinde kırışıklar kaldı. Fotoğraflarda bu kırışıklar rüzgârla oluşmuş dalga izlenimi veriyor. Videolarda bayrak yalnızca astronotlar direği yere saplarken kıpırdıyor. Hava direnci olmadığı için serbest köşe bir sarkaç gibi bir süre sallanıyor ve sonra tamamen duruyor. Havası olan bir yerde bu salınım çok daha çabuk sönerdi.

Fotoğraflarda neden hiç yıldız yok?
Astronotlar Ay gündüzünde, Güneş'in aydınlattığı bembeyaz bir yüzeyi ve parlak beyaz giysileri fotoğraflıyordu. Fotoğraf makinesi bu kadar parlak bir sahneye göre ayarlanınca sönük yıldız ışığı görüntüde iz bırakacak kadar pozlanmıyor. Bugün güneşli bir öğleden sonra cep telefonuyla gökyüzünü çektiğinizde de yıldız göremezsiniz. Astronotların gözleri de aydınlık manzaraya alışıktı. Yıldızları ancak gölgede ya da uzay aracının seyir dürbünleriyle görebiliyorlardı. Kanıt da var: Apollo 16'nın uzak morötesi kamerası Dünya'yı arka planındaki yıldızlarla birlikte, doğru konumlarıyla görüntüledi.
Gölgeler neden paralel değil?
Komplo iddiasına göre tek ışık kaynağı Güneş ise bütün gölgeler paralel olmalıydı, birbirine açı yapan gölgeler de stüdyo spotlarını ele veriyordu. Oysa gölge uzunluğu ve yönü zeminin engebesine göre değişir. Geniş açılı objektif de görüntüyü bükerek çizgileri kenarlara doğru açar. Paralel çizgiler perspektif nedeniyle ufukta bir noktaya yaklaşır, tıpkı uzaklaşan tren rayları gibi. Gölgelerin içinin kapkara olmaması da sır değil. Ay yüzeyi, Dünya, Ay modülü ve astronotların kendisi Güneş ışığını yansıtarak gölgeleri hafifçe aydınlatıyor.
Astronotlar Van Allen kuşaklarından nasıl sağ çıktı?
Van Allen kuşakları, Dünya'nın manyetik alanının yakaladığı yüklü parçacıklarla dolu iki bölge. Tehlikeli olan, yüksek enerjili protonlar barındıran iç kuşak. Apollo araçları iç kuşağı birkaç dakikada, daha az tehlikeli elektronlardan oluşan dış kuşağı ise yaklaşık bir buçuk saatte geçti. Yörünge de kuşakların en yoğun bölgelerinden kaçınacak biçimde seçilmişti. Gökbilimci Phil Plait'in aktardığına göre astronotların aldığı ortalama doz 1 rem'in (10 milisievert) altındaydı. Bu, deniz seviyesinde yaklaşık üç yılda alınan doğal radyasyona denk. Kuşaklara adını veren James Van Allen da radyasyonun yolculuğu imkânsız kıldığı iddiasını bizzat reddetti.
Ay'a gidildiğini kanıtlayan en güçlü deliller neler?
382 kilogram Ay taşı
NASA Johnson Uzay Merkezi'ne göre altı Apollo görevi Dünya'ya 382 kilogram taş, karot, çakıl, kum ve toz getirdi. Bu malzeme 2.200 ayrı örnekten oluşuyor. Örneklerden her yıl yaklaşık 400'ü araştırma ve eğitim için başka kurumlara veriliyor. Karşılaştırma için: Sovyetler Birliği'nin üç robotik Luna aracı toplamda yaklaşık 300 gram getirebildi. Ay taşları neredeyse hiç uçucu madde içermiyor ve Dünya kayalarında sık görülen suyla oluşmuş mineralleri barındırmıyor. Yüksek bölgelerden alınan örneklerin yaşı 4,4 milyar yıla ulaşıyor. Dünya'nın bilinen en yaşlı kayaları bile bunun gerisinde kalıyor. Böyle bir koleksiyonu 1970'lerde stüdyoda üretmek, Ay'a gitmekten çok daha zor olurdu.

Verileri göster
| Getirilen Ay örneği | 382 kg |
|---|---|
| Ayrı örnek sayısı | 2.200 |
| Apollo'nun bıraktığı lazer yansıtıcısı | 3 |
| Lazer ışığının gidiş-dönüş süresi | yaklaşık 2,5 saniye |
| Sovyet Luna araçlarının getirdiği | yaklaşık 300 g |
| LRO'nun ilk iniş alanı fotoğrafları | 17 Temmuz 2009 |
Bugün hâlâ çalışan aynalar
Apollo 11, 14 ve 15 astronotları Ay yüzeyine ışığı geldiği yöne geri yansıtan lazer yansıtıcıları bıraktı. Lick Gözlemevi Apollo 11'in yansıtıcısından ilk dönüşü 1 Ağustos 1969'da yakaladı. Apollo 14'ün yansıtıcısı 5 Şubat 1971'de kuruldu ve McDonald Gözlemevi aynı gün sinyal aldı. Bir lazer atımının Ay'a gidip dönmesi yaklaşık 2,5 saniye sürüyor. Bugün Ay'ın uzaklığı bu yöntemle milimetre hassasiyetinde ölçülüyor ve Ay'ın Dünya'dan yılda yaklaşık 3,8 santimetre uzaklaştığı da bu ölçümlerden biliniyor. Fransa, İtalya, Almanya ve Çin'deki istasyonlar da aynı aynalara ışık gönderiyor. Bunu yapan herkesin NASA'nın sırrına ortak olması gerekirdi.
Yörüngeden çekilen iniş alanları
NASA'nın Ay Keşif Yörünge Aracı LRO, 17 Temmuz 2009'da Apollo 11, 14, 15, 16 ve 17'nin iniş alanlarını gösteren ilk fotoğrafları yayımladı. Apollo 12'nin iniş alanı 3 Eylül 2009'da eklendi. Yaklaşık 50 kilometre yükseklikten çekilen bu görüntülerde her piksel yaklaşık yarım metreye karşılık geliyor. Ay modüllerinin iniş katları, Ay arabaları ve uzun gölgeleri, hatta astronotların ayak izi patikaları seçilebiliyor. 2012'de yayımlanan görüntüler Apollo 12, 16 ve 17'nin bayraklarının hâlâ dikili durduğunu gölgelerinden ortaya koydu. Apollo 11'in bayrağı ise Aldrin'in anlattığı gibi kalkışta Ay modülünün egzozuyla devrilmişti. Bazı uzmanlar, yarım asırdır süzülmemiş Güneş ışığına maruz kalan kumaşın renginin solup beyazlaşmış olabileceğini düşünüyor.

Başka ülkeler de gördü
Sovyetler Birliği Apollo uçuşlarını kendi istihbarat ve izleme ağıyla takip etti. Apollo 11'in Ay yürüyüşü yayınını Avustralya'daki Parkes Gözlemevi aldı. Sonraki yıllarda bağımsız kanıtlar da geldi. Japon uzay ajansı JAXA, Mayıs 2008'de Kaguya (SELENE) aracının Apollo 15 Ay modülünün motorunun yüzeyde bıraktığı açık renkli izi tespit ettiğini duyurdu. Hindistan'ın Chandrayaan-1 aracı 1 Eylül 2009'da Apollo 15 iniş alanını ve Ay arabasının izlerini fotoğrafladı. Çin'in Chang'e 2 aracı da Apollo inişlerinin izlerini görüntüledi.
Video: https://www.youtube.com/watch?v=S9HdPi9Ikhk
Filmler ve diziler Apollo'yu nasıl anlatıyor?
Apollo dönemini perdeye taşıyan yapımların çoğu sahtecilik iddiasını değil, inişin ne kadar zor olduğunu anlatıyor. Ay'da İlk İnsan (First Man), Neil Armstrong'un gözünden yolculuğun kişisel bedelini işliyor. Apollo 13 başarısız bir görevin hikâyesini anlatıyor. Apollo 11 belgeseli ise yalnızca dönemin arşiv görüntülerinden kurulu. For All Mankind da Ay yarışının farklı sonuçlansaydı ne olabileceğini soruyor. Yukarıdaki videoda NASA'nın restore ettiği orijinal Ay yürüyüşü görüntüleri yer alıyor.
Merak edebilecekleriniz
Luna'dan Artemis'e uzanan tarihçe için Ay'a yolculuklar, inişlerin yapıldığı düzlükler ve kraterler için Ay'ın yüzeyi sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Kısaca
- Altı Apollo görevi 1969-1972 arasında Ay'a indi, 12 astronot yüzeyde yürüdü.
- Dalgalanan bayrak, yıldızsız gökyüzü ve açılı gölgeler yatay çubuk, kısa pozlama ve perspektifle açıklanıyor.
- Van Allen kuşakları dakikalar ve saatler içinde geçildi. Ortalama doz deniz seviyesindeki yaklaşık üç yıllık doğal radyasyon kadardı.
- 382 kilogramlık örnek koleksiyonu, hâlâ lazerle ölçülen aynalar ve LRO fotoğrafları bugün de sınanabilen kanıtlar.
- Japonya, Hindistan ve Çin'in uzay araçları Apollo iniş alanlarının izlerini bağımsız olarak gördü.
Bu haberi nasıl buldunuz?
İlk oyu siz verin




















