Why Man Explores (NASA, 1976): Bradbury, Cousteau ve Morrison keşfi tartışıyor
Viking 1 Mars'a inmeden günler önce Ray Bradbury, Jacques Cousteau, James Michener ve Philip Morrison'ın insanın neden keşfettiğini konuştuğu NASA paneli; özeti ve bugünkü Mars bilgisiyle karşılaştırması.
- Tür
- İnceleme / belgesel
- Yazar
- NASA
- İlk yayın yılı
- 1976
- Sayfa
- 44
- Ücretsiz ve yasal oku
- ntrs.nasa.gov/citations/19770008694
Why Man Explores (İnsan Neden Keşfeder), NASA'nın 1976'da "EP-125" numarasıyla yayımladığı bir eğitim yayınıdır. Kitapçık, 2 Temmuz 1976 akşamı California Teknoloji Enstitüsü'nün (Caltech) Pasadena'daki Beckman Salonu'nda yapılan bir panelin dökümünden hazırlandı. NASA'nın Langley Araştırma Merkezi'nin düzenlediği panelde yazar Ray Bradbury, okyanus kâşifi Jacques Cousteau, romancı James Michener ve fizikçi Philip Morrison konuştu; oturumu Saturday Review dergisinin editörü Norman Cousins yönetti. Tarih rastlantı değildi: Viking 1 sondası birkaç gün önce Mars yörüngesine girmişti ve dünya ilk inişi bekliyordu. Metin NASA'nın Teknik Raporlar Sunucusu'nda (NTRS) ücretsiz okunabilir.
Kitap ne anlatıyor?
Panelin sorusu adında saklı: İnsanları bilinmeyene iten nedir? Konuşmacılar bu soruya kendi mesleklerinin penceresinden bakar. Bir fizikçi zihnin dünyayı nasıl modellediğini, bir romancı destanların neden hep yolculuk anlattığını, bir deniz kâşifi canlıların büyüme dürtüsünü, bir bilimkurgu yazarı da uzay çağının neden şiire ihtiyaç duyduğunu anlatır. Sonunda salondan gelen sorular, tartışmayı Mars'ta yaşam bulunursa ne olacağı, uzay bütçesi ve din gibi konulara taşır.
Langley'nin müdürü Donald P. Hearth'ın açılış konuşması bağlamı verir. Viking 1, 19 Haziran 1976'da Mars yörüngesine girmişti. İnişin 4 Temmuz'a denk getirilmesi düşünülüyordu, ama proje yöneticisi, ilk seçilen bölgeden daha güvenli bir iniş yeri bulmak için gezegeni yörüngeden bir süre daha incelemeye karar vermişti. Hearth bunu, keşfin özünde sürprizlere hazırlıklı olmak ve rotayı değiştirebilmek olduğunun bir örneği olarak sunar. Yayının önsözüne göre panel prova edilmemişti ve metin, konuşmaların doğaçlama havasını korumak için ses kayıtlarından olduğu gibi yazıya geçirildi.
Kitapçığın başka bir değeri de konuşmacıların kısa biyografileridir. Bunlar, 1976'da bu dört ismin kamuoyunda nasıl tanındığını gösteren küçük belgelerdir: Morrison'un Manhattan Projesi'ndeki görevi, Cousteau'nun aqualung'u (tüplü dalış aygıtı) Émile Gagnan'la 1943'te geliştirmesi, Michener'in ilk kitabı Tales of the South Pacific ile Pulitzer Ödülü kazanması gibi.
Kitabın özeti
Bu bölüm kitabın sonunu da anlatır. Kitap bir söyleşi dökümü olduğu için özeti konuşmacılara göre, ana fikirleriyle veriyoruz.
Norman Cousins. Moderatöre göre asıl soru Mars'tan çok insan zihnidir. Apollo yolculuklarının en büyük kazancının Ay'a ayak basmak değil, Dünya'yı dışarıdan görmek olduğunu söyler ve bu bakışı insanların yıkım gücüne ayırdığı kaynaklarla karşılaştırır. Evrende yalnız olup olmadığımızı merak etmenin de keşfin en güçlü itici gücü olduğunu savunur.
Philip Morrison. Fizikçinin cevabı eski Yunanlılarınki gibidir: Keşfetmek doğamızdadır. Ama bunu açıklar: İnsanlar dünyanın zihinsel bir haritasını, bir "iç model" kurar ve bu haritanın boş kenarlarını doldurma ihtiyacı duyar. Kalahari'deki göçebe toplulukların bulundukları yeri sürekli konuşmasını, her ağacı ve her kayayı büyüklerinden duyduklarıyla karşılaştırarak zihinlerinde ayrıntılı bir harita tutmasını örnek verir. Karşısına, plan yapmadan yalnız basit kurallarla karanlıkta kemer inşa eden termitleri koyar: Onların bir iç modeli yoktur, bu yüzden milyonlarca yıl aynı şeyi yaparlar. Morrison, büyük keşiflerin geniş halk kitlelerine ulaşamamasını da çözülmesi gereken bir sorun olarak görür.
James Michener. Romancıya göre bir olay, onu anlamlandıran bir anlatıcıdan geçene kadar tam olarak yaşanmış sayılmaz. Odysseia'dan Kitab-ı Mukaddes'e, Portekizli şair Camões'in Vasco da Gama'yı anlatan Lusiadlar'ına kadar destanların keşfi işlediğini hatırlatır. Lusiadlar'daki, gemiler yola çıkarken bu işten hayır gelmeyeceğini söyleyen yaşlı adam figürü onun için dengeli bir ölçüdür: Keşiften coşkulu savunucuların vaat ettiği kadarını değil, ama karamsarların sandığından fazlasını kazanırız. Viking'in yörüngeden çektiği fotoğraflardaki nehir izine benzeyen şekiller gerçekse, Mars hakkında bildiklerinin büyük kısmını gözden geçirmesi gerekeceğini söyler.
Jacques Cousteau. Kâşif, deniz araştırmacılığına bir talihsizlikle başladığını anlatır: İkinci Dünya Savaşı'nda Fransız donanmasının Toulon'da batırılması, diplomatik görevini iptal ettirmişti. Girit açıklarındaki Dia adasında, programda olmayan bir taş yığınının peşine düşerek Minos dönemine ait olduğu düşünülen batık bir liman bulmalarını "yanal düşünme"nin örneği olarak sunar. Ona göre keşif, bitkilerden hayvanlara bütün canlılardaki büyüme dürtüsünün inceltilmiş bir biçimidir; düşmanları ise güvenlik takıntısı, bürokrasi ve yalnızca adım adım akıl yürütmektir.
Ray Bradbury. Yazar kendini "metafor yapıcı" olarak tanımlar. Televizyonun dev roketleri avuç içi büyüklüğünde bir görüntüye indirdiğini, uzay çağının verilerle değil şiirle ve müzikle anlatılması gerektiğini savunur. Kennedy Uzay Merkezi'ndeki dev montaj binasını gezdiğinde hissettiklerini bir şiire dönüştürüp okur.
Sorular. Viking'in proje bilimcisi Jerry Soffen, Cousteau'ya yanal düşünmenin bilim ekibinde nasıl kullanılabileceğini sorar. Mars'ta yaşam bulunursa ne olacağı sorusuna Morrison, ikinci bir yaşam örneğinin bizi bir "istatistik" yapacağını söyler. Cousteau, biyolojik ölümsüzlüğün bir gün yıldızlararası yolculuğu mümkün kılabileceği yolunda bir tahmin yürütür; Cousins de oturumu bilimin kesin cevaplar değil daha iyi sorular ürettiği fikriyle kapatır.
Yazarlar ve yazıldığı dönem
Kitapçığın tek bir yazarı yoktur; metin NASA'nın panel dökümüdür. Dönemin havası metne yön verir. 1976, Apollo'nun Ay inişlerinin sona ermesinden sonraki yıllardır ve uzaya harcanan paranın gerekliliği sık sorgulanmaktadır. Panelde Bradbury'nin bu soruya sitem etmesi, Cousteau'nun NASA'nın tanıtım filmlerini sıkıcı bulması ve Michener'in halk desteğinin düşebileceği kaygısı bu havayı yansıtır.
Konuşmacılar o yıllarda kendi alanlarının en tanınmış isimlerindendi. Morrison, Manhattan Projesi'nde çalışmış ve 1973'te MIT'nin en yüksek akademik unvanı olan Institute Professor'luğa getirilmiş bir fizikçiydi; 1959'da Giuseppe Cocconi'yle yazdığı makale dünya dışı sinyalleri radyo dalgalarında aramanın temelini atmıştı. Bradbury, Mars'ı anlatan Mars Yıllıkları'nın yazarıydı. Cousteau, Calypso adlı araştırma gemisiyle yaptığı seferlerle tanınıyordu. Michener ise dünyanın birçok ülkesini dolaşarak yazdığı Hawaii ve Centennial gibi romanlarıyla biliniyordu.

Kitaptaki bilim: panelin beklentileri ve bugün bildiklerimiz
Panelin bilimsel bağlamı Viking'dir ve konuşmacıların beklentilerini bugünkü bilgiyle karşılaştırmak öğreticidir. Viking 1 sonunda 20 Temmuz 1976'da Mars'ın Chryse Planitia bölgesine indi ve 1982'ye kadar çalıştı. Görevin hikâyesini On Mars ve The Martian Landscape sayfalarımızda, sondanın yüzeyden gönderdiği ilk fotoğrafın öyküsünü de ayrı bir yazımızda anlattık.
Mars'ta su. Viking yörünge araçlarının sonraki aylarda topladığı görüntüler, Michener'in heyecanlandığı türden kurumuş sel yataklarını ve kanalları ayrıntılı biçimde kayda geçirdi (Viking Orbiter Views of Mars). Bugün Michener'in sezgisi büyük ölçüde doğrulanmış durumda: NASA'nın Curiosity gezgini, Gale Krateri'ndeki kayalarda Mars'ın geçmişte yaşama elverişli ortamlar barındırdığına dair kimyasal ve mineral kanıtlar buldu. Suyun neden kaybolduğu sorusu, Michener'in o akşam sorduğu biçimiyle, hâlâ Mars biliminin ana sorularından biri. Konunun ayrıntısı Mars'ın keşfi sayfamızda.
Mars'ta yaşam. Morrison'un "ikinci örnek" umudu ise karşılanmadı. Viking iniş araçları toprakta dört biyoloji deneyi yaptı. Etiketli Salım (Labeled Release) deneyi ilk başta umut verici sonuçlar verdi, ama toprakta neredeyse hiç organik molekül bulunamaması, Viking bilim insanlarının çoğunu yaşam izi bulunmadığı sonucuna götürdü. Deneyi tasarlayan Gilbert Levin bu yoruma hiçbir zaman katılmadı. 2008'de Phoenix iniş aracının Mars toprağında perklorat bulması, ısıtılan örneklerdeki organik maddelerin bu güçlü yükseltgen tarafından yok edilmiş olabileceğini düşündürdü; böylece Viking sonuçları bugün çoğunlukla "kesin olmayan" kanıt olarak değerlendiriliyor.
Sinyal aramak. Morrison, Mars'ta yaşam bulunursa bunun bizi başka yıldızlardaki uygarlıkların sinyallerini aramaya yönelteceğini söyler. Bu fikir boşta kalmadı: Morrison bir yıl sonra NASA'nın SETI raporunu hazırlayan çalıştaylara başkanlık etti.
Ölümsüzlük tahmini. Cousteau'nun, insanın birkaç yüz yıl içinde biyolojik olarak ölümsüz kılınıp galaksiler arası yolculuğa çıkabileceği sözleri bir kâşifin hayal gücüdür, bilimsel bir öngörü değildir. Bugün yaşlanma biyolojisinde böyle bir hedefin yakın olduğuna dair bir uzlaşma yoktur; yıldızlararası yolculuğun önündeki engeller de yalnızca insan ömrüyle sınırlı değildir.
Etkisi ve yeri
Why Man Explores, bir bilim kitabı değil, uzay çağının kendine sorduğu "neden?" sorusunun belgesidir. Değeri, aynı akşam aynı sahnede bir bilim insanını, iki edebiyatçıyı ve bir kâşifi buluşturmasından gelir. Morrison'un "iç model" fikri ile Cousteau'nun dikey ve yanal düşünme ayrımı, keşfin bilişsel ve biyolojik açıklamalarının erken, sade birer özeti olarak okunabilir. Bradbury'nin uzay programının şiirsel bir dile ihtiyaç duyduğu yolundaki çağrısı ise NASA'nın kamuoyuyla kurduğu iletişimin hâlâ süren tartışmalarından biridir.
Uyarlamaları
Kitapçık zaten canlı bir etkinliğin yazıya dökülmüş hâlidir; bir film ya da dizi uyarlaması yoktur. Bradbury'nin Mars'a bakışını merak edenler için Mars Yıllıkları sayfamız, panelin konusunu oluşturan Viking yolculuğunun ayrıntıları için de yukarıda andığımız NASA tarih kitapları iyi birer devam okumasıdır.
Kimlere uygun, nereden başlanır?
Metin kısa ve konuşma dilindedir; teknik bilgi gerektirmez. Uzay keşfinin felsefi yanına, bilim tarihine ya da konuşmacılardan birine ilgi duyan her okura uygundur. İngilizce okuyabilen lise öğrencileri için bile rahat bir metindir.
- Kısa bir okuma için: Morrison'un konuşmasını okuyun; panelin en derli toplu fikri oradadır.
- Edebiyat sevenler için: Michener'in Camões ve Tennyson üzerinden keşfi anlattığı bölüm, Bradbury'nin şiiriyle birlikte okunmaya değer.
- Bilim meraklıları için: Salondan gelen soruların bulunduğu son kısım, Viking'in arifesinde bilim insanlarının Mars'tan ne beklediğini gösterir.
Yazarın diğer kitaplarıTümü →
Hubble Focus okuma sırası: NASA'nın 7 ücretsiz e-kitabı ve nereden başlanırNASASeri / evren
Hubble Focus: Our Amazing Solar System (NASA): Güneş Sistemi e-kitabı ve özetiNASABilim kitabı
Hubble Space Telescope Discoveries (NASA): ilk 20 yılın keşifleri ve özetiNASABilim kitabı
Hubble 25 (NASA): 25 görüntüyle çeyrek asırlık keşif, özeti ve ücretsiz e-kitapNASABilim kitabı
Hubble: An Overview of the Space Telescope (NASA): özeti, bilimi ve okuma rehberiNASABilim kitabı
The Saturn System Through the Eyes of Cassini (NASA): özeti, bilimi ve okuma rehberiNASABilim kitabı


















