The Nine Billion Names of God (Arthur C. Clarke): öyküleri, bilimi ve rehberi
Arthur C. Clarke'ın 1967 öykü derlemesi: Tanrı'nın Dokuz Milyar Adı, Yıldız ve Gözcü gibi klasikler, arkalarındaki bilim ve nereden başlanacağı.
- Tür
- Öykü
- Yazar
- Arthur C. Clarke
- İlk yayın yılı
- 1967
- Sayfa
- 288
The Nine Billion Names of God, Arthur C. Clarke'ın 1967'de ABD'de Harcourt tarafından ciltli olarak yayımlanan, yaklaşık 288 sayfalık öykü derlemesidir. Clarke, The Lost Worlds of 2001 adlı kitabında bu derlemenin kendi sevdiği öykülerden oluşan bir seçki olduğunu söyler. Kitabın içindekiler listesinde 25 öykü yer alır ve aralarında Clarke'ın en çok bilinen kısa metinleri vardır: kitaba adını veren "The Nine Billion Names of God", Hugo Ödülü'nü kazanan "The Star", 2001'in çekirdeği "The Sentinel" ve ilk satılan öykülerinden "Rescue Party".
Kitabın değeri, Clarke'ın bilim kurgusunun iki yüzünü birlikte göstermesindedir: bir yanda mühendislik ve astronomi merakı, öbür yanda inanç, anlam ve insanın evrendeki yeri gibi büyük sorular. Çoğu öykü birkaç sayfa uzunluğundadır ve bir fikri çarpıcı bir son cümleyle kapatır.
Kitabın özeti
Bu bölüm kitabın sonunu da anlatır.
Derleme bir bütün olarak tek hikâye anlatmaz. 25 öykünün hepsini özetlemek yerine, kitabın çekirdeğini oluşturan üç öyküyü kendi cümlelerimle anlatıyorum; geri kalanı için fikirleri başlıklarından ve bilinen künyelerinden çıkarıyoruz.
The Nine Billion Names of God. Tibetli keşişler, evrenin varoluş amacının Tanrı'nın tüm adlarını sıralamak olduğuna inanır. Özel bir alfabeyle, her biri en çok dokuz harften oluşan adların sayısını yaklaşık dokuz milyar olarak hesaplamışlardır. Elle yazmak on beş bin yıl alacağı için bir bilgisayar kiralarlar; makine işi yüz günde bitirecektir. Makineyi kurmak ve çalıştırmak üzere iki Batılı teknisyen gelir. İş bitmeye yaklaşırken teknisyenler bir kaygı duyar: hiçbir şey olmayınca keşişler suçu makineye yükleyebilir. Bu yüzden erken ayrılırlar. Dönüş yolunda gökyüzüne bakarlar ve yıldızların tek tek söndüğünü görürler. Öykü, olayı açıklamadan bırakır; bu belirsizlik onun gücüdür.
The Star. Bir uzay keşif gemisi, güneşi süpernovaya dönüşünce yok olmuş gelişmiş bir uygarlığın kalıntılarını bulur. Gemideki gökbilimci aynı zamanda bir Cizvit rahibidir. Hesaplar, patlamanın ışığının Dünya'ya ulaştığı zamanın, geleneğe göre Beytüllahim Yıldızı'nın göründüğü zamana denk geldiğini gösterir. Rahip, bir inanç krizine sürüklenir: bu kadar büyük bir yıkım, bir doğumu müjdelemek için mi gerçekleşmişti?
The Sentinel. Ay'da bulunan, milyarlarca yıllık bir yapı ve onu açmanın yol açtığı sonuç; fikir, daha sonra Uzay Destanı dizisine uzanan 2001 hikâyesinin tohumudur.
Rescue Party. Derlemenin bir başka tanınmış öyküsünde, Galaksi ölçeğinde bir topluluğun gönderdiği kurtarma ekibi tehlikede sandığı bir uygarlığa yetişmeye çalışır. Ekibin şaşkınlığı, kurtarmaya geldikleri insanlığın bu yardımı beklemeden kendi yolunu çoktan çizmiş olmasındandır. Öykü, insanı çaresiz bir kurban olarak değil, kendi çıkış yolunu bulan bir tür olarak gösterir; Clarke'ın iyimserliği en açık burada görülür.
Derlemedeki diğer öykülerin başlıkları ("Rescue Party", "Before Eden", "Superiority", "If I Forget Thee, Oh Earth...", "Encounter at Dawn", "Dog Star" ve diğerleri) farklı fikirler işler; bu yazıda onların olay örgüsüne girmiyoruz.
Yazar ve yazıldığı dönem
Arthur C. Clarke 16 Aralık 1917'de Minehead'de doğdu; 19 Mart 2008'de Sri Lanka'nın başkenti Colombo'da öldü. 1941-1946 arasında Kraliyet Hava Kuvvetleri'nde radar alanında çalıştı, Britanya Gezegenlerarası Topluluğu'nun başkanlığını yaptı ve 1956'dan itibaren Sri Lanka'da yaşadı.
Derlemedeki öyküler birkaç on yıla yayılır. "Rescue Party" 1946'da Astounding dergisinde yayımlandı ve Clarke'ın profesyonel olarak sattığı ilk öykü olarak bilinir. "The Nine Billion Names of God" 1953'te Star Science Fiction Stories No. 1 antolojisinde çıktı. "The Star" Kasım 1955'te Infinity Science Fiction dergisinde yayımlandı. 1967'deki Harcourt derlemesi bu öyküleri tek ciltte topladı.
Dönemin atmosferini hatırlamak gerekir: 1950'lerin başında bilgisayarlar odalar dolusu makinelerdi. Örneğin 1951'de ABD Nüfus Sayım Bürosu'na teslim edilen UNIVAC I yaklaşık 8,3 kısa ton ağırlığındaydı, 6.103 vakum tüpü içeriyordu ve saniyede yaklaşık 1.905 işlem yapabiliyordu. Clarke'ın bir bilgisayarı kiralayıp uzak bir manastıra kurdurması, bu çağın gerçeklerinden doğan hoş bir tahayyüldür.

Verileri göster
| İlk yayın | 1967 |
|---|---|
| Yayıncı | Harcourt |
| Sayfa | 288 |
| İçindekilerde öykü | 25 |
| The Star Hugo yılı | 1956 |
Kitaptaki bilim
Derlemedeki bilim fikirleri en iyi iki öykünün üzerinden anlaşılır.
Hesaplamanın sınırları. "The Nine Billion Names of God" öyküsündeki sayı keyfî değildir: bir alfabeyle kurulabilecek, en çok dokuz harfli sözcüklerin sayısı hızla büyür ve milyarları bulabilir. Öykü, makinelerin insanın on binlerce yılda yapacağı işi günlere sığdırdığı bir geleceği öngörür. Bugünkü bilgisayarlar için bu işlem çok kısa sürer. Ancak öykünün asıl konusu hesabın kendisi değil, hesabın bittiği an ne olacağı sorusudur; bu soru bilimin değil felsefenin alanındadır.
Süpernovalar. "The Star" öyküsünde yıldız patlaması hem bilimsel hem de duygusal bir olaydır. Süpernova, kütleli bir yıldızın yaşamının sonunda çökerek ya da bir beyaz cücenin patlayarak ışık saçmasıdır. Gerçek tarihten en iyi bilinen örnek 1054 yılında patlayan yıldızdır: Çinli gökbilimciler en ayrıntılı kayıtları tutmuş, Japon kaynaklar da olayı anmıştır; yıldız yaklaşık 23 gün boyunca gündüz gökyüzünde bile görülebilmiştir. Kalıntısı bugün Yengeç Bulutsusu olarak gözlenir; Dünya'dan yaklaşık 6.500 ışık yılı uzaktadır ve çekirdeğinde hızla dönen bir atardöner, yani Yengeç Pulsarı bulunur. Hubble Uzay Teleskobu'nun çektiği bir mozaik, bulutsunun yaklaşık altı ışık yılı genişliğinde olduğunu gösterir. Daha fazlası için Yengeç Bulutsusu ve Süpernovalar sayfalarına bakabilirsiniz.
Bu örnek, süpernova kalıntılarının neden bu kadar değerli olduğunu da gösterir: patlamanın tarihi gözlem kayıtlarından bilindiği için kalıntının yaşı ve genişleme hızı doğrudan sınanabilir.
Clarke'ın öyküsü tamamen kurgudur; Beytüllahim Yıldızı'nın bir süpernova olduğu düşüncesi de kanıtlanmış bir bilgi değil, yalnızca bir varsayımdır. Öykü bu varsayımı gerçekmiş gibi sunmaz; onu bir inanç sınavının zemini olarak kullanır.
Derlemedeki "The Sentinel" ise Ay'da bırakılmış bir nesne fikrini işler; bu fikrin bilimdeki karşılığı Bracewell sondası ve genel olarak dünya dışı yapay nesne arayışıdır. Bu konu için Dünya dışı yaşam arayışı sayfasına bakabilirsiniz.
Etkisi ve ödülleri
"The Star", 1956 Hugo Ödülü'nü En İyi Kısa Öykü dalında kazandı. "The Nine Billion Names of God" ise 1953 yılı için verilen Retro Hugo kapsamında 2004'te En İyi Kısa Öykü Ödülü'ne layık görüldü. Öykü ayrıca Amerika Bilim Kurgu Yazarları Derneği'nin (SFWA) 1970'te yaptığı seçimde Nebula öncesi dönemin en iyi öykülerinden biri sayıldı ve The Science Fiction Hall of Fame, Volume One, 1929-1964 antolojisinde yeniden basıldı.
Hugo Ödülü, bilim kurgu okurlarının oylarıyla verilen en tanınmış ödüllerden biridir ve "The Star"ın kazanması, Clarke'ın kısa öyküde de ciddiye alınan bir yazar olduğunu gösterdi. "The Nine Billion Names of God"un çok sonraları, 2004'te Retro Hugo ile onurlandırılması ise öykünün yarım yüzyıl sonra da okunur olduğunu kanıtlar.
Derlemenin 1967'den sonraki etkisini ölçen bir kaynağa rastlamadık; ancak içindeki öykülerin tek tek antolojilere girmesi, bu seçkinin Clarke'ın kısa öykü birikiminin çekirdeği sayılabileceğini düşündürür.
Uyarlamaları
Kitabın tamamı filme çekilmedi; ancak başlık öyküsü başka biçimlere uyarlandı. 1985'te bir Kanada radyo programında seslendirildi, 2011'de Scr1ptum adlı bir Portekiz filmine uyarlandı ve 2018'de aynı adı taşıyan bir kısa film çekildi. "The Sentinel" öyküsünün esin verdiği film ise 2001: Bir Uzay Destanı'dır. Sitemizde kitabın doğrudan bir uyarlama sayfası bulunmuyor.
Kimlere uygun, nereden başlanır
Bu kitap, Clarke'ı tanımak isteyen ama romanlarla başlamak istemeyenler için uygundur. Kısa öykülerden hoşlanıyorsanız ve her öykünün bir fikri tek bir vuruşla bıraktığı bir okuma deneyimi arıyorsanız, doğru yerdesiniz. Öykü sırasına bağlı kalmanız gerekmez.
Önerilen başlangıç: önce başlık öyküsü "The Nine Billion Names of God" (birkaç sayfa), ardından "The Star" ve "The Sentinel". Bu üçlü derlemenin zirvesini oluşturur. Daha sonra kendinize göre "Rescue Party" ya da "Before Eden" gibi öykülere geçebilirsiniz. Romanlara yönelmek isterseniz, Çocukluğun Sonu ya da Rama ile Randevu doğal sonraki adımlardır.
Türkçede kitaba "Tanrının Dokuz Milyar Adı" denildiği görülür; ancak yayınevi ve baskı bilgisini doğrulayamadığımız için bunu künyeye yazmıyoruz. Özgün dilde okumak isteyenler için dil sade ve akıcıdır.
Yazarın diğer kitaplarıTümü →
The Lost Worlds of 2001 (Arthur C. Clarke): 2001'in yazılış günlüğü ve rehberiArthur C. Clarkeİnceleme / belgesel
Profiles of the Future (Arthur C. Clarke): Clarke yasaları, tahminleri ve rehberiArthur C. ClarkeBilim kitabı
The Exploration of Space (Arthur C. Clarke): özeti, bilimi ve okuma rehberiArthur C. ClarkeBilim kitabı
The Sentinel (Arthur C. Clarke): 2001'in öyküsü, bilimi ve okuma rehberiArthur C. ClarkeÖykü
The Last Theorem (Arthur C. Clarke, Frederik Pohl): konusu, Fermat ve rehberiArthur C. ClarkeRoman
Firstborn (Arthur C. Clarke, Stephen Baxter): konusu, Büyük Yırtılma ve rehberiArthur C. ClarkeRoman



















