A Maze of Death (Philip K. Dick): konusu, simülasyon ve nesil gemisi rehberi
Philip K. Dick'in 1970 tarihli romanı, Delmak-O gezegenindeki on dört kolonistin gizemli ölümlerini ve gerçeğin sandıkları gibi olmadığını anlatır; özeti ve bilimi.
- Tür
- Roman
- Yazar
- Philip K. Dick
- İlk yayın yılı
- 1970
- Sayfa
- 216
A Maze of Death, Philip K. Dick'in 1970'te yayımlanan romanıdır. Delmak-O adlı uzak bir gezegene, tek yönlü roketlerle art arda gönderilen on dört koloninin hikâyesini anlatır. Yerleşimciler bir koloni projesi için oraya gitmiştir, ama görevlerini bildirecek uydu bağlantısı kopar ve kimse ne yapacağını bilmez. Sonra insanlar tek tek ölmeye başlar.
Kitap, Dick'in gerçeklik ile algı arasındaki farkı işlediği romanlardan biridir ve ilk bakışta bir uzay kolonisi hikâyesi gibi görünür. Ama kısa sürede bir "kim yapıyor bunu?" gizemine ve metafizik bir bilmeceye dönüşür. Bu rehberde kitabın konusunu, özetini, bilimle ilişkisini ve nereden başlanacağını bulacaksınız.
Kitap ne anlatıyor?
Kolonistler farklı uzmanlıkların insanlarıdır: bir dilbilimci, bir din bilimci, bir doktor, bir psikolog, bir jeolog, bir deniz biyoloğu çifti, bir ekonomist, bir daktilo ve daha fazlası. Hepsi Delmak-O'ya birbirinden ayrı roketlerle varmıştır ve bir sonraki talimatı uydudan beklemektedir. Uydu sessiz kaldığında grup, görevlerini kendileri bulmaya ve gezegeni keşfetmeye çalışır.
Delmak-O garip bir yerdir. Orada gerçek ve yapay varlıkların birlikte yaşadığı izlenimi vardır. En tuhaf nesneler "tench"lerdir: kendilerine sunulan nesneleri kopyalayan, jelatin kıvamında ve küp biçimli büyük cisimler; ayrıca tavsiyeleri anagramlar hâlinde, I Ching'i andıran bir üslupla verirler. Grubun bazı üyeleri uzakta büyük bir "Bina" gördüğünü söyler. Bu bina, kitabın dinî temalarının merkezidir; girişindeki yazıyı herkes farklı okur ve binanın amacını da farklı anlar.
Eleştirmenler kitabın ardışık cinayet kurgusunu Agatha Christie'nin And Then There Were None romanına benzetir; ama Dick bu kalıbı bir polisiye çözümü için değil, algıyı ve gerçekliği sorgulamak için kullanır.
Kitabın özeti
Bu bölüm kitabın sonunu da anlatır.
Kolonistler hayatta kalmaya çalışırken talihsizlikler peş peşe gelir. Tallchief, Smart, Berm, Dunkelwelt, Kosler ve Walsh, kendi elleriyle ya da başkalarının eliyle, gizemli koşullarda ölür. Grupta çıkan bir kavgada Seth Morley omzundan vurulur ve atardamarı kopar; tedaviden çıkarken silahlı adamlar tarafından kaçırılır ve onlar Belsnor'u öldürür. Morley, adamların küçük uçan aracını ele geçirir ve kullanırken Delmak-O'nun aslında Dünya olduğunu fark eder. Gruba dönüp bunu bildirir.
Hayatta kalanlar, hepsinin ağır suç işlemiş akıl hastaları olduğu ve bir psikiyatrik rehabilitasyon deneyinin parçası olduğu sonucuna varır. Birbirlerini öldürdüklerini kabul edince deneyin başarısızlığa uğradığını düşünürler. O sırada hepsinin vücudunda "Persus 9" yazan bir dövme olduğunu fark ederler. Bir tench'e bunun ne anlama geldiğini sormaya karar verirler; tench patlar ve çevrelerindeki dünya parçalanır.
Ölü sandıkları kolonistler dâhil herkes uyanır ve gerçek durumu görür: Persus 9 adlı bir uzay gemisinin mürettebatıdır ve gemi, ölmüş bir yıldızın yörüngesinde, yardım çağıracak hiçbir imkân olmadan kalmıştır. Yaşadıkları bir tür sanal gerçeklikti: kendi inançlarını sentezleyen, bilgisayar üretimi bir dindi. Bu uyku hâli, gemi yaşam desteğinin enerjisini korumak ve bir gün biri gemiyi fark edip kurtarırsa diye zaman kazanmak içindi. Daha önce de birkaç döngü yaşadıkları ve her döngünün bir öncekinden daha kâbus gibi olduğu anlaşılır. Morley, sanal gerçeklikte yaşamaya devam etmek yerine geminin havasını boşaltıp hepsini öldürmeyi düşünür. O zaman, yalnızca sanal gerçeklik programında var olan Aracı (Intercessor) adlı tanrısal bir varlık karşısına çıkar ve onu durdurur: ölüm, her bireyin kendi vereceği bir karardır. Aracı ona yeniden doğacağı biçimler sunar; Morley sıcak bir dünyada, güneşin ve kendisinin farkında olarak uyuyan bir kaktüs olmayı seçer ve Aracı onu yıldızlara götürür; orada bin yıl yaşayıp uyuyacaktır. Geriye kalanlar Morley'in yokluğunu umursamaz ve onsuz, bir öncekine benzeyen yeni bir sanrıya girer.
Yazar ve yazıldığı dönem
Philip K. Dick 1928'de Chicago'da doğdu, 1982'de Santa Ana'da öldü. The Man in the High Castle ile 1963'te Hugo Ödülü'nü aldı, Do Androids Dream of Electric Sheep? (1968) ve Ubik (1969) ile tanındı. A Maze of Death 1968'de yazıldı ve Doubleday tarafından 1970'te 216 sayfalık ciltli bir kitap olarak yayımlandı. Dick 1960 ile 1970 arasında yirmi bir roman yayımladı. Rolling Stone'a 1975'te verdiği röportajda 1970 öncesi bütün kitaplarını amfetamin kullanarak yazdığını söylemişti; 1974'te ise yazarın hayatını ve sonraki kitaplarını kökten etkileyen mistik deneyimler yaşadı. A Maze of Death bu deneyimlerden önce yazılmış olsa da dinî ve metafizik ilgi kitabın içinde zaten belirgindir.
Roman sonradan Library of America'nın Dick derlemesinin üçüncü cildinde de yer aldı.
Kitaptaki bilim: simülasyon, nesil gemisi ve ölü yıldız
Romanın bilimi birkaç düzeydedir. Tench'ler ve Bina gibi öğeler fantastiktir. Ama kitabın son bölümündeki durum, yani uzun süre yörüngede kalmış, enerji tasarrufu yapan bir gemi mürettebatının simülasyonda yaşaması, gerçek bilimsel tartışmalara temas eder.
Simüle edilmiş gerçeklik
Dick'in kitabı, "simüle edilmiş gerçeklik" temasını erken işleyen romanlar arasında sayılır. Günümüzde bu fikir felsefede ve fizikte simülasyon hipotezi olarak tartışılır; ama bu bir kanıtlanmış bilgi değildir, felsefi bir senaryodur. Romanın özgün tarafı, simülasyonun bir eğlence değil, enerji ve yaşam desteği tasarrufu amacıyla kurulmuş olmasıdır.
Nesil gemisi benzeri bir durum
Persus 9 klasik anlamda bir nesil gemisi değildir; ama Christopher Palmer 2003'te Extrapolation dergisinde kitabı nesil gemilerinin alegorik ve karamsar bir betimi olarak okur. Palmer'a göre karakterlerin birbirini öldürmesi, mahsur kalmış topluluğun birikmiş husumetini dışa vurma ve sevilmeyen bireyi ayıklama yöntemidir. Bu tartışma gerçek mühendislik sorunlarıyla örtüşür: nesil gemisi, yüzlerce hatta binlerce yıl sürecek yolculuk için tasarlanmış varsayımsal bir yıldızlararası araçtır ve mürettebatın kendisi yolculuğun sonunu görmez. Robert Goddard 1918'de, Konstantin Tsiolkovsky 1928'de bu tür yolculuklardan söz etti; J. D. Bernal'ın 1929 tarihli denemesi ise kamuoyuna ve yazarlara ulaşan ilk yayın sayılır. Asgari nüfus tahminleri değişir: bir antropolog 80-160 kişiyi yeterli görürken daha yeni araştırmalar 150 yıllık bir yolculukta kazaları ve hastalıkları hesaba katınca onbinlerce kişi gerektiğini öne sürer. Kapalı ekosistemler (Biosphere 2 gibi) karışık sonuç verdi ve derin uzaydaki yüksek enerjili kozmik ışınlar DNA'ya zarar verip kanser riskini artırabilir. Romanı yazarken Dick bu mühendislik ayrıntılarıyla ilgilenmemiştir; ama kitabın gösterdiği psikolojik risk, bilim insanlarının da tartıştığı bir sorundur. Daha fazlası için uzay gemisi sayfasına ve Heinlein'ın klasik nesil gemisi romanını anlatan Orphans of the Sky sayfasına bakabilirsiniz.
"Ölü yıldız" ne demek?
Kitap geminin "ölü bir yıldızın" çevresinde kaldığını söyler; "ölü yıldız" bilimsel bir terim değildir, ama yakıtı tükenmiş yıldızlar kalıntı bırakır. Bu kalıntılardan biri beyaz cücedir: örneğin Sirius B, yaklaşık 1,018 Güneş kütleli olmasına karşın yarıçapı yaklaşık 5.634 km'dir, yani Dünya'ya yakın bir boyuttadır. "Ölü" sözü ışıksız anlamına da gelmez: Sirius B'nin yüzey sıcaklığı yaklaşık 25.369 K'dir. Yıldızların bu evrelerinin nasıl oluştuğunu yıldızların yaşam döngüsü sayfasında bulabilirsiniz.
Etkisi ve eleştirel karşılama
Kitap Dick'in en bilinen romanları arasında sayılmaz ve eleştirmenlerin değerlendirmesi karışıktır. Palmer'ın alegorik okumasının yanında Suvin ve ortakları (2002), romanın büyük bölümünü "banalize edilmiş bir ontoloji" ve ardışık cinayetlerden oluşan, anlatım denetimi yetersiz bir olay örgüsü olarak niteler; bu, Christie'nin tarzına yakındır ve ancak son on iki sayfada epistemolojiye geri çekilir.
Uyarlamaları
Bu romanın bilinen bir film ya da dizi uyarlaması yok. Dick'in diğer eserleri ise sinemaya çok girdi: Bıçak Sırtı (Blade Runner) ve Gerçeğe Çağrı (Total Recall) onun yazılarından uyarlandı; Blade Runner 2049 ilk filmin devamıdır.
Kimlere uygun, nereden başlanır?
Kitap bağımsızdır, bir seriye bağlı değildir ve ciltli ilk baskısı 216 sayfadır. Gerçekliği sorgulayan, dinî alegoriye açık, karamsar bir koloni hikâyesi sevenlere uygundur. Tek bir kilit çözümü bekleyen polisiye okuru ya da bilimsel doğruluk arayan sert bilimkurgu okuru hayal kırıklığına uğrayabilir; bu kitapta çözüm bir cinayet faili değil, bir gerçeklik katmanıdır. Dick'e yeni başlıyorsanız The Man in the High Castle daha iyi bir ilk durak olur. Yazarın hayatı için Philip K. Dick sayfasına bakabilirsiniz.
Yazarın diğer kitaplarıTümü →
Galactic Pot-Healer (Philip K. Dick): konusu, Sirius bilimi ve okuma rehberiPhilip K. DickRoman
The Game-Players of Titan (Philip K. Dick): konusu, Titan bilimi ve rehberiPhilip K. DickRoman
Solar Lottery (Philip K. Dick): konusu, minimaks ve kura bilimi rehberiPhilip K. DickRoman
The Crack in Space (Philip K. Dick): konusu, nüfus ve Homo erectus bilimiPhilip K. DickRoman
Martian Time-Slip (Philip K. Dick): konusu, Mars bilimi ve okuma rehberiPhilip K. DickRoman
The Three Stigmata of Palmer Eldritch (Philip K. Dick): konusu ve okuma rehberiPhilip K. DickRoman













