The City and the Stars (Arthur C. Clarke): konusu, Diaspar ve okuma rehberi
Arthur C. Clarke'ın 1956 tarihli romanı, milyarlarca yıl sonrasının kapalı kenti Diaspar'da geçer; Against the Fall of Night'ın yeniden yazımı olan kitabın özeti, bilimi ve okuma rehberi.
- Tür
- Roman
- Yazar
- Arthur C. Clarke
- İlk yayın yılı
- 1956
- Sayfa
- 256
The City and the Stars, Arthur C. Clarke'ın 27 Ocak 1956'da Birleşik Krallık'ta Frederick Muller yayınevinden çıkan bilimkurgu romanıdır. Olaylar, Dünya'nın çok uzak bir geleceğinde, tüm insanlığın kapalı bir kentte toplandığı bir çağda geçer. Kitap, Clarke'ın 1948'de dergide yayımlanan Against the Fall of Night adlı uzun hikâyesinin baştan yazılmış hâlidir ve yazarın en akılda kalan eserlerinden biri sayılır.
Kitap ne anlatıyor?
Roman, milyarlarca yıl sonrasının Dünya'sında, Diaspar adlı kentte açılır. Kitaba göre insanlık, bu kentle Lys adlı küçük bir vahaya çekilmiştir; geri kalan Dünya çöldür. Diaspar'ı bir Merkezî Bilgisayar yönetir: kentin her işleyişi ona bağlıdır ve sakinlerin zihinleri onun bellek bankalarında saklanır. İnsanlar belirli aralıklarla makineler tarafından yeniden bedenlenir; yani kentte yaşam, bir ölümsüzlük döngüsüdür. Kimse kentten ayrılmak istemez, çünkü dışarısı korkulan bir yerdir.
Bu kapalı düzenin içinde istisna olan bir genç vardır: Alvin. Diğer sakinlerin aksine geçmiş yaşamları yoktur ve dışarıdaki dünyaya karşı korku değil merak duyar. Kitabın ana gerilimi de buradan gelir: kendini koruyan, değişmeyen bir uygarlıkla, sınırların ötesini merak eden tek bir bireyin çatışması. Clarke bu çatışma üzerinden, bir toplumun güvenliği uğruna neleri unutmayı seçtiğini sorgular.
Romanın içinde birçok büyük fikir yan yana yürür: yapay zekâ, sanal gerçekliğe benzeyen bir bellek düzeni, telepati, Dünya dışı yaşam ve din. Diaspar'ın karşısına yerleştirilen Lys ise teknolojiyi bırakıp doğal doğum, yaşlanma ve tarım düzenine dönen, telepatiyle iletişim kuran bir topluluktur.
Kitabın özeti
Bu bölüm kitabın sonunu da anlatır.
Alvin, yetişkin olduğunda kentin dışına çıkmanın yolunu aramaya başlar. Kentin Soytarısı Khedron'un yardımıyla Merkezî Bilgisayar'a erişir ve Diaspar ile başka yerleşimleri bir zamanlar birbirine bağlayan, unutulmuş bir yeraltı ulaşım sistemini bulur. Bu yol onu Lys'e götürür. Orada, yaşam biçimi Diaspar'dan bütünüyle farklı olan insanlarla tanışır ve genç bir Lys sakini olan Hilvar ile dostluk kurar.
İkili, eski bir kale olan Shalmirane'e ulaşır. Orada, bir yaratığın koruduğu, Galaktik İmparatorluk döneminden kalma bir dinî topluluğun son temsilcisi, "Usta"nın robotuyla karşılaşır. Robot, geçmişe dair bilgilerin bir kısmını yasaklayan kısıtlarla programlanmıştır. Alvin bu kısıtları aşmayı başarır ve Usta'ya ait gömülü bir uzay aracını bulur. Hilvar ile birlikte derin uzaya çıkar ve orada Vanamonde adlı, saf zekâdan oluşan bir varlıkla karşılaşır.
Vanamonde'nin Hilvar'ın telepatik bağı üzerinden açtığı tarih, Diaspar'ın ve Lys'in anlattığı resmî hikâyeyi değiştirir. İnsanlığı yok oluş eşiğine getirdiği söylenen "İstilacılar" bir efsaneden ibarettir; Shalmirane'de yaşanan şey, Ay'ın Dünya'ya çarpmasını önlemek için yok edilmesidir. Diaspar ve Lys halkları, İmparatorluk'un en büyük bilimsel başarısını, bedensiz bir zekâ yaratmayı reddeden insanların soyundan gelir. İlk deneme "Çılgın Zihin" adlı güçlü ama deli bir varlığı doğurmuş, o da yapay bir yıldız olan Kara Güneş'e hapsedilmiştir; Vanamonde ise ikinci ve başarılı denemedir. İmparatorluk daha sonra evrenin öbür ucundan gelen çağrıya uyarak galaksiyi terk etmiştir. Diaspar ve Lys ise bu geçmişi bilerek unutmayı seçmiştir.
Alvin Dünya'ya döner ve iki toplumu yeniden birleştirir. İmparatorluk'tan geriye kalanları aramak için robotu uzay aracıyla yollar; kendisi ise Dünya'da kalıp uygarlığı ve çevreyi yeniden kurmayı seçer. Kitap, kapalılığın bittiği ve Dünya'nın yeniden inşa edileceği bir açılışla biter.
Yazar ve yazıldığı dönem
Arthur C. Clarke 16 Aralık 1917'de İngiltere'de, Minehead'de doğdu; 19 Mart 2008'de Sri Lanka'nın Kolombo kentinde öldü. 1945'te geostationer uyduların haberleşme için kullanılabileceğini anlatan yazısıyla tanındı. 1956'da, The City and the Stars'ın yayımlandığı yıl Seylan'a (Sri Lanka) taşındı ve ömrünün geri kalanını orada geçirdi.
Kitabın hikâyesi 1948'de Startling Stories dergisinin Kasım sayısında Against the Fall of Night adıyla yayımlanmıştı; romanlaştırılmış sürümü 1953'te Gnome Press'ten çıktı. Clarke birkaç yıl sonra metni baştan yazdı ve 1956'daki kitap ortaya çıktı. Yeni sürümde ana mekânlar ve karakterler korunur, ama sahneler ve iki uygarlığın ayrıntıları önemli ölçüde değişir. Eski sürüm de basılmaya devam etti; Clarke bu konuda, bir psikiyatrla hastasının terapi sırasında aynı romanı konuştuğunu sanıp aslında farklı sürümleri okuduklarını fark etmesine dair bir anekdot aktarır.
Bilimkurgu Ansiklopedisi (SFE), Clarke'ın düzyazısının başlangıçta biraz "tahta gibi" kaldığını, zamanla daha esnek bir araca dönüştüğünü, ama yazarın ara sıra katılıktan kurtulamadığını belirtir. Buna karşılık Clarke'ın soğuk ve keskin imgelemi, türün en akılda kalan görüntülerini üretmiştir. The City and the Stars, bu iki yanın da görülebildiği bir kitaptır: karakterler tasarlanmış gibi görünür, ama kent, çöl ve yıldızlar bütün ağırlığıyla okurun zihnine yerleşir.
Kitaptaki bilim
Romanın zaman ölçeği, bilimle en güçlü bağ kurduğu yerdir. Güneş'in parlaklığı yaklaşık her 110 milyon yılda yüzde 1 artar; bu da yaklaşık milyar yılda yüzde 10 demektir. Dünya'nın okyanuslarının buharlaşmasının 1 ile 1,5 milyar yıl sonra başlaması beklenir. Dolayısıyla Clarke'ın çölleşmiş, okyanussuz Dünya'sı, derin zamanda ciddi bir bilimsel olasılığa dayanır. Güneş'in kırmızı dev aşamasında Dünya'yı yutup yutmayacağı ise daha uzak bir gelecek (yaklaşık 7,59 milyar yıl) için belirsiz bir sorudur. Ayrıntı için Güneş'in geleceği sayfasına bakabilirsiniz.
Kitaptaki Ay'ın yok edilişi ise kurgudur. Gerçekte Ay Dünya'ya yaklaşmıyor, uzaklaşıyor; NASA'ya göre yılda yaklaşık bir inç (2,5 cm) kadar. Bu yüzden romandaki çarpma tehlikesi, bilinen bir astronomik süreci yansıtmaz. Ay'ın doğuşu ve fiziği için Ay nasıl oluştu? sayfasına bakabilirsiniz.
Diaspar'ın kapalı bir kent olarak kendini sürdürmesi de bugünün mühendisliği için bir ölçüdür. Kendi kendine yeten, atığı ve kaynağı tam döngüde kullanan bir yaşam alanı henüz yapılamamıştır; uzay istasyonları gibi en gelişmiş kapalı sistemler bile dışarıdan ikmale ihtiyaç duyar (Uluslararası Uzay İstasyonu'nun içi bu açıdan iyi bir örnektir).
Diaspar'ın temel varsayımı, bir insanın zihninin kaydedilip yeniden bedene aktarılabilmesidir. Bu, bugünkü bilimde çalışan bir yöntem değildir; kitabın yazıldığı 1950'lerde de bir kurgu varsayımıydı. Aynı şey telepati için geçerlidir: bilimsel olarak doğrulanmış bir telepati mekanizması yoktur. Bedensiz zekâ (Vanamonde) fikri ise yapay zekâ ve zihin üzerine bugünkü tartışmaların erken ve felsefi bir habercisi olarak okunabilir. Galaktik İmparatorluk anlatısı ise Samanyolu boyutunda bir uygarlığın olabileceğini varsayar; bu da Fermi paradoksu ve Dünya dışı yaşam arayışı tartışmalarıyla örtüşen bir sorudur: galaksi bu kadar eskiyken uygarlıklar nerede?
Etkisi ve ödülleri
Doğrulayabildiğimiz kaynaklarda The City and the Stars için ayrı bir büyük ödül kaydı yoktur. Buna karşılık Bilimkurgu Ansiklopedisi (SFE) kitabı türün en güçlü "kavramsal kırılma" öykülerinden biri olarak niteler; kayıp ve aşkınlık duygusunu neredeyse mistik bir yoğunlukla harmanladığını yazar ve onu Clarke'ın belki de en akılda kalan eseri sayar. Clarke'ın kendisi ise tüm büyük tür ödüllerini kazanmış, 1986'da Amerika Bilimkurgu Yazarları Derneği tarafından Büyük Üstat seçilmiş, 1989'da Britanya İmparatorluk Düzeni Komutanı (CBE) unvanını almıştır.
Kitabın kapalı kent, yarı ölümsüz insanlar ve dışarıya merak teması, sonraki bilimkurgu anlatılarında sık işlenen motiflerle akrabadır. Clarke'ın başka eserlerindeki "insanlık, kendinden daha büyük bir zekâyla karşılaşırsa ne olur?" sorusuyla birlikte okunduğunda, Çocukluğun Sonu ile ortak bir kaygıyı da paylaşır.
Uyarlamaları
Doğrulayabildiğimiz kaynaklarda romanın film ya da dizi uyarlaması yer almıyor. Sitede de kitaba bağlanabilecek bir film veya dizi sayfası bulunmuyor.
Kimlere uygun, nereden başlanır?
Kitap, fikir odaklı, uzun zaman ölçekli ve karakterlerden çok kavramlara yaslanan bir bilimkurgu okumak isteyenler için uygundur. Yoğun aksiyon beklemek yanlış olur; asıl çekicilik, kapalı bir uygarlığın dışarısıyla yüzleşmesindedir. Clarke'ı ilk kez okuyacak biri için kısa ve etkileyici bir giriştir.
Hangi sürümle başlanacağı sorulursa, daha olgun hâli sayılan 1956 tarihli The City and the Stars doğal başlangıçtır; merak edenler sonra eski Against the Fall of Night sürümüne bakıp aradaki farkları görebilir. Sonrasında 2001: Bir Uzay Destanı ve Uzay Destanı okuma sırası ile devam edebilirsiniz. Kitap bir serinin parçası değildir ve tek başına okunabilir.
Yazarın diğer kitaplarıTümü →
The Lost Worlds of 2001 (Arthur C. Clarke): 2001'in yazılış günlüğü ve rehberiArthur C. Clarkeİnceleme / belgesel
Profiles of the Future (Arthur C. Clarke): Clarke yasaları, tahminleri ve rehberiArthur C. ClarkeBilim kitabı
The Exploration of Space (Arthur C. Clarke): özeti, bilimi ve okuma rehberiArthur C. ClarkeBilim kitabı
The Nine Billion Names of God (Arthur C. Clarke): öyküleri, bilimi ve rehberiArthur C. ClarkeÖykü
The Sentinel (Arthur C. Clarke): 2001'in öyküsü, bilimi ve okuma rehberiArthur C. ClarkeÖykü
The Last Theorem (Arthur C. Clarke, Frederik Pohl): konusu, Fermat ve rehberiArthur C. ClarkeRoman



















