Fiyasko (Stanisław Lem): konusu, ilk temas bilimi ve Lem'in son romanı
Stanisław Lem'in son bilimkurgu romanı Fiyasko, uzak bir gezegendeki uygarlıkla temas girişiminin trajik başarısızlığını anlatıyor; özeti, Titan ve Bussard itkisinin bilimi, okuma rehberi.
- Tür
- Roman
- Yazar
- Stanisław Lem
- İlk yayın yılı
- 1986
- Türkçe baskı
- Fiyasko — İletişim Yayınları
Fiyasko (Lehçe adı Fiasko), Stanisław Lem'in yazdığı son bilimkurgu romanıdır. Kitap ilk kez 1986'da Almanya'da S. Fischer Verlag tarafından Almanca çeviri olarak yayımlandı; Lehçe aslı ertesi yıl, 1987'de Wydawnictwo Literackie'den çıktı. Michael Kandel'in İngilizce çevirisi de 1987'de yayımlandı. Roman, insanlığın başka bir yıldızın gezegenindeki bir uygarlıkla temas kurma girişiminin nasıl felakete dönüştüğünü anlatır. Lem'in resmî sitesi kitabı, yazarın bütün yazarlığının en önemli izlerini toplayan, acı ve karamsar bir son roman olarak tanımlar. Fiyasko 1988'de Arthur C. Clarke Ödülü'ne aday gösterildi.
Kitap ne anlatıyor?
Roman Satürn'ün uydusu Titan'da başlar. İnsanlık Güneş Sistemi'ne yayılmış, Titan'da büyük maden işletmeleri kurmuştur. Genç pilot Angus Parvis, tehlikeli gayzer bölgesinde kaybolan maden işçilerini ve onları kurtarmaya giden, Lem okurlarının Pilot Pirx öykülerinden tanıdığı Pirx'i aramak için dev, yürüyen bir makineyle yola çıkar. Kitabın bu açılış bölümü, aslında Lem'in yarım bıraktığı bir Pirx öyküsüdür.
Bir asrı aşkın süre sonra insanlık, uzak bir yıldızın çevresinde zeki yaşam belirtileri gösteren Kwinta (beşinci gezegen) adlı dünyaya bir ilk temas seferi düzenler. Yolculuğa, Titan'da donmuş hâlde bulunan bedenlerden diriltilebilen tek kişi de katılır. Roman bundan sonra, iyi niyetle yola çıkan bir mürettebatın, kendilerine yanıt vermeyen bir uygarlık karşısında adım adım nasıl bambaşka bir şeye dönüştüğünü anlatır. Ayrıntılı teknik tasvirler, gemideki uzun felsefi tartışmalar ve giderek artan bir gerilim kitabın dokusunu oluşturur.
Kitabın özeti
Bu bölüm kitabın sonunu da anlatır.
Parvis gayzer bölgesinde bir kazaya uğrar, makineden çıkıp güvenliğe dönmenin yolu kalmayınca makinenin içindeki dondurma düzeneğini çalıştırır; gelecekte diriltilme umuduyla kendini bir tür kış uykusuna bırakır. Yüzyılı aşkın süre sonra, Titan yörüngesinde yıldızlararası gemi inşa edilirken gayzer bölgesi temizlenir ve donmuş bedenler bulunur. Gemiye alınan bedenlerden yalnızca biri, birkaç kişinin organlarından birleştirilerek diriltilebilir. Adamın kimliği belirsizdir: adı "P" ile başlayan iki kişiden biri, Parvis ya da Pirx olabilir. Hafızasını yitirmiş olan bu adam Mark Tempe adını alır ve geminin bilgisayarlarıyla kendini yeniden eğitir.
Ana gemi Eurydike, zaman genişlemesinin etkilerini en aza indirmek için önce bir kara deliğin yakınında manevralar yapar, ardından daha küçük keşif gemisi Hermes'i hedefe gönderir. Kwinta'ya yaklaşan Hermes mürettebatı, gezegendekilerin iletişime hiç yanaşmadığını görür. Gezegen ve çevresinde, Soğuk Savaş'a benzeyen bir silahlanma yarışının endüstriyi kilitlediği sonucuna varırlar ve bu uygarlığın kendi kendini yok etmeye mahkûm olduğunu düşünürler.
Mürettebat, gizlenmesi imkânsız bir olayla Kwintalıları temasa zorlamaya karar verir ve gezegenin uydusunu içe çökertmeye girişir; ancak Kwintalıların füzeleri roketlerin bir kısmını vurunca çöküş dengesini yitirir ve uydunun parçalarından bazıları gezegene düşer. Ardından hem görüntü yansıtabilen hem de güçlü bir silaha dönüşebilen dev bir mercek ya da lazer düzeneği kurulur; Tempe'nin önerisiyle gezegenin bulutlarına bir çizgi film yansıtılır. Kwintalılar sonunda bir buluşmaya razı olur gibi görünür, ama gönderilen küçük kopya gemi iniş öncesinde yok edilir. İnsanlar karşılık olarak gezegenin çevresindeki buz halkasını parçalar.
Sonunda elçi olarak Tempe gönderilir; Kwintalılara, elçi düzenli olarak haber vermezse gezegenin yok edileceği bildirilmiştir. Tempe iniş yerinde kimseyi bulamaz. Yakındaki tuhaf bir yapıyı incelerken bir tümseği kazar ve dalgınlığı yüzünden haber verme süresini kaçırır. Gezegen, onunla temas kurmaya gelenlerin ateşi altında yanarken Tempe Kwintalıların gerçekte ne olduğunu anlar, ama bunu kimseye iletecek zamanı kalmaz.
Yazar ve yazıldığı dönem
Lem, 1970'lerin sonu ile 1980'lerin başında Polonya'daki muhalefet hareketini temkinli biçimde destekledi. 1981'in sonunda ilan edilen sıkıyönetimden sonra, 1982'de Batı Berlin'e taşındı, burada Wissenschaftskolleg zu Berlin'de araştırmacı olarak bulundu, ardından Viyana'ya yerleşti; Polonya'ya 1988'de döndü. Fiyasko bu sürgün yıllarında, Alman yayınevi S. Fischer Verlag'ın siparişiyle yazıldı. Lem, yazarlık hayatında ilk ve tek kez henüz var olmayan bir roman için avans kabul ettiğini, kitabın neyi anlatacağını bile bilmediğini, yalnızca büyük bir kozmik girişimin görkemli bir fiyaskoyla biteceğini bildiğini anlatmıştır. Romanda 1954 tarihli "Kristal Küre" öyküsünden bir bölüm de kullanılmıştır.
Eleştirmenler kitabı, Aden, Solaris, Yenilmez ve Sahibinin Sesi'nin ardından gelen, ilk temas üzerine karamsar senaryoların beşincisi olarak görür. Polonyalı kaynaklar, romanda Lem'in ilk dönem kitaplarına pek çok gönderme bulunduğunu da vurgular: farklı uluslardan erkeklerden oluşan mürettebat, öncü sefer ve yabancı bir uygarlığın yok oluşu Astronotlar'ı, yol üstünde diriltilen hafızasız yolcu Macellan Bulutu'nu, yabancı bir toplumun iç çatışmasına müdahale ikilemi ise Aden'i hatırlatır.
Kitaptaki bilim
Titan. Lem romanı, Cassini-Huygens görevinin Titan'ı yakından incelemesinden yaklaşık yirmi yıl önce yazdı. NASA'nın verilerine göre Titan Ay'dan, hatta Merkür gezegeninden büyüktür; atmosferi yaklaşık yüzde 95 azot ve yüzde 5 metandan oluşur, yüzey basıncı Dünya'dakinden yaklaşık yüzde 60 fazladır ve yüzey sıcaklığı −179 °C civarındadır. Titan, yüzeyinde sıvı bulunan Dünya dışındaki tek yerdir: bu sıvılar su değil, metan ve etan gibi hidrokarbonlardan oluşan nehirler, göller ve denizlerdir. Bilim insanları, atmosferdeki metanın bir kısmının erimiş kaya yerine soğuk su püskürten "kriyovolkanlardan" gelebileceğinden şüpheleniyor. Lem'in tehlikeli gayzer bölgesi bu bakımdan şaşırtıcı ölçüde isabetli bir sezgidir. Ayrıntılar için Titan ve Cassini-Huygens görevi sayfalarına bakılabilir.
Bussard itkisi. Romandaki gemi, yıldızlararası ortamdaki hidrojeni dev bir manyetik huniyle toplayıp füzyonda yakan bir motor kullanır. Bu, fizikçi Robert W. Bussard'ın 1960'ta önerdiği "Bussard ramjeti" fikridir. Sonraki ölçümler, Güneş Sistemi'nin çevresindeki yıldızlararası ortamın sanıldığından çok daha seyrek olduğunu gösterdi; 1978'de yapılan bir çözümleme de protonları füzyon yoğunluğuna sıkıştırırken kaybedilen enerjinin, elde edilecek enerjiden kat kat fazla olacağını ortaya koydu. Yani tasarım, önerildiği biçimiyle çalışmaz.
Kara delik ve zaman. Genel göreliliğe göre güçlü bir kütleçekim alanının içinde zaman, uzaktaki gözlemciye göre yavaş akar. Romanda kara delik yakınındaki manevra bu etkiden yararlanır. Aynı fikrin sinemadaki örneği ve gerçek bilimi Interstellar'daki zaman yavaşlaması yazısında anlatılıyor.
Dondurup diriltmek. Parvis'in kendini dondurması kurgunun en zayıf bilimsel halkasıdır: bugüne kadar dondurulmuş bir insan diriltilebilmiş değildir. İnsanı uzun yolculuklar için uyutma fikrinin gerçekte nerede durduğu bu yazıda ele alınıyor.
İlk temasın asıl engeli. Lem'in romanda savunduğu tez şudur: başka bir uygarlıkla iletişimin önündeki asıl engel uzaklık değil, kültürel ve biyolojik farklılıktır. Kwintalıların sessizliği, Fermi paradoksu tartışmasındaki "herkes nerede?" sorusuna verilmiş edebi yanıtlardan biri gibi okunabilir. Uygarlıkların kendilerini gizlemesini açıklamaya çalışan karanlık orman hipotezi ile de akrabadır. Gerçek dünya dışı yaşam arayışı bugüne kadar doğrulanmış bir sinyal bulamadı; bir sinyal bulunsa bile onu anlamanın ne kadar zor olacağı, SETI topluluğunun da tartıştığı bir sorudur.
Etkisi ve ödülleri
Fiyasko 1988'de Arthur C. Clarke Ödülü'ne aday gösterildi. Eleştirmen Paul Delany, The New York Times'ın kitap ekindeki değerlendirmesinde kitabın türün büyük romanlarından biri olarak anılacağını öngördü ve Lem'in yapay zekâ, iletişim, kozmoloji ve nükleer strateji alanlarını birbirine aşılayan yöntemini öne çıkardı. Polonyalı eleştirmenler romanı, bilimkurgunun en sevilen temasının, yani uzaylılarla temasın, ters yüz edilmesi olarak da okur: burada istilacı ve saldırgan olan kötü uzaylılar değil, ne pahasına olursa olsun temas kurmak isteyen iyi niyetli insanlardır.
Uyarlamaları
Fiyasko'nun bir sinema ya da dizi uyarlaması yok. Roman, 2020'de Magda Szpecht'in yönetimiyle Krakov'daki Ulusal Eski Tiyatro'da (Narodowy Stary Teatr) aynı adla sahneye uyarlandı.
Kimlere uygun, nereden başlanır?
Fiyasko yoğun, uzun ve teknik ayrıntılarla dolu bir romandır; Lem'e başlangıç kitabı olarak değil, yazarın bir önceki eserlerini okuduktan sonra varılacak bir zirve olarak okunması daha iyidir. Sert bilimkurgu sevenler, ilk temas ve dünya dışı zekâ arayışı üzerine düşünenler, Liu Cixin'in Karanlık Orman romanını sevenler için doğal bir eşlikçidir. Temasa çok daha iyimser bakan bir karşılaştırma için Carl Sagan'ın Temas romanı, yabancı bir uygarlığa müdahale etiği için de Strugatski kardeşlerin Tanrı Olmak Zor romanı okunabilir.
Lem'in ilk temas romanlarını sırayla okumak isteyenler için öneri Solaris, Yenilmez, Sahibinin Sesi ve en son Fiyasko'dur. Pirx'in kim olduğunu bilmek kitabın açılışını zenginleştirdiği için, Pilot Pirx öykülerini önceden okumak da faydalı olur. Türkçede İletişim Yayınları tarafından Fiyasko adıyla yayımlanmıştır.
Yazarın diğer kitaplarıTümü →
Yıldızlardan Dönüş (Stanisław Lem): konusu, zaman genişlemesi ve okuma rehberiStanisław LemRoman
Yenilmez (Stanisław Lem): konusu, makine sürüsünün bilimi ve okuma rehberiStanisław LemRoman
Yıldız Güncesi (Stanisław Lem): Ijon Tichy'nin yolculukları, bilimi ve okuma rehberiStanisław LemÖykü
Solaris (Stanisław Lem): konusu, okyanus gezegen bilimi ve okuma rehberiStanisław LemRoman

















