Temas / Mesaj (Carl Sagan): Contact romanının konusu, SETI bilimi ve filmi
Carl Sagan'ın tek romanı Temas (Contact, 1985), Vega'dan gelen bir radyo mesajını ve insanlığın ilk temasını anlatıyor. Türkçede Mesaj adıyla çıkan kitabın konusu, özeti, gerçek SETI bilimi ve 1997 filmiyle farkları.
- Tür
- Roman
- Yazar
- Carl Sagan
- İlk yayın yılı
- 1985
- Türkçe baskı
- Mesaj — Say Yayınları
- Sayfa
- 432
- Filmi / dizisi
- Sayfasını aç →
Temas (Contact), gökbilimci ve bilim iletişimcisi Carl Sagan'ın 1985'te Simon & Schuster tarafından yayımlanan ve yazdığı tek roman olan bilimkurgu kitabıdır. Kitap, insanlığın kendisinden çok daha ileri bir dünya dışı uygarlıkla ilk temasını, bir radyo gökbilimcisinin gözünden anlatır. Türkçede Mesaj adıyla yayımlanmıştır. 1986'da Locus ödüllerinde en iyi ilk roman ödülünü kazanan kitap, 1997'de Jodie Foster'ın başrolünde olduğu Mesaj (Contact) filmine uyarlandı.
Kitap ne anlatıyor?
Romanın kahramanı Eleanor "Ellie" Arroway, çocukluğundan beri bilime ve matematiğe tutkun bir radyo gökbilimcisidir. Yetişkin Ellie, New Mexico'daki bir radyo teleskop dizisinde yürütülen Argus Projesi'nin başındadır. Proje dünya dışı zekâ arayışının (SETI) bir parçasıdır ve bilim çevrelerinin önemli bir bölümü onu boşa harcanan para olarak görür. Bir gün dizinin antenleri, yaklaşık 26 ışık yılı uzaklıktaki Vega yıldızı yönünden asal sayılar dizisi içeren bir sinyal yakalar. Doğada asal sayı üreten bilinen bir süreç olmadığından bu, sinyalin akıllı bir kaynaktan geldiğinin işaretidir.
Mesajın çözülmesiyle birlikte roman, Dünya'nın bu habere nasıl tepki vereceğini sorar. Hükümetler, ordular, bilim insanları ve din önderleri farklı şeyler görür; Soğuk Savaş'ın iki rakibi Amerika ile Sovyetler Birliği hem iş birliği yapar hem yarışır. Sagan'ın kitabı bir yandan heyecanlı bir keşif hikâyesi, öte yandan bilim ile inanç, kanıt ile güven arasındaki ilişki üzerine uzun bir düşünme egzersizidir.
Kitabın özeti
Bu bölüm kitabın sonunu da anlatır.
Ellie babasını küçük yaşta kaybetmiş, annesinin evlendiği üvey babasıyla hiç anlaşamamıştır. Caltech'te radyo gökbilimci David Drumlin'in yanında doktorasını yapar; Drumlin daha sonra SETI'nin parasının kesilmesi için uğraşan biri olur. Vega'dan gelen sinyalin asal sayılardan oluşan ilk katmanının altından ikinci bir katman çıkar: Berlin'deki 1936 Olimpiyatları'nın açılışında Adolf Hitler'in konuşmasını gösteren televizyon yayını. Bu, Dünya'nın iyonosferini aşıp uzaya kaçabilen ilk televizyon sinyalidir; Vega'daki alıcılar onu yakalayıp "sizi duyduk" der gibi geri göndermiştir. Üçüncü katmanda ise binlerce sayfalık bir makine tasarımı vardır, ama bir anahtar olmadan çözülemez.
Ellie, Sovyet meslektaşı Vaygay Lunaçarski ile sinyalin kesintisiz izlenmesini sağlar, ABD başkanının isteğiyle din adamlarıyla tartışır ve bunlardan biri olan Palmer Joss'la bir dostluk kurar. Gizemli milyarder S. R. Hadden'in önerisiyle mesajın anahtarı bulunur. Tasarım, beş kişilik on iki yüzlü bir bölmenin yer aldığı bir makinedir. Amerika'da kurulan makine bir sabotaj sonucu patlar ve yolcu olarak seçilmiş Drumlin ölür. Hadden'in şirketinin Japonya'nın Hokkaido adasında gizlice inşa ettiği üçüncü makine ise 31 Aralık 1999'da çalıştırılır. Ellie, Vaygay, Hintli doktor Devi Sukhavati, Nijeryalı fizikçi Abonnema Eda ve Çinli arkeolog Xi Qiaomu yolculuğa çıkar.
Makine onları bir solucan deliği ağıyla Samanyolu'nun merkezine yakın bir istasyona taşır. Orada her biri, sevdiği birinin görünümüne bürünmüş bir uzaylıyla karşılaşır; Ellie'ninki babasının kılığındadır. Uzaylılar bu tünelleri kendilerinin değil, çok daha önce yaşamış bilinmeyen bir uygarlığın yaptığını, evrenin yapısına gizlenmiş mesajların π gibi sayıların içinde aranabileceğini anlatır. Dünya'ya döndüklerinde yolculuğun Dünya saatine göre hiç zaman almadığı, kayıtlarının da silindiği ortaya çıkar. Yetkililer olayın bir aldatmaca olduğundan şüphelenir ve yolcular sessiz kalmaya razı olur; yalnızca Palmer Joss Ellie'ye inanır.
Ellie bir bilgisayar programıyla π'yi daha önce hiç ulaşılmamış basamaklara kadar hesaplatır. Bu arada annesi ölür ve geride bıraktığı mektuptan Ellie'nin biyolojik babasının sevmediği üvey babası olduğu anlaşılır. Kitabın son sahnesinde Ellie, π'nin çok uzak basamaklarında sıfırlar ve birlerden oluşan bir çember bulur: evrenin yapısının içine işlenmiş, yolculuğunun gerçek olduğuna dair bir imza.
Yazar ve yazıldığı dönem
Carl Sagan 9 Kasım 1934'te New York'un Brooklyn semtinde doğdu, 20 Aralık 1996'da 62 yaşında öldü. Cornell Üniversitesi'nde gökbilim profesörüydü; NASA'nın Mariner, Viking ve Voyager görevlerinde çalıştı, Pioneer plakalarının ve Voyager Altın Plağı'nın hazırlanmasında başrol oynadı. Cennetin Ejderleri (The Dragons of Eden) ile 1978'de Pulitzer ödülünü aldı; 1980'de yazıp anlattığı Kozmos belgesel dizisi ve aynı adlı kitabı onu dünya çapında tanınan bir isim yaptı (bkz. Kozmos).
Temas'ın hikâyesi bir romandan önce bir film fikri olarak doğdu. Sagan ile daha sonra evleneceği Ann Druyan 1979'da bir film taslağı üzerinde çalışmaya başladı. Proje Hollywood'da uzun süre ilerlemeyince Sagan hikâyeyi romana çevirdi. 1981'de Simon & Schuster ona 2 milyon dolar avans verdi; bu, o güne kadar henüz yazılmamış bir kitaba ödenen en büyük avanstı. Kitabın ilk baskısı 265 bin adetti, ilk iki yılda 1,7 milyon sattı ve 1985'te Publishers Weekly'nin en çok satanlar listesinde yedinci oldu.
Sagan, solucan delikleriyle yolculuk fikrini sağlam bir zemine oturtmak için arkadaşı fizikçi Kip Thorne'a danıştı. Kahramanın adı Eleanor Roosevelt'ten ve Voltaire'in asıl soyadı Arouet'den gelir. Pek çok kaynak Ellie'yi SETI araştırmacısı Jill Tarter'a benzetir; Druyan ise karakterin doğrudan Tarter'dan esinlenmediğini söylemiştir. Kitabın arka planındaki Soğuk Savaş havası da dönemin izidir: romanın dünyasında iki süper güç aynı mesajın karşısında hem ortak hem rakiptir.
Kitaptaki bilim: SETI, Vega ve solucan delikleri
Temas, SETI'nin gerçek işleyişine oldukça yakın durur. Gerçek dünyada da radyo teleskoplarla dar bantlı, doğal kaynaklardan gelmesi beklenmeyen sinyaller aranır. Örneğin SETI Enstitüsü'nün Phoenix Projesi 1995-2004 arasında 200 ışık yılı içindeki yaklaşık 800 yıldızı 1.000-3.000 megahertz aralığında taradı; sonuç olumsuz çıktı ve proje lideri Peter Backus "sessiz bir mahallede yaşıyoruz" yorumunu yaptı. Bugünkü yöntemler için dünya dışı yaşam arayışı ve Drake denklemi sayfalarına bakılabilir.
Vega gerçek ve yakın bir yıldızdır: Güneş'e yaklaşık 25 ışık yılı uzaklıktadır. 1983'te IRAS uydusu Vega'nın çevresinde bir toz diski bulmuştu; bu, böyle bir disk bulunan ilk yıldızdı. James Webb Uzay Teleskobu'nun gözlemleri ise diskin dikkat çekecek kadar düzgün olduğunu ve büyük kütleli gezegenlerin izini taşımadığını gösterdi. Romandaki zamanlama da hesaplanmıştır: 1936'da yayılan bir sinyal Vega'ya yirmi beş yılı aşkın sürede ulaşır, cevabın dönmesi de bir o kadar sürer. Kitabın atladığı nokta sinyal gücüdür; radyo dalgaları uzaklığın karesiyle zayıfladığı için 1930'ların televizyon vericilerinin bu mesafeden seçilebilmesi, alıcı tarafında olağanüstü büyük ve duyarlı antenler gerektirir.
Romanın en tartışmalı fizik unsuru solucan delikleridir. Kip Thorne ve öğrencisi Mike Morris 1988'de, içinden geçilebilecek bir solucan deliğinin genel göreliliğe göre nasıl olması gerektiğini inceledi. Sonuç, böyle bir tünelin ancak negatif enerjili "egzotik madde" ile açık tutulabileceğiydi; bu tür maddenin büyük ölçekte var olup olamayacağı bilinmiyor. Yani Temas'taki yolculuk fiziğin yasalarıyla açıkça çelişmez ama bugün bilinen hiçbir teknolojiyle de gerçekleştirilemez. π'nin içine gizlenmiş mesaj ise bilinçli bir metafordur: π'nin aşkın bir sayı olduğu kanıtlanmıştır, ama basamaklarında anlamlı bir örüntü bulunduğuna dair hiçbir kanıt yoktur.
Etkisi ve ödülleri
Temas 1986'da Locus ödüllerinde en iyi ilk roman ödülünü kazandı ve en iyi bilimkurgu romanı oylamasında 15. sıraya yerleşti. Dünya dışı zekâ arayışını bir bilim insanının gündelik hayatı, fon savaşları ve kurum içi çekişmeleriyle anlatması, kitabı SETI'nin popüler kültürdeki en önemli temsillerinden biri yaptı. 1997'de film vizyona girdiğinde roman yeniden ilgi gördü ve 27 Temmuz - 21 Eylül 1997 arasında The New York Times'ın en çok satanlar listesinde kaldı.
Uyarlaması: Mesaj (1997)
Robert Zemeckis'in yönettiği Mesaj, 11 Temmuz 1997'de vizyona girdi. Ellie Arroway'i Jodie Foster, Palmer Joss'u Matthew McConaughey canlandırdı. Çekimler New Mexico'daki Very Large Array radyo teleskoplarında ve Porto Riko'daki Arecibo Gözlemevi'nde yapıldı. Sagan filmin hazırlıklarına ölümüne kadar katıldı, ancak çekimler sürerken, 20 Aralık 1996'da hayatını kaybetti; film ona adandı. Mesaj, en iyi dramatik sunum dalında Hugo ödülünü kazandı ve dünya genelinde 171 milyon dolar hasılat yaptı.
Film romandan bazı önemli noktalarda ayrılır. Romandaki beş kişilik makine filmde tek kişilik bir kapsüle dönüşür ve yolculuğa yalnızca Ellie çıkar. Romanın sonundaki π keşfinin yerine filmde, Ellie'nin kayıt cihazının 18 saat boyunca parazit kaydettiğinin ortaya çıkması gibi daha belirsiz bir ipucu vardır. SETI Enstitüsü 2011'de yayımladığı bir değerlendirmede bazı teknik hatalara dikkat çekse de filmi SETI'yi en doğru anlatan Hollywood yapımı olarak nitelendirdi. Filmin bilimini ayrıca uzaydan sinyal alınsa ne olur yazısında ele aldık.
Kimlere uygun, nereden başlanır?
Temas, bilimin nasıl yapıldığını, bilim insanlarının nasıl tartıştığını ve büyük bir keşfin topluma nasıl yansıyacağını merak eden herkes için iyi bir başlangıçtır. Filmi izlemiş okurlar romanda çok daha geniş bir karakter kadrosu, daha fazla bilim ve bambaşka bir son bulacak. Din ile bilim arasındaki gerilim kitabın merkezinde olduğu için, bu tartışmalara ilgi duyan okurlar için de zengin bir kitaptır. Romanı sevenler Sagan'ın kurgu dışı kitaplarına, özellikle Kozmos ve Soluk Mavi Nokta'ya geçebilir.
Kitap tek ciltlik bağımsız bir romandır, devamı yoktur. Türkçede Mesaj adıyla, Mehmet Harmancı çevirisiyle Say Yayınları tarafından yayımlanmaktadır.





























