Yıldızlardan Dönüş (Stanisław Lem): konusu, zaman genişlemesi ve okuma rehberi
Stanisław Lem'in 1961 tarihli romanı Yıldızlardan Dönüş, zaman genişlemesi yüzünden 127 yıl sonra döndüğü Dünya'ya yabancılaşan bir astronotu anlatıyor; özeti, bilimi ve uyarlamaları.
- Tür
- Roman
- Yazar
- Stanisław Lem
- İlk yayın yılı
- 1961
- Türkçe baskı
- Yıldızlardan Dönüş — İletişim Yayınları
Yıldızlardan Dönüş (Lehçe adı Powrót z gwiazd), Stanisław Lem'in 1961'de Czytelnik yayınevinden çıkan bilimkurgu romanıdır. Uzun bir yıldızlararası yolculuktan dönen bir astronotun, kendisi için on yıl, Dünya'da ise 127 yıl geçtiği için tanıyamadığı bir gezegende yaşadığı yabancılaşmayı anlatır. Aynı yıl Solaris'in de yayımlandığı bu roman, Lem'in ütopya üzerine düşündüğü kitapların en az karamsar olanı sayılır; ama okura rahat bir gelecek değil, rahatlığın bedelini soran bir gelecek sunar.
Kitap ne anlatıyor?
Astronot Hal Bregg, Prometheus gemisiyle yapılan uzun bir araştırma yolculuğundan sonra Dünya'ya döner. Işık hızına yakın yolculuk yüzünden gemide on yıl geçmiştir, Dünya'da ise yüz yirmi yedi. Dönüş ne kutlanır ne de pek ilgi görür. Bregg kendini, dilini, alışkanlıklarını, teknolojisini ve insan ilişkilerini çözmeye çalıştığı yabancı bir uygarlığın içinde bulur. Kitabın ilk bölümleri bu şaşkınlığı birinci tekil şahıstan, Bregg'in yarım yamalak anladığı görüntüler üzerinden aktarır; okur da tıpkı onun gibi nerede olduğunu yavaş yavaş kavrar.
Yeni dünya savaşsız, şiddetsiz, hatta kazasızdır. Robotlar çalışır, çoğu mal ve hizmet ücretsizdir, insanlar gençliklerini uzatmaya ve eğlenceye odaklanmıştır. Bu barışın sırrı "betrizasyon" adı verilen bir işlemdir: bebeklikte uygulanan ve saldırganlık dürtüsünü ortadan kaldıran kimyasal bir müdahale. Bregg ve yolculuk arkadaşları, gezegende bu işlemden geçmemiş tek insanlardır. Roman, Bregg'in bu toplumla uzlaşma çabasını; eski yol arkadaşı Olaf, dönüşünden hemen sonra tanıştığı Nais, onu muayene eden hekim Juffon ve sonunda hayatını birleştireceği Eri ile ilişkileri üzerinden anlatır.
Kitabın özeti
Bu bölüm kitabın sonunu da anlatır.
Bregg, betrizasyonun yan etkisini kısa sürede fark eder. İnsanlar yalnızca şiddetten değil, her türlü riskten de uzaklaşmıştır. Tehlikeli sporlar ortadan kalkmış; cerrahlık, itfaiyecilik, pilotluk gibi tehlike ya da acı içeren işler robotlara bırakılmıştır. Uzay yolculuğu da gereksiz ve gençlere yakışan tehlikeli bir macera olarak görülür. Bregg'in kuşağının uğruna yıllarını verdiği keşif tutkusu artık kimseyi heyecanlandırmaz. Bregg, işlemin adını onu bulan üç bilim insanının, Bennet, Trimaldi ve Zacharov'un soyadlarından aldığını, yırtıcı hayvanlara da uygulandığını, kalıtsal olmadığını ve etkisini geçici olarak ortadan kaldıran yasa dışı bir içeceğin bile dolaştığını öğrenir. Saldırganlıkla birlikte cesaret, tutku ve güçlü duygular da silinmiş gibidir; Bregg'e göre bu barış, insanı insan yapan şeylerin bir kısmı feda edilerek kurulmuştur. Dönen astronotlar ise kuşkuyla karşılanır; toplum onları kontrolsüz güçleri olan, geçmişten gelmiş yabancılar olarak görür.
Astronotların önünde iki yol vardır: Ya betrizasyonun yerini tutacak bir davranış tedavisine razı olacak ya da yeniden uzaya çıkıp birkaç yüzyıl sonra, belki kendilerine daha tanıdık gelecek bir Dünya'ya döneceklerdir. Bregg bu ikilem içinde yalnızlık ve yabancılıkla boğuşur; geldiği dünyanın değerleriyle yeni toplumun değerleri arasında sıkışıp kalır.
Zamanla Bregg, Eri adında genç bir kadınla yakınlaşır; aralarındaki bağ güçlenir ve sonunda evlenirler. Bregg yavaş yavaş dünyaya Eri'nin gözünden bakmayı öğrenir; gençliğinin tutkusu olan uzak keşif yolculuklarına mesafeli durmaya başlar. Yeni toplumda kendine yer bulamayan Olaf ise sonunda yeni bir uzay seferine katılmayı seçer.
Eski mürettebatın bir bölümü galaksinin merkezine doğru yeni bir yolculuk hazırlarken Bregg geride kalmaya karar verir. Hâlâ başka dünyalarda gördüğü olağanüstü manzaraları anımsamaktadır, ama yıldızları başkalarına bırakır ve sevgiyi, sakin bir hayatı seçer. Roman, büyük bir zafer ya da yenilgiyle değil, bu sessiz ve kendi başına cesaret isteyen kabullenişle biter.
Yazar ve yazıldığı dönem
Lem, 1956'daki "Polonya Ekimi"nin ardından gelen görece özgür ortamda çok üretken bir döneme girmişti; 1961 yılında aynı anda Solaris, Küvette Bulunan Günce ve Yıldızlardan Dönüş yayımlandı. Soğuk Savaş'ın ortasında yazılan roman, "insandaki kötülük ortadan kaldırılabilir mi ve kaldırılırsa geriye ne kalır" sorusunu sorar. Polonyalı eleştirmen Andrzej Stoff, kitabın kibar bir totaliter düzen olarak da okunabileceğine dikkat çeker: her şeyi bilen ve veri toplayan bilgi sistemi, hoşnutsuzların başka bir sefere yönlendirilmesi gibi ayrıntılar, perde arkasında görünmeyen bir iktidar merkezini düşündürür.
Lem kitaptan hiçbir zaman tam olarak memnun olmadı. Romanda duygusallığın ağır bastığını, kadın kahramanın daha güçlü bir karakter olması gerektiğini, içinde Remarque'tan izler gördüğünü söyledi; betrizasyon fikrini ilginç bulmakla birlikte onu fazla basit işlediğini kabul etti. Kendi anlatımına göre betrizasyonu başta tesadüfen, kahramanın kadınlarla rahatça ilişki kurmasını zorlaştıracak bir ayrıntı olarak bulmuştu. Aynı temaya 1982'de yayımlanan, Ijon Tichy'nin başrolde olduğu Wizja lokalna (Yerinde Gözlem) romanında çok daha kapsamlı biçimde döndü.
Kitaptaki bilim
Zaman genişlemesi. Romanın çıkış noktası gerçek bir fizik olgusudur. Einstein'ın özel görelilik kuramına göre, ışık hızına yaklaşan bir yolcunun saati, durgun gözlemciye göre yavaş işler. Bu, ünlü ikizler paradoksunun da temelidir; ayrıntısı zaman genişlemesi ve ikizler paradoksu sayfasında. Bregg'in on yılına karşılık Dünya'da 127 yıl geçmesi, zamanın yaklaşık 12,7 kat yavaşladığı anlamına gelir. Yolculuğun tamamı sabit hızla yapılsaydı bunun için ışık hızının yaklaşık yüzde 99,7'sine çıkmak gerekirdi. Gerçek bir yolculukta hızlanma ve yavaşlama evreleri hesabı değiştirir, ama büyüklük mertebesi aynı kalır.
Enerji sorunu. Fiziğin izin vermesi, mühendisliğin başarabileceği anlamına gelmez. Böyle bir hızda bir geminin hareket enerjisi, durgun kütlesinin enerji karşılığının on bir katından fazladır. Bugün bilinen hiçbir itki sistemi insanlı bir gemiyi bu hızlara çıkaramaz. Gerçek dünyada zaman genişlemesi ancak son derece hassas atom saatleriyle ölçülebilen küçük farklar biçiminde görülür; örneğin uydu konumlama sistemlerindeki saatler görelilik etkileri hesaba katılarak düzeltilir. Yörüngede aylarca kalan astronotlar için fark çok küçüktür.
Dönüşün bedeni. Lem'in tıp eğitimi almış olması, Bregg'in bedenine ve psikolojisine bakışında hissedilir. Gerçek uzay uçuşlarında da uzun süre ağırlıksız ortamda kalan astronotların kas ve kemik kaybı yaşadığı, Dünya'ya dönüşte yeniden alışma sürecinden geçtiği biliniyor; bu konunun ayrıntısı uzayın insan vücudunu nasıl değiştirdiği sayfasında. Romanın asıl ilgilendiği ise bedenden çok kültürel uyum: on yıl dışarıda kalan bir insanın, yüzyılı aşan toplumsal değişimi bir anda karşılaması.
Kurgunun sınırları. Romandaki toplum eylemsizliği ve ani hızlanmanın etkilerini ortadan kaldırabildiği için trafik kazaları da yoktur. Bugünkü fizikte eylemsizliği "nötrleştirmenin" bilinen bir yolu yoktur. Betrizasyon da kurgusal bir işlemdir; saldırganlık beyinde tek bir düğmeyle açılıp kapanan bir özellik değildir.
Tablet öngörüsü. Kitabın en çok anılan ayrıntılarından biri, kâğıt kitapların yerini almış "opton" adlı okuma aygıtıdır. Lem burada kâğıt kitapların ortadan kalkışını ve bugünkü tablet bilgisayarlara, elektronik kâğıda çok benzeyen bir cihazı tasvir eder.
Etkisi
Roman İngilizceye ilk kez 1980'de Barbara Marszal ve Frank Simpson tarafından çevrildi. Eleştirmenler kitabın açılış bölümlerinde Solaris'tekine benzer bir yabancılaştırma etkisi kurduğunu, okuru da kahramanla birlikte anlamadığı bir dünyanın içine attığını vurguladı. Yıldızlardan Dönüş, "güvenlik uğruna riskten vazgeçen toplum" teması nedeniyle bugün de ütopya ve distopya tartışmalarında anılır. Polonyalı yazar Marek Oramus, Bregg'in roman sonrası yaşamını anlatan bir öykü yazdı; caz saksofoncusu Mark Turner da bir albümüne kitabın adını verdi.
Uyarlamaları
Romanın bir sinema filmi yok. Polonyalı yönetmen Aleksander Ford kitabı filme çekmek istedi, ama tasarladığı büyük bütçeli yapım için yatırımcı bulamadı. 1989'da Sovyet televizyonu romanı, Hal Bregg rolünde Valery Solovyov'un oynadığı bir televizyon oyunu olarak uyarladı.
Kimlere uygun, nereden başlanır?
Yıldızlardan Dönüş, Lem'in en "insani" ve en kolay okunan romanlarından biridir. Uzay macerasından çok bir uyum ve aşk hikâyesi olduğu için, sert bilimkurguya mesafeli okurlar da rahatça okuyabilir. Zaman genişlemesinin insan hayatına etkisini merak edenler, ütopya ve özgürlük üzerine düşünmeyi sevenler için uygundur. Türkçede İletişim Yayınları tarafından Yıldızlardan Dönüş adıyla yayımlanmıştır.
Lem'e bu kitapla başlayanlar, aynı yılın ürünü olan Solaris'e ve Bregg'in karşılaştığı türden bir yabancılıkla bu kez uzaylı bir zekâ karşısında yüzleşilen Yenilmez'e geçebilir. Uzay yolculuğunun zamanla ilişkisini farklı bir açıdan ele alan bir film için Yıldızlararası (Interstellar) iyi bir eşlikçidir; filmdeki zaman farkının gerçek bilimi de bu yazıda anlatılıyor.
Yazarın diğer kitaplarıTümü →
Fiyasko (Stanisław Lem): konusu, ilk temas bilimi ve Lem'in son romanıStanisław LemRoman
Yenilmez (Stanisław Lem): konusu, makine sürüsünün bilimi ve okuma rehberiStanisław LemRoman
Yıldız Güncesi (Stanisław Lem): Ijon Tichy'nin yolculukları, bilimi ve okuma rehberiStanisław LemÖykü
Solaris (Stanisław Lem): konusu, okyanus gezegen bilimi ve okuma rehberiStanisław LemRoman

















