Lagari Hasan Çelebi
Evliya Çelebi'ye göre 1633'te Sarayburnu'nda barutlu yedi kollu bir fişekle havalanıp denize süzüldüğü anlatılan, öyküsü tek kaynağa dayanan Osmanlı mühendisi.
- Ülke
- Osmanlı İmparatorluğu
- Görevi
- Sanatkâr ve mühendis (rivayete göre)
- Rolü
- Tarihî figür
Lagari Hasan Çelebi, IV. Murad döneminde İstanbul'da yaşadığı anlatılan bir Osmanlı sanatkârı ve mühendisidir. Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sine göre Sarayburnu'nda barutla çalışan yedi kollu bir fişeğe binerek havalanmış, barut bitince kanat benzeri bir gereçle süzülerek denize inmiştir. Bu anlatı, insanlı roket uçuşu denemelerinin en eski hikâyelerinden biri olarak sıkça anılır. Ancak öykünün tek kaynağı Seyahatname'dir, olayı doğrulayan başka bir belge yoktur ve tarihselliği tartışmalıdır.
Hayatı hakkında bilinenler
Lagari'nin hayatına dair bilgilerin neredeyse tamamı, çağdaşı Evliya Çelebi'nin anlatımına dayanır. Evliya onu yakın dostlarından biri olarak tanıtır. Doğum yılı bilinmez; 17. yüzyılın ilk yıllarında doğduğu tahmin edilir. “Lâgar” Farsça kökenli bir sözcüktür ve “zayıf, sıska” anlamına gelir; yani “Lagari” de bir lakaptır. İngilizce kaynaklarda, Galata Kulesi'nden süzüldüğü anlatılan Hezarfen Ahmed Çelebi'nin kardeşi olarak geçer; Evliya Çelebi'ye göre Hezarfen'in süzülme uçuşu, Lagari'ninkinden bir yıl kadar önce gerçekleşmiştir.
Seyahatname'deki uçuş anlatısı
Evliya Çelebi'nin aktardığına göre olay, IV. Murad'ın kızı Kaya Sultan'ın doğumu için düzenlenen şenlikler sırasında yaşandı. Tarihi İngilizce kaynaklarda 1633, Türkçe kaynaklarda 1632-1633 olarak verilir. Lagari, yaklaşık 50 okka (64 kilogram kadar) barut macunundan yedi kollu bir fişek hazırladı. Sarayburnu'nda, padişahın gözü önünde bu fişeğe bindi ve yardımcıları fitili ateşledi.
Anlatıya göre fişek Lagari'yi havaya kaldırdı; o da havadayken yanındaki başka fişekleri ateşledi. Barut tükenince kartal kanadına benzeyen bir gereçle süzülmeye başladı ve Sinan Paşa Köşkü önünde denize indi. Ardından yüzerek kıyıya çıktı ve padişahın huzuruna vardı. IV. Murad ona bir kese akçe verdi ve onu sipahi olarak orduya kaydettirdi. Evliya Çelebi'ye göre Lagari daha sonra Kırım'a gönderildi ve orada öldü.
Kaynak: Evliya Çelebi ve Seyahatname
Lagari'yi bugüne taşıyan Evliya Çelebi, 1611'de İstanbul'da doğmuş, 40 yılı aşkın süre Osmanlı topraklarını ve komşu ülkeleri dolaşmış bir gezgindir. Gözlemlerini on ciltlik Seyahatname'de topladı. Eser 17. yüzyıl Osmanlı yaşamı için değerli bir kaynak olmakla birlikte, tarihçiler anlatımlarının bir bölümünün abartılı, bazılarının uydurma, bazılarının da başkalarından duyulup yanlış aktarılmış olduğunu belirtir. Evliya'nın Lagari'yi yakın dostu olarak tanıtması anlatıya canlılık katar, ama onu bağımsız bir tanıklığa dönüştürmez.
“İlk insanlı roket uçuşu” mu?
Lagari'nin adı, popüler anlatımlarda sık sık “ilk insanlı roket uçuşu” iddiasıyla birlikte anılır. Ancak bu iddiayı değerlendirirken birkaç noktayı akılda tutmak gerekir:
- Tek kaynak: Olayı anlatan bilinen tek metin Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sidir. Bağımsız bir çağdaş kayıt yoktur ve anlatının doğruluğu tartışmalıdır.
- Belirsiz tarif: Evliya Çelebi'nin anlattıkları bir mühendislik tarifi değildir. Fişeğin nasıl yapıldığı, nasıl yönlendirildiği ve ne kadar yükseldiği açık değildir. Türkçe kaynaklarda aktarılan bazı hesaplara göre roket 250 metre kadar yükselmiş olabilir, havada ateşlenen fişeklerle yön değiştirmiş ve kanat benzeri gereç bir paraşüt gibi işlemiş olabilir; ancak bu tür hesaplar da anlatıdaki eksik bilgilere dayanan tahminlerdir.
- Karışan anlatılar: John Wilkins'in 1638 tarihli eserinde Busbecq'in bir Türkün uçuş denemesinden söz ettiği aktarılır; ancak bu olay Evliya Çelebi'nin anlattığı tarihten yaklaşık 75 yıl öncedir ve Lagari ile ilgisi yoktur. Türkçe kaynaklarda Osmanlı'daki uçuş denemelerinin Kanuni Sultan Süleyman döneminde başladığı da ileri sürülür.
- Deneysel sınama: 2009'da MythBusters programının “Crash and Burn” bölümünde ekip, anlatının tek bir tasarım çıkarmaya yetmeyecek kadar belirsiz olduğunu ve böyle bir roketi 17. yüzyıl malzemeleriyle yapmanın son derece zor olacağını belirtti. Ekibin yeniden yorumladığı dört kanatlı roket havalandı, ancak uçuş sırasında patladı. Anlatıdaki yedi kollu tasarım ise birebir denenmedi.
Bu nedenle Lagari'nin uçuşu, belgelenmiş bir tarihî olay değil, dikkat çekici bir rivayettir. Birçok tarihçi olayın gerçek olabileceğini düşünse de anlatı “ilk insanlı roket uçuşu” unvanını kesinleştirmeye yetecek kanıt sunmaz.
Roket tarihindeki yeri
Lagari'nin fişeği, anlatıldığı biçimiyle barutla çalışan bir katı yakıtlı roket sayılabilir: Yakıt ve yakıcı aynı karışımın içindedir ve bir kez ateşlendiğinde sonuna kadar yanar. Barutlu fişekler yüzyıllar boyunca şenliklerde ve savaşlarda kullanıldı; ama roketin bilimsel temelleri çok daha sonra atıldı.
Modern roketçiliğin kuramsal temelini, aracın hızını yakıt ve kütle oranına bağlayan roket denklemiyle Konstantin Tsiolkovski attı. İlk sıvı yakıtlı roketi ise Robert Goddard 16 Mart 1926'da ABD'nin Massachusetts eyaletindeki Auburn'da fırlattı. Lagari'nin öyküsü, bu bilimsel yolun çok öncesinde insanın kendini havaya fırlatma hayalinin renkli bir örneği olarak yaşamaya devam eder.
Mirası
Lagari, Türk havacılık tarihinin anılan isimlerinden biridir; Ankara'daki Türk Hava Kurumu Müzesi'nde heykeli bulunur. 1996 yapımı “İstanbul Kanatlarımın Altında” filminde Hezarfen'le birlikte karakter olarak yer aldı; “Muhteşem Yüzyıl: Kösem” dizisinde de canlandırıldı.
Bilmeye değer
- Anlatıya göre fişeğinde yaklaşık 50 okka, yani 64 kilogram kadar barut vardı.
- Uçuşun, Kaya Sultan'ın doğum şenlikleri sırasında yapıldığı anlatılır.
- Ödül olarak bir kese akçe ve sipahilik aldığı aktarılır.
- MythBusters'ın yeniden yorumladığı roket uçuş sırasında patladı.


















