Evliya Çelebi
On ciltlik Seyahatname'nin yazarı 17. yüzyıl Osmanlı gezgini; Hezarfen'in kanatlı uçuşu ve Lagari'nin barutlu fişeği öykülerinin bilinen tek kaynağı.
- Doğum tarihi
- 25 Mart 1611
- Ülke
- Osmanlı İmparatorluğu (bugünkü Türkiye)
- Görevi
- Gezgin ve yazar
- Rolü
- Tarihî figür
- Ölüm tarihi
- 1684
Evliya Çelebi (asıl adıyla Derviş Mehmed Zıllî), 17. yüzyılda yaşamış bir Osmanlı gezgini ve yazarıdır. Kırk yılı aşkın süre Osmanlı topraklarını ve komşu ülkeleri dolaşıp gördüklerini on ciltlik Seyahatname'de topladı. Bir bilim insanı değildir; ama uzay ve havacılık tarihine ilişkin Türkçe anlatıların en çok anılan iki öyküsü onun kaleminden gelir: Hezarfen Ahmed Çelebi'nin kanatlarla Galata Kulesi'nden Üsküdar'a süzülmesi ve Lagari Hasan Çelebi'nin barutlu bir fişekle havalanması. Bu iki olayın bilinen tek kaynağı Seyahatname'dir.
Hayatı
Evliya Çelebi 25 Mart 1611'de İstanbul'da, Kütahyalı varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Babası Derviş Mehmed Zıllî saray kuyumcubaşıydı. Mahalle mektebinden sonra medresede, ardından saray okulu Enderun'da okudu; dil bilgisi, hat ve musiki dersleri aldı, Kur'an'ı ezberleyerek hafız oldu. Ayasofya'da Kur'an okurken IV. Murad'ın dikkatini çekti ve saraya alındı.
Kendi anlattığına göre 1630'da gördüğü bir rüyanın ardından gezilerine başladı. Önce İstanbul ve çevresini dolaştı, 1640'tan itibaren kent dışına çıktı. Vezirlerin yanında imam, müezzin ya da ulak olarak bulunarak Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Irak ve İran'dan Mısır'a uzanan geniş bir bölgeyi gezdi. Ölüm tarihi ve yeri kesin değildir: İngilizce kaynaklar 1684'te öldüğünü ve o sırada İstanbul'da mı Kahire'de mi olduğunun bilinmediğini yazar; Türkçe kaynaklar ölüm tarihini 1681-1685 arası verir ve Mısır'da öldüğünü tahmin eder.
Seyahatname
Seyahatname, Evliya Çelebi'nin İstanbul'da tuttuğu yapı, çarşı ve gelenek notlarıyla başlar ve on cilde ulaşır. Döneminin süslü edebî dili yerine halkın anlayacağı bir Türkçeyle yazılmıştır; yer yer gerçekçi, yer yer masalsı bir anlatımı vardır. Bu yüzden tarihçiler eseri hem 17. yüzyıl Osmanlı dünyası için zengin bir kaynak hem de doğrulanması gereken bir anlatı olarak okur.
Hezarfen ve Lagari rivayetleri
Seyahatname'ye göre Hezarfen Ahmed Çelebi, 1630-1632 dolaylarında önce Okmeydanı'nda kartal kanatlarıyla birkaç deneme uçuşu yaptı. Ardından IV. Murad Sarayburnu'ndaki Sinan Paşa köşkünden izlerken Galata Kulesi'nin tepesinden atladı ve lodosun yardımıyla Üsküdar'daki Doğancılar meydanına indi. Evliya Çelebi'nin aktarımına göre padişah onu bir kese altınla ödüllendirdi, ama “bu adam istediğini yapabilir, böylelerini yanında tutmak doğru değil” diyerek Cezayir'e sürdü.
Lagari Hasan Çelebi ise yine Seyahatname'ye göre 1633'te, IV. Murad'ın kızının doğduğu sırada Sarayburnu'ndan yedi kanatlı, 50 okka barutla itilen bir fişekle havalandı. Denize indi, yüzerek kıyıya çıktı ve padişah tarafından gümüşle ve sipahilik rütbesiyle ödüllendirildi. Barutla itilen bu düzenek, bugünkü katı yakıtlı roketlerin çok basit bir atası gibi anlatılır.
Her iki öykü için de Seyahatname dışında çağdaş bir belge bulunmaz; bu yüzden olayların gerçekten yaşanıp yaşanmadığı doğrulanamamaktadır. 2009'da bir ABD televizyon programı Lagari'nin fişeğini yeniden canlandırmayı denedi; düzenek yükseldi ama havada patladı. Program ekibi, Evliya Çelebi'nin tasarımı yeterince ayrıntılı anlatmadığını ve 17. yüzyıl koşullarında güvenli iniş yapmanın son derece güç olacağını belirtti.
Uzay ve havacılık tarihine etkisi
Evliya Çelebi'nin anlatıları, Türkiye'de havacılık ve roket tarihine ilişkin kamusal hafızanın önemli bir parçası oldu. İstanbul'daki havalimanlarından birine Hezarfen'in adı verildi; 1996 yapımı “İstanbul Kanatlarımın Altında” filmi, Hezarfen ile Lagari'nin öyküsünü Evliya Çelebi'nin gözünden anlatır. Türk astronomlarını anlatan listelerde zaman zaman anılan Hezarfen ve Lagari'nin gökbilimle doğrudan bir bağı yoktur; adlarını yaşatan, Evliya Çelebi'nin kaleme aldığı bu uçuş öyküleridir.
Bilmeye değer
- UNESCO, doğumunun 400. yılı olan 2011'i anma takvimine aldı.
- Gezilerine bir rüyanın ardından başladığını kendisi anlatır.
- Hezarfen'e “bin fenli, çok bilgili” anlamındaki adı Evliya Çelebi vermiştir.
- Seyahatname'nin bilinen en uzun eski İngilizce çevirisi, 1834'te Joseph von Hammer-Purgstall'ın ilk iki cildi kapsayan çevirisidir.


















