13 Ekim 2026, SalıAra

Uzay haberleri: fırlatmalar, gök olayları, uzay görevleri ve uzay bilimine dair Türkçe güncel gelişmeler

Biruni

Dünya'nın yarıçapını bir tepenin üstünden ufka bakarak hesaplayan; astronomi, matematik, coğrafya ve Hindistan üzerine eserler veren 10-11. yüzyıl Harezmli bilgin.

Doğum tarihi
4 Eylül 973
Ülke
Harezm (bugünkü Özbekistan)
Görevi
Gökbilimci, matematikçi ve coğrafyacı
Kurum
Gazneli sarayı
Rolü
Bilim insanı
Ölüm tarihi
1048

Biruni (Ebu Reyhan Muhammed bin Ahmed el-Biruni), İslam biliminin altın çağında yaşamış Harezmli bir gökbilimci, matematikçi, coğrafyacı ve tarihçidir. Dünya'nın yarıçapını bir tepenin yüksekliğinden ve ufkun görünüşünden yola çıkarak hesaplaması, Orta Çağ'ın en çok anılan ölçüm denemelerinden biridir. Takvimler, Hindistan'ın bilimi ve kültürü, değerli taşlar ve ilaçlar üzerine yazdığı eserler de onu çok yönlü bir bilgin yapar. Ay'daki bir krater ve bir asteroit onun adını taşır.

Erken yaşamı ve eğitimi

Biruni, 4 Eylül 973'te Harezm bölgesindeki Kat (Kâs) kentinde, bugünkü Özbekistan sınırları içinde doğdu. “Biruni” adı Farsçada “dış, kenar” anlamına gelen sözcükten türer ve kentin dış mahallesinde doğduğuna işaret eder. Ana dili Harezmceydi; Farsça, Arapça ve Sanskritçeyi akıcı kullanır, Yunanca, İbranice ve Süryanice de bilirdi. Matematik hocaları arasında Ebu Nasr Mansur (İbn Irak) vardı.

Kariyeri: saraydan saraya

Hayatının ilk 25 yılını Harezm'de geçirdi. 995'te bölgenin yönetimi el değiştirince Harezm'den ayrıldı; bir süre Buhara'da Samani hükümdarı II. Mansur'un çevresinde bulundu. 998 dolaylarında Taberistan'da Ziyarî emiri Kabus'un hizmetine girdi ve ilk büyük eserini burada yazdı. Ardından Harezm'e dönüp Gürgenç'te eski hocası Ebu Nasr Mansur'la birlikte çalıştı.

1017'de Gazneli Mahmud Harezm'i ele geçirince Biruni de başka bilginlerle birlikte Gazne'ye götürüldü ve sarayda müneccim olarak görev aldı. Mahmud'un Hindistan seferlerine katılarak alt kıtada yıllarca yaşadı; Hint inançlarını, kültürünü ve bilimini yakından inceledi. Daha sonra Mahmud'un oğlu Sultan Mesud'un himayesinde çalıştı. 1048'de Gazne'de öldü; ölüm günü kaynaklarda 9 Aralık ve 13 Aralık olarak farklı geçer.

Eserleri

Eser sayısı kaynaklarda 146 ile 180 arasında farklı verilir; bunların büyük bölümü astronomi ve matematik üzerinedir, ancak küçük bir kısmı günümüze ulaşmıştır. En bilinenleri şunlardır:

  • El-Âsârü'l-Bâkıye (Geçmiş Yüzyıllardan Kalan İzler): Farklı halkların takvimlerini ve zaman hesaplarını karşılaştıran eser; büyük olasılıkla 1000 dolaylarında yazıldı, sonra gözden geçirildi.
  • Kitâbü't-Tahkîk Mâ li'l-Hind: Hindistan'ın dinini, kültürünü ve bilimini anlatan, 1030 dolaylarında tamamlanan eser. Biruni'nin Hindistan araştırmalarındaki ünü bu kitaba dayanır.
  • El-Kanûnü'l-Mesûdî: Sultan Mesud'a sunulan; astronomi, coğrafya ve mühendisliği kapsayan ansiklopedik eser.
  • Kitâbü't-Tefhîm: Matematik ve astronomiyi soru-cevap biçiminde anlatan, hem Farsça hem Arapça yazılmış bir başlangıç kitabı.
  • Kitâbü'l-Cevâhir ve Kitâbü's-Saydele: Değerli taşlar ve ilaçlar üzerine.

Dünya'yı ölçen yöntem

Biruni'nin uzay bilimine en çok anılan katkısı, Dünya'nın büyüklüğünü ölçme yöntemidir. Hindistan yıllarında, bugünkü Pakistan'daki Nandana yakınında bir tepenin yüksekliğini trigonometriyle belirledi. Ardından tepenin üstünden bakıldığında ufuk çizgisinin yatay düzlemin ne kadar altında kaldığını, yani “ufuk alçalma açısını” ölçtü. Dünya yuvarlak olduğu için yükseldikçe ufuk aşağıda kalır; bu açıyla tepenin yüksekliğini birleştirerek gezegenin yarıçapını hesapladı.

Bulduğu değer 12.803.337 arşındı. Bu sonucu bugünkü birimlere çevirmek, kullandığı arşının uzunluğuna bağlıdır. Bir karşılaştırmaya göre sonuç günümüzdeki ortalama yarıçaptan yalnızca yüzde 2 kadar fazladır; ancak Biruni atmosferin ışığı bükmesini (kırılmayı) hesaba katmadığından hatanın yüzde 20'ye varabileceği de belirtilir. Biruni yöntemi kendisinin bulmadığını, başka bir bilginden öğrendiğini de not etmiştir.

Astronomiye katkıları

El-Kanûnü'l-Mesûdî'de Aristoteles ve Batlamyus'un görüşlerini tartışarak Dünya'nın kendi ekseni çevresinde dönüp dönmediği sorusunu ele aldı. Bugün kayıp olan bir eserinde, Dünya'nın dönmesinin astronomi hesaplarının değerini hiç bozmayacağını yazdı; yine de başka gerekçelerle bu dönüşü olanaksız gördü.

Aynı eserde Güneş'in görünür yörüngesinde Dünya'ya en uzak olduğu noktanın (apoje) Batlamyus'un düşündüğü gibi sabit olmadığını, zamanla yer değiştirdiğini gözlemledi. Türkçe kaynaklara göre ekliptiğin eğikliğini, yani Güneş'in gökyüzündeki yıllık yolunun gök ekvatoruna göre açısını 995'te 23° 27′ olarak hesapladı; bu, bugünkü değere çok yakındır.

Usturlap (gök cisimlerinin yüksekliğini ölçmeye ve zamanı hesaplamaya yarayan el aleti) üzerine bir inceleme yazdı; sekiz dişli bir düzeneği, sonraki Müslüman usturlaplarının ve saatlerinin atası sayılır. Hindistan'da Güneş'in yüksekliğini ölçmek için elindeki imkânlarla bir kadran yaptı. Kaydettiği tutulma gözlemleri, 1749'da Richard Dunthorne'un Ay'ın hareketindeki ivmelenmeyi belirlemesinde kullanıldı.

Fizik ve yer bilimi

Hidrostatik terazi ile metallerin, değerli taşların, hatta havanın yoğunluğunu ölçtü. Değerli taşları, döneminde yaygın olduğu gibi renklerine göre değil, özgül ağırlık ve sertlik gibi özelliklerine göre sınıflandırdı. İbn Sina ile mektuplaşmalarında evrenin ezelî olduğu görüşüne karşı çıktı ve evrenin bir başlangıcı olduğunu savundu.

Uzay ve astronomiye etkisi

Biruni'nin çalışmalarında öne çıkan, gözlemi matematikle birleştirme ve önceki otoritelerin değerlerini kendi ölçümleriyle sınama tutumudur. Güneş'in apojesinin kaydığını göstermesi ve tutulma kayıtlarının yüzyıllar sonra Ay'ın hareketini incelemekte işe yaraması, bu tutumun kalıcı sonuçlarıdır. Ay'daki Al-Biruni krateri ve 9936 Al-Biruni asteroidi onun adını taşır; Antarktika'daki Biruni Adası da adını ondan alır.

Mirası

1973'te Sovyetler Birliği ve Türkiye onun için posta pulu çıkardı. UNESCO'nun Courier dergisi Haziran 1974 sayısını ona ayırdı; Türk Tarih Kurumu da bir sayısını “Bîrûnî'ye Armağan” adıyla yayımladı. Viyana'daki Birleşmiş Milletler yerleşkesinde bir heykeli bulunur.

Bilmeye değer

  • Batı'da adı Latinceleştirilerek “Alberonius” biçiminde de anıldı.
  • Hindistan'a ilk yolculuğuna çıktığında 44 yaşındaydı.
  • Harezmce, Farsça, Arapça ve Sanskritçe dahil yedi dil bildiği aktarılır.
  • Patanjali'nin Yoga Sutraları'nı Arapçaya aktardı.
  • İstanbul'daki Topkapı Sarayı Müzesi'nde ona ait bir minyatür bulunur.

Aynı alandan isimlerTümü →

Yukarı çık

Ziyaret istatistikleri ve reklamlar için çerez kullanmak istiyoruz. İzin vermezseniz yalnız zorunlu çerezler kullanılır. Ayrıntılar