Marslılar kimdir? Dünyalar Savaşı'nın üç ayaklı istilacıları
H. G. Wells'in Dünyalar Savaşı romanında savaş makineleriyle Dünya'yı istila eden Marslılar: neye benzerler, hangi uyarlamalarda görüldüler, Mars kanalları ve gezegen koruma bilimiyle bağları.
- Tür
- Uzaylı
- Geçtiği eser
- Dünyalar Savaşı (The War of the Worlds, dergi tefrikası 1897, kitap 1898)
- Yaratıcısı
- H. G. Wells
- İlk göründüğü yıl
- 1897
- Canlandıran
- Belli bir oyuncu yok; 1953 ve 2005 filmlerinde görsel efektlerle yaratıldılar
- Kitabı
- Sayfasını aç →
- Filmi / dizisi
- Sayfasını aç →
Marslılar kimdir? Marslılar, H. G. Wells'in 1898'de kitap olarak yayımlanan Dünyalar Savaşı (The War of the Worlds) romanında Dünya'yı istila eden uzaylılardır. Kendi gezegenleri yaşlanıp tükenmeye yüz tuttuğu için gözlerini daha genç Dünya'ya dikerler. Dev silindirlerin içinde İngiltere'ye inerler, üç ayaklı savaş makinelerine binerek ısı ışını ve zehirli kara dumanla önlerine çıkan her şeyi yok ederler. Ahtapotu andıran bedenleri, insan kanıyla beslenmeleri ve soğukkanlı zekâlarıyla edebiyatın en ürkütücü istilacıları arasına girdiler. İnsanlıkla dünya dışı bir ırk arasındaki savaşı anlatan ilk öykülerden birinin kötüleri olarak, bugünkü bütün "uzaylı istilası" anlatılarının atası sayılırlar.
Neye benzerler?
Wells'in Marslıları insana hiç benzemez. Romanda yaklaşık 1,2 metre genişliğinde, gövdesiz bir baş gibi tarif edilirler: iki büyük göz, gagaya benzeyen V biçimli bir ağız ve ağzın çevresinde sekizerli iki demet hâlinde, kamçı gibi on altı dokunaç. Sindirim organları yoktur; başka canlıların, özellikle insanların kanını doğrudan kendi damarlarına aktararak beslenirler. Tomurcuklanarak, yani eşeysiz çoğalırlar. Aralarında ses çıkarmadan iş birliği yaptıkları için anlatıcı, telepatiyle haberleştiklerini düşünür. Dünya'nın yerçekimi Mars'ınkinin yaklaşık üç katı olduğundan, kendi başlarına zar zor kıpırdarlar.
Bu ağır bedenlerin yerine makineler çalışır. En ünlüsü, romanda "savaş makinesi" diye anılan ve bir gazete haberine göre 30 metreyi aşan üç ayaklı yürüyen araçtır. Her birinin üstünde, kaporta biçimli bir başlıkta tek bir Marslı oturur. Makinenin eklemli kolundaki ısı ışını dokunduğu her şeyi tutuşturur; boru biçimli bir silahtan atılan kutular ise insanı ve hayvanı öldüren kara bir duman yayar. Marslıların bir de taşıma ve kazı işleri için kullandıkları başka makineleri vardır. İlginç bir ayrıntı olarak, bu ileri teknolojide tekerlek yoktur. İstilacılar yanlarında Mars'tan kızıl bir bitki de getirir; bu "kızıl ot" su bulduğu her yere yayılır. Wells onlara hiçbir zaman özel bir ad vermedi; romanda yalnızca "Marslılar" diye anılırlar.
Hangi eserlerde geçer?
Marslıları H. G. Wells yarattı. Roman 1895-1897 arasında yazıldı ve 1897'de İngiltere'de Pearson's Magazine'de (Nisan-Aralık), ABD'de Cosmopolitan dergisinde tefrika edildi. Kitap baskısı 1898'de William Heinemann'dan çıktı ve o günden bu yana baskısı hiç tükenmedi. Aynı yıl ABD'de izinsiz bir devam kitabı, Edison's Conquest of Mars bile yayımlandı.
Marslılar sonraki yüzyılda neredeyse her ortama taşındı:
- 1938 radyo oyunu: Orson Welles'in yönetip anlattığı uyarlama, 30 Ekim 1938 akşamı CBS radyosunda The Mercury Theatre on the Air programında canlı yayımlandı. Olaylar New Jersey'ye taşınmış, haber bültenleri biçiminde anlatılmıştı.
- 1953 filmi: Byron Haskin'in yönettiği, George Pal'ın yapımcılığını üstlendiği film hikâyeyi 1950'lerin Güney Kaliforniya'sına taşıdı; başrollerde Gene Barry ve Ann Robinson vardı. Film en iyi görsel efekt Oscar'ını kazandı ve 2011'de ABD Kongre Kütüphanesi'nin Ulusal Film Arşivi'ne seçildi.
- 1978 albümü: Jeff Wayne'in müzikal albümü 9 Haziran 1978'de çıktı; anlatıcı sesi Richard Burton'dı. Albümün dünya çapında yaklaşık 15 milyon sattığı tahmin ediliyor.
- 2005 filmi: Steven Spielberg'ün yönettiği, Tom Cruise ve Dakota Fanning'in oynadığı Dünyalar Savaşı.
- 2019 dizisi: BBC'nin üç bölümlük uyarlaması hikâyeyi 1905 İngiltere'sinde geçirdi; Rafe Spall, Eleanor Tomlinson ve Robert Carlyle oynadı. Bu, romanın ilk İngiliz televizyon uyarlamasıydı.
Hikâyedeki yeri
Romanı, Surrey'de yaşayan ve adı hiç verilmeyen bir anlatıcı aktarır. Bir yaz akşamı Woking yakınlarındaki Horsell Çayırı'na göktaşı sanılan bir cisim düşer. Bunun, aylar önce Dünya ile Mars birbirine yaklaşırken fırlatılmış yapay bir silindir olduğu anlaşılır. İçinden çıkan Marslılar, beyaz bayrakla yaklaşan küçük bir heyeti ısı ışınıyla yakar. Ertesi gece savaş makineleri ortaya çıkar; askerî birlikler dağıtılır, Woking büyük ölçüde yıkılır.
Ardından başka silindirler iner ve Londra halkı kara dumandan kaçarak kenti boşaltır. Anlatıcının kardeşi kıyıya ulaşıp bir mülteci gemisine biner; Kraliyet Donanması'nın Thunder Child adlı gemisi savaş makinelerine saldırıp kendini feda ederek mülteci filosunun kaçmasını sağlar. Kitabın ikinci bölümünde anlatıcı, bir silindirin açtığı çukurun yanında yıkılmış bir evin içinde mahsur kalır ve Marslıları yakından izleyerek insan kanıyla beslendiklerini öğrenir.
Wells, Marslıları bilinçli olarak sömürgeci bir güç gibi kurguladı. Yazar sonradan hikâyenin esin kaynaklarından birinin, Avrupa sömürgeciliğinin Tazmanya yerlileri üzerindeki yıkıcı etkisi olduğunu söyledi. Dünyanın en büyük imparatorluğunun kalbi Londra'nın, teknolojide kendisinden çok üstün bir istilacı karşısında çaresiz kalması, dönemin okuru için sert bir aynaydı.
İstilanın sonu
Bu bölüm eserin sonunu da anlatır.
Ordular yenilip direniş çöktükten sonra, Marslılar yıkık İngiltere'de serbestçe dolaşır. Umudunu yitiren anlatıcı Londra'da, Primrose Tepesi'nde duran bir savaş makinesine ölmeyi göze alarak yaklaşır ve bütün Marslıların ölmüş olduğunu görür. Onları insan silahları değil, Dünya'nın bakterileri öldürmüştür: istilacıların bu mikroplara karşı hiçbir bağışıklığı yoktur. İstila yaklaşık üç hafta sürmüştür. Wells sonsözde bu sonu açıkça doğal seçilime bağlar: insanlar milyonlarca yıl mikroplarla yaşayarak direnç geliştirmiştir, romandaki Mars'ta ise hiç bakteri yoktur. Sonsöz, Marslıların Venüs'e yerleşmeyi başarmış olabileceğini de ima ederek yeni bir istila korkusunu açık bırakır.
Canlandıranlar
Marslıları canlandıran belli bir oyuncu yoktur; her uyarlama onları kendi efekt olanaklarıyla yeniden tasarladı. 1953 filminde Marslı, emici uçlu üç parmaklı uzun kolları ve kırmızı, yeşil, mavi bölümlere ayrılmış tek bir gözü olan kısa boylu bir yaratıktır. Albert Nozaki'nin tasarladığı savaş makineleri ise romandaki üç ayaklı yürüyen kuleler yerine, görünmez enerji bacakları üzerinde süzülen araçlardır. 1988-1990 arasında yayımlanan ve bu filmin devamı olan televizyon dizisi, istilacıların aslında Mars'tan değil Mor-Tax adlı bir gezegenden geldiğini öne sürdü.
Spielberg'ün 2005 filmi de aynı yolu izledi. Yönetmen, filmde "Marslı" sözcüğünün hiç geçmediğini, çünkü kendi uzaylılarının Mars'tan değil, E.T.'nin geldiği kadar uzak ama evrenin çok daha karanlık bir köşesinden geldiğini söyledi. Bu filmde üç ayaklı makineler çok uzun zaman önce toprağın altına gömülmüştür; pilotları ise şimşek fırtınalarıyla bu makinelere ulaşır.
Karakterin arkasındaki bilim
Bu bölüm eserin sonunu da anlatır.
Wells Marslılarını boşlukta değil, dönemin gökbilim tartışmalarının ortasında yarattı. İtalyan gökbilimci Giovanni Schiaparelli 1877'de Mars yüzeyinde gördüğü çizgilere canali (kanallar, oluklar) demişti; sözcük İngilizceye yapay "kanallar" diye yanlış aktarıldı. Amerikalı Percival Lowell 1895 tarihli Mars kitabında bu çizgilerin, kuruyan bir gezegende yaşamaya çalışan akıllı varlıkların açtığı sulama kanalları olabileceğini savundu. Wells de Mars'ı hem Dünya'ya en çok benzeyen gezegen olduğu için hem de o dönem Dünya'dan daha yaşlı sanıldığı için seçti: daha yaşlı bir dünyada yaşamın daha uzun evrimleşip daha ileri bir zekâya ulaşmış olabileceğini düşündü. Ağustos 1894'te bir Fransız gökbilimcinin Mars'ta gördüğünü bildirdiği "tuhaf ışığı" da romanın açılışında silindirlerin fırlatılması olarak kullandı.
Kanallar düşüncesi kısa sürede sarsıldı. Eugène Antoniadi 1909'da Meudon Gözlemevi'nin büyük teleskobuyla Mars'a baktığında hiç kanal görmedi; deneyler, kötü bir teleskopla bakılan dağınık noktaların göz tarafından çizgilere bağlanabildiğini gösterdi. Son sözü 14-15 Temmuz 1965'te Mars'ın yakınından geçen NASA'nın Mariner 4 aracı söyledi: gönderdiği 22 fotoğraf, Ay'ı andıran kraterli, çorak bir yüzey gösteriyordu. Ölçülen yüzey basıncı Dünya'nınkinin yalnızca binde 4-7'si kadardı. Bugün bildiğimiz Mars, yüzey çekimi Dünya'nın yaklaşık yüzde 38'i olan, ince ve yüzde 96'sı karbondioksitten oluşan bir atmosfere sahip soğuk bir çöl dünyasıdır. Romandaki "Dünya'nın çekimi Mars'ınkinin üç katı" tahmini gerçeğe şaşırtıcı ölçüde yakındır (gerçek oran 2,6 kat dolayındadır). NASA'nın bugünkü yaklaşımı, Mars'ta şu anda gelişen canlılar bulmayı beklemek değil, gezegenin sıcak ve sulu olduğu eski dönemlerden kalmış yaşam izlerini aramaktır. Bu arayışın tarihi Mars'ın keşfi ve Dünya dışı yaşam arayışı sayfalarımızda anlatılıyor.
Romanın asıl bilimsel mirası ise sonundaki mikroplardır. Uzay ajansları bugün "gezegen koruma" denen bir ilkeyle çalışıyor: Dünya'dan başka bir gök cismine canlı taşımamak (ileri bulaşma) ve oradan getirilen örneklerle Dünya'ya yabancı bir canlı bulaştırmamak (geri bulaşma). Konu ilk kez 1956'da Roma'daki Uluslararası Astronotik Federasyonu kongresinde gündeme geldi; 1959'da Uzay Araştırmaları Komitesi COSPAR'a devredildi ve 1967 tarihli Dış Uzay Antlaşması'nın IX. maddesiyle hukuki temele kavuştu. Bir insanın vücudunda binlerce türden yaklaşık 100 trilyon mikroorganizma yaşadığı düşünülürse, Wells'in Marslılarına olan şeyin tersinin bir gün Mars'ta yaşanmaması için neden bu kadar titiz davranıldığı daha iyi anlaşılır.
Kültürdeki etkisi
Marslılar, uzaydan gelen düşman imgesini kalıcı biçimde yerleştirdi. 1938 radyo yayını, bazı dinleyicilerin gerçek bir istila yaşandığına inanmasıyla ün kazandı; ancak bugünkü araştırmalar paniğin boyutunun abartıldığını, radyoyu rakip gören gazetelerin tek tük korku vakalarını ülke çapında bir panik gibi sunduğunu gösteriyor. Yine de üç hafta içinde yayın hakkında en az 12.500 gazete yazısı çıktı ve 23 yaşındaki Orson Welles bir gecede ünlendi.
Marslıların ahtapotu andıran görünümü video oyunlarına bile geçti: 1978 tarihli Space Invaders'ın ahtapot biçimli uzaylıları, romanın hayranı olan tasarımcı Tomohiro Nishikado'nun Wells'in Marslılarından esinlenmesiyle doğdu. Wells'in romanı yazarken yaşadığı Woking'de, 1998'den beri Michael Condron'un yaptığı 7 metre yüksekliğinde bir savaş makinesi heykeli duruyor. Uzaylı istilası temasını sinemada sürdüren yapımlara eskimeyen beş uzaylı istilası filmi yazımızda bakabilirsiniz. Wells'in başka gezegen öyküleri için Ay'da İlk İnsanlar sayfamız da iyi bir devam noktası.
Başka karakterlerTümü →
Willis kimdir? Kızıl Gezegen'in Marslı evcil dostuKızıl Gezegen (Red Planet, 1949)
Hayvanlarla Konuşan kimdir? Halka Dünya'nın Kzin savaşçısı ChmeeeHalka Dünya (Ringworld, 1970)
Nessus kimdir? Halka Dünya'nın iki başlı Kuklacı uzaylısıThe Soft Weapon (öykü, If dergisi, Şubat 1967); asıl tanındığı eser Halka Dünya (Ringworld, 1970)
Overlordlar kimdir? Çocukluğun Sonu'nun şeytan görünümlü uzaylılarıÇocukluğun Sonu (Childhood's End, 1953)
Karellen kimdir? Çocukluğun Sonu'nun Dünya Gözetmeni uzaylıÇocukluğun Sonu (Childhood's End, 1953)
Araknidler kimdir? Yıldız Gemisi Askerleri'nin BöcekleriYıldız Gemisi Askerleri (Starship Troopers; dergi tefrikası ve kitap, 1959)











