Overlordlar kimdir? Çocukluğun Sonu'nun şeytan görünümlü uzaylıları
Overlordlar, Arthur C. Clarke'ın Çocukluğun Sonu romanında Dünya'yı savaşsız ele geçiren, 50 yıl saklanan ve sonunda şeytanı andıran görünüşleriyle ortaya çıkan uzaylılar. Asıl görevleri insanlığı bir dönüşüme hazırlamaktır.
- Tür
- Uzaylı
- Geçtiği eser
- Çocukluğun Sonu (Childhood's End, 1953)
- Yaratıcısı
- Arthur C. Clarke
- İlk göründüğü yıl
- 1953
- Kitabı
- Sayfasını aç →
Overlordlar kimdir? Overlordlar (Türkçe çevirilerde Efendiler), Arthur C. Clarke'ın 1953 tarihli Çocukluğun Sonu (Childhood's End) romanında Dünya'yı tek kurşun atmadan ele geçiren uzaylı türüdür. Savaşı, açlığı ve büyük haksızlıkları sona erdirip insanlığa onlarca yıl süren bir altın çağ yaşatırlar; ama yarım yüzyıl boyunca kendilerini göstermezler. Sonunda ortaya çıktıklarında, Hristiyan halk inancındaki şeytan tasvirlerine şaşırtıcı biçimde benzerler. Romanın asıl sorusu da onlarla ilgilidir: bu uzaylılar kimdir ve Dünya'ya gerçekte ne için gelmişlerdir?
Hangi eserlerde geçer?
Overlordlar ilk kez Clarke'ın Temmuz 1946'da yazdığı "Guardian Angel" (Koruyucu Melek) öyküsünde biçimlendi. Öykü 1950'de iki farklı sürümle dergilerde çıktı, Clarke da 1952'de onu romana dönüştürdü. Öykü, romanın "Dünya ve Overlordlar" adlı ilk bölümü oldu. Roman Ağustos 1953'te Ballantine Books tarafından yayımlandı ve 1990'da Clarke'ın yeniden yazdığı bir açılışla güncellendi.
Tür daha sonra BBC Radio 4'ün Kasım 1997'de yayımladığı radyo uyarlamasında ve Syfy'ın Aralık 2015'te gösterdiği üç bölümlük mini dizide ekrana taşındı. Overlordların tek tek adı geçen üyeleri arasında Dünya Gözetmeni Karellen ve insanların ruhsal yetenekler üzerine kitaplarını inceleyen Rashaverak öne çıkar.
Hikâyedeki yeri
Roman, ABD ile Sovyetler Birliği'nin uzaya ilk aracı fırlatmak için yarıştığı günlerde başlar. Dev uzay gemileri Dünya'nın büyük kentlerinin üzerinde belirir; bir hafta sonra uzaylılar, insanlığın kendi sonunu getirmesini önlemek için uluslararası işlerin denetimini üstlendiklerini açıklar. İnsanlar onlara Overlordlar der. Overlordlar insanların gündelik işlerine pek karışmaz, ama kendilerini hiç göstermezler. Bu gizlilik, iyi niyetlerinden kuşkulanan insanların direnişini besler.
Karellen, Overlordların insanlık onlara alıştıktan sonra, 50 yıl içinde ortaya çıkacağını söyler. Süre dolduğunda gelen görüntü ürkütücüdür: boynuzlar, deri kanatlar, ayrık toynaklar ve dikenli kuyruklar. Yine de insanlık bu görüntüye şaşırtıcı bir hızla alışır. Overlordların yönetiminde Dünya bolluk içinde bir altın çağa girer, ama bunun bedeli yaratıcılığın sönmesidir.
Overlordların tuhaf bir merakı vardır: ruhsal yetenekler ve paranormal olaylarla ilgili araştırmalar. İnsanlar bunu onların insanları inceleyen bir tür antropoloji çalışması sanır. Bu konudaki kitapları toplayan Rupert Boyce, Rashaverak'ın kütüphanesini incelemesine izin verir. Boyce'un evindeki bir partide, ruh çağırma tahtasıyla oynanan bir oyun Overlordların yurdu olan yıldızın katalog numarasını ortaya çıkarır. Genç astrofizikçi Jan Rodricks bu ipucuyla bir Overlord ikmal gemisine gizlice biner ve 40 ışık yılı uzaktaki yurtlarına gider.
Köprü türü
Bu bölüm eserin sonunu da anlatır.
Gelişlerinin üzerinden bir yüzyılı aşkın süre geçtikten sonra insan çocukları önceden görme ve zihinle cisimleri hareket ettirme gibi güçler göstermeye başlar. O zaman Overlordların asıl amacı ortaya çıkar: onlar, Üst Akıl (Overmind) denen dev bir kozmik zihne hizmet eden bir "köprü türü"dür. Görevleri, başka türlerin bu zihne katılmasına giden dönüşüme ebelik etmektir. Kendileri ise bu birleşmeye hiçbir zaman katılamazlar; evrimleri bir çıkmaza girmiştir. Çocukların zihinleri birbirine karışıp tek bir ortak bilince dönüşür. Dönüşen çocuklar Ay'ın dönüşünü değiştirecek kadar güçlendiğinde Overlordlar Dünya'yı terk eder. Jan'ı da yanlarında götürmeyi önerirler, ama Jan geride kalıp gördüklerini onlara aktarmayı seçer. Böylece Overlordlar, romanın başında göründükleri gibi fatihler değil, başkalarının yolculuğunu izlemeye mahkûm, hüzünlü bekçiler olarak kalır.
Şeytan görünümü nereden geliyor?
Clarke'ın Overlordları şeytan kılığında çizmesinde, ABD'li editör ve yazar John W. Campbell'ın 1934'te Astounding Stories dergisinde tefrika edilen The Mightiest Machine romanındaki şeytansı Teff-Hellani türünün etkisi olduğu belirtilir. Clarke bu görünümü romanın merkezine yerleştirdi: insanlığın en eski korku imgesinin, insanlığa en çok iyilik eden varlıkların yüzü olması, kitabın en güçlü ironilerinden biridir.
Biyografi yazarı Neil McAleer'e göre Clarke, kitabın iki farklı sonu arasında uzun süre kararsız kaldı; bunun nedeni de romanın paranormal olaylara ve aşkınlığa dayanmasıydı. Clarke o yıllarda paranormal konulara ilgi duyuyordu ve ancak yaşamının çok sonraki bir döneminde şüpheci bir tutuma geçti.
Canlandıranlar
Overlordlar sinemaya hiç taşınamadı. Stanley Kubrick 1960'larda romanı filme almak istedi ama haklar başkasındaydı; 1970'lerin sonunda Universal için hazırlanan proje de bütçe yüzünden durdu. Tür ilk kez Syfy'ın 14 Aralık 2015'te başlayan mini dizisinde görüntüye kavuştu. Matthew Graham'ın geliştirdiği, Nick Hurran'ın yönettiği dizide Overlordların sözcüsü Karellen'i İngiliz oyuncu Charles Dance canlandırdı. Dizinin kadrosunda Mike Vogel (Ricky Stormgren), Osy Ikhile (Milo Rodericks), Colm Meaney (Hugo Wainwright) ve Julian McMahon (Rupert Boyce) da vardı. Romanın kitap dünyasındaki etkisi de sürdü: ressam Wayne Barlowe, uzaylı türlerini resimlediği Barlowe's Guide to Extraterrestrials kitabında bir Overlord çizimine yer verdi.
Karakterin arkasındaki bilim
40 ışık yıllık yolculuk ve zaman genişlemesi. Jan'ın Overlordların yurduna yolculuğu, romanın en sağlam bilimsel ayağıdır. 40 ışık yılı, ışığın 40 yılda aldığı yoldur; hiçbir gemi bu yolu ışıktan hızlı katedemez. Ama Einstein'ın özel görelilik kuramına göre ışık hızına çok yaklaşan bir yolcunun saati, Dünya'da kalanlarınkinden çok daha yavaş işler. Romanda Jan'ın yolculuğu onun için yalnızca birkaç hafta sürer, oysa gidip dönmesi Dünya'da yaklaşık 80 yıl geçmesi demektir. Jan, döndüğünde tanıdığı herkesi kaybetmiş olacağını bilerek yola çıkar. Bu etki gerçektir ve parçacık hızlandırıcılarında, uydulardaki atom saatlerinde ölçülür; ayrıntısı zaman genişlemesi sayfamızda. İnsanlı yıldızlararası yolculuğun bugün tartışılan yolları için de nesil gemileri sayfamıza bakabilirsiniz.
Üst Akıl ve evrim. Overlordların hizmet ettiği Üst Akıl, Fransız Cizvit düşünür Pierre Teilhard de Chardin'in evrenin nihai bir birlik noktasına doğru ilerlediğini öne süren Omega Noktası fikrine yakındır; The Encyclopedia of Science Fiction da romandaki dönüşümü bu fikirle ilişkilendirir. Ama biyolojideki evrim böyle işlemez. Evrim, bir topluluğun kalıtsal özelliklerinin art arda gelen kuşaklar boyunca, mutasyon, doğal seçilim ve genetik sürüklenme gibi süreçlerle değişmesidir; belli bir hedefe yönelmez ve tek bir kuşakta bireyleri dönüştürmez. Romanın "aşkın evrimi" bu yüzden bir bilim tahmini değil, bir düşünce deneyidir.
Ruhsal güçler. Overlordların ilgilendiği önceden görme, telepati ve zihinle cisim hareket ettirme gibi yetenekleri inceleyen parapsikoloji, bilim dünyasının büyük çoğunluğu tarafından sözde bilim sayılır. Yüz yılı aşkın araştırmaya rağmen bu olayların varlığını gösteren tekrarlanabilir bir kanıt elde edilemedi.
Neden saklanırlar? Overlordların 50 yıl gizlenmesi, Fermi paradoksu için önerilen hayvanat bahçesi hipotezini andırır: gelişmiş uygarlıklar, daha genç uygarlıkların doğal gelişimini bozmamak için onlardan bilerek uzak durabilir. Bu yalnızca bir olasılıktır; bugüne kadar dünya dışı zekânın hiçbir izine rastlanmadı.
Kültürdeki etkisi
Overlordlar, bilimkurgunun "iyi niyetli istilacı" fikrinin en bilinen kaynaklarından biridir. Roman yayımlanır yayımlanmaz ilgi gördü: ilk baskının 210 bin kopyası iki ayda tükendi. The Encyclopedia of Science Fiction, Clarke'ın çok beğendiği Olaf Stapledon'ın geniş evrimci bakışını bu kitapta daha insani ve dokunaklı bir biçimde yeniden kurduğunu yazar. Japon yazar Yukio Mishima kitabın kendisinde rahatsız edici duygular bıraktığını kabul etmekle birlikte ona başyapıt demekten çekinmedi.
Romanın etkisi müziğe de uzandı: Pink Floyd'un "Childhood's End", Genesis'in "Watcher of the Skies" ve David Bowie'nin "Oh! You Pretty Things" şarkıları romandan esinlenen eserler arasında sayılır; Hipgnosis'in Led Zeppelin albümü Houses of the Holy için tasarladığı kapak da romandan etkilenmiştir. Clarke, insanlığın kendisinden çok daha yaşlı ve bilge bir zekâyla karşılaşması temasına 2001: Bir Uzay Destanı'nda ve onun Monolit'inde yeniden döndü.
Başka karakterlerTümü →
Willis kimdir? Kızıl Gezegen'in Marslı evcil dostuKızıl Gezegen (Red Planet, 1949)
Hayvanlarla Konuşan kimdir? Halka Dünya'nın Kzin savaşçısı ChmeeeHalka Dünya (Ringworld, 1970)
Nessus kimdir? Halka Dünya'nın iki başlı Kuklacı uzaylısıThe Soft Weapon (öykü, If dergisi, Şubat 1967); asıl tanındığı eser Halka Dünya (Ringworld, 1970)
Karellen kimdir? Çocukluğun Sonu'nun Dünya Gözetmeni uzaylıÇocukluğun Sonu (Childhood's End, 1953)
Araknidler kimdir? Yıldız Gemisi Askerleri'nin BöcekleriYıldız Gemisi Askerleri (Starship Troopers; dergi tefrikası ve kitap, 1959)
Selenitler kimdir? Ay'da İlk İnsanlar'ın böceksi Ay halkıAy'da İlk İnsanlar (The First Men in the Moon, tefrika 1900-1901, kitap 1901)











