New Horizons 321 Günlük Uykudan Uyandı: Kuiper Kuşağı'nda Yeni Ölçümler Başladı
Görev tarihinin en uzun hazırda bekleme dönemini tamamlayan New Horizons, Dünya'dan 9,5 milyar kilometre uzakta sağlıklı uyandı. Araç dış heliosferi ve Kuiper Kuşağı'nı incelemeyi sürdürüyor.

NASA'nın New Horizons uzay aracı, görev tarihinin en uzun uyku dönemini sorunsuz atlattı. Maryland'deki Johns Hopkins Üniversitesi Uygulamalı Fizik Laboratuvarı'nda (APL) görev yapan uçuş kontrolörleri, aracın 23 Haziran 2026'da önceden yüklenmiş komutlarla kendini uyandırdığını ve sağlıklı olduğunu doğruladı. 7 Ağustos 2025'te başlayan hazırda bekleme dönemi 321 gün sürdü. Plüton'un ötesinde, Kuiper Kuşağı'nda yol alan araç artık topladığı bilim verilerini Dünya'ya aktarmaya hazır.
Dokuz saate yakın süren bir haber
New Horizons bugün Dünya'dan yaklaşık 9,5 milyar kilometre uzakta. Bu, Dünya ile Güneş arasındaki ortalama uzaklık olan astronomi biriminin 63 katından fazla. Uyanışı bildiren radyo sinyalinin, NASA'nın Derin Uzay Ağı'nın İspanya'daki Madrid istasyonuna ulaşması 8 saat 52 dakika sürdü. Uyandırma komutları ise bir yıl önce, Temmuz 2025'te aracın ana bilgisayarına yüklenmişti.
Ekip, uzun yolculuk dönemlerinde aracı kaynak tasarrufu sağlamak için düzenli olarak bu kipe alıyor. Hazırda bekleme sırasında operatörler komut göndermiyor ve veri almıyor; ancak araç kendi sağlık durumunu her hafta basit bir durum sinyaliyle bildiriyor. Görev operasyonları yöneticisi Alice Bowman, bu dönem boyunca gelen her raporun "yeşil" olduğunu, yani araçta her hafta her şeyin yolunda gittiğini söyledi.
Uykuda da çalışan aletler
Hazırda bekleme, aracın tamamen sustuğu anlamına gelmiyor. Bu süre boyunca heliosferdeki plazmayı ölçen iki alet, Plüton'daki Güneş Rüzgârı (SWAP) ve Plüton Enerjik Parçacık Spektrometresi (PEPSSI), ayrıca öğrenciler tarafından geliştirilen Venetia Burney Öğrenci Toz Sayacı gece gündüz veri toplayıp kaydetmeyi sürdürdü. Aletin adı, 1930'da Plüton ismini öneren 11 yaşındaki İngiliz kız çocuğundan geliyor.
Uyanışın ardından plan, önce aracın sağlık ve güvenlik verilerini, ardından üç bilim aletinin kayıtlarını Dünya'ya indirmekti. Planlamaya göre uyanıştan yaklaşık üç hafta sonra aracın Alice adlı morötesi spektrografı, dış heliosferdeki hidrojen gazının dağılımını incelemeye başlayacaktı. Heliosfer, Güneş rüzgârının yıldızlararası ortamın içinde şişirdiği ve Güneş Sistemi'ni saran dev bir kabarcık. Sınırlarının yapısını anlamak, Güneş'in galaksi ortamıyla nasıl etkileştiğini anlamanın da anahtarı. Ekip aynı zamanda yer sistemi yazılımlarını yeniliyor; araç ise Güneş'ten uzaklaştıkça azalan güce ve uzayan sinyal süresine uyum sağlamak için güncellenmiş özerklik kurallarıyla çalışıyor.
Yirmi yıllık bir yolculuğun durakları
- 19 Ocak 2006: Atlas V roketiyle, Dünya'dan fırlatılan en hızlı araç olarak doğrudan Güneş Sistemi'nden kaçış yörüngesine girdi.
- 28 Şubat 2007: Jüpiter'in yakınından geçerek kütleçekim desteği aldı ve gezegen ile uydularını görüntüledi.
- 14 Temmuz 2015: Plüton'un yüzeyinin yaklaşık 12.500 kilometre üzerinden geçerek cüce gezegeni yakından inceleyen ilk araç oldu.
- 1 Ocak 2019: Kuiper Kuşağı cismi Arrokoth'un yakınından geçti; bu, bir Kuiper Kuşağı cisminin ilk yakın keşfiydi.
Arrokoth'un birbirine yapışmış iki loptan oluşan yapısı, Güneş Sistemi'nin yaklaşık 4,6 milyar yıl önceki oluşum döneminde küçük cisimlerin nasıl bir araya geldiğine dair kuramları doğrudan sınama imkânı vermişti. New Horizons o günden bu yana dış heliosferi ve onlarca başka Kuiper Kuşağı cismini uzaktan inceledi.
2015'teki Plüton geçişi, gezegen bilimini derinden etkilemişti. Bir kuyruklu piyano büyüklüğündeki araç, Plüton'un sanılanın aksine jeolojik olarak canlı bir dünya olduğunu gösterdi. Cüce gezegenin ünlü kalp biçimli bölgesinin batı yarısını oluşturan Sputnik Planitia, azot buzundan oluşan, kraterlerle kaplanmamış genç bir ova olarak görüntülendi. Su buzundan dağlar, mavi tonlu katmanlı bir pus tabakası ve en büyük uydu Charon'un çarpıcı kanyonları da aynı geçişte ortaya çıkan manzaralar arasındaydı. Bu bulgular, Güneş'ten bu kadar uzak ve küçük bir cismin bile iç ısısını uzun süre koruyabileceğini düşündürdü. Bu görüntülerin büyük kısmı, aracın uzun odaklı siyah-beyaz kamerası LORRI ile renkli görüntüleyici ve spektrometre Ralph tarafından çekilmişti.
Gücün sınırları
Aracın tek enerji kaynağı, plütonyum-238 oksit pelletleriyle çalışan bir radyoizotop termoelektrik jeneratör. Fırlatma sırasında yaklaşık 245 vat güç üreten bu kaynağın çıkışı her yıl birkaç vat azalıyor; 2019 başında 190 vat civarındaydı. Hesaplara göre güç, 2030'larda vericileri çalıştırmaya yetmeyecek seviyeye inecek. NASA, operasyonları aracın Kuiper Kuşağı'ndan çıkışına kadar sürdürmeyi planlıyor; bunun 2028 ya da 2029'da gerçekleşmesi bekleniyor. 2026 mali yılı için önerilen bütçe kesintisi görevi tehlikeye atmıştı, ancak ABD Kongresi'ndeki tartışmaların ardından görevin devamı güvence altına alındı.
Bu haberi nasıl buldunuz?
İlk oyu siz verin



















