ASELSAN, GÖKBAĞI uydusunu IAC 2026'da sergiledi: hedef ayda dört uydu üretmek
Alçak Dünya yörüngesinde askerî 5G/6G haberleşmesi için geliştirilen GÖKBAĞI uydusu Antalya'daki uzay kongresinde öne çıktı. Takımyıldızın uydu sayısı ve fırlatma takvimi henüz açıklanmadı.

ASELSAN, Antalya'da 5-9 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nde (IAC 2026) alçak Dünya yörüngesi için geliştirdiği haberleşme uydusunu öne çıkardı. Şirketin 5 Ekim tarihli açıklamasında uluslararası adıyla ASTRALINK olarak anılan uydu, Türkiye'de GÖKBAĞI adıyla bilinen Yakın Yörünge Uyduları ve Askerî 5G/6G Haberleşme Sistemi Projesi kapsamında geliştiriliyor.
Proje yeni değil: ASELSAN'ın 6 Mayıs 2026'da duyurduğu üzere, sözleşme SAHA 2026 fuarında Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ile ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol tarafından imzalandı. Antalya'daki kongre ise projenin uluslararası uzay camiasına ASTRALINK adıyla tanıtıldığı yer oldu.
GÖKBAĞI ne yapacak?
ASELSAN'ın açıklamasına göre uydu, ağ merkezleri ile karasal ağların görüş hattının ötesinde kalan kullanıcılar arasında güvenli, kesintisiz, güvenilir, düşük gecikmeli ve yüksek kapasiteli haberleşme sağlamak üzere tasarlanıyor. Yani amaç, yer istasyonu ya da baz istasyonu bulunmayan bir bölgedeki birliğin veya aracın, uydular üzerinden merkezle bağını koparmadan çalışabilmesi.
Projenin adındaki iki parça bu yüzden birlikte anılıyor. Birincisi alçak Dünya yörüngesi (LEO): NASA'nın tanımıyla yaklaşık 2.000 kilometre ve altındaki yükseklikler. İkincisi askerî 5G/6G: cep telefonu şebekelerinin yeni kuşak teknolojilerinin askerî ihtiyaçlara göre kurulmuş bir çekirdekle kullanılması. Uydular, bu karasal ağın ulaşamadığı yerde aradaki köprü görevini üstlenecek.
Neden alçak yörünge, neden takımyıldız?
Türkiye'nin bugüne kadarki haberleşme uyduları, Türksat 5A ve Türksat 6A gibi, yaklaşık 36 bin kilometre yükseklikteki yer eşzamanlı yörüngede (GEO) çalışıyor. Bu yükseklikteki tek bir uydu, Dünya'nın geniş bir bölümünü sürekli görür; ancak sinyalin gidip gelmesi uzun sürer ve gecikme artar.
Alçak yörüngede durum tersine döner. Uydu Dünya'ya çok daha yakın olduğu için gecikme düşer, ama her uydu yer yüzeyinin yalnız küçük bir bölümünü kısa süreliğine görür ve hızla ufkun ötesine geçer. Kesintisiz hizmet için çok sayıda uydunun birbirini izleyerek çalışması gerekir. Takımyıldız denen yapı budur ve ASELSAN'ın açıklamasındaki "düşük gecikmeli" vurgusu da bu tercihten geliyor.
Ayda dört uydu hedefi
Açıklamadaki en somut rakam üretimle ilgili. ASELSAN'a göre proje, ölçeklenebilir bir seri üretim kabiliyeti kurmayı da amaçlıyor; hedef kapasite ayda dörde kadar uydu üretmek. Bir ya da iki uydu yapan bir programla yüzlerce uyduya dayanan bir takımyıldız arasındaki temel fark burada: uyduların tek tek el işçiliğiyle değil, bant mantığına yakın bir düzenle üretilmesi gerekiyor.
Şirket bunu "Çipten Takımyıldıza" (From Chip to Constellation) adını verdiği yaklaşımla anlatıyor. ASELSAN'ın açıklamasına göre şirket, çip teknolojilerinden ve uzaya dayanıklı elektronikten uydu platformlarına, faydalı yüklere, yer altyapısına ve kullanıcı terminallerine uzanan zincirin tamamında kendi kabiliyetine sahip. Akyol, savunma elektroniği deneyiminin uzay alanı için güçlü bir temel oluşturduğunu söyledi ve bu yaklaşımın uluslararası pazarlarda da yeni fırsatlar yaratacağını belirtti.
Henüz bilinmeyenler
ASELSAN'ın yazılı açıklamalarında takımyıldızın kaç uydudan oluşacağı, uyduların hangi yükseklikte ve hangi frekans bantlarında çalışacağı, ilk fırlatmanın ne zaman ve hangi roketle yapılacağı yer almıyor. Proje bütçesi de açıklanmadı. Bu nedenle GÖKBAĞI'nı bugün için tasarım ve üretim hazırlığı süren bir program olarak görmek gerekiyor; işleyen bir hizmet ya da yörüngedeki bir sistem söz konusu değil.
Bir başka açık nokta kullanım alanı. Projenin resmî adı askerî haberleşmeye işaret ediyor ve sözleşme Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalandı. Sivil kullanıcılara ya da halka açık bir internet hizmetine dönüşüp dönüşmeyeceğine dair yazılı bir bilgi yok.
Antalya'daki öbür iki program
ASELSAN kongrede GÖKBAĞI'nın yanında iki uydu programını daha öne çıkardı. Bunlardan ilki Türksat 6A: şirket, uydunun haberleşme faydalı yükleri ve uydu teknolojileri üzerinde çalıştığını, bu deneyimle yeni kuşak yer eşzamanlı haberleşme uydusu Türksat 7A için mühendislik çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı. İkincisi GÖKTÜRK-3: bulut ve gece koşullarında da görüntü alabilen sentetik açıklıklı radar (SAR) uydusu. Çok paydaşlı bu programda ASELSAN, SAR görüntüleme radarını, büyük hacimli veriyi yere aktaracak güvenli haberleşme donanımını ve uydunun ana güvenlik birimini geliştiriyor.
Üç program birlikte okununca ASELSAN'ın uzaydaki konumu da değişiyor. Şirket 2000'lerin başından beri bu alanda, önce yer istasyonları ve kullanıcı uydu haberleşme terminalleriyle çalışıyordu. Bugün radar gözleminde GÖKTÜRK-3, yer eşzamanlı haberleşmede Türksat 7A ve alçak yörüngede GÖKBAĞI ile şirket, uzayda alt sistem tedarikçiliğinin ötesine geçip bütün bir uydu sistemini üstlenmeyi hedefliyor. Türkiye'nin yörüngedeki yer gözlem uydularından Göktürk-1 ve İMECE optik kameralarla çalışırken GÖKTÜRK-3 bu filoya radar gözünü ekleyecek. Ekosistemin genel tablosu için Türk uzay sanayisinin haritası yazımıza bakılabilir.
Sırada ne var?
GÖKBAĞI'nın gerçek sınavı, ilk uyduların yörüngeye ulaşması ve birbirleriyle, yer ağıyla birlikte çalışabildiklerinin gösterilmesi olacak. Bunun öncesinde yanıt bekleyen sorular belli: takımyıldızın büyüklüğü, fırlatma takvimi ve fırlatmaların yurt içi bir roketle mi yoksa yabancı bir hizmet sağlayıcıyla mı yapılacağı. ASELSAN'ın ayda dört uydu hedefi, bu soruların yanıtı geldiğinde programın ne kadar hızlı büyüyebileceğini gösteren ilk ölçü olacak.
Bu haberi nasıl buldunuz?
İlk oyu siz verin





















