2027 Yıllık Programı: Ay aracı fırlatılacak, uzay havası merkezi için ilk adım atılacak
Resmî Gazete'de yayımlanan 2027 Yıllık Programı, Ay aracının fırlatılmasını, İMECE-2'nin fırlatma hazırlıklarının tamamlanmasını ve Uzay Havası Uygulama Merkezi için ön çalışmaları hedefliyor.

Türkiye'nin 2027 yılı uzay yol haritası resmîleşti. 27 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanan 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı, Ay Görevi Projesi kapsamında geliştirilen uzay aracının gelecek yıl fırlatılacağını yazıyor. Aynı tedbirin altında yeni bir kalem de var: Uzay Havası Uygulama Merkezi (UHUM) için ön çalışmalar başlatılacak.
Yıllık program, Orta Vadeli Program'ın ilk yılında hangi politikaların hangi kurumlarca uygulanacağını gösteren belge. Uzayla ilgili hedefler, "Bilim, Teknoloji ve Yenilik" bölümündeki 556.2 numaralı tedbirde toplanıyor. Tedbirin sorumlusu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı; iş birliği yapılacak kuruluşlar arasında Türkiye Uzay Ajansı (TUA), TÜBİTAK ve üniversiteler sayılıyor.
2027 için beş başlık
Programda tedbirin amacı, "başta Ay Araştırma Projesi ile yerli ve milli uydu geliştirme projeleri olmak üzere" Türkiye'nin uzay alanında teknoloji üretme kabiliyetini artırmak olarak tanımlanıyor. Yıl içinde yürütülecek faaliyetler beş madde hâlinde sıralanmış:
- Ay Görevi Projesi kapsamında geliştirilen uzay aracı fırlatılacak.
- TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü bünyesindeki yer istasyonu ve elektrikli itki altyapılarının geliştirilmesi sürecek.
- Yüksek Çözünürlüklü Takım Uydu Geliştirilmesi Projesi kapsamında İMECE-2 uydusunun entegrasyon, çevresel test ve fırlatma hazırlıkları tamamlanacak.
- İMECE-3 uydusunun sistem entegrasyonu yapılacak.
- Uzay Havası Uygulama Merkezi'nin kurulması için gerekli ön çalışmalar başlatılacak.
Bir yıl önceki programla fark
Değişimin boyutu, 2026 Yıllık Programı'ndaki aynı tedbirle karşılaştırınca netleşiyor. Geçen yılın belgesinde Ay aracı için hedef "fırlatmaya hazır hâle getirilecektir" ifadesiyle sınırlıydı; 2027 programında fiil artık "fırlatılacaktır". İMECE-2 için de dil değişmiş: 2026'da yalnız entegrasyon faaliyetlerinin yürütüleceği yazıyordu, 2027'de ise entegrasyonun yanı sıra çevresel testlerin ve fırlatma hazırlıklarının tamamlanması hedefleniyor. İMECE-3'ün sistem entegrasyonu ile Uzay Havası Uygulama Merkezi, geçen yılın listesinde yer almayan yeni maddeler.
Programın durum değerlendirmesi bölümüne göre İMECE-2 ve İMECE-3'ün geliştirme çalışmaları 2026 itibarıyla sürüyor; Ay Araştırma Programı'nın ilk aşaması AYAP-1'de doğrulama, entegrasyon ve test faaliyetleri "planlanan takvim doğrultusunda" ilerliyor. Belge ayrıca önümüzdeki dönemin ihtiyaçları arasında, 2026 metninde bulunmayan bir başlığı da sayıyor: uzay girişimleri için odaklı finansman araçları geliştirilmesi.
Ay aracı nerede?
Programda fırlatmanın ayı belirtilmiyor. TÜBİTAK'ın Eylül ortasında yaptığı açıklamaya göre aracın üretim, montaj ve entegrasyonu tamamlandı; yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki araç, TUSAŞ bünyesindeki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi'nde (USET) akustik, titreşim, ısıl vakum ve elektromanyetik uyumluluk testlerinden geçecek. Ardından ODTÜ yerleşkesindeki yeni temiz odada son hazırlıkları yapılıp fırlatmanın gerçekleştirileceği ABD'deki Kennedy Uzay Merkezi'ne gönderilecek. TÜBİTAK, fırlatmanın 2027'nin ilk yarısında yapılmasını hedeflediklerini belirtiyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın aynı açıklamada aktardığı plana göre araç yaklaşık iki aylık yolculuğun ardından Ay yüzeyinden 100 kilometre yükseklikteki kutupsal görev yörüngesine ulaşacak, burada en az üç ay çalışacak; görev performansına bağlı olarak bu süre 1,5 yıla kadar uzayabilecek. Araçtaki dört bilim yükü ve araştıracakları sorular sitemizde ayrı bir haberde ele alınmıştı.
Uzay havası neden ayrı bir merkez istiyor?
Uzay havası, Güneş'ten kopan yüklü parçacık bulutlarının ve Güneş rüzgârındaki değişimlerin Dünya'nın manyetik alanı ve üst atmosferiyle etkileşimine verilen ad. Şiddetli Güneş fırtınaları uyduların elektroniğini bozabilir, alçak yörüngedeki araçların yavaşlamasını hızlandırabilir, uydu konumlama ve radyo haberleşmesini aksatabilir, uzun iletim hatlarında akım dalgalanmalarına yol açabilir. Bu tür etkilerin tarihteki ilk örneklerinden biri, sitemizde yer verdiğimiz 1848'deki Exeter treni olayı.
Uydu filosu büyüyen ülkeler bu riski izlemek ve tahmin etmek için ulusal uzay havası hizmetleri kuruyor; ABD'de bu görevi NOAA'nın Uzay Havası Tahmin Merkezi üstleniyor. İMECE ve TÜRKSAT uydularıyla yörüngedeki varlığı artan Türkiye için UHUM, aynı ihtiyacın yerli karşılığı olarak görülebilir. Ancak programda merkezin hangi kurum bünyesinde, nerede ve hangi bütçeyle kurulacağına dair ayrıntı yok; 2027 için öngörülen adım yalnızca "ön çalışmalar".
Açık sorular
Programın uzay bölümü hedefleri sıralıyor ama birkaç önemli konuyu açık bırakıyor. İMECE-2 için fırlatma tarihi ve fırlatıcı belirtilmiyor; Ay aracının fırlatma penceresi de belgede yer almıyor. Uzay programına ayrılan ödeneklerin ayrıntısı ise Meclis'teki 2027 bütçe teklifinde görülebiliyor. Yıl boyunca bu maddelerin ne kadarının gerçekleştiği, bir sonraki yıllık programın durum değerlendirmesinde okunabilecek.
Bu haberi nasıl buldunuz?
İlk oyu siz verin





















