Koronal kütle atımı
Koronal kütle atımı, Güneş koronasından milyarlarca ton plazma ve manyetik alanın uzaya fırlatılmasıdır.
- İngilizce karşılığı
- Coronal mass ejection
- İlgili alan
- Astrofizik
Koronal kütle atımı (KKA), Güneş koronasından milyarlarca ton plazmanın, kendi manyetik alanıyla birlikte uzaya fırlatılması olayıdır. Dünya'ya yönelirse jeomanyetik fırtınalara ve kutup ışıklarına yol açan başlıca uzay havası etkenidir.
Nasıl işler?
Koronada gerilmiş, bükülmüş manyetik alan halkaları bir noktada kararsızlaşır. Halkanın altındaki manyetik yapı yeniden düzenlenirken, üstündeki plazma balonu gibi bir yapı serbest kalır ve dışarı doğru ivmelenir. Fırlatılan bulut, saniyede yaklaşık yirmi kilometreden üç bin iki yüz kilometreye kadar değişen hızlara ulaşabilir; ortalama hız yaklaşık 490 km/sn'dir. Kütle atımları Dünya'ya genellikle bir ile beş gün içinde ulaşır; çok hızlı olanlar, örneğin 1859'daki, yaklaşık on sekiz saatte gelmiştir. Ortalama KKA kütlesi yaklaşık 1,6 milyar tondur; koronagraf ölçümleri yalnızca alt sınır verdiği için gerçek değerler daha yüksek olabilir.
Bulut Dünya'ya ulaştığında içindeki manyetik alanın yönü belirleyicidir. Eğer bulutun alanı Dünya'nın alanına ters yöndeyse, alanlar birbirine bağlanır, enerji manyetosfere akar ve güçlü bir jeomanyetik fırtına doğar. Aynı yönde ise etki zayıf kalır. Bu yön ancak bulut Dünya'ya yaklaşırken uzay aracı ölçümleriyle öğrenilebilir, bu da tahmini zorlaştırır.
Örnekler
1859 Carrington Olayı'nda KKA, Dünya'ya yaklaşık on sekiz saatte ulaştı ve dünya çapında telgraf hatlarını bozdu, kutup ışıkları Küba ve Kolombiya gibi düşük enlemlerde bile görüldü. Mart 1989'da Kanada'daki Hydro-Québec elektrik şebekesi, 13 Mart'ta bir KKA'nın tetiklediği fırtına yüzünden yaklaşık dokuz saat devre dışı kaldı. Mayıs 2024'te art arda gelen kütle atımları, 2003'ten beri en şiddetli (G5 sınıfı) jeomanyetik fırtınayı yarattı; kutup ışıkları Türkiye de dahil olmak üzere alışılmadık enlemlerden görüldü.
Kütle atımları SOHO ve STEREO gibi araçların koronagraflarıyla izlenir. Koronagraf, Güneş'in diskini maskeleyerek yalnızca korona ışığını gösteren bir aygıttır; bu sayede fırlayan bulutlar "halka" ya da "halo" biçiminde görülür.
Tarihçe
İlk optik KKA gözlemi 14 Aralık 1971'de OSO-7 uydusunun koronagrafıyla yapıldı; görüntü R. Tousey tarafından 1973'te yayımlandı. Bilim insanları başlangıçta Dünya'daki fırtınaları patlamalara bağlıyordu; sonraki gözlemler kütle atımlarının da belirleyici olduğunu gösterdi. SOHO'nun 1995'te fırlatılması ve STEREO'nun 2006'da iki araçla stereoskopik görüntü alması, çok sayıda KKA'nın ayrıntılı kataloglanmasını sağladı.
Neden önemli?
Büyük bir KKA uyduları devre dışı bırakabilir, yüksek gerilimli iletim hatlarında trafoları zorlayabilir ve havacılık ile navigasyonu etkileyebilir. Bu yüzden Güneş'ten çıktığı anda tespit edilip varış zamanı ve şiddeti öngörülmeye çalışılır. Dünya ile Güneş arasındaki L1 noktasında bulunan Wind gibi araçlar, gelen rüzgârı ve bulutları sürekli ölçer.
Merak edilenler
Bir KKA uzaya yayıldıkça Güneş'in kendisinden çok daha büyük bir hacme genişler; Dünya'ya vardığında genişliği milyonlarca kilometreyi bulur ve bulutun L1'deki bir uydunun yanından geçişi tipik olarak yaklaşık bir gün sürer. Hızlı bir KKA önünde şok dalgası taşır ve bu dalga uzayda parçacıkları hızlandırarak güneş radyasyon fırtınası yaratır. Güneş döngüsünün minimumunda kütle atımları beş günde bir kadar nadirken, maksimumda günde üç dört kez görülebilir. Bu kütle atımlarının büyük çoğunluğu Dünya'ya yönelmez; yalnızca Güneş'in tam karşımıza bakan bölgesinden çıkanlar tehlike oluşturur. Birbiri ardına gelen kütle atımlarında ikincisi, birincinin süpürdüğü yolda daha az direnç bulduğu için ilkine yetişebilir. Bu "yamyam KKA" durumu fırtınayı beklenenden şiddetli yapabilir; Mayıs 2024 olayı da buna benzer bir zincirdi.
İlgili terimler
- Güneş patlaması
- Güneş rüzgârı
- Uzay havası
- Manyetosfer
- Kutup ışıkları
- Korona











