Ay'da İlk İnsan filmi ne kadar doğru? Gemini 8 krizi ve Apollo 11'in son dakikaları
First Man, Neil Armstrong'un iki kritik anını anlatıyor: kontrolden çıkan Gemini 8 ve yakıtı tükenirken yapılan Ay inişi. NASA kayıtları filmin abartmadığını gösteriyor; bilezik sahnesi ise kurgu.

Damien Chazelle'in 2018 yapımı Ay'da İlk İnsan (First Man), Neil Armstrong'u bir kahraman posteri olarak değil, içine kapanık bir mühendis ve kızını kaybetmiş bir baba olarak anlatıyor. Film, James R. Hansen'in Armstrong biyografisine dayanıyor. Filmin teknik açıdan en yoğun iki bölümü, Armstrong'un ilk uzay uçuşu olan Gemini 8 ile Apollo 11'in Ay'a inişinin son dakikaları. İkisinin de NASA'nın kendi tarih sayfalarında ve Apollo Ay Yüzeyi Günlüğü'nde saniye saniye kaydı var.
Gemini 8: Film ne gösteriyor?
Filmde Armstrong ile David Scott, hedef araç Agena'ya kenetlendikten kısa süre sonra kontrolsüz bir dönüşe giriyor; kabin hızla dönerken görüntü bulanıklaşıyor ve Armstrong aracı durdurmayı başarıyor, ardından görev erken bitiriliyor. Seyircide "bu kadar şiddetli olamaz" hissi uyandıran bu sahne, kayıtlara göre abartılı değil.
Gemini 8 gerçekte nasıldı?
NASA'nın tarih sayfasına göre 16 Mart 1966'da önce Atlas-Agena hedef aracı, 1 saat 41 dakika sonra da Gemini 8 fırlatıldı. Mürettebat Agena'ya yaklaştı, çevresinde tur attı ve iki aracı yörüngede birbirine bağlayan ilk ekip oldu. Kenetlenmeden sonra birleşik araç yuvarlanmaya başladı. Ekip sorunun Agena'dan kaynaklandığını düşünüp ayrıldı; ama yük hafifleyince dönüş hızlandı ve saniyede bir tura yaklaştı. Astronotların görüşü bulanıklaştı.
Sorun aslında Gemini'nin kendi yönelim iticilerinden birindeydi: İtici düzensiz biçimde ateşleniyordu. Sonradan bir kısa devre olduğu düşünüldü, ancak inceleme kesin bir neden bulamadı. Armstrong yörünge manevra sistemini tamamen kapatıp burundaki atmosfere giriş iticileriyle dönüşü durdurdu. Bu sistemin yakıtının yaklaşık yüzde 75'i harcanmıştı; görev kurallarına göre giriş iticileri bir kez kullanıldıysa araç geri getirilmeliydi. Uçuş müdürü John Hodge bir tur daha bekleyip inişe karar verdi; kapsül, kalkıştan 10 saat 41 dakika sonra Japonya'nın Yokosuka kentinin yaklaşık 1.000 kilometre güneyinde, Pasifik'e indi ve USS Leonard F. Mason tarafından alındı. Bu olaydan sonra sonraki Gemini araçlarına arızalı sistemleri tek tek kapatmaya yarayan bir ana anahtar eklendi.
Film bu bölümde olayların sırasını ve sonucunu doğru veriyor. Dönüşün fiziksel şiddeti de kayıtlarla uyumlu.
Apollo 11: İnişin son dakikaları
Filmin doruk noktası 20 Temmuz 1969'daki iniş. Bilgisayar alarmları, Armstrong'un elle kumandayı alması ve yakıt göstergesinin sıfıra yaklaşması, filmde sessiz ve sıkışmış bir kabin içinden anlatılıyor. Apollo Ay Yüzeyi Günlüğü'nün kayıtları bu sahnenin her ayrıntısını destekliyor.
1202 ve 1201 alarmları
İnişin ortasında Armstrong bir "1202" program alarmı bildirdi; birkaç dakika sonra benzer bir "1201" alarmı geldi. Günlüğe göre neden bilgisayarın iş yükünün taşmasıydı: Buluşma radarına ait, iniş için ikincil öneme sahip veriler bilgisayarı meşgul ediyordu. Görev kontrolde Steve Bales bu taşmanın inişi tehlikeye atmayacağına karar verdi ve Houston iki alarmda da devam izni verdi.
Kayalık krater ve elle kumanda
Eagle, iniş motorunu ateşlemeye başladığı anda planlanandan yaklaşık 3 mil (5 kilometre kadar) ileride bulunuyordu. Uçuş kontrolcüleri bunun başlıca nedeni olarak tünel havasının boşaltılması gibi küçük itki etkilerini gösteriyor. Bilgisayarın götürdüğü nokta, iri kayaların saçıldığı West kraterinin çevresiydi. Armstrong yarı elle kumanda kipine geçti, aracı öne eğerek kayalık alanın üzerinden geçti ve daha düzgün bir yer aradı.
Yakıt gerçekten bitmek üzere miydi?
Kayıtlarda Armstrong yakıtı soruyor, Aldrin "yüzde sekiz" diye yanıtlıyor. Yakıt uyarı lambası yandığında yüzde 5,6 yakıt kalmıştı ve bu, 94 saniyelik bir geri sayım başlattı: Süre dolduğunda ekip ya hemen inmeli ya da inişi iptal etmeliydi. Kapsül iletişimcisi Charlie Duke "60 saniye" ve ardından "30 saniye" uyarılarını verdi; Eagle bu son uyarıdan kısa süre sonra yere değdi. Uçuş sonrası analiz ilginç bir ayrıntı ortaya çıkardı: Yakıtın depoda çalkalanması göstergeyi şaşırtmış, lamba erken yanmıştı. İnişte yaklaşık 350 kilogram yakıt kalmıştı; bunun bir kısmı kullanılamaz durumdaydı, geri kalanı yaklaşık 45 saniyelik uçuşa yetiyordu. Yine de mürettebat ve görev kontrol o anda bunu bilmiyordu; filmdeki gerginlik, onların gördüğü göstergelere göre doğru.
Bilezik sahnesi: Kurgu mu gerçek mi?
Filmin en duygusal anı, Armstrong'un Ay yüzeyinde 1962'de kaybettiği kızı Karen'a ait bir bileziği küçük bir kratere bırakması. Bu sahne için belgelenmiş bir kanıt yok. Senarist Josh Singer, sahnenin biyografi yazarı Hansen'in bir tahmininden doğduğunu anlattı. Armstrong'un yürüyüş sırasında iniş aracından yaklaşık 60 metre uzaktaki Little West kraterine plansız olarak gittiği ise doğru. O sırada kamera ona çevrili olmadığından orada tam olarak ne yaptığı bilinmiyor. Armstrong'un Ay'a götürdüğü kişisel eşya çantası bugün Purdue Üniversitesi arşivinde; film, bu boşluğu bir ihtimalle dolduruyor.
Nerede haklı, nerede değil?
- Doğru: Gemini 8'in kenetlendikten sonra kontrolden çıkması, saniyede bir tura yaklaşan dönüş ve giriş iticileriyle kurtarılması.
- Doğru: Görev kurallarının gereği olarak uçuşun yarıda kesilmesi.
- Doğru: 1202 ve 1201 alarmları, kayalık alanın üzerinden elle geçiş ve son saniyelere kalan yakıt uyarıları.
- Bağlam gerekli: Yakıt, göstergelerin gösterdiğinden biraz fazlaydı; bu sonradan anlaşıldı.
- Kurgu: Karen'ın bileziğinin Ay'a bırakılması; kanıtı yok.
Sonuç
Ay'da İlk İnsan, büyük anları büyütmeden anlatmayı seçtiği için kayıtlara en yakın Apollo filmlerinden biri. Gemini 8 ve Apollo 11 sahneleri, gerçeğin zaten yeterince gergin olduğunu gösteriyor; kurgu ise Armstrong'un kimseyle paylaşmadığı iç dünyasında. Apollo 11'in gerçekliğine dair tartışmaları merak edenler için Ay'a gerçekten gidildi mi? yazımız kanıtları bir arada sunuyor.
Bu haberi nasıl buldunuz?
İlk oyu siz verin





















