Vanguard: A History (Green, Lomask): ABD'nin ilk uydu programı ve özeti
Constance McLaughlin Green ile Milton Lomask'ın NASA kitabı, Sputnik şokunun gölgesinde ABD'nin ilk uydu programı Vanguard'ı, rampadaki patlamayı ve greyfurt uyduyu anlatıyor. Özeti ve ücretsiz e-kitap.
- Tür
- İnceleme / belgesel
- Yazar
- Constance McLaughlin Green
- İlk yayın yılı
- 1970
- Ücretsiz ve yasal oku
- www.nasa.gov/wp-content/uploads/2023/03/sp-4202.pdf
Vanguard: A History (Vanguard: Bir Tarih), ABD'nin ilk yapay uydu projesi Vanguard'ın doğuşunu, sıkıntılarını ve sonuçlarını anlatan NASA kitabıdır. Yazarları tarihçi Constance McLaughlin Green ile Milton Lomask'tır. NASA Tarih Dizisi içinde 1970'te SP-4202 numarasıyla yayımlandı. Önsözünü ünlü havacı Charles A. Lindbergh yazdı; önsöz 11 Ağustos 1969 tarihlidir. NASA kitabı PDF olarak ücretsiz dağıtıyor; Türkçe baskısı yok.
Kitap ne anlatıyor?
Çoğu insan uzay çağını 4 Ekim 1957'de Sputnik 1'in fırlatılmasıyla başlatır. Kitap ise okuru biraz daha geriye, Temmuz 1955'e götürür: ABD o ay, Uluslararası Jeofizik Yılı'na (1957-1958 boyunca süren uluslararası bir yer ve uzay bilimi seferberliği) katkı olarak bilimsel bir uydu fırlatacağını duyurmuştu. İşi Deniz Kuvvetleri'nin Deniz Araştırma Laboratuvarı (NRL) üstlendi; projenin adı Vanguard (Öncü) oldu.
Yazarlar önsözde kitabı öncelikle bu öncü girişimin bilimsel ve teknik sorunlarının bir incelemesi olarak tanımlar. Kitap, kesin bir son tarihe bağlı bir projenin nasıl örgütlendiğini, Sputnik'ten önce ve sonra Amerikan kamuoyunun havasını ve uydu programının bilgiye katkısını da ele alır. Yazarlar kitabın gündelik okuma için olmadığını açıkça söyler: Projeye çok sayıda devlet kurumu, bilim kuruluşu ve özel şirket katılmıştı ve bunların ilişkileri hikâyenin ana eksenlerinden biridir.
Lindbergh'in önsözü kitaba dönemin gözünden bir çerçeve çizer. Lindbergh, 1955'te bir balistik füze danışma kurulunda uydu projesine ikinci derece öncelik verildiğini, Wernher von Braun'un kendisine Sputnik'ten aylar önce uydu fırlatabileceğini anlattığını ve Sputnik'in ardından ülkeyi saran telaşı kendi gözlemleriyle aktarır. Ona göre Amerikalıları asıl sarsan Sovyet uydusunun kendisi değil, ona verdikleri tepkiydi.

Verileri göster
| 1955 | ABD uydu planını duyurdu |
|---|---|
| 1956 | TV-0 test atışı (8 Aralık) |
| 1957 | Sputnik 1 (4 Ekim) |
| 1957 | TV-3 patladı (6 Aralık) |
| 1958 | Explorer 1 yörüngede (31 Ocak) |
| 1958 | Vanguard 1 yörüngede (17 Mart) |
| 1959 | Vanguard 2 (17 Şubat) |
| 1959 | Vanguard 3 (18 Eylül) |
Kitabın özeti
Bu bölüm kitabın sonunu da anlatır.
Hazırlık. Kitap, Tsiolkovski, Oberth ve Goddard'ın roket kuramlarından ve savaş sonrası ABD'nin sondaj roketlerinden başlar. Uydu için üç teklif yarışır: Ordu'nun von Braun ekibinin Redstone füzesine dayanan teklifi, Hava Kuvvetleri'nin henüz var olmayan Atlas füzesi ve Deniz Kuvvetleri'nin Viking sondaj roketinden türetilen planı. Seçim, askerî füze yerine bilimsel bir roketi öne çıkaran Deniz Kuvvetleri planına düşer. Ana yüklenici Martin şirketidir, proje direktörü radyo astronom John P. Hagen'dir.
Altyapı. Ekip Cape Canaveral'da bir fırlatma düzeni kurar, uyduları izlemek için Minitrack adlı radyo istasyonları ağını ve Smithsonian'ın gönüllü gözlemcilerle yürüttüğü Moonwatch programını devreye sokar. 1956-1957'deki test atışları büyük ölçüde başarılıdır.
Sputnik ve TV-3. Sputnik 1'den sonra bir test aracı, TV-3, aceleyle küçük bir uydu fırlatma girişimine dönüştürülür. 6 Aralık 1957'de roket rampadan bir metreyi biraz aşan bir yüksekliğe çıktıktan sonra itkisini kaybeder, geri çöker ve patlar. Kitap, nedeni konusunda Martin ile motoru yapan General Electric arasındaki anlaşmazlığı ve ardından gelen kamuoyu öfkesini ayrıntılı anlatır. Martin'in hisseleri bir süre borsada işlem göremez hâle gelir.
Başarı. Ülkenin ilk uydusunu 31 Ocak 1958'de Ordu ekibinin Explorer 1'i yörüngeye taşır. Vanguard'ın Şubat'taki ikinci denemesi de uçuşun 57. saniyesinde kontrol arızasıyla parçalanır. 17 Mart 1958'de ise TV-4, greyfurt büyüklüğündeki Vanguard 1'i yörüngeye oturtur. 1959'da Vanguard 2 ve Vanguard 3 de yörüngeye ulaşır; ama aradaki denemelerin çoğu başarısız olur.
Hasat ve hesap. Son iki bölüm bilimsel sonuçları ve projenin bilançosunu çıkarır. Vanguard on bir denemede üç uydu yörüngeye koymuştur. Kitap, projeyi zorlayan etkenler olarak füze programlarının gerisinde kalan düşük önceliği, yüklenicinin aynı anda Titan füzesini de üstlenmesini, deneyimli bir roket mühendisi yerine bir radyo astronomun direktör yapılmasını ve ekibin sürekli kamuoyu baskısı altında çalışmasını sayar. Ama yazarlar, Hagen'in işleri kontrolden çıkardığı yönündeki eski kanının zamanla çürüdüğünü vurgular. Sonuçta, otuz ayda sıfırdan tasarlanıp uydu fırlatan bir roketin başlı başına bir başarı olduğu sonucuna varırlar.

Yazar ve yazıldığı dönem
Constance McLaughlin Green (1897-1975), ABD'nin şehir tarihi alanındaki öncü tarihçilerinden biriydi. Yale Üniversitesi'nde doktorasını yaptı, İkinci Dünya Savaşı'nda Springfield Cephaneliği'nin tarihçisi, 1948'de Ordu Mühimmat Dairesi'nin baş tarihçisi oldu. Washington, Village and Capital, 1800–1878 adlı kitabıyla 1963 Pulitzer Tarih Ödülü'nü kazandı.
Yazarlar işi konulara göre bölüştü: Milton Lomask, Cape Canaveral'daki test atışlarını ve uydu fırlatmalarını anlatan bölümleri, Green geri kalanını yazdı. Kitabın önsözü Eylül 1969 tarihlidir, yani Apollo 11'in Ay'a inişinden hemen sonra tamamlanmıştır. Yazarlar, yetkililerin resmî kayıtlara geçmemiş hatıralarından ve özel belgelerinden yararlandıklarını belirtir; projenin direktörü Hagen ve teknik direktörü Milton Rosen de kaynak kişiler arasındadır. Yazarlar, Vanguard hakkındaki pek çok yargının zamanla değiştiğini ama hikâyenin hâlâ tartışmalı olduğunu da kabul eder.
Kitaptaki bilim
Vanguard 1, yalnızca 15 santimetre çapında ve yaklaşık 1,5 kilogram kütlesinde bir alüminyum küreydi. Sovyet lideri Kruşçev onu "greyfurt uydu" diye anmıştı. Ama Güneş pilleriyle çalışan ilk uyduydu. Kitaba göre cıva pilli vericisi Haziran 1958'de sustu, Güneş pilleriyle çalışan verici ise yıllarca sinyal göndermeyi sürdürdü. Bu, sonraki bütün uyduların Güneş enerjisine yönelmesinde önemli bir adımdı.
Vanguard 1'in asıl bilim katkısı, üzerindeki aletlerden değil yörüngesinin izlenmesinden geldi. Bir uydu, üzerine etki eden her kuvveti yörüngesinde küçük bir sapma olarak taşır. NRL ve Smithsonian Astrofizik Gözlemevi'ndeki bilim insanları bu sapmaları ölçerek Dünya'nın kutuplarından basık bir küre olmadığını, hafif bir armut biçimi taşıdığını gösterdi. Kitap, bu bulgunun Dünya'nın derinlerinde beklenmedik gerilimlere işaret ettiğini yazar. Dünya'nın katmanlarını Dünya'nın iç yapısı sayfamızda okuyabilirsiniz.
Aynı ölçümler üst atmosferin sanılandan çok daha yoğun olduğunu ve yoğunluğun Güneş etkinliğiyle değiştiğini de gösterdi. Smithsonian'dan Luigi Jacchia, uydunun yavaşlamasının Güneş patlamaları ve Güneş'in 27 günlük dönme süresiyle uyumlu olduğunu buldu: Güneş ışınımıyla ısınan atmosfer genişliyor, yüksek irtifada yoğunluk artıyordu. Bu bilgi bugün uyduların ne zaman atmosfere düşeceğini hesaplamanın temelidir. Konunun arka planı Dünya'nın atmosferi ve Güneş lekeleri ve Güneş döngüsü sayfalarımızda.
Uydunun ömrü de bu bilgiyle yeniden hesaplandı. İlk tahminler yörüngede 2.000 yıl kalacağı yönündeydi; Güneş ışınımının basıncı ve Güneş etkinliğinin yüksek olduğu dönemlerdeki atmosfer sürtünmesi hesaba katılınca bu süre yaklaşık 240 yıla indi. Bugün Vanguard 1, roketinin üst kademesiyle birlikte, yörüngedeki en eski insan yapımı cisimdir; ondan önce fırlatılan Sputnik 1, Sputnik 2 ve Explorer 1 çoktan atmosfere girip yanmıştır. Yapay uyduların nasıl yörüngede kaldığını Yapay uydu sayfamız anlatıyor.
Kitap, Ordu'nun Explorer uydularına da yer verir. Explorer 1'in ölçümleri Dünya'yı saran yüklü parçacık bölgesini ortaya çıkardı; bu kuşaklar bugün James Van Allen'ın adını taşıyor. Vanguard ekibinin geliştirdiği küçültülmüş devreler ve izleme teknikleri de kalıcı oldu: Minitrack ağı, sonraki NASA izleme ağlarının atasıdır.

Etkisi ve ödülleri
Kitabın bilinen bir ödülü yok. Ama Vanguard'ın tarihi için hâlâ temel kaynaktır; projenin "rampada patlayan roket" olarak hatırlanan imajını, katılımcıların gözünden dengeleyen ilk kapsamlı çalışmadır. Son bölüm, NRL'den bir mühendisin projeyi yüzde 300 başarılı saymasını aktarır: Görev Jeofizik Yılı boyunca bir uydu fırlatmaktı, ekip üç uydu fırlatmıştı. Kitaba göre roketin ikinci ve üçüncü kademeleri sonradan Hava Kuvvetleri'nin Thor-Able roketinde kullanıldı.
Bugün bilinen bir arka plan da var: Deniz Kuvvetleri'nin sivil görünümlü planının seçilmesinde, ABD'nin gizli casus uydu programı için "uzayın ulusal sınırların üzerinde olduğu" ilkesini sivil bir bilim uydusuyla yerleştirme düşüncesi de rol oynamıştı. Bu bilgi, kitabın anlattığı öncelik tartışmalarını bugün farklı bir ışık altında okumayı sağlıyor.
Uyarlamaları
Kitabın bir film ya da dizi uyarlaması yok. Sputnik'in ve Vanguard'ın patlamasının Amerikan kamuoyundaki yankısını en iyi gösteren film, Batı Virginia'daki bir kömür kasabasında roket yapan gençleri anlatan Ekim Düşü (October Sky)'dir. Filmin gerçeğe ne kadar uyduğunu Ekim Düşü ne kadar doğru? yazımızda inceledik.
Kimlere uygun, nereden başlanır?
Uzay yarışının ilk yıllarına, Soğuk Savaş siyasetine ve büyük teknoloji projelerinin yönetimine meraklı okurlar için uygundur. Dili ağırbaşlı ve ayrıntılıdır; yazarların da uyardığı gibi rahat okunan bir kitap değildir.
Önerimiz şu: Önce Lindbergh'in önsözünü okuyun. Ardından doğrudan Sputnik'ten TV-3'e uzanan on birinci bölüme ve başarıyı anlatan on ikinci bölüme geçin. Bilime meraklıysanız on üçüncü bölüm, bilanço için son bölüm. Teknik okurlar uydu izleme bölümünü de atlamamalı. Sonraki adım, ABD'nin ilk insanlı uzay programını anlatan This New Ocean olabilir.



















