Archaeology, Anthropology, and Interstellar Communication (Vakoch): özeti ve SETI
Douglas A. Vakoch'un NASA için derlediği kitap, uzaydan bir mesaj gelirse onu nasıl okuyacağımızı arkeoloji ve antropolojinin dersleriyle tartışıyor; özeti, SETI bilimi ve okuma rehberi.
- Tür
- Bilim kitabı
- Yazar
- Douglas A. Vakoch
- İlk yayın yılı
- 2014
- Sayfa
- 300
Archaeology, Anthropology, and Interstellar Communication (Arkeoloji, Antropoloji ve Yıldızlararası İletişim), NASA'nın tarih dizisinde (NASA History Series) "SP-2013-4413" numarasıyla yayımlanan bir derlemedir. Baskısı 2014 tarihlidir ve editörü SETI araştırmalarının toplumsal yanı üzerine çalışan psikolog Douglas A. Vakoch'tur. Kitapta tarihçiler, arkeologlar, antropologlar, bir edebiyat kuramcısı, bir etolog ve bir bilişsel bilimci tek bir soruya kafa yorar: Bir gün başka bir dünyadan bilgi yüklü bir sinyal yakalarsak onu gerçekten anlayabilir miyiz? NASA kitabı PDF ve EPUB olarak ücretsiz dağıtıyor.
Kitap ne anlatıyor?
SETI (Search for Extraterrestrial Intelligence, dünya dışı zekâ araştırması) başından beri ağırlıklı olarak gökbilimcilerin, fizikçilerin ve mühendislerin işi oldu. Onların sorusu çoğunlukla teknikti: Hangi frekansı dinlemeli, hangi yıldızlara bakmalı, ne kadar duyarlı bir alıcı gerekir? Bu kitap soruyu bir adım ileri taşır. Diyelim ki sinyal geldi ve yapay olduğundan eminiz. Sonra ne olacak?
Vakoch'un girişte kurduğu benzetme kitabın omurgasıdır. Arkeologlar, aradan binlerce yıl geçmiş uygarlıkları kırık çanak çömlekten, yarım kalmış yazıtlardan yeniden kurar. Antropologlar dili, inancı ve gündelik alışkanlıkları bambaşka insanları anlamaya çalışır. Bir uzaylı mesajını çözecek olanlar da benzer bir işle karşılaşacaktır: Hem uzayda hem zamanda çok uzak, üstelik biyolojisi bile bize benzemeyen bir "öteki"yi parça parça bilgiden anlamak. Işık hızıyla bile yüzyıllar sürebilecek bir yolculuk, iletişimin karşılıklı bir sohbet değil, büyük olasılıkla tek yönlü bir aktarım olacağı anlamına gelir.
Kitap bu nedenle iyimser bir "evrensel dil" anlatısına mesafeli durur. Yazarların çoğu, matematiğin ve bilimin ortak zemin olabileceği fikrini ciddiye alır ama bunun yetip yetmeyeceğini sorgular. Bazı bölümlerin ilk hâlleri editörün Amerikan Antropoloji Derneği'nin (AAA) üç yıllık toplantısında düzenlediği SETI oturumlarında sunulmuştu; yani kitap, alanın kendi meslek topluluğu önünde tartışılmış fikirleri bir araya getirir.

Kitabın özeti
Bu bölüm kitabın sonunu da anlatır. Kitap bir bilim derlemesi olduğu için özeti bölüm gruplarına ve ana fikirlere göre veriyoruz.
SETI'ye tarihsel bakış. NASA Ames Araştırma Merkezi'nde programı 1969'dan 1994'e kadar içeriden izleyen John Billingham, NASA'daki SETI çalışmalarının kişisel tarihini anlatır: 1971'deki Cyclops tasarım çalışması, 1975-1976 bilim çalıştayları ve sonrası. Tarihçi Stephen J. Garber, programın 1993 sonbaharında Kongre kararıyla kapatılmasının bilimsel değil siyasi nedenlerini inceler. Eski NASA baş tarihçisi Steven J. Dick ise antropologların 1960'lardan bu yana SETI tartışmalarına nasıl katıldığını izler.
Arkeolojiden dersler. Ben Finney ve Jerry Bentley, Antik Yunan bilgisinin Orta Çağ Avrupası'na ulaşması ile Mısır ve Maya yazılarının çözülmesini karşılaştırır. Uyarıları şudur: Mesajın sayı ve takvim gibi "kolay" kısımlarını çözmek, kültürel kısımlarını yanlış okumamıza yol açabilir. Richard Saint-Gelais, Linear B'nin çözülmesinin çözücünün Yunancayı bilmesine dayandığını, uzaylı mesajında böyle bir dayanak olmayacağını vurgular. Kathryn Denning, şifre kırma ve bilgi kuramı benzetmelerinin anlam sorununu çözmediğini savunur. Paul Wason, taş aletlerin bir zamanlar doğal taş sanılması örneğiyle, zekânın izini tanımanın bile kolay olmadığını gösterir.
Kültür ve iletişim. John Traphagan, uzaktan antropoloji örneği olarak Ruth Benedict'in savaş yıllarında Japonya'yı sahaya gitmeden incelemesini ele alır ve uzaylı uygarlıklarının da tek parça bir kültür olmayacağını öne sürer. Douglas Raybeck, Japonların, Irokuaların, Çinlilerin, Azteklerin ve Maorilerin teknolojik olarak üstün toplumlarla karşılaşmalarından dersler çıkarır. Albert Harrison, Dünya'dan bugüne gönderilen mesajları ve nükleer atık alanlarını on bin yıl sonraki insanlara işaretleme gibi projeleri yan yana koyar.
Evrim ve beden. Vakoch, evrimsel sentezi kuran biyologların zekânın evrende yaygınlığına neden şüpheyle baktığını tarihsel olarak inceler. Garry Chick, Drake denklemindeki zekâ ve teknoloji terimlerini antropolojik verilerle tartar. Dominique Lestel hayvan iletişimi araştırmalarından, William Edmondson ise Voynich elyazması gibi çözülemeyen insan yapımı işaretlerden yola çıkarak mesaj tasarlamanın sınırlarını tartışır.
Sonsöz. Vakoch kitabı bir uyarıyla kapatır: Neandertallerin yıllarca kambur ve kaba yaratıklar olarak çizilmesi, büyük ölçüde eklem hastalığı olan tek bir iskelete dayanıyordu. İlk bulacağımız uygarlığı da "tipik uzaylı" sanmamalıyız.
Editör ve yazıldığı dönem
Douglas A. Vakoch 1961'de Minnesota'da doğdu. Karşılaştırmalı din, bilim tarihi ve felsefesi okudu, psikoloji doktorasını Stony Brook Üniversitesi'nde yaptı. On altı yıl boyunca SETI Enstitüsü'nde yıldızlararası mesaj tasarımı üzerine çalışan birimin direktörlüğünü yürüttü; kitabın hazırlandığı dönemde California Institute of Integral Studies'te (CIIS) de ders veriyordu. Bugün, uzaya bilinçli olarak mesaj göndermeyi savunan METI International adlı kâr amacı gütmeyen kuruluşun başkanıdır. NASA için daha önce Psychology of Space Exploration (2011) derlemesini de hazırlamıştı.
Kitabın yazıldığı yıllar, SETI'nin NASA'dan çıkıp özel bağışlarla yürüdüğü bir dönemdir. NASA'nın Yüksek Çözünürlüklü Mikrodalga Taraması (HRMS) 12 Ekim 1992'de Porto Riko'daki Arecibo radyo teleskobunda başlamış, bir yıl sonra bütçesi kesilmişti. Kitabın bir NASA tarih yayını olarak çıkması, bu nedenle bir tür kurumsal hafıza çalışmasıdır: Programı yaşayanların tanıklığını, onu sürdürenlerin yeni sorularıyla bir araya getirir. Vakoch teşekkür kısmında, kitap çıktığında artık aramızda olmayan Billingham'ı özlemle anar.
Kitaptaki bilim: gerçek SETI ile karşılaştırma
Kitabın bilimsel çerçevesi bugünkü SETI'yle örtüşür. Giriş bölümünün hatırlattığı gibi modern arama, Frank Drake'in 8 Nisan 1960'ta Batı Virginia'daki Green Bank gözlemevinde 85 fitlik (yaklaşık 26 metre) bir radyo çanağını iki yakın Güneş benzeri yıldıza çevirdiği Ozma Projesi'yle başladı. Drake 1420 megahertzi, yani evrenin en bol elementi olan hidrojenin yaydığı frekansı dinlemişti. Billingham'ın anlattığı Cyclops çalışması da 1420 ile 1665 megahertz arasındaki sessiz bandı, hidrojen ve hidroksil çizgileri arasında kalan "su çukuru"nu, uygarlıkların buluşma yeri olarak önermişti. Bu fikirlerin temeli NASA'nın 1977 tarihli SETI raporunda ayrıntılı biçimde yer alır.
Kitap fizik tarafını değil, işin "sonrası"nı tartışır ve burada bilimin bugünkü durumuyla dürüst bir ilişki kurar: Henüz doğrulanmış bir yapay sinyal yoktur. Bu yüzden kitaptaki tüm senaryolar varsayımsaldır ve yazarlar bunu açıkça kabul eder. Gerçek dünyadaki en ünlü aday sinyal olan Wow! sinyalinin hikâyesi ve bugünkü arama yöntemleri için SETI ve Wow! sinyali yazımıza bakabilirsiniz.
Chick'in ve Vakoch'un bölümleri, Drake denkleminin en belirsiz terimlerine, yani yaşamın zekâya ve zekânın teknolojiye dönüşme olasılığına odaklanır. Bu terimler için bugün de ölçülmüş bir değer yoktur; tahminler kişiden kişiye büyük farklılık gösterir. Kitabın bu konudaki katkısı bir sayı vermek değil, tahminlerin arkasındaki varsayımları görünür kılmaktır. Aynı tartışmanın "Herkes nerede?" sorusuna bağlanan yanı için Fermi paradoksu sayfamız iyi bir tamamlayıcıdır.
Harrison'ın ele aldığı mesajlar da gerçek tarihtir. 1974'te Arecibo'dan yaklaşık 24 bin ışık yılı ötedeki M13 küresel kümesine 1679 bitlik bir mesaj gönderildi. 1977'de fırlatılan iki Voyager sondası Dünya'nın seslerini ve görüntülerini taşıyan altın kaplama plaklar taşıyor. Uzaya bilinçli mesaj göndermenin ("aktif SETI" ya da METI) doğru olup olmadığı ise hâlâ tartışmalıdır: Stephen Hawking ve David Brin gibi isimler, teknolojik olarak üstün bir uygarlığın dikkatini çekmenin riskli olabileceği uyarısında bulundu; Vakoch ve Andrew Siemion'un da aralarında bulunduğu bir grup bilim insanı 2015'te gönderimden önce bilim ve siyaset düzeyinde geniş bir tartışma yapılması çağrısında bulundu.
Kitabın dilbilim tarafındaki uyarıları, popüler kültürün iyimser senaryolarıyla da karşılaştırılabilir. Dilbilimcilerin uzaylı diliyle konuşma konusunda ne düşündüğünü Geliş filmi üzerinden ele aldığımız yazıda bulabilirsiniz.
Etkisi ve yeri
Kitap, SETI literatüründe sosyal bilimleri merkeze alan az sayıdaki kurumsal yayından biridir. NASA tarih dizisinde arkeoloji ve antropolojiye ayrılmış bir cilt olması, alanın artık yalnızca "nasıl dinleriz?" sorusuyla değil, "duyduğumuzu nasıl anlarız?" sorusuyla da ilgilendiğini gösterir. NASA'nın kitabı ücretsiz dağıtması, onu konuyla ilgilenen herkes için kolay erişilir bir başvuru kaynağı yapıyor. Vakoch'un sonraki derlemeleri arasında Cambridge University Press'ten çıkan The Drake Equation (2015) da var.
Kitabın asıl etkisi bir tutum değişikliğidir: Uzaylı mesajını çözmeyi bir mühendislik problemi olarak görmek yerine, insanlığın kendi geçmişte yaptığı okuma hatalarından ders çıkarmayı önerir. Rosetta Taşı'nın, Maya yazısının ve Neandertal yeniden canlandırmalarının hikâyeleri burada bilim tarihinin anekdotları değil, yöntem uyarılarıdır.
Uyarlamaları
Kitabın bir film ya da dizi uyarlaması yoktur. Ama sorduğu sorular sinemada sık işlenir. Carl Sagan'ın Temas romanından uyarlanan Mesaj (Contact) filmi, yakalanan bir sinyalin içindeki mesajın çözülmesini anlatır. Bu kitabın yazarlarının birçoğu ise tam da bu iyimserliği sorgular. İkisini birlikte okumak ve izlemek, "kolay çeviri" ile "kalıcı anlaşılmazlık" arasındaki yelpazeyi görmeyi sağlar.
Kimlere uygun, nereden başlanır?
Kitap akademik bir derlemedir; dipnotlu ve yer yer kuramsal bir dil kullanır, ama ön bilgi gerektirmez. SETI'ye, dilbilime, arkeolojiye ya da bilim felsefesine ilgi duyan lise sonu ve üniversite okurları için uygundur. Bölümler birbirinden bağımsız okunabilir.
- Hızlı bir giriş için: Vakoch'un bölüm bölüm özet veren girişini ve Neandertal örneğini anlatan kısa sonsözü okuyun.
- Tarih meraklıları için: Billingham ve Garber'ın bölümleri, NASA'daki SETI programının doğuşunu ve kapanışını içeriden anlatır.
- Dil ve yazı merak edenler için: Finney-Bentley, Saint-Gelais ve Denning'in bölümleri çözülmüş ve çözülememiş yazıları karşılaştırır.
- Önce temeller: SETI'nin teknik altyapısını bilmiyorsanız, önce NASA'nın 1977 SETI raporunu okumak bu kitabı daha anlaşılır kılar.



















