Santha Faiia
Graham Hancock'un kitaplarının fotoğrafçısı Santha Faiia, eski anıtları gökyüzüne bağlayan Heaven's Mirror'ın ortak yazarı; kitabın iddiaları astronomlarca reddediliyor.
- Görevi
- Fotoğrafçı
- Rolü
- Yazar
Santha Faiia kimdir?
Santha Faiia, eski uygarlıkların ve kutsal mekânların fotoğraflarıyla tanınan fotoğrafçı ve kitap yazarıdır. Evlilik soyadıyla Santha Faiia Hancock olarak da bilinir. İngiliz yazar Graham Hancock'un eşi ve 1990'dan bu yana en yakın çalışma ortağıdır; Hancock'un The Sign and the Seal, Tanrıların Parmak İzleri, Underworld, Magicians of the Gods ve America Before gibi kitaplarının fotoğraflarını o çekmiştir. Uzay temalı kitaplar arasında adını taşıyan eser, 1998'de yayımlanan büyük boy fotoğraf kitabı Heaven's Mirror: Quest for the Lost Civilization'dır (Gökyüzünün Aynası). Kitapta fotoğraflar Faiia'ya, metin Hancock'a aittir.
Faiia'nın fotoğrafları, eski anıtların gökyüzüyle ilişkisi üzerine kurulan ve geniş okur kitlesine ulaşan bir anlatının görsel yüzünü oluşturur. Ancak bu anlatının merkezindeki "kayıp buzul çağı uygarlığı" ve "anıtlar yıldızların haritasıdır" iddiaları arkeologlar ve astronomlar tarafından büyük ölçüde reddedilir. Bu yüzden Faiia'nın eserlerini, fotoğrafçılığı ile içinde yer aldığı tartışmalı kuramları ayırarak okumak gerekir.
Hayatı ve fotoğrafçılık kariyeri
Faiia'nın doğum tarihi, doğum yeri ve eğitimi hakkında güvenilir kaynaklarda doğrulanabilir bilgi bulunmuyor. Bilinenler, Hancock'un resmî sitesinde yer alan biyografiye dayanıyor. Buna göre Faiia, eski ve kutsal mekânların fotoğrafçısı olarak kariyerine 1990'da Londra'daki Kraliyet Coğrafya Derneği'nde (Royal Geographical Society) açtığı Ethiopian Trilogy (Etiyopya Üçlemesi) sergisiyle başladı; sergiyi Prenses Anne açtı. Aynı yıldan itibaren eşi Graham Hancock'la yakın çalışmaya başladı.
Faiia'nın fotoğrafları önce Hancock'un 1992 tarihli The Sign and the Seal kitabında yer aldı. Kitap, Etiyopya'nın Ahit Sandığı'nın son durağı olduğu iddiasını araştırıyordu. Ardından 1995'te yayımlanan ve çok satan Tanrıların Parmak İzleri'nin bütün fotoğraflarını çekti. Kitabın 2001'deki güncellenmiş baskısı, Fingerprints of the Gods: The Quest Continues adıyla Hancock ve Faiia'nın ortak imzasını taşır.
2002'de yayımlanan Underworld için Faiia fotoğrafçılığını su altına taşıdı. Japonya kıyılarından Pasifik'e, Endonezya ve Malezya açıklarından Hindistan'a, Akdeniz'den Atlantik ve Karayipler'e kadar pek çok yerde su altındaki kalıntıları görüntüledi. Hancock'un sitesindeki Underworld arşivinde, Hindistan'ın Mahabalipuram kıyısındaki su altı yapılarına ve Cambay Körfezi'nden çıkarılan buluntulara ait fotoğrafları yer alır. 2005 tarihli Supernatural için Güney Afrika'daki eski kaya sanatını fotoğrafladı.
Faiia'nın çalışmaları müzelerde de sergilendi. 2013'te Paskalya Adası fotoğrafları Vatikan Etnoloji Müzesi'nde, adaya ait eserlerin yer aldığı özel bir sergiye eşlik etti; 2014'te aynı müzede Endonezya konulu ikinci bir sergide yine onun fotoğrafları kullanıldı. Faiia daha sonra Hancock'un Magicians of the Gods (2015) ve America Before (2019) kitaplarının fotoğraflarını çekti. 2021'de Hancock'un Şanlıurfa'daki Karahan Tepe ve Göbekli Tepe üzerine yazdığı makaleye de onun fotoğrafları eşlik etti.
Heaven's Mirror: gökyüzü ile yeryüzü
1998'de New York'ta Crown Publishers'tan çıkan Heaven's Mirror, Faiia'nın en kişisel eseri sayılır: Hancock'un resmî biyografisi kitabı Faiia'nın büyük boy fotoğraf kitabı, metni Hancock'un yazdığı bir çalışma olarak tanıtır. Hancock'un resmî biyografisine göre kitaptaki görüntüler, Kamboçya'daki Angkor tapınaklarından Mısır'daki Giza piramitlerine uzanan kutsal mekânları kapsar. Faiia'nın Angkor fotoğrafları bugün Hancock'un sitesinde "Angkor Unveiled" başlıklı yedi galeride sergilenir; sitedeki Meksika galerisinin adı ise "Mexico: Sky and Ground" (Gök ve Yer) olarak konmuştur. Kitaba Hancock'un sunduğu üç bölümlük Quest for the Lost Civilisation (Kayıp Uygarlığın Peşinde) televizyon dizisi eşlik etti.
Kitabın adı da temel fikrini özetler: eski anıtların gökyüzünün yeryüzündeki yansıması, yani bir "ayna" olarak tasarlandığı düşüncesi. Bu yaklaşım Hancock'un Robert Bauval'la birlikte savunduğu Orion korelasyon kuramına dayanır. Kurama göre Giza'daki üç büyük piramit, Orion takımyıldızının kemerindeki üç yıldızın dizilişini taklit eder; Büyük Sfenks de Aslan takımyıldızına işaret eder. Hancock ve Bauval, bu eşleşmenin en iyi MÖ 10.500 civarındaki gökyüzüne uyduğunu ve bunun anıtların ya da planlarının çok daha eski bir uygarlıktan kaldığını gösterdiğini savunur.
Bilimle ilişkisi: astronomlar ne diyor?
Gökyüzü ile anıtlar arasındaki bu iddialar, bir astronomi kavramına dayanır: presesyon (eksen yalpası). Dünya'nın dönme ekseni bir topacınki gibi yavaşça yalpalar ve yaklaşık 26 bin yılda bir tam tur atar. Bu yüzden yıldızların ufuktaki konumu ve gece-gündüz eşitliğinde Güneş'in doğduğu takımyıldız, binlerce yıl içinde değişir; bugünkü Kutup Yıldızı da bu nedenle her zaman kutup yıldızı değildi. Hancock ve Bauval'ın tarihlemesi, gökyüzünü bu döngüde geriye sararak elde edilir.
Astronomlar bu hesabı ayrıntılı biçimde sınadı. Los Angeles'taki Griffith Gözlemevi'nden Ed Krupp ile Cape Town Üniversitesi'nden Tony Fairall, planetaryum düzenekleriyle o dönemin gökyüzünü bağımsız olarak yeniden kurdu. Fairall'a göre piramitler yön olarak ana yönlere bir derecenin kesirleri kadar uyumlu olsa da yıldız eşleşmesi beş dereceden fazla sapıyor. Krupp ise piramitlerin oluşturduğu hafif kırık çizginin kuzeye, Orion Kemeri'ndeki kırılmanın güneye doğru olduğunu; ikisini çakıştırmak için birinin baş aşağı çevrilmesi gerektiğini gösterdi. Mısırbilimciler ve jeologların büyük çoğunluğu da Sfenks için önerilen erken tarihi kabul etmez.
Konu 1999'da BBC'nin Horizon belgesel dizisinin "Atlantis Reborn" bölümüne taşındı. Program, yeterince nokta seçilip hepsinin uyması gerekmediğinde hemen her deseni bulmanın mümkün olduğunu savundu. Hancock ve Bauval'ın şikâyeti üzerine Yayın Standartları Komisyonu, Kasım 2000'de on ana şikâyetten yalnız birini haklı buldu: Programda Krupp'un argümanına verdikleri yanıta yer verilmemişti. Komisyon, Angkor tapınakları ve Sfenks dahil diğer konulardaki eleştirilerin haksız olmadığına karar verdi. BBC, düzeltilmiş Atlantis Reborn Again bölümünü 14 Aralık 2000'de yayımladı; bu bölümde de Krupp, Fairall ve Mısırbilimci Kate Spence kurama ciddi itirazlarını sürdürdü.
Daha geniş çerçevede, akademik çevreler Hancock'un çalışmalarını sözde arkeoloji (psödoarkeoloji) olarak nitelendirir: önceden belirlenmiş sonuca uyan kanıtların seçildiği, karşı kanıtların göz ardı edildiği eleştirisi yaygındır. Eski uygarlıkların başarılarını dış kaynaklı bir bilgiye bağlayan bu tür iddiaların genel değerlendirmesi, antik astronot iddiaları yazımızda da ele alınıyor.
Etkisi
Faiia'nın asıl katkısı görseldir. Etiyopya'dan Paskalya Adası'na, Angkor'dan su altındaki kıyı kalıntılarına uzanan fotoğrafları, okurların pek çoğunun göremeyeceği eski mekânları geniş bir kitleye tanıttı ve Hancock'un kitaplarının uluslararası başarısında önemli bir yer tuttu. Hancock'un resmî biyografisi, Heaven's Mirror'ın 1 numaralı çok satanlar arasına girdiğini belirtir.
Öte yandan bu fotoğraflar, bilim çevrelerinin kabul etmediği bir anlatının parçası olarak dolaşıma girdi. Arkeoastronomi, yani eski toplumların gökyüzünü nasıl gözlediğini ve yapılarını göğe göre nasıl yönlendirdiğini inceleyen bilim dalı, gerçek ve ilgi çekici bulgular sunar; ancak bu bulgular kazı verisi, tarihleme ve dikkatli istatistikle desteklenir. Faiia'nın görüntüleri, eski insanların gökyüzüne duyduğu ilginin etkileyici bir belgesi olarak değerlidir; aynı görüntülerin kanıtladığı öne sürülen "kayıp uygarlık" tezi ise bugün bilimsel destek bulmamaktadır.















