Samuel R. Delany
Babel-17, Nova ve Triton'un yazarı Samuel R. Delany, dil, kimlik ve toplum sorularını uzaya taşıyan Yeni Dalga bilimkurgusunun öncüsü ve SFWA Büyük Ustası.
- Doğum tarihi
- 1 Nisan 1942
- Ülke
- ABD
- Görevi
- Bilimkurgu yazarı, eleştirmen ve edebiyat profesörü
- Rolü
- Yazar
Samuel R. Delany kimdir?
Samuel R. Delany (Samuel Ray Delany Jr., d. 1 Nisan 1942, Harlem, New York), Amerikalı bilimkurgu yazarı, eleştirmen ve edebiyat profesörüdür. Babel-17, The Einstein Intersection, Nova, Dhalgren, Triton ve Stars in My Pocket Like Grains of Sand gibi romanlarıyla 1960'larda bilimkurguyu dil, kimlik ve toplum üzerine düşünen bir edebiyata dönüştüren Yeni Dalga (New Wave) kuşağının en önemli adlarından biri sayılır. Dört Nebula ve iki Hugo ödülü kazandı; 2013'te Amerika Bilimkurgu Yazarları Birliği (SFWA) tarafından 30. Büyük Usta (Grand Master) seçildi.
Delany'nin adı bugün hem afrofütürizmin (siyah deneyimini gelecek ve teknoloji tahayyülüyle buluşturan akım) öncülerinden biri olarak hem de bilimkurgu eleştirisine getirdiği kuramsal bakışla anılır. Romanlarında uzay, yıldızlar arası ticaret ve uzak gezegenler çoğu zaman bir dekordan ibaret değildir; Delany bu dekoru, dilin düşünceyi nasıl biçimlendirdiğini, toplumların farklılıkla nasıl baş ettiğini sorgulamak için kullanır.
Hayatı
Delany, New York'un Harlem semtinde orta sınıf bir ailede büyüdü. Babası Samuel Ray Delany Sr., Harlem'in 7. Cadde'sindeki Levy & Delany cenaze evini işletiyordu. Burslu olarak özel Dalton School'a, ardından üstün yetenekli öğrencilerin seçildiği Bronx High School of Science'a gitti. İlk yayımlanan öyküsü "Salt", 1960'ta okulun edebiyat dergisi Dynamo'da çıktı.
Babası Ekim 1960'ta akciğer kanserinden öldü. Ağustos 1961'de şair ve çevirmen Marilyn Hacker'la evlendi; çift New York'un East Village semtine yerleşti. Hacker o sırada Ace Books'ta yardımcı editördü ve Delany'nin bilimkurgu yazarı olarak yayımlanmasında onun aracılığı etkili oldu. City College of New York'ta tek bir dönem okuduktan sonra ayrılan Delany, ilk romanı The Jewels of Aptor'u 19 yaşında bitirdi; kitap 1962'de, yazarı 20 yaşındayken yayımlandı. Çiftin evliliği 1980'de sona erdi; kızları Iva Hacker-Delany 1974'te doğdu.
1966'da beş aylık bir Avrupa ve Akdeniz yolculuğuna çıktı; Fransa, İngiltere, İtalya ve Yunanistan'ın yanı sıra Türkiye'de de bulundu ve The Einstein Intersection'ı bu yolculuk sırasında yazdı. 1975'te edebiyat eleştirmeni Leslie Fiedler'in daveti üzerine Buffalo'daki New York Eyalet Üniversitesi'nde konuk profesör olarak ders verdi. Ocak 1975'ten Mayıs 2015'e uzanan akademik kariyeri boyunca SUNY Buffalo, SUNY Albany, Massachusetts Amherst Üniversitesi (11 yıl karşılaştırmalı edebiyat profesörü) ve Temple Üniversitesi'nde İngiliz edebiyatı, karşılaştırmalı edebiyat ve yaratıcı yazarlık dersleri verdi. Temple'dan Nisan 2015'te emekli oldu. 2007'de hayatı, Fred Barney Taylor'ın yönettiği The Polymath adlı belgesele konu oldu.
Uzay ve bilimkurgu eserleri
İlk dönem: The Fall of the Towers'tan Babel-17'ye
Delany, The Jewels of Aptor'un ardından The Fall of the Towers üçlemesini ve The Ballad of Beta-2'yi yazdı. Asıl çıkışını Mayıs 1966'da Ace Books'tan çıkan Babel-17 ile yaptı. Romanda yıldızlar arası bir savaşın ortasında şair ve dilbilimci Rydra Wong, düşmanın kullandığı sanılan gizemli bir dili, Babel-17'yi çözmekle görevlendirilir. Wong zamanla bu dilde "ben" ve "sen" kavramlarının bulunmadığını, dili konuşanların farkına varmadan sabotajcıya dönüştüğünü keşfeder. Delany romanı yazarken dilin düşünceyi ve algıyı biçimlendirdiğini öne süren Sapir-Whorf hipotezini benimsemişti; sonradan bu yaklaşımı yetersiz bulduğunu söyledi. Dil ile düşünce ilişkisinin bilimkurgudaki en bilinen örneklerinden biri olan bu tema, yıllar sonra Geliş (Arrival) gibi yapımlarda yeniden işlendi; konunun dilbilimdeki karşılığı uzaylı diliyle konuşma üzerine yazımızda ele alınıyor. Babel-17, 1966 Nebula En İyi Roman ödülünü Daniel Keyes'in Algernon'a Çiçekler'iyle paylaştı.
The Einstein Intersection ve Nova
1967'de yayımlanan The Einstein Intersection, insanların artık bulunmadığı bir Dünya'da geçer. Eski radyasyonun yol açtığı genetik mutasyonlarla boğuşan insansı varlıklar, insan uygarlığını taklit eder ve onun mitlerini yeniden yaşar; kahraman Lo Lobey'in yolculuğu Orpheus mitine dayanır. Yayıncı, Delany'nin önerdiği A Fabulous, Formless Darkness adını ticari kaygıyla değiştirdi; seçilen ad Einstein'ın görelilik kuramı ile Gödel'in matematiğinin kesişimine gönderme yapar. Roman 1967 Nebula En İyi Roman ödülünü kazandı.
1968'de Doubleday'den çıkan Nova, 3172 yılında geçen bir uzay operasıdır. Yıldız gemisi kaptanı Lorq Von Ray, evrendeki en değerli enerji kaynağı olan Illyrion'u ele geçirmek için patlayan bir yıldızın, bir novanın içinden geçmeyi göze alır. Romanda insanlar bedenlerine takılan soketlerle makinelere doğrudan bağlanıp onları yönetir. Bu yüzden Nova, siberpunk akımının başlıca öncüllerinden biri olarak görülür; William Gibson da Delany'nin etkisini anmıştır. Eleştirmenler romanı Alfred Bester'in The Stars My Destination'ı ile Gibson'ın Neuromancer'ı arasındaki üslup köprüsü olarak tanımlar.
Dhalgren ve Triton
1975'te yayımlanan Dhalgren, Amerika'nın orta batısında, açıklanmayan bir felaketten sonra dünyadan kopmuş Bellona kentinde geçer. Gökyüzünde imkânsız astronomik olayların yaşandığı, sokakların yer değiştirdiği bu kentte kısmi hafıza kaybı yaşayan "Kid" adlı bir gezgini izleriz. Bilimkurgu çevresinde hem büyük övgü hem sert eleştiri alan roman, bir milyondan fazla sattı.
1976'da çıkan Triton (sonradan Trouble on Triton: An Ambiguous Heterotopia adıyla yeniden basıldı), Neptün'ün uydusu Triton'da kurulmuş bir gelecek toplumunu anlatır. Mars'tan gelen Bron Helstrom, insanların görünüşlerini, cinsiyetlerini ve cinsel yönelimlerini isteğe göre değiştirebildiği aşırı özgürlükçü bu topluma uyum sağlamakta zorlanır. Alt başlık, Ursula K. Le Guin'in "belirsiz bir ütopya" alt başlıklı Mülksüzler'ine bilinçli bir yanıttır; "heterotopya" kavramı ise Michel Foucault'dan alınmıştır. Roman 1976'da Nebula'ya aday oldu.
Stars in My Pocket Like Grains of Sand
1984 tarihli Stars in My Pocket Like Grains of Sand, gezegeni Rhyonon yok olan tek kurtulan Rat Korga ile Velm gezegenindeki diplomat Marq Dyeth'in hikâyesidir. Dünyalar arasındaki bilgi akışını yöneten "Ağ" (Web) onları bir araya getirir; arka planda toplumsal çeşitliliği savunan Sygn ile geleneksel düzeni dayatan Family arasındaki galaktik çekişme sürer. Delany kitabı iki ciltlik bir eserin ilk yarısı olarak tasarlamıştı; devamı The Splendor and Misery of Bodies, of Cities hiç tamamlanmadı. Edebiyat kuramcısı Fredric Jameson bu kitabı Delany'nin en iyi romanı saydı.
Delany'nin bilimkurgu dışındaki külliyatı da geniştir: Return to Nevèrÿon fantastik dizisi (1979-1987), 2012'de doğum gününde yayımlanan Through the Valley of the Nest of Spiders, eleştiri kitapları The Jewel-Hinged Jaw (1977) ve Starboard Wine (1984), anı kitabı The Motion of Light in Water (1988) ve kent incelemesi Times Square Red, Times Square Blue (1999) bunların başında gelir.
Bilimle ilişkisi
Delany bir bilim insanı değildir; ancak eserleri bilimin üç alanıyla sürekli konuşur. Birincisi dilbilimdir: Babel-17, dilin düşünceyi belirleyip belirlemediği tartışmasını, yani Sapir-Whorf hipotezini romanın kalbine yerleştirir ve bu soruyu geniş okur kitlesine taşır. İkincisi bilgisayar ve insan-makine etkileşimidir: Nova'daki soketler, beyin-bilgisayar arayüzlerinin gerçek laboratuvarlarda konuşulmasından onlarca yıl önce, insan sinir sisteminin makinelerle doğrudan bağlanabileceği fikrini işler. Üçüncüsü gezegen bilimi ve astronomidir: Triton, insanların dış Güneş Sistemi'nde, Neptün'ün uydusunda yaşadığı bir geleceği; Nova ise yıldız patlamalarını bir enerji kaynağı olarak hayal eder. Gerçek astronomide nova, bir yıldızın yüzeyinde ani bir parlamayla gerçekleşen patlamadır ve süpernovalardan farklı bir olaydır; Delany'nin romanında ise bu kavram, yıkım ile yaratımın birlikte yaşandığı bir değişim imgesine dönüşür.
Bilimle kurduğu bu bağ, 2021'de Arthur C. Clarke Vakfı'nın "Toplum Hizmetinde Hayal Gücü" ödülüyle de tanındı. Vakıf ödülü Delany'ye bilimkurgu, eleştiri ve bilimkurgunun toplumla ilişkisine dair denemelerine yaptığı katkılar için verdi.
Ödülleri
- Nebula Ödülü: Babel-17 (1966, En İyi Roman, Daniel Keyes'le paylaşıldı), The Einstein Intersection (1967, En İyi Roman), "Aye, and Gomorrah..." (En İyi Öykü) ve "Time Considered as a Helix of Semi-Precious Stones" ile toplam dört Nebula.
- Hugo Ödülü: "Time Considered as a Helix of Semi-Precious Stones" (1970, En İyi Öykü) ve anı kitabı The Motion of Light in Water ile iki Hugo.
- Pilgrim Ödülü (1985): Bilimkurgu Araştırmaları Derneği'nin (SFRA) bilimkurgu incelemelerine yaşam boyu katkı ödülü.
- Bilimkurgu ve Fantastik Edebiyat Onur Listesi (2002).
- J. Lloyd Eaton Yaşam Boyu Başarı Ödülü (2010, Kaliforniya Üniversitesi Riverside).
- SFWA Büyük Usta (2013, 30. Büyük Usta).
- New York Eyaleti Yazarlar Onur Listesi (2016).
- Anisfield-Wolf Yaşam Boyu Başarı Ödülü (2021) ve Dünya Fantastik Edebiyat Ödülü, Yaşam Boyu Başarı (2022).
Etkisi
Delany'nin etkisi üç yönde hissedilir. Birincisi üsluptur: yoğun imgeleri, şiirsel dili ve yapısal deneyleriyle bilimkurgunun "edebî" olabileceğini kanıtlayan yazarlardan biri oldu. Eleştirmen Algis Budrys onu Nova yayımlandığında "dünyanın en iyi bilimkurgu yazarı" diye nitelemişti. İkincisi temsildir: siyah ve eşcinsel bir yazar olarak, beyaz ve erkek kahramanların baskın olduğu bir türe farklı kimliklerden karakterler taşıdı; Nova'nın Norveçli baba ile Senegalli annenin oğlu olan kahramanı bu yüzden bir dönem Analog dergisince reddedilmişti. Bugün afrofütürist yazarlar onu öncüleri arasında sayar. Üçüncüsü kuramdır: The Jewel-Hinged Jaw ve Starboard Wine ile bilimkurgunun dilini ve okuma biçimini inceleyen eleştiri kitapları, türün akademide ciddiye alınmasına katkı yaptı.
Nova'nın sinir soketlerinden Neuromancer'ın siberuzayına, Triton'un cinsiyet ve kimlik deneylerinden günümüz bilimkurgusunun toplumsal sorularına uzanan çizgide Delany'nin izi açıkça görülür. Uzayı yalnızca keşfedilecek bir yer olarak değil, insan toplumlarının kendilerini yeniden düşünebileceği bir ayna olarak kullanması, onu türün en çok incelenen yazarlarından biri yaptı.















