Charles Fort
Açıklanamayan olayları derleyen Amerikalı yazar Charles Fort, gökteki tuhaf ışıkların uzaylı araçları olabileceğini erkenden ileri sürdü, 'teleportasyon' terimini türetti ve bilimkurguyu derinden etkiledi.
- Doğum tarihi
- 6 Ağustos 1874
- Ülke
- ABD
- Görevi
- Yazar ve anormal olaylar araştırmacısı
- Rolü
- Yazar
- Ölüm tarihi
- 3 Mayıs 1932
Charles Fort kimdir?
Charles Hoy Fort (6 Ağustos 1874, Albany, New York - 3 Mayıs 1932, New York), bilimin açıklayamadığı ya da görmezden geldiği olayları derleyen Amerikalı yazar ve araştırmacıdır. Gökten kurbağa ve balık yağması, gökyüzünde görülen açıklanamayan ışıklar, kaybolan insanlar gibi binlerce tuhaf haberi gazete ve bilim dergilerinden topladı ve 1919'da yayımlanan The Book of the Damned (Lanetlilerin kitabı) başta olmak üzere dört kitapta yayımladı. Bu tür olaylara bugün onun adından türetilen "Fortean" (Fortçu) sıfatıyla anılır.
Fort bir bilimkurgu yazarı değildi; ama gökyüzündeki tuhaf cisimlerin başka dünyalardan gelen araçlar olabileceğini ilk dile getirenlerden biri olması ve bilim insanlarına yönelttiği alaycı şüphecilik, onu bilimkurgunun ve UFO kültürünün en etkili habercilerinden biri yaptı. Görüşleri bilimsel olarak kabul görmez; değeri, bir fikir kaynağı ve kültürel bir figür olmasından gelir.
Hayatı
Fort, Hollanda kökenli bir ailenin çocuğu olarak Albany'de doğdu. Bakkal olan babası otoriter bir adamdı; Fort yayımlanmamış otobiyografisi Many Parts'ta babasından gördüğü fiziksel şiddeti anlatır. Biyografisini yazan bilimkurgu yazarı Damon Knight, Fort'un otoriteye güvensizliğinin bu çocukluktan kaynaklandığını öne sürdü. Gençliğinde doğa bilimci olmak istedi; deniz kabuğu, mineral ve kuş topladı. Meraklı ve zeki olmasına karşın iyi bir öğrenci değildi; bilgisinin çoğunu kendi okumalarıyla edindi.
18 yaşında, kendi deyişiyle "deneyim bankasına sermaye koymak" için dünya turuna çıktı; ABD'nin batısını, İskoçya ve İngiltere'yi dolaştı, güney Afrika'da hastalanınca geri döndü. Onu iyileştiren çocukluk arkadaşı Anna Filing ile 26 Ekim 1896'da evlendi. Çift uzun yıllar Bronx'ta yoksulluk içinde yaşadı; Fort gazete ve dergilere öyküler yazarak geçinmeye çalıştı. 1906'da anormal olaylarla ilgili haberleri toplamaya başladı.
Fort on roman yazdı ama yalnızca biri, 1909'da çıkan The Outcast Manufacturers yayımlandı; eleştirmenler beğendi ama kitap satmadı. 1916'da amcası Frank A. Fort'un ölümüyle gelen mütevazı bir miras, ona işlerini bırakıp tümüyle yazmaya yetecek parayı sağladı. 1915'te başladığı X ve Y adlı iki kitabın ilki, Mars'taki varlıkların Dünya'daki olayları yönettiği fikrini, ikincisi Güney Kutbu'nda yaşayan uğursuz bir uygarlığı işliyordu. Ünlü romancı Theodore Dreiser bu kitapları yayımlatmaya çalıştı ama başaramadı; Fort da elyazmalarını yaktı. Ardından hayatını değiştirecek kitaba, The Book of the Damned'e başladı ve kitap Dreiser'in yardımıyla 1919'da yayımlandı.
Fort ve eşi 1920 ile 1928 arasında aralıklarla Londra'da yaşadı; Fort günlerini British Museum'un okuma salonunda geçirdi. New York'ta ise Beşinci Cadde'deki halk kütüphanesinde dünyanın dört bir yanından bilim dergilerini ve gazeteleri taradı. Notlarını kartlara ve kâğıt parçalarına yazıp ayakkabı kutularında sakladı; bir öyküsünde 48 bin kadar notu yakmayı düşündüğünü anlatır. Sağlığı bozulup gözleri zayıfladığında doktorlara güvenmediği için tedavi olmadı. 3 Mayıs 1932'de yere yığılarak hastaneye kaldırıldı; aynı gün yayıncısı ona son kitabı Wild Talents'ın ilk baskılarını gösterdi. Fort birkaç saat sonra, büyük olasılıkla lösemiden öldü.
Gökyüzü, uzay ve "lanetli veriler"
Fort'un dört kitabı The Book of the Damned (1919), New Lands (1923), Lo! (1931) ve Wild Talents (1932) adını taşır. "Lanetliler" dediği şey, bilimin açıklayamadığı için dışladığı ya da görmezden geldiği verilerdi. Fort bu verileri sıralarken bilim insanlarının kesinlik iddiasıyla ve gazetecilerin her şeyi akla yatkın bir açıklamaya bağlama alışkanlığıyla alay etti.
Uzayla en doğrudan ilgili kitabı New Lands'tir. Fort bu kitapta astronomlara yöneltir oklarını: Gerçekleşmeyen tahminlerini sıralar, açıklanamamış "gizemli" yıldız ve gezegen gözlemlerini aktarır. Kitabın ikinci bölümünde, gökyüzünde görülen kara parçası, insan ve hayvan "serapları" gibi haberlerden yola çıkarak Dünya'nın üstünde kıtalar bulunduğunu ileri sürer. Fort'un, dünyevi nesnelerin toplanıp sonra Dünya'ya yağdığı hayalî bir "Süper Sargasso Denizi" fikri de burada genişler. Bu kitap, Fort'un en az beğenilen eseri sayılır; gökteki kıtalar gibi spekülasyonları, ciddi mi şaka mı olduğu belli olmayan biçimde yazıldığından bugün çok eskimiş görünür.
Lo! astronomiye en sert saldırıyı içeren kitabıdır. Başlık, Fort'un gözünde gökteki olayları erkenden ve fazla kesinlikle ilan eden astronomlarla alay eder. Fort bu kitapta, bugün çok yaygın olan "teleportasyon" (ışınlanma) terimini ilk kez kullandı. Kitabın son bölümünde Dünya'nın uzayda hareketsiz durduğu ve "düşünülemeyecek kadar uzak olmayan" katı bir kabukla çevrili olduğu bir kozmoloji önerir. Bu modelin, Dünya'nın Güneş çevresinde dolandığını gösteren yüzyılların gözlemleriyle hiçbir ilgisi yoktur; Fort'un ne kadarına kendisinin inandığı da belirsizdir.
Fort'un uzay kültürüne asıl mirası, gökyüzünde görülen tuhaf ışıkların ve cisimlerin başka dünyalardan gelen araçlar olabileceği fikridir. Fort, The Book of the Damned ve sonraki iki kitabında, başka dünyalardan gelen ziyaretçilerin Dünya'yı gözlediğini öne sürdü. Açıklanamayan kaybolmaları uzaylıların insan kaçırmasıyla açıklayan belki de ilk kişiydi. Haziran ve Temmuz 1947'de "uçan daire" haberleri ABD basınını sardığında, gazeteler Fort'un derlediği eski gözlem haberlerini sık sık andı. Bugünkü bilimsel dünya dışı yaşam arayışı ise Fort'un anekdot derlemesinden tümüyle farklı bir yol izler: Radyo teleskoplarla sinyal arar, ötegezegenlerin atmosferinde yaşam izi kollar.
Bilimle ilişkisi
Fort'un bilimle ilişkisi baştan sona çatışmalıdır. Kendi dönemindeki bilimsel pozitivizmin, yani yalnızca gözlem ve deneyle doğrulanmış bilgiyi geçerli sayan yaklaşımın iddialarını alaya aldı. Önerdiği açıklamaların da en az bilim insanlarınınkiler kadar verilere uyduğunu söyleyerek kendi kuramlarını bile ciddiye almadığını ima etti; yazdıklarının hiçbirine inanmadığını açıkça belirtti.
Yorumcular onu farklı biçimlerde değerlendirdi. İngiliz yazar Colin Wilson, Fort'un açıklamalarının çoğunu ciddiye almadığından şüphelendi, üslubunu neredeyse okunamaz buldu ama derlediği olayların şaşırtıcı olduğunu kabul etti. Wilson'a göre Fort'un asıl dersi, mucizelere inanma ihtiyacı duyanlarla inanmama ihtiyacı duyanların aynı ölçüde önyargılı olabileceğiydi. UFO tarihçisi Jerome Clark ise onu, insanların ve özellikle bilim insanlarının kesin bilgi iddialarına derinden şüpheyle bakan bir hicivci olarak tanımladı. Ünlü şüpheci Martin Gardner de 1957 tarihli Fads and Fallacies in the Name of Science (Bilim adına modalar ve yanılgılar) kitabında Fort'a bir bölüm ayırdı. Din bilimciler Jeffrey J. Kripal ve Joseph P. Laycock ise Fort'u "paranormal" kavramının tanımlanmasına öncülük eden bir düşünür olarak görür. Şüpheci düşünmenin yöntemini merak edenler Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı sayfasına bakabilir.
Fortean Society ve takipçileri
Fort hayattayken bir hayran kitlesi edindi. 26 Ocak 1931'de New York'taki Savoy-Plaza Oteli'nde Dreiser, senarist Ben Hecht ve Alexander Woollcott gibi yazarların katılımıyla Fortean Society (Fort Derneği) kuruldu. Fort, otoriteye karşı tutumu gereği derneğe karşı çıktı ve başkanlığı reddetti; açılışa sahte telgraflarla çağrılmıştı. Derneğin üyeleri arasında Damon Knight ve Eric Frank Russell gibi bilimkurgu yazarları da vardı. Kasım 1973'te The News adıyla çıkmaya başlayan ve 1976'da adını alan Fortean Times dergisi, bugün de onun adını taşır.
Bilimkurguya etkisi
Fort'un derlemeleri pek çok bilimkurgu yazarına fikir kaynağı oldu. Eric Frank Russell, 1939'da ilk kez yayımlanan ve sonradan Sinister Barrier adını alan romanında Fort'u açıkça ilham kaynağı olarak gösterdi ve onun verilerinden bazılarını hikâyeye kattı. Alfred Bester, ışınlanma temalı The Stars My Destination romanında ilk ışınlanan kişiye "Charles Fort Jaunte" adını vererek terimin yaratıcısını andı. Philip K. Dick, Robert Heinlein (Türkçede Yaban Diyarlarda Yabancı ile bilinir) ve Robert Anton Wilson da Fort'un okurları arasındaydı. Stephen King, Firestarter romanında Fort'un Wild Talents kitabına gönderme yaptı.
Etki sinemaya da uzandı: Paul Thomas Anderson'ın 1999 yapımı Magnolia filmindeki ünlü kurbağa yağmuru sahnesi Fort'un derlemelerinden esinlenir ve film jeneriğinde Fort'a adıyla teşekkür edilir. Tarihçi Mitch Horowitz, Fort'un paranormal haberciliğe öncülük ederek daha önce tanınmayan bir tür yarattığını söyler. Bu türün sonraki popüler örnekleri arasında, iddiaları bilimsel incelemeyle çürütülen Tanrıların Arabaları ve Bermuda Şeytan Üçgeni gibi kitaplar da vardır. Fort'un kendisi ise inanmaktan çok sorgulamayı savunan, otoriteye her biçimiyle kuşkuyla bakan bir yazar olarak hatırlanır.

















