Kayıp Ay / Lost Moon (Jim Lovell, Jeffrey Kluger): Apollo 13 kitabı ve filmi
Apollo 13'ün komutanı Jim Lovell ile gazeteci Jeffrey Kluger'ın 1994 tarihli Kayıp Ay kitabı: konusu, görevin özeti, patlamanın ve kurtuluşun bilimi, Tom Hanks'li film uyarlaması.
- Tür
- İnceleme / belgesel
- Yazar
- Jim Lovell
- İlk yayın yılı
- 1994
- Sayfa
- 378
- Filmi / dizisi
- Sayfasını aç →
Kayıp Ay (Lost Moon: The Perilous Voyage of Apollo 13), Apollo 13'ün komutanı astronot Jim Lovell ile bilim gazetecisi Jeffrey Kluger'ın birlikte yazdığı, görevin hikâyesini içeriden anlatan belgesel bir kitaptır. Ekim 1994'te Houghton Mifflin tarafından ciltli olarak yayımlandı; bir yıl sonra Pocket Books cep baskısını doğrudan "Apollo 13" adıyla çıkardı. Bu ad değişikliğinin nedeni açıktır: kitap, Ron Howard'ın yönettiği ve Tom Hanks'in Lovell'ı canlandırdığı 1995 yapımı Apollo 13 filminin kaynağıdır.
Kitap ne anlatıyor?
Nisan 1970'te Ay'a iniş yapmak üzere yola çıkan Apollo 13'te, Dünya'dan yüz binlerce kilometre uzaktayken bir oksijen tankı patlar. Ay'a iniş hayali birkaç dakika içinde biter; geriye tek bir soru kalır: üç astronot sağ dönebilecek mi? Kayıp Ay, bu dört günlük kurtarma hikâyesini hem uzay aracının içinden hem de Houston'daki Görev Kontrol'ün masalarından anlatır.
Kitap yalnız görevle sınırlı kalmaz. Lovell'ın deneyimi üzerinden Apollo programının arka planını kurar: 1967'de üç astronotun hayatını kaybettiği Apollo 1 yangınını, Lovell'ın da ekipte bulunduğu ve insanları ilk kez Ay'ın çevresine götüren Apollo 8 görevini, astronot ailelerinin yerde yaşadıklarını. Anlatımın asıl gücü, uçuş kontrolörlerinin Ay'a iniş için tasarlanmış küçük bir aracı nasıl bir "cankurtaran filikasına" çevirdiğini adım adım göstermesidir. Kirkus Reviews, kitabın teknik ayrıntıyı insan hikâyesiyle dengeleyen anlatımını övmüş ve okura insanlı uzay uçuşuna duyulan hayranlığı yeniden hissettirdiğini yazmıştı.
Kitabın özeti
Bu bölüm kitabın sonunu da anlatır.
Kitap, görevin perde arkasından başlar. Apollo 13'ün komuta modülü pilotu Ken Mattingly, kızamıkçığa (rubella) maruz kaldığı için fırlatmadan iki gün önce ekipten çıkarılır; yerine yedek ekipten Jack Swigert geçer. Lovell, Swigert ve ay modülü pilotu Fred Haise, 11 Nisan 1970'te fırlatılır. Yolculuğun ilk iki günü sorunsuz geçer.
13 Nisan akşamı, görevin yaklaşık 56. saatinde servis modülündeki iki numaralı oksijen tankı patlar. Swigert'in Houston'a "bir sorunumuz oldu" diye bildirdiği an, uzay tarihinin en bilinen cümlelerinden birine dönüşür; Lovell da aynı cümleyi tekrarlar. Kısa sürede komuta modülü Odyssey'in elektrik ve oksijen kaynaklarının hızla tükendiği anlaşılır. Ay'a iniş iptal edilir; mürettebat, Ay'a inmek için tasarlanmış ay modülü Aquarius'a geçer.
Kitabın büyük bölümü bu dar araçta geçen günleri ve yerdeki çözüm arayışını anlatır. Aquarius iki kişinin kısa bir süre kalması için yapılmıştır; şimdi üç kişiyi günlerce yaşatması gerekir. Görev Kontrol, aracın sınırlı gücünü idareli kullanmak için sistemlerin çoğunu kapattırır ve araç soğur. Karbondioksit tehlikeli düzeye çıkmaya başlayınca mühendisler, komuta modülünün karbondioksit filtre kutularını ay modülünün yuvalarına uyduracak bir aparatı, araçtaki prosedür kılavuzlarının kapaklarından ve koli bandından yapmayı tarif eder; mürettebat bunu uzayda kurar.
Dönüş için önce Aquarius'un iniş motoruyla araç yeniden Dünya'ya dönen bir yörüngeye sokulur. Ay'ın arkasından geçildikten iki saat sonra yapılan ikinci bir ateşleme, "PC+2", dönüşü hızlandırır. Bu geçiş sırasında Apollo 13 ekibi Dünya'dan 400.171 km uzaklaşarak insanların ulaştığı en uzak noktanın rekorunu kırar. Son saatlerde mürettebat donmuş komuta modülünü yeniden çalıştırır, hasarlı servis modülünü ve ardından Aquarius'u bırakır. Odyssey, 17 Nisan 1970'te Güney Pasifik'e, kurtarma gemisi USS Iwo Jima'nın 6,5 km yakınına iner. Kurtuluşun ardından kazanın nedenini bulmak için bir soruşturma başlatılır. Başlıktaki "kayıp Ay" ise Lovell'ın kaçırdığı inişe işaret eder: Apollo 13 onun son uzay uçuşu oldu ve Ay'a ayak basma fırsatı bir daha gelmedi.
Yazarlar ve yazıldığı dönem
Jim Lovell 25 Mart 1928'de Cleveland'da doğdu. 1952'de ABD Deniz Harp Okulu'nu bitirdi, deniz pilotu ve test pilotu oldu. Gemini 7 (1965), Gemini 12 (1966), Apollo 8 (1968) ve Apollo 13 (1970) ile uzaya dört kez giden ilk insan oldu; Ay'a iki kez gitti ama bir kez bile inemedi. 1 Mart 1973'te hem donanmadan hem NASA'dan albay rütbesiyle emekli oldu. Kongre Uzay Onur Madalyası ve Başkanlık Özgürlük Madalyası sahibiydi. 7 Ağustos 2025'te 97 yaşında öldü.
Jeffrey Kluger 1954'te doğdu. 1987-1996 yılları arasında Discover dergisinde mizahi bir köşe yazdı, ardından Time dergisine geçti ve 1996'dan bu yana orada genel yayın editörü (editor at large) olarak çalışıyor; dergi için 45'ten fazla kapak yazısı yazdı. Kluger, Lovell'a ortak bir kitap fikriyle 1991'de gitti. Kayıp Ay'dan sonra uzay tarihi üzerine yazmayı sürdürdü; 2017'de Apollo 8'i anlatan bir kitap da yayımladı.
Kitabın yazıldığı yıllar, Apollo görevlerinin ardından yirmi yılı aşkın bir zaman geçtiği ve görevlerin kahramanlarının kendi hikâyelerini anlatmaya başladığı bir döneme denk gelir. Kitabın film hakları, kitap henüz yazılmadan önce yapımcılara sunulmaya başlamıştı; bu da Apollo 13 hikâyesinin sinema için ne kadar güçlü görüldüğünü gösterir.
Kitaptaki bilim
Tank neden patladı?
Kazayı inceleyen ve Langley Araştırma Merkezi müdürü Edgar Cortright'ın başkanlığında, Neil Armstrong'un da üyesi olduğu komisyon, raporunu 15 Haziran 1970'te yayımladı. Sorunun kökü yerdeki testlere uzanıyordu. Tankın içindeki ısıtıcıyı koruyan termostatik anahtarlar 28 voltluk gerilime göre yapılmıştı, ama Kennedy Uzay Merkezi'ndeki yer testlerinde 65 voltla beslendiler. Anahtarlar bozuldu ve tankın içindeki sıcaklık yaklaşık 540 °C'ye çıktı. Bu ısı tanktaki kabloların Teflon yalıtımına zarar verdi. Uçuş sırasında hasarlı kablolar kısa devre yaptı, saf oksijenle dolu tankta yangın başladı ve tank patladı. Kitap bu zinciri, bir uzay aracında küçük bir ihmalin nasıl büyük bir felakete dönüşebileceğinin örneği olarak anlatır.
Cankurtaran filikası ve hava
Ay modülü, Ay yüzeyine inip kalkmak için tasarlanmış hafif bir araçtı; ama kendi motoru, bataryaları, oksijeni ve suyu vardı. Apollo 13 ekibini kurtaran şey, bu kaynakların planlanandan çok daha uzun süre idareli kullanılmasıydı. Kapalı bir araçta insanlar oksijen tüketip karbondioksit üretir; Apollo araçlarında karbondioksit, lityum hidroksit içeren kutularla tutuluyordu. Sorun, iki modülün kutularının birbirine uymamasıydı. Yerde bulunan ve uzayda kurulan basit aparat, mühendislikte "elindekiyle çözmek" denen yaklaşımın simgesi oldu. Araçtaki soğuk, su ve elektrik hesabı Apollo 13'teki soğuk ve susuzluk gerçek miydi? yazısında ayrıntılı olarak ele alındı.
Ay'ın çevresinden dönüş
Kazadan sonra ekibin geri dönmesi için aracı doğrudan çevirmek mümkün değildi; servis modülünün ana motoruna güvenilemiyordu. Bunun yerine Ay'ın kütleçekiminden yararlanıldı: araç, Ay'ın çevresinden dolanıp kendiliğinden Dünya'ya geri düşen bir "serbest dönüş" yörüngesine sokuldu ve Ay'ın arkasından geçtikten sonra yapılan ateşlemeyle yolculuk kısaltıldı. Bu geçiş sırasında ulaşılan 400.171 km, 2026'da Artemis II'nin Ay turuna kadar insanların Dünya'dan en çok uzaklaştığı mesafe olarak kaldı. Apollo'dan Artemis'e uzanan Ay yolculuklarının geniş bir özeti Ay'a yolculuklar sayfasında bulunuyor.
Etkisi ve ödülleri
Kayıp Ay, görevin komutanının tanıklığını bir bilim gazetecisinin araştırmasıyla birleştirdiği için Apollo 13'ün temel anlatılarından biri oldu. Kitap, kazayı yalnız üç astronotun hikâyesi olarak değil, Houston'daki uçuş kontrolörlerinin, mühendislerin ve yerde bekleyen ailelerin hikâyesi olarak da anlattı. Asıl geniş etkisini ise sinema üzerinden gösterdi: uyarlaması, Görev Kontrol'deki isimsiz kahramanları astronotlar kadar görünür kıldı ve 1970'teki görevi, onu yaşamamış yeni bir kuşağa tanıttı.
Uyarlamaları
Kitabın uyarlaması olan Apollo 13, 30 Haziran 1995'te gösterime girdi. Yönetmen Ron Howard, senaristler William Broyles Jr. ve Al Reinert'tir. Tom Hanks Lovell'ı, Kevin Bacon Swigert'i, Bill Paxton Haise'i, Gary Sinise Mattingly'yi, Ed Harris de uçuş direktörü Gene Kranz'ı canlandırdı. Film, En İyi Film dahil dokuz Oscar adaylığı aldı; en iyi kurgu ve en iyi ses dallarında kazandı. Dünya genelinde 355,2 milyon dolar hasılat yaparak 1995'in en çok kazanan üçüncü filmi oldu. Gerçek Jim Lovell da filmde kısa bir rolle, kurtarma gemisi USS Iwo Jima'nın kaptanı olarak görünür.
Film diyaloglarda büyük ölçüde gerçek kayıtlara sadık kalır, ama bazı yerlerde dramatik değişiklikler yapar. Ünlü "Houston, bir sorunumuz var" cümlesi gerçekte geçmiş zamanla söylenmişti ve ilk olarak Swigert'in ağzından çıkmıştı; Kranz'a mal edilen "başarısızlık bir seçenek değil" sözü ise senaristlerin buluşudur. Film ile gerçek görev arasındaki farklar Apollo 13 filmi gerçek görevden ne kadar sapıyor? yazısında tek tek incelendi. Aynı görevi gerçek görüntülerle anlatan Apollo 13: Survival belgeseli de kitapla birlikte izlenebilir.
Kimlere uygun, nereden başlanır?
Kayıp Ay, uzay tarihine meraklı ama teknik bir arka planı olmayan okurlar için yazılmış bir kitaptır; terimler hikâyenin içinde açıklanır. Filmi izleyip "gerçekte ne oldu?" diye soranlar için doğal bir sonraki adımdır. Kitap bir gerilim romanı gibi okunur, ama her olay kayıtlara dayanır. Kitabın Türkçe bir baskısını bulamadık; İngilizce aslı "Lost Moon" ya da "Apollo 13" adlarıyla bulunabilir.
Apollo dönemini daha geniş bir çerçevede görmek isteyenler, kitabı Görev Kontrol ekibini anlatan Mission Control: The Unsung Heroes of Apollo belgeseliyle tamamlayabilir.






















