Galileo'nun yeni beyni testi geçti: ikinci nesil uydular yörüngede yeni sinyal üretebilecek
Avrupa'nın Galileo seyrüsefer sistemine katılacak 12 ikinci nesil uydunun sinyal üretim modülü Toulouse'daki testleri tamamladı. Modül, uydular yörüngedeyken yeniden programlanabilecek.

Avrupa'nın uydu seyrüsefer sistemi Galileo'nun ikinci nesil uydularında kullanılacak sinyal üretim modülü, Airbus Defence and Space tarafından Fransa'nın Toulouse kentinde yapılan testleri başarıyla tamamladı. Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) 20 Ekim'de yaptığı açıklamaya göre ESA, bu birimi uydunun seyrüsefer işlemlerini yöneten "beyin" olarak tanımlıyor.
Galileo Second Generation (G2) adı verilen ailede toplam 12 uydu bulunuyor ve bu uydular mevcut takımyıldızı güçlendirecek. ESA'nın açıklamasına göre altı G2 uydusu şu anda Almanya'nın Friedrichshafen kentindeki Airbus tesisinde, farklı bütünleştirme aşamalarında birleştiriliyor. Uyduları Airbus Defence and Space ile Thales Alenia Space birlikte üretiyor.
Sinyal üreteci ne işe yarıyor?
Bir seyrüsefer uydusunun temel görevi, son derece kararlı bir zaman bilgisini yeryüzündeki alıcılara ulaştırmaktır. Telefonunuzdaki ya da aracınızdaki alıcı, birden fazla uydudan gelen sinyallerin ulaşma süreleri arasındaki farkı ölçerek konumunu hesaplar. Bu yüzden zamanlamadaki küçük bir hata bile yerde metrelerce sapma anlamına gelir.
Sinyal üretim modülü, uydudaki atom saatlerinden gelen zaman verisini yorumlar ve bunu Dünya'daki kullanıcılara gönderilecek seyrüsefer sinyallerine dönüştürür. ESA bu birimi, uydunun seyrüsefer açısından işlem merkezi olarak tarif ediyor.
Yörüngede yeniden programlanabilmek neden önemli?
ESA'ya göre G2'nin sinyal üreteci, birinci nesildeki selefinden çok daha gelişmiş. Aynı anda birden fazla seyrüsefer sinyali üretebiliyor ve en önemlisi, uydu yörüngedeyken yeniden programlanarak yeni sinyaller oluşturabiliyor.
Bir uydu fırlatıldıktan sonra donanımına dokunmak mümkün olmadığı için bu esneklik uzun ömürlü bir sistemde büyük fark yaratıyor. ESA'nın açıklamasına göre yeniden yapılandırma yeteneği şu kazanımları hedefliyor:
- Karıştırma ve parazite karşı daha güçlü direnç,
- Alıcıların sinyali daha hızlı yakalaması,
- Daha yüksek konum doğruluğu,
- Bugün öngörülemeyen gelecekteki ihtiyaçlara uyum.
Seyrüsefer sinyallerinin kasıtlı olarak bozulması ya da sahte sinyallerle yanıltılması, son yıllarda havacılık ve denizcilikte giderek daha sık konuşulan bir sorun. Yazılımla güncellenebilen bir sinyal yapısı, böyle tehditlere karşı sistemin uydular değiştirilmeden geliştirilebilmesinin önünü açıyor. Bununla birlikte ESA, hangi yeni sinyallerin ne zaman devreye gireceğine dair ayrıntı vermedi.
G2 uydusunun diğer yenilikleri
Yeni nesil uydular yalnızca sinyal üreteciyle sınırlı bir yükseltme getirmiyor. ESA'nın sıraladığı yenilikler arasında elektrikli itki sistemi, uydular arası iletişim kapasitesi, gelişmiş atom saatleri ve iyileştirilmiş seyrüsefer antenleri bulunuyor.
Sırada ne var?
Testleri tamamlanan modül şimdi Friedrichshafen'e dönüyor. Orada, sinyallerin yayın tarafını oluşturan radyo frekansı çıkış modülüyle birleştirilerek uydunun faydalı yükünü oluşturacak. ESA'nın açıklamasına göre bu faydalı yük gelecek yıl teste girecek, ardından uydu platformuna takılacak.
Bu arada başka bileşenler de sınavdan geçiyor: İki seyrüsefer anteni kısa süre önce Madrid'deki tesiste değerlendirildi ve yakında uçuş sertifikası alması bekleniyor. Avrupa'nın farklı noktalarında süren bu çalışmaların gelecek yıl ilk uydunun bütünleştirilmesinde bir araya gelmesi planlanıyor. ESA açıklamasında ilk G2 uydusunun fırlatma tarihine yer vermedi.
Galileo'nun bugünkü yeri
Galileo, Açık Hizmeti'ni 2016'da başlattı. ESA, sistemi dünyanın en hassas uydu seyrüsefer sistemi olarak tanımlıyor ve Avrupa'daki akıllı telefonların tamamının Galileo uyumlu olduğunu belirtiyor. Sistem demiryolu, denizcilik, tarım, finansal işlemlerde zaman damgası ve acil durum hizmetleri gibi alanlarda kullanılıyor.
Galileo, Avrupa Birliği Uzay Programı kapsamında Avrupa Komisyonu tarafından yönetilip finanse ediliyor. ESA uzay ve yer altyapısının tasarımını, geliştirilmesini ve yeterlilik testlerini yürütürken hizmetleri AB Uzay Programı Ajansı (EUSPA) işletiyor. İkinci nesil uyduların yörüngeye ulaşmasıyla Galileo'nun, değişen tehditlere ve kullanıcı ihtiyaçlarına yazılım güncellemeleriyle yanıt verebilen bir sisteme dönüşmesi hedefleniyor.
Bu haberi nasıl buldunuz?
İlk oyu siz verin





















