Salyut-7 filmi ne kadar doğru? Donmuş istasyonu kurtaran 1985 görevinin gerçek hikâyesi
2017 yapımı Salyut-7, ölü bir uzay istasyonuna yanaşıp onu yeniden çalıştıran iki kozmonotu anlatıyor. Film donmuş istasyonu doğru gösteriyor; yangın ve Amerikan mekiği yarışı ise kurgu.

Şubat 1985'te Sovyetler Birliği'nin Salyut 7 uzay istasyonu, içinde kimse yokken yer kontrolüyle iletişimi kesti. Birkaç ay sonra iki kozmonot, Vladimir Canibekov (Dzhanibekov) ve Viktor Savinıh (Savinykh), elektriği tamamen kesilmiş bu istasyona yanaşıp onu yeniden hayata döndürdü. Rus yönetmen Klim Şipenko'nun 2017'de vizyona giren filmi Salyut-7, bu olaydan esinleniyor. Peki film gerçeğe ne kadar sadık?
Film ne gösteriyor?
Filmin ana hattı gerçek olaya dayanıyor: Sessizleşen istasyon, onu kurtarmak için gönderilen iki kişilik ekip, ölü bir araca elle yanaşma ve buz tutmuş bir iç mekânda yürütülen onarım. Ancak karakterlerin adları değiştirilmiş; Canibekov'dan esinlenen komutanın adı Vladimir Fyodorov, Savinıh'ten esinlenen mühendisin adı Viktor Alyohin.
Film dramı artırmak için gerçekte yaşanmamış olaylar da ekliyor. Bunların başında istasyonda çıkan bir yangın ve Amerikalıların Challenger mekiğiyle istasyona ulaşmaya çalıştığı bir Soğuk Savaş yan hikâyesi geliyor. Filmde ayrıca 1982'de Salyut 7'ye gerçekten uçan Fransız astronot Jean-Loup Chrétien'den gevşekçe esinlenmiş bir karakter de yer alıyor.
Gerçekte ne oldu?
Bu bölümdeki bilgilerin ana kaynağı, NASA için David S. F. Portree'nin hazırladığı 1995 tarihli Mir Hardware Heritage başlıklı belge. Portree bu kurtarma işini "uzayda yapılmış en etkileyici onarımlardan biri" olarak niteliyor.
Salyut 7, 19 Nisan 1982'de fırlatılmıştı. Şubat 1985'te istasyon yer kontrol merkeziyle iletişimi kesti. 2 Mart'ta Sovyet gazetesi Pravda, istasyonun programını tamamladığını ve otomatik modda uçuşunu sürdürdüğünü duyurdu. Ancak Mart sonunda Sovyet yetkilileri bir kurtarma girişiminde bulunmaya karar verdi.
Sonradan anlaşılan arıza zinciri şöyleydi: Güneş panellerini Güneş'e yönelten sistemdeki bir algılayıcı bozulmuş, bu yüzden bataryalar şarj olamamıştı. Telemetri telsizindeki bir sorun da yer kontrolünün bu arızayı görmesini engelledi. İstasyon bataryalarını hızla tüketti, tüm sistemleri kapandı ve telsiz bağlantısı da bu yüzden koptu.
Ölü bir istasyona yanaşmak
Normalde bir Soyuz istasyona yanaşırken iki aracın bilgisayarları birbiriyle "konuşur" ve yaklaşmayı otomatik sistemler yönetir. Salyut 7 ise hiçbir sinyal vermiyordu. Soyuz T-13, 6 Haziran 1985'te Baykonur'dan fırlatıldı ve iki gün sonra istasyona kenetlendi.
Portree'ye göre ekip yaklaşırken istasyonun güneş panellerinin rastgele yönlere baktığını ve aracın uzun ekseni etrafında yavaşça döndüğünü gördü. Mesafeyi elde tutulan bir lazer telemetreyle ölçtüler ve dış yapının sağlam olduğundan emin olmak için istasyonun çevresinde bir tur attılar. Kenetlenme gerçekleştiğinde bu, bir Soyuz'un ilk kez etkin olmayan bir istasyona kenetlenmesiydi. Kenetlenme halkasındaki elektrik bağlantıları, istasyonun elektrik sisteminin tamamen ölü olduğunu doğruladı.
Buz tutmuş istasyon
Ekip kapağı açmadan önce istasyonun havasından dikkatle örnek aldı. Hava çok soğuktu ama solunabilirdi; duvarları ve cihazları kırağı kaplamıştı. Kozmonotlar istasyona kürk astarlı başlıklar dahil kışlık giysilerle girdi. Astronomy dergisindeki bir yazıya göre içerideki sıcaklık yaklaşık eksi 20 santigrat dereceye kadar düşmüştü.
Onarım sabır işiydi. Portree'nin aktardığına göre sekiz bataryanın hepsi boşalmış, ikisi tamamen bozulmuştu. Ekip Soyuz T-13'ü kullanarak istasyonu döndürdü, güneş panellerini Güneş ışığına çevirdi ve bataryaları yeniden doldurmaya başladı. 10 Haziran'da hava ısıtıcıları açıldı. İstasyonun kendi hava yenileme sistemi çalışana kadar Soyuz'un sistemine güvendiler. 13 Haziran'da yönelim kontrol sistemi yeniden çalıştı; bu, yedek parça taşıyacak bir Progress kargo aracının istasyona kenetlenebileceği anlamına geldiği için büyük sevinç yarattı.
Isınma da kendi tuzaklarını taşıyordu. Kırağı eriyip suya dönüşürse cihazlara sızabilirdi; bu yüzden duvar ısıtıcıları ancak tüm kırağı buharlaştıktan sonra açıldı. Su tankları Haziran sonunda çözüldü, normal nem düzeyine ise ancak Temmuz sonunda ulaşılabildi. Donma su ısıtıcısını bozduğu için kozmonotlar sıvıları ısıtmak için güçlü bir televizyon lambası kullandı.
Kurtarmanın devamı
Haziran sonunda gelen Progress 24 kargo aracı yakıt, güneş paneli ekleri, yeni bir su ısıtıcısı, üç yeni batarya ve yaklaşık 40 kilogram başka yedek parça getirdi. 2 Ağustos'ta Canibekov ile Savinıh yaklaşık beş saat süren bir uzay yürüyüşüyle istasyonun güneş panellerine son ek parçaları taktı.
Canibekov, uzayda 112 gün geçirdikten sonra 26 Eylül 1985'te Soyuz T-13 ile Dünya'ya döndü. Savinıh ise Soyuz T-14 ile gelen yeni ekiple istasyonda kaldı. Bu ekibin komutanı Vladimir Vasyutin'in hastalanması nedeniyle görev erken bitirildi ve ekip 21 Kasım 1985'te döndü. Kurtarılan istasyon 1986'da terk edildi. Kenetli Kosmos 1686 aracının motorları onu 475 kilometrelik rekor yüksekliğe çıkardı, ama atmosfer sürtünmesi sonunda galip geldi: Salyut 7, 7 Şubat 1991'de Güney Amerika üzerinde atmosfere girdi ve parçaları Arjantin'de bulundu.
Nerede haklı, nerede değil?
- Doğru: İletişimi kesilmiş, elektriği tükenmiş bir istasyona iki kişilik ekibin elle yanaşması ve onu yeniden çalıştırması.
- Doğru: Buz tutmuş iç mekân, kırağı kaplı duvarlar ve kışlık giysilerle çalışan kozmonotlar.
- Kurgu: İstasyondaki yangın. Gerçek kurtarma görevinde böyle bir olay yaşanmadı.
- Kurgu: Challenger mekiğinin istasyona ulaşmaya çalıştığı Soğuk Savaş yarışı.
- Değiştirilmiş: Karakter adları ve kişisel hikâyeler. Kozmonotların gerçek adları filmde kullanılmıyor.
- Sıkıştırılmış: Zaman. Gerçek onarım haftalarca sürdü; istasyon normal nem düzeyine ancak kenetlenmeden yaklaşık iki ay sonra ulaştı.
Bugün neden hâlâ ilginç?
Salyut 7 kurtarması, iş birliği yapmayan, yani sinyal vermeyen ve kendi yönelimini kontrol edemeyen bir araca insanlı bir aracın yanaşabileceğini gösterdi. Bugün yörüngedeki işlevsiz uydulara yanaşıp onları onarmak ya da yörüngeden çıkarmak üzerine çalışan görevler aynı temel soruyla uğraşıyor: Dönen ve kontrolsüz bir cisme güvenle nasıl yaklaşılır? Fark şu ki 1985'te bu işi bilgisayarlar değil, elde tutulan bir telemetre ve iki kozmonotun becerisi yaptı. Uzay istasyonlarındaki tehlikelerin başka bir yüzünü merak edenler, Salyut 1'e giden Soyuz 11 ekibinin hikâyesini anlatan astronot uzayda ölürse ne olur yazımıza da bakabilir.
Bu haberi nasıl buldunuz?
İlk oyu siz verin





















